Ana içeriğe geç
Sözlük

ana ile cümle

ana kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom anahtarları Mary'ye verdi.Tom handed the keys to Mary.
Tom'un onunla evlenmesi için şu ana kadar Mary'ye rica etmeyi düşündüğünden şüpheliyim.I doubt that Tom would ever consider asking Mary to marry him.
İranlılar ana yemeği yoğurt ile yerlerdi.Iranians used to eat main meal with yoghurt.
Tom onların onu kilitlemelerinden ve anahtarı atmalarından korkuyordu.Tom was afraid that they'd lock him up and throw away the key.
Tom sadece ananaslı kek seviyor.Tom just loves pineapple upside-down cake.
Tom'un Mary'nin dairesi için bir anahtarı var mı?Does Tom have a key to Mary's apartment?
Anahtarlarımı aramaya daha fazla zaman harcamak istemedim.I didn't want to spend any more time looking for my keys.
Yabancı, anadiliymiş gibi Japonca konuşuyor.The foreigner speaks Japanese as if it were his native language.
Bir şey yapmak için son ana kadar beklemeyi sevmez.He doesn't like to wait until the last moment to do something.
Başarısızlık başarının anasıdır.Failure is the mother of success.
Ben kapıyı açamıyorum. Anahtarın var mı?I can't open the door. Do you have the key?
Tom'un şu ana kadar sürdüğü tek araba kendi arabası.The only car Tom has ever driven is his own.
Tom anahtar deliğinden bakmaya çalıştı fakat bir şey göremedi.Tom tried to look through the keyhole, but couldn't see anything.
Tom Mary'ye şu ana gördüğü en güzel gözlere sahip olduğunu söyledi.Tom told Mary that she had the prettiest eyes he'd ever seen.
Tom anahtarını kaybetmiş gibi görünüyor.Tom seems to have lost his key.
Tom dedi ki ona göre Mary, kaybettiği anahtarı John'un nerede bulduğunu biliyormuş.Tom said that he thought Mary knew where John had found the key she'd lost.
Tom ev anahtarını kaybetti.Tom lost his house key.
Tom araba anahtarını kaybetti.Tom lost his car key.
Tom odasının anahtarını içeride unuttu.Tom locked himself out of his room.
Tom, anahtarlarını masanın üzerine bıraktı.Tom left his keys on the table.
Tom anahtarlarını mutfak masasına koydu.Tom laid his keys on the kitchen table.
Tom Mary'nin paspasın altında bir anahtar bıraktığını biliyordu.Tom knew that Mary kept a key under the doormat.
Tom şu ana kadar Mary'den bir haber almış olması gerektiği için endişeli.Tom is worried because he should have heard from Mary by now.
Tom arabasının anahtarını sol eline aldı.Tom had his car key in his left hand.
Tom kapıyı kilitleyemedi, çünkü yanlış anahtarı almıştı.Tom couldn't unlock the door because he had the wrong key.
Tom anahtar deliğinden bakmaya direnemedi.Tom couldn't resist peeking through the keyhole.
Tom lamba anahtarını açtı.Tom clicked the light switch on.
Tom şu ana kadar birden fazla iş teklifi aldı.Tom certainly has had more than one job offer by now.
Tom anahtarlarını nereye koyduğunu tam olarak hatırlayamıyor.Tom can't remember exactly where he put his keys.
Tom Mary'ye anahtarı nereye koyduğunu sordu.Tom asked Mary where she'd put the key.
Tom'un şu ana kadar yaşadığı tek ülke Avustralyadır.The only country Tom has ever lived in is Australia.
Ben sadece kendi ana dillerine çeviri yapmaları için insanları işe almak istiyorum.I'd prefer to only hire people to translate into their native language.
Modern DNA analizleri, ABD'de birçok kişiyi temize çıkardı.Modern DNA analysis has exonerated many people on death row in the US.
Ana Paraguay'dan. O, Paraguaylı.Ana is from Paraguay. She is Paraguayan.
Anahtarlarımı kaybettim.I've lost my keys.
Hangi anahtarı kullanacağımı bilmiyorum.I don't know which key to use.
İçeri nasıl girdin? Anahtarın var mı?How did you get inside? Do you have a key?
Tom, ana-babasına saygı duyar.Tom respects his parents.
Tom arabasındaki anahtarları kilitledi.Tom locked his keys in his car.
Ana vana kapalı.The main tap is turned off.
Ana vana kapalıdır.The main valve is turned off.
Anahtarları nasıl buldunuz?How did you find the keys?
Kapıyı kapatmak istedim ama anahtarı kaybettim.I wanted to close the door, but I've lost the key.
Kalan bilgiyi hâlâ analiz ediyoruz.We're still analyzing the remaining data.
Biri kendi ana dilini sevmeli.One should love one's mother tongue.
Anahtarları erkek kardeşine götür.Take the keys to your brother.
Şu ana kadar meşgulüm.I'm busy by now.
Ana yönler kuzey, güney, doğu ve batıdır.The cardinal directions are: north, south, east, and west.
Hey öpücüğünü unuttun. Üzgünüm, anahtarlarınız.Hey, you forgot your kiss. Sorry, your keys.
Aradığım anahtarı buldum.I found the key that I was looking for.
Üç ana tek tanrılı din, İslam, Yahudilik ve Hıristiyanlıktır.The three main monotheistic religions are Islam, Judaism and Christianity.
Anahtarların nerede?Where are your keys?
Ben bir gün önce anahtarı ofiste bırakmıştım.I had left the key in the office the day before.
O, ana kapıdır.That's the main gate.
Malazgirt Savaşı, Anadolu tarihinin akışını değiştirdi.Battle of Manzikert changed the course of the history of Anatolia.
Şu ana kadar öptüğüm ilk kızdı.She was the first girl I'd ever kissed.
Şu ana kadar Mary'yi öpen ilk delikanlı Tom'du.The first boy to ever kiss Mary was Tom.
Kapıyı açabilmem için bana anahtarları ver.Give me the keys so I can unlock the door.
Buralarda bir yerde anahtarımı kaybettim.I lost my key somewhere around here.
Anayasa, diktatörlük sırasında ilan edildi.The Constitution was proclaimed during the dictatorship.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod