anlaşma ile cümle
anlaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Türkiye ise anlaşmayı bazı sebeplerden dolayı imzalamamıştır.Südafrika hatte wegen anderer Verträge kein Interesse an der Mitgliedschaft.
1559 - İtalya Savaşı'nı bitiren barış anlaşması imzalandı.Im Juni 1546 wurde ein Friedensvertrag geschlossen, der den Krieg beendete.
İskandinav yasası, her iki tarafın lehine herhangi bir yazılı anlaşma yapılmasını gerektiriyor.Zudem muss ein schriftliches „Memorial“ für jede der beiden Parteien eingereicht werden.
Bu satış olayından sonra şöyle bir anlaşma olmuştur.Ausgenommen von diesem Verkauf waren.
Anlaşmazlıklar, iki grup arasında geçen kanlı çatışmalarla sonuçlandı.Es kommt zu einem letzten blutigen Kampf der beiden Männer.
1981: General Motors(ABD) ve Isuzu Motors Ltd.(Japon) ile iş anlaşması imzaladı.1981 vereinbarte Suzuki mit Isuzu und General Motors (GM) eine engere Zusammenarbeit.
Bu durum uzun süren bir anlaşmazlığı başlattı.Der Eröffnung war ein langwieriger Streit vorausgegangen.
27 Nisan'da Sugababes, Jay-Z'nin yeni plak şirketi Roc Nation ile anlaşma imzaladı.Sie unterzeichneten einen Plattenvertrag mit Jay-Zs Plattenfirma Roc Nation.
Anlaşma 25 Temmuz'da parafe edildi.Das Traktandum wurde am 15. Juli erlassen.
Yapılan açıklamada, tüm formalitelerin tamamlandığı ve anlaşmanın sağlandığı belirtildi.Wie das bei Gerüchten so ist, die letzte Behauptung ist erfunden, doch der Rest stimmt.
Bundan sonra iki yıl süreyle iç anlaşmazlık nedeniyle hahambaşılık makamı boş kalmıştır.Danach verschwanden sie zwei Jahrhunderte in der Bedeutungslosigkeit.
Bunun üzerine mübaheleden vazgeçilerek anlaşma yoluna gidilmiştir.Bescheiden ließ er dabei Goerdeler (siehe unten) den Vortritt.
2007 yılında Cort gitar firması ile destek anlaşması yaparak Cort sanatçısı olmuştur.2007 schloss er einen Vertrag mit der Gitarrenfirma „Cort“ ab und ist seitdem offizieller Cort-Gitarrist.
Sabian zilleri, Vic Firth bagetleriyle anlaşmasını sürdürmektedir.Gadd spielt Signature Sticks und Besen von Vic Firth.
Ama bu anlaşma sonuç vermedi.Jedoch blieb dieser Vertrag ohne Folgen.
Karşılıklı bir anlaşma imzalandı.Man unterzeichnet einen entsprechenden Vertrag.
Bunun üzerine anlaşmaya karar verildi.Damit ist die Einigung vollzogen.
1964 - Türkiye ile Belçika arasında işgücü anlaşması imzalandı.So wurde mit der Türkei im Jahr 1964 ein Anwerbeabkommen für Arbeitskräfte abgeschlossen.
16 Haziran 2008 tarihinde ise Anlaşma imzalanmıştır.Dabei wurde am 26. Juni 2006 bereits ein Waffenstillstands-Abkommen unterzeichnet.
Bu iyi bir anlaşma.C'est une bonne affaire.
Sanırım bir anlaşmaya varmamızın zamanıdır.Je pense qu'il est temps que nous parvenions à un accord.
Anlaşma, hareketlerle desteklenmezse, hiçbir şey ifade etmez.L'accord, s'il n'est pas soutenu par des actions, ne signifie rien.
5 Mayıs 1951 tarihinde, Amerika Birleşik Devletleri ile bir savunma anlaşması imzalandı.Le 5 mai 1951, un accord de défense a été signé avec les États-Unis.
Çatışma resmî olarak 2005 yılı Ocak ayında bir barış anlaşmasının imzalanmasıyla sona erdi.Le conflit a officiellement pris fin avec la signature d'un accord de paix en janvier 2005.
Nisan 1866'da Prusya temsilcisi Floransa'da İtalyanlar ile gizli bir anlaşma imzaladı.En avril 1866, le représentant prussien à Florence signa un accord secret avec les Italiens.
Anlaşmaya katıldılar ve Theofanous, özellikle de “Gimme” şarkısını özellikle yazdı.Ils acceptent et Theofanous écrit la chanson Gimme spécialement pour l'occasion.
Anlaşmaya göre İngiltere 200 mil bölgesini kabul etti.Aux termes de cet accord, le Royaume-Uni reconnaissait la limite des 200 milles.
Leo ise ona şu şekilde cevap verir "Joe anlaşmamamızın bir parçası değildi."Leo conclut alors par cette phrase : "Joe n'était pas dans notre accord".
Daha sonra 12 Temmuz 1993 tarihinde Almatı'da imzalanan anlaşma ile TÜRKSOY kurulmuştur.TÜRKSOY a été établie à la suite de l'accord signé le 12 juillet 1993 à Almaty.
Rakah 1 Eylül 1965 günü Maki’de yaşanan iç anlaşmazlıklardan ötürü kurulmuştur.Le Rakah fut créé le 1er septembre 1965 en raison de désaccords internes au sein du Maki.
George Liska'ya göre, "gereksiz yere uzayan Bizans–Pers anlaşmazlığı İslam'ın yolunu açtı".Selon George Liska, « ce conflit byzantino-perse inutilement prolongé ouvrit la voie à l’Islam ».
17 Ocak 2010'da Japon firma NEC ile anlaşma sinyalleri verdi..Le 17 janvier 2010 marque un partenariat avec le japonais NEC.
Asgore ile aralarında anlaşmazlık olmuştur ve ayrılmışlardır.Pourtant, ils résistent et se disputent la victoire entre eux.
1977'de tüm anlaşmazlıkların neticesinde, ATAS ve NATAS aralarındaki bağı ayrımak konusunda anlaştılar.En 1977, en raison de divers conflits, l'ATAS et la NATAS conviennent d'une séparation.
Her türlü anlaşmazlık oyunlarla çözülecektir.Tout conflit doit être résolu par un jeu.
Mussolini bir yıl sonra, 6 Kasım 1937'de anlaşmayı imzalar.Mussolini signe ce traité un an plus tard, le 6 novembre 1937.
Anlaşmaya göre 120.000 Florin ile yetinmiştir.La dot est fixée à 120 000 florins.
Stone, Warner Bros ile bir anlaşma imzaladı.Elle signe une contrat avec Warner Bros..
Bu Bizans hükümetini barış imzalamaya zorladı ve 4 Ekim 1302 tarihinde anlaşma imzalandı.Cette action détermina les Byzantins à proposer la paix, qui fut signée le 4 octobre 1302.
Bu yüzden Walter ve Jesse ile anlaşma yapmışlardır.Il est ainsi forcé de se séparer de Walter et de Jesse.
8 Ocak 2004'te Carly Fiorina, Tüketici Elektroniği Fuarı'nda Apple iPod + HP anlaşmasını açıkladı.Le 8 janvier 2004, Carly Fiorina annonce l'accord Apple iPod+HP au Consumer Electronics Show.
Anlaşma 1 Temmuz 2014 tarihinden itibaren geçerli olacaktır.Le contrat sera effectif à partir du 1er juillet 2014.
716 Antlaşması, Bulgaristan ile Bizans İmparatorluğu arasında bir anlaşmadır.Le Traité de 716 est un accord entre la Bulgarie et l'Empire Byzantin.
Ertesi gün Fransa'nın Paris-Levallois Basket ekibi ile anlaşmaya vardı.Une semaine plus tard, il effectue des essais en France au Paris-Levallois Basket.
Anlaşmaya Justified World Tour: Lovin' It Live adlı turne de dahil edildi.Une tournée appelée Justified and Lovin' It Live fait également partie du contrat.
Şti. konsorsiyumu ile anlaşma imzalanmıştır.Un accord a été signé avec le propriétaire.
Bu etkinin büyüklüğü konusunda bazı anlaşmazlıklar vardır.Certains doutent de l'ampleur du phénomène.
Brown bunun üzerine Koch Records ile Ağustos 2007'de anlaşma yaptı.Brown signe à Koch Records en août 2007.
Bu anlaşmayı beğenmeyen Žižka Prag'ı terketti ve Plzeň'e çekildi.Jan Žižka qui désapprouvait ce compromis quitta Prague pour Plzeň.
Sonuç olarak Google, Kasım 2008'de anlaşmayı feshettiğini açıklamıştır.Tom Poti Tom Poti en novembre 2008.
Şu anda yeniden Island Record ile anlaşma sağlamışlardır.Elle a récemment signé un contrat chez Island Record.
Bu doğru ama kendi şartlarına göre anlaşmak için.Ils sont d'accord, mais seulement à leurs conditions.
Bosna Savaşı'nı sona erdiren Dayton Anlaşması, Paris’te 14 Aralık 1995'te imzalandı.La signature finale des accords de Dayton aura lieu à Paris le 14 décembre 1995.
Birkaç ihlale rağmen anlaşma 912'de VI. Leon'un ölümüne kadar resmi olarak sürdü.En dépit de nombreuses violations, le traité demeura en force jusqu’à la mort de Léon VI en 912.
Grup hala bir firma ile anlaşma imzalamamıştır.Un contrat de travail est signé avec une entreprise.
Bu anlaşma aynı zamanda Belçika'nın tarafsızlığını da kabul ediyordu.Il permet aussi la fin de la neutralité de la Belgique.
Woodruff ikilinin menajeri oldu ve Roadshow Music/Warner Music ile bir anlaşma imzalamalarına öncülük etti.Il devient leur manager et négocie un contrat avec Roadshow/Warner Music.
Yarışmanın kazananı £100.000 ve Universal Republic ile bir müzik anlaşması elde etmektedir.Le gagnant de l'émission reçoit 100 000 $ et un contrat avec Universal Republic Records.
Sonunda İngilizlerle birlikte bir harekat yapılması yönünde anlaşmaya varılmıştır.Il engage immédiatement des négociations avec les Britanniques en vue de la conclusion d’un traité.
Ancak daha sonra Münih Anlaşması ile Hitler'in başarısı sayesinde komplocuların planları engellenmişti.Cependant, Hitler conclut les Accords de Munich contrecarrant les plans des conspirateurs.