anlaşma ile cümle

anlaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu anlaşma aynı zamanda Belçika'nın tarafsızlığını da kabul ediyordu.Damit war insbesondere die Verletzung der Neutralität Belgiens gemeint.
Suriye ve İsrail anlaşmazlığı Lübnan üzerinden devam etti.Hisbollah setzte jedenfalls ihren Konflikt niedriger Intensität mit Israel fort.
Bu konuda da baştan anlaşmak gerekir.Auch diese Frage kann man zunächst einmal bejahen.
Çok kısa bir süre sonra Island Records'la bir anlaşma imzalamıştır.Wenig später unterschrieben sie einen Plattenvertrag mit Island Records.
Ancak yapılan anlaşma 2012 yılında sonra erdi.Das endgültige Aus kam dann 2012.
İki ülke arasında yapılan anlaşma 20 yıllıktır.Der Altersunterschied zwischen den beiden beträgt 18 Jahre.
Ancak müzikal anlaşmazlıklardan dolayı ayrıldı.Letztere verließ sie aufgrund musikalischer Differenzen.
2010'daki sponsorluk anlaşması sonucu turnuvanın ismi Shanghai Rolex Masters olmuştur.Dieser Artikel zeigt die Ergebnisse der Qualifikationsrunden für das Shanghai Rolex Masters 2010.
Hatta saha ve avlar için anlaşmalar dahi yapabilmektedirler.Ebenso kommt er an Wald- und Wegrändern vor.
Britanya Dörtlü İttifak'ı, İkinci Paris Barış Anlaşması'nın imzalandığı tarihte, 20 Kasım 1815'te onayladı.Völkerrechtlich sanktioniert wurde die Übereinkunft im Zweiten Pariser Frieden vom 20. November 1815.
Keith sınırlı kayıt anlaşması için çocuklarla imzaladı yaptı.Freeman ließ den Minderjährigen einen Plattenvertrag unterschreiben.
2 Temmuz - Dünya Bankası ile 160 milyon dolarlık kredi anlaşması imzaladı.Kredite von 110 Millionen Euro wurden durch die Weltbank und zwei europäische Großbanken in Aussicht gestellt.
Anlaşma, Dolmabahçe Sarayı'nda yapılmıştır.Die Behandlung erfolgte im Dolmabahçe-Palast.
Anlaşma 2012 yazında gerçekleşti.Im Sommer 2012 lief der Vertrag aus.
Bu anlaşmalar NATO'nun 1999 Washington zirvesinin sonuç bildirgesine uygun olarak hazırlandı.Diese Kriterien wurden in der Washingtoner Erklärung von 1999 entwickelt.
Grup EMI ile 2000 yılında bir anlaşma imzaladı.1997 erhielt die Gruppe einen Vertrag bei der EMI.
Atlantic Records ile anlaşması vardır.Sie ist bei Atlantic Records unter Vertrag.
Bunun yerine Mercedes Grand Prix ile isim sponsorluğu anlaşmasına imza attı.Er tritt seitdem unter der Bezeichnung Mercedes Grand Prix an.
DVD-RW DL DVD+RW AnlaşmasıDVD-Formatkrieg zwischen DVD+R/RW und DVD-R/RW.
Anlaşma 13 Kasım 2006'da sonuçlandırıldı.Der entsprechende Vertrag wurde am 13. April 2006 unterzeichnet.
Anlaşma tahmini olarak 406 milyon $ mal olacak.Die Kosten werden auf 404 Mio. AU-$ geschätzt.
Bu anlaşmadan bir buçuk sene sonra Türkan Hatun hastalanarak öldü.Von der Krankheit war er nach anderthalb Jahren genesen.
2013 yazında Wiz Khalifa'nın Taylor Gang Records plak şirketiyle anlaşma imzaladı.Im Juli 2013 unterschrieb Ty Dolla $ign bei Taylor Gang Records.
Ancak yine de bu konuda belli bir anlaşmazlık vardır.(Allerdings gibt es hierüber Meinungsverschiedenheiten.
2008 sonbaharında ABD başkanlık seçimlerinden önce bu anlaşma askıya alınmıştır.Diese würden während oder unmittelbar nach der US-Präsidentschaftswahl Anfang November 2008 erfolgen.
1998 yılında bazı anlaşmazlıklar nedeniyle ulusal takımı bıraktı.Im April 1998 verließ er die Firma aufgrund von Meinungsverschiedenheiten.
Tanrı, Nuh ve İbrahim ile yaptığı anlaşmalarla kendisini ortaya koyduklarına inanılır.Nur Noah und seine Familie beten zu Gott, der über die Taten ihrer Mitmenschen erzürnt ist.
1992 yılında Maastricht Anlaşması'na karşı çıkmış ve referandumda hayır oyu vermiştir.1992 wurde der EU-Vertrag von Maastricht im Rahmen eines Referendums abgelehnt.
Anlaşmazlıklar olsa da bu iki kız birbiriyle arkadaş olmuşlardır.Trotz der großen Gegensätze zwischen den jungen Frauen freunden sich die beiden an.
Elite One veya sponsorluk anlaşması gereğince MTN Elite One, Kamerun'deki en üst seviye futbol ligi.Die 1961 gegründete Première Division (MTN Elite one) ist die höchste Fußballklasse in Kamerun.
Hukuksal olarak ticari ortakların anlaşmalar imzalamaları gerekmektedir.Rechtlich gesehen werden unter Handelspartnern Verträge geschlossen.
Tarih-i Oğuzân ve Türkân’da Oğuz Han ve babası arasında dinî bir anlaşmazlıktan sözedilir.Ein Treffen mit seinem Vater in Köln offenbart einen tiefen Bruch zwischen Vater und Sohn.
Anlaşma yaklaşık bir yıl sonra Kanada Radyo-Televizyon ve Telekomünikasyon Komisyonu tarafından onaylandı.Der Sender erhielt seine Sendelizenz von der Canadian Radio and Television Commision im Jahre 2001.
Anlaşmanın eski sürümlerine taraf olan ülkeler daha kısa koruma süreleri uygulayabilirler.Die Mitgliedsstaaten können längere Schutzfristen einführen.
Konfederasyon, uluslararası bir anlaşmayla kurulur.Die gemeindeübergreifende Kooperation ist in einer Vereinbarung geregelt.
Ancak Amerika Birleşik Devletleri Senatosu anlaşmayı onaylamamıştır.Doch der Vertrag wurde vom Senat nicht anerkannt.
Aynı anlaşmazlık ertesi sene yine belirdi.Dasselbe Muster wiederholte sich im folgenden Jahr.
Antlaşma, iki ya da daha çok devleti bağlayıcı nitelikteki anlaşmalara denir.Bezeichnet wird damit das Gegenseitigkeits- oder Austauschverhältnis zweier Leistungen beim Vertrag.
2015 yılının Eylül ayında Kolombiya hükümeti ile FARC örgütü Küba'nın arabuluculuğuyla anlaşmaya varmışlardır.Im Oktober 2012 begannen Friedensgespräche zwischen der kolumbianischen Regierung und der FARC.
Afrika'nın en uzun süren anlaşmazlığıdır.Sie ist damit eine der längsten in Afrika.
Aralarında anlaşma sağlamak çok zor olurdu.Es war verdammt schwierig, alle Interessen unter einen Hut zu bringen.
Bu anlaşmazlıklar Sejny içinde geçerliydi.Diese wurde innerhalb der Kirche kontrovers aufgenommen.
Bu anlaşmada Avusturya'nın kazançları çok düşük kaldı.Die österreichischen Verluste waren dagegen gering.
Rus hükümetine daha önce bu anlaşmayı kabul etme istekliliğini ifade etmişti.Bis heute ist es die Absicht der russischen Regierung, dieses Vorhaben zu vollenden.
Anlaşma gereği Temuçin orada kalacaktı.So soll der Schatz noch immer dort liegen.
1992 yılında Fransa'nın Maastricht Anlaşması'nı onaylamasına karşı çıkmıştır.Frankreich beteiligte sich 1991 am Zweiten Golfkrieg und ratifizierte 1992 den Vertrag von Maastricht.
Daha sonra Malatyaspor'da da anlaşmazlığa düştü ve bir sezon sonra buradan da ayrıldı.Außerdem hatte Fadime ein Angebot aus Amerika und sie wäre nach dieser Saison weggegangen.
Sebebi Oslo Anlaşmasıydı.Der einst Othello war.
Bu yüzden anlaşmazlık ve çatışmalar da yaşanmıştır.So kam es zu Streitigkeiten und Verhaftungen.
Galatasaray bu anlaşma neticesinde, Karabükspor'a 150.000 EUR fesih bedeli ödedi.Galatasaray zahlte Karabükspor eine Ablöse in Höhe von 150.000 Euro.
Bu harekat Campo Formio barış anlaşmasını ihlal etmek anlamına geliyordu.Er machte vergeblich Friedensangebote auf der Basis des Friedens von Campo Formio.
Ancak Elazığ'da bazı amirlerle anlaşmazlıkları devam ediyordu.Leider kam es immer wieder zu Streitigkeiten mit weiteren Besitzern.
Bu anlaşma ile birlikte fotoğrafçı Holly Randall da çıplak pozlar verdi.Auf ein Inserat von ihr antwortete die Erotikfotografin Holly Randall.
Gruplar arasındaki anlaşmazlıklar yetkili kişiler tarafından çözülecektir.Konflikte zwischen Gruppen werden durch bevollmächtigte Vertreter ausgetragen.
Grup içerisinde anlaşmazlık çok nadir görülür.Innerhalb der Gruppe kommt es selten zu aggressivem Verhalten.
Grubun geri kalanı 1970'te Londra'ya giderek CBS Records ile anlaşma imzaladı.Im Jahr 1977 unterzeichnete Mick Taylor einen Vertrag mit CBS Records in New York.
Kayıtlar için Polygram Records ile anlaşma yapıldı.Sie erhielten einen Plattenvertrag mit Polydor Records.
22 Haziran 1940'ta Fransa ateşkes anlaşmasını Almanya ile imzaladı.Am 22. Juni 1940 wurde zwischen Frankreich und Deutschland der Waffenstillstand geschlossen.
Giresunspor'la 1 yıllığına anlaşma sağlamasına rağmen sözleşmesi bitmeden ayrıldı.Dennoch wollte er ein Jahr vor Ablauf seines Vertrages den Verein wechseln.
Fakat Âdil bu anlaşmaya pek önem vermemekteydi.Payne hatte kein Interesse an diesem Vertrag.
İlgili Sayfalar