anlaşma ile cümle
anlaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
John Perry bu anlaşmayı kabul ediyor.John Conway agreed to look at the problem.
Ölümünden sonra 20 Kasım 1612'de imzalanan barış anlaşmasına Nasuh Paşa Antlaşması adı verildi.The Treaty of Nasuh Pasha was signed on 20 November 1612.
Daha sonra Megadeth, Roadrunner Records ile olan 3 albümlük anlaşmasını bitirdi.Megadeth end their contract with Roadrunner Records after 5 years and 3 albums.
2005 yılı Ocak ayında Sudan hükümeti ile Kapsamlı Barış Anlaşması imzalandı.A peace agreement was signed with the government of Sudan in October 2006.
Anlaşmayla ilgili olarak düzenlenen resmî evrak bugün Magna Carta olarak bilinen metindir.The present publication issued by the Association is known as The Magdalen.
Grup içindeki anlaşmazlıklar grubun dağılmasına neden oldu.Financial issues led to the break up of the group.
Savaş İtilaf Devletlerle imzalanan çeşitli anlaşmalar bitmişti.Other arms deals were signed with Turkey.
Anlaşmanın temel amacı katılımcı devletler arasındaki işbirliğinin kurumsallaştırılmasıdır.Central to the dispute was the workers' right to unionise.
2006'de bir Liberal Demokrat Parti üyesi diğer partililerle anlaşmazlığı düşüp istifa etti.In September 2012 another Liberal Democrat councillor resigned from the party.
Fakat yapılan sağlık kontrollerinin ardından anlaşmadan vazgeçilmiştir.But due to health problems, his contract was dropped.
O ve Kurosava sık sık sonu gelmeyen anlaşmazlıklara giriyorlardı.He and Oscar often get into trouble together.
Ağustos 1939'da, Cvetković-Maček Anlaşması ile Hırvatistan Banovina'sını kurdu.In August 1939, the Cvetković-Maček Agreement set up the Banovina of Croatia.
1998'de Morrissey'in hiçbir plak şirketiyle anlaşması yoktu.In 1998, Uncut reported that Morrissey no longer had a record deal.
Asgore ile aralarında anlaşmazlık olmuştur ve ayrılmışlardır.They speak Awadhi among themselves, and Hindi with outsiders.
Yapılan anlaşmanın bitiş tarihi 31 Mayıs 2010 idi.The final phase of the treaty was completed on December 31, 1999.
Küçük Kaynarca Anlaşması'nın imzalandığı yer.Treaty of Küçük Kaynarca is signed.
Grup ile şirketin arasındaki anlaşmazlıklar geçince grup, Warner Bros. Records'a geçti.When the group disbanded, she signed with Warner Bros. Records.
Sebebi Oslo Anlaşmasıydı.The result was the Tripoli Agreement.
Ama II. Dünya Savaşı bu anlaşmaların çoğunu yürürlükten kaldıracaktı.World War II would greatly test those ambitions.
Ancak bu anlaşmalar Küba ile ilişkilerin bozulmasına sebep oldu.The timing of these events coincided with worsening relations between India and Nepal.
Bu anlaşma 1948 yılında yürürlüğe girmiştir.Activity here stopped in 1948.
2014 yılında ise Uluslararası Abu Dabi Bankası ile anlaşma yapmıştır.In 1968, National Bank of Abu Dhabi was established.
Yeni anlaşmanın gereği olarak, Robbie'yi A.B.D'de yıldız statüsüne getirmek için bir girişim oldu.Hiring a crew, he contracted to deliver a cargo to Vancouver in British Columbia.
Akitanya Krallığı üzerindeki anlaşmazlık 960 yılına kadar tamamen çözülemedi.The dispute over the kingship of Aquitaine was not fully settled until 860.
Devler aralarında çıkan bu anlaşmazlık sonunda birbirleriyle dövüşmeye başlarlar.Warriors do this by engaging in combat with one another.
Anlaşmazlık nedeniyle Almanya-Polonya sınırı konusunda Yalta'da bir karara varılamadı.Georgia claims that there is no such thing as an Abkhazia–Russia border.
Bu dönemde Spotify büyük müzik şirketleri ile yaptığı anlaşmaları da duyurdu.At the same time, Spotify AB announced licensing deals with major music labels.
Daha sonra iki taraf albümün çıkması için bir anlaşmaya vardı.Nearly a month later, the two sides reached a settlement agreement.
Bir anlaşma yapılmasına karar verilir.An agreement is made.
Sevr anlaşmasının kabul edilemeyeceği resmen anlaşıldı.The Zürich council decided that no compromise was possible.
Ancak Sosa, Tony ile arkadaş olur ve Tony, Frank adına bir anlaşma ayarlar.Sonia invites Tony to join her in Austria and Tony willingly accepts.
Üniversitenin pek çok ülkedeki üniversiteler ile öğrenci değişimi anlaşması bulunmaktadır.Agreements on the exchange of postgraduate students have been signed with many countries.
Bu konuda da baştan anlaşmak gerekir.I will start this from myself.
Anlaşma, 2009-10 sezonunda da devam etti.The deal was extended for the 2009–10 season.
Bu anlaşmayla 2 milyona yakın Macar, ülke sınırlarının dışında kaldı.When the land was selected it was located nearly two miles outside of the city limits.
Anlaşmazlığı çözmek için toplanan Londra Konferansı'ndan sonuç çıkmadı.The London reparations conference broke off without an agreement.
Anlaşma sonucunda ilk plaklarını yayımladılar.His first plates were executed with the point.
Bu mutlu koku anlaşmasında Ne-Yo'da bulunuyordu.Furthermore, no Lutheran congregation existed in Neuchâtel.
Bu single’la birlikte grup Elektra ile anlaşma imzaladı.1 to fulfill her contract with Elektra.
Yalnızca bir erkek ziyaretçisi, ama Has iyi bir anlaşma onu.Has only one male visitor, but a good deal of him.
Çin bölgedeki bir çok ülke ile askeri anlaşmalar imzaladı.China has signed military agreements with many countries in the region.
Anlaşma bu. Ücretimi biliyorsunEither way you still get paid.
İlk önce 50 farklı ülkeyle anlaşmalar yaptık.So first of all we did deals with 50 different countries.
Bu şekilde muhtemelen uluslar ile daha yakın anlaşmalara varabiliriz.And in that manner, we can probably arrive at closer agreements with nations.
"O iyi bir anlaşma değiştirmek gerekecek" Çocuk "bu kadar değiştirebilirChildren alter so much." "She'll have to alter a good deal," answered Mrs. Medlock.
O iyi bir anlaşma ve çok yoğun bir chirped vardı hava, sanki ona gösteriyorlardı.He chirped a good deal and had a very busy air, as if he were showing her things.
O zaman anlaşma iptal olur.Then the deal's off.
Büyük bir anlaşma yapma!Don't make this a big deal!
Bir başkasıyla zıtlaştığın sürece anlaşmaya varamazsın.As long as you enter in conflict with another person, you will not reach any agreement.
Bazen bu ikisi iyi işliyordu... ...ve bazen anlaşmazlıklara sebep oluyordu.Sometimes that would work well together, and sometimes it would sort of cause a bit of friction.
Bir anlaşmamız vardı.So we made a deal.
Başbakan'la Büyükbabam arasındaki... ...anlaşmazlık geçmişte kaldı.Whatever happened between your parents and my parents... That is all in the past.
-Bu ne?<br />-Stilist için anlaşma bildirisi.- What is this? - A memorandum for the stylist contract.
"Summat yanlış", Hall ve Henfrey söyledi anlaşma başını salladı."Summat wrong," said Hall, and Henfrey nodded agreement.
Bu yüzden bir miktar anlaşmazlıklar oldu.So there was a bit of a conflict there.
Bunları, çapraz yönlendirme veya değiş tokuş anlaşmaları ile yapıyoruz.Well, these are sometimes cross referral or swapping deals.
Bu haritada, renkli alanlar su anlaşmazlıklarını temsil ediyor.On this map, the colored areas represent water conflicts.
Ve biliyorsunuz bana çok iyi bir anlaşma gibi gelmedi.And, you know, it didn't seem like a very good deal to me.
Hiç bir okyanus anlaşması yoktu... ...balıkçığılığın izin verilmediği ülkelerde.There were no oceanic deals where countries were compensated for not fishing.
Ve uluslararası koruma bu anlaşmaların bazılarını yok saydı.And Conservation International had struck some of those deals.