Anı berbat etmek zorundaydın, değil mi?You had to ruin the moment, didn't you?
O aniden benim önümde belirdi.He suddenly appeared in front of me.
Hayatımdaki en iyi anı bozmak mı istiyorsun?Do you want to spoil the best moment in my life?
Ayıracak bir anımız yok.We don't have a moment to spare.
Bir şeyler anımsıyor musun?Can you remember anything?
Tom Japon anime ve mangası tarafından etkilendi.Tom is fascinated by Japanese anime and manga.
Bana birini anımsatıyorsunuz.You remind me of somebody.
Aniden kalabalık sustu.Suddenly, the crowd fell silent.
Eski erkek arkadaşım aniden beni aradı.My ex-boyfriend just called me out of the blue.
55 yaşında, Tom aniden bir sanatçı olmak istediğine karar verdi.At the age of 55, Tom suddenly decided that he wanted to become an artist.
Aniden fren yaptım.I braked suddenly.
Tom bana, bildiğim birini anımsatıyor.Tom reminds me of someone I used to know.
Tom aniden ağlamaya başladı.Tom suddenly started to cry.
Onlar ölümün kısa bir acı anı olduğunu söylüyor.They say that death is a brief moment of suffering.
Tom aniden öldü.Tom passed away quite suddenly.
Bilgisayarım aniden çalışmayı durdurdu.My computer suddenly stopped working.
Tom aniden bilincini kaybetti.Tom suddenly lost consciousness.
Bu anın şimdiye kadar sahip olduğun her şey olduğunu derinden fark et.Realize deeply that the present moment is all you ever have.
Aniden, Tom acı içinde bağırdı.Suddenly, Tom cried out in pain.
Tom'la ilk kez ne zaman karşılaştık anımsamıyorum.I can't remember when I first met Tom.
Bana cinayet anında nerede olduğunu söyle.Tell me where you were at the time of the murder.
Aşık olma hakkında ilk anınız nedir?What's your first memory of falling in love?
Tom'u hep böyle anımsamak istemez miydiniz?Wouldn't you want to remember Tom always in this fashion?
O aniden beni öptü.She kissed me all of a sudden.
Aniden hayatımdaki her şeyin bir tesadüf olmadığını fark ettim.I suddenly realized that everything in my life was not an accident.
Bu anı tüm hayatım boyunca bekledim.I've been waiting for this moment all my life.
Yıllarca Boston'daki zamanımla ilgili güzel anılarım olacak.I will have good memories of my time in Boston for many years.
Tom aniden çok yorgundu.Tom was suddenly very tired.
Aniden yaşlı hissettim.I suddenly felt old.
Tom aniden üşüdü.Tom suddenly felt cold.
Tom aniden Mary'nin ne düşündüğünü fark etti.Tom suddenly realized what Mary was thinking.
Tom'un yüzü aniden ifadesizleşti.Tom's face suddenly went blank.
Tom odaya girdiğinde konuşma aniden sona erdi.The conversation ended abruptly when Tom entered the room.
O biraz aniydi.It was a little sudden.
Aniden Tom acı içinde göğsünü tuttu.Suddenly, Tom grabbed his chest in pain.
Tom ve Mary anında birbirlerini tanıdılar.Tom and Mary instantly recognized one another.
Ben yıllardır bu anı bekliyorum.I've been waiting for this moment for years.
Tom bu anı sabırsızlıkla beklemiyor.Tom hasn't been looking forward to this moment.
Senin hakkında hiçbir anım yok.I have no memory of you.
Kapı aniden açıldı.The door opened suddenly.
Tom aniden uyandı.Tom woke up quite suddenly.
Tom'un gülümsemesi anında kayboldu.Tom's smile vanished instantly.
Tom aniden çok mutluydu.Tom was suddenly very happy.
Tom aniden çok acıkmıştı.Tom was suddenly very hungry.
Bu biraz ani, değil mi?This is kind of sudden, isn't it?
Ona babasının anısına Tom ismi verildi.He was named Tom after his father.
Ani bir plan değişikliği oldu.There's been a sudden change of plans.
Mum aniden söndü.The candle suddenly went out.
Aniden Tom ağlamaya başladı.Suddenly Tom began to cry.
Ben anime izlemeyi ve manga okumayı gerçekten seviyorum.I really love watching anime and reading manga.
Steins; Gate çok keyifli bir animedir.Steins;Gate is a very enjoyable anime.
Boston hakkında harika anılarım var.I have wonderful memories of Boston.
Aniden iştahımı kaybettim.I've suddenly lost my appetite.
Anime izlemeyi severim.I love to watch anime.
Çinli ileri gelenler bile anıtı ziyaret etmeleri için davet edildiler.Even Chinese dignitaries were invited to visit the monument.
Kazanın anıları her zaman benimle birlikte.Memories of the accident are always with me.
Onları gördüğümü anımsamıyorum.I don't recall seeing them.
Hikaye çok ani sona erdi.The story ended very suddenly.
Onun ani ölümünün haberi, güneşli bir günde gök gürültüsü gibiydi.The news of his sudden death was like thunder on a sunny day.
Dün biraz domuz pastırması şeritleri kızartıyorken tava aniden alev aldı.The pan suddenly caught fire while I was frying some strips of bacon yesterday.