Kritik kitleye ulaştığımızda, katılım aniden ivme kazanır.When a critical mass has been obtained, there's an abrupt acceleration in recruitment.
Ve bir zamanlar Neptün olarak anılıyordu.It was once called Neptune.
Ve şimdi animasyon kullanarak Axial Seamount'un içine gireceğiz.And we're going to go down into the Axial Seamount using animation.
Aniden uyandım.Woke straight up.
Üç serum taktığımı, birkaçının yaralarını sardığımı anımsıyorum.I remember giving three IVs, bandaging several wounded.
İki çarpı pi çarpı r ise çemberin çevre formülünü anımsatır. -And this 2 pi r, that looks a lot like the circumference of a circle.
James Bond filmlerini yada Kipling'in hikayleri anımsatıyor.It's redolent of James Bond movies and Kipling ballads.
Sonradan Hindistanda Bharata diye anılan Bharat isimli bir adamın hikayesini duydu.He heard of a man called Bharat, after whom India is called Bhārata.
Perşembe günü futbol oynuyorduk ve anidenOn Thursday we were playing football and suddenly
Onun sırasında bir anıt çelenk duruyor.A memorial wreath stands on his chair.
Kesinlikle hepimiz için ortak olan nokta bu felaketin tarihte önemli bir anı teşkil etmesi.There's certainly a common theme about needing to make the moment out of this.
Ve aniden, ön ödeme yapma zorunluluğu ortadan kaldırılıyor. .Now all of a sudden there was no down payment barrier to buying a house.
Aniden kendi başına yaşamaya başlayınca... yalnız başına etraf sessiz olmalı.When you're suddenly living on your own, it must be quite lonely.
Ani ışık bir yardım çığlığı gibi.The flash is like a scream for help.
Bu binom olasılık dağılımının herhangi bir anıdır. -It's a particular instance of the binomial probability distribution.
Hiçbir yatırımcının aniden piyasaya girmesini sağlamayacak.I don't think it's going to make anyone jump into the market all of a sudden.
Zira eskiden 500 milyon adet hisse varken, aniden, belki de 2 milyar hisse olacak.Because all of a sudden instead of having 500 million shares, you maybe have 2 billion shares.
1970'de, "ilham" ani olarak düşüyor. "ahlaki belirsizlik" fırlıyor.In 1970, inspiration plummets. Moral ambiguity takes off.
Fare su ani bir sıçrama yaptı, ve üzerine titriyor gibiydi korku.The Mouse gave a sudden leap out of the water, and seemed to quiver all over with fright.
Ev bu anı çalıştırın ve bir çift eldiven ve bir fan bana getir!Run home this moment, and fetch me a pair of gloves and a fan!
Sonra 'Bana bu anı benim eldiven getir!' Ayaklar biraz PATTERING geldi merdivenler.Then came a little pattering of feet on the stairs.
Tavşan, pencerenin altında, sadece aniden elini yaymak, ve bir kapmak yaptı hava.Rabbit just under the window, she suddenly spread out her hand, and made a snatch in the air.
The Queen 've üç bahçıvanlar anında üzerine düz atladı karşı karşıyadır.The Queen!' and the three gardeners instantly threw themselves flat upon their faces.
'Çalıntı!' Kral anında bir mutabakat oluşan jüri, dönerek bağırdı aslında.'Stolen!' the King exclaimed, turning to the jury, who instantly made a memorandum of the fact.
Bütün bunların en üzücü noktası ise bunu anımsamanın çok zor olması.The saddest thing about all of this is that it's really hard to remember this.
Film gelecekte geçtiği için çok fazla animasyon içerecek ve animasyon yapımı pahalı bir iş.It will have a lot of CGI in it which is expensive because it does take place in the future.
Bir gün, Sufi anıtları ve tarihi camiler saygısızlıkla kirletildiği haberine uyanıyorduk.One day we wake up to the news of the desecration of ancient mosques and Sufi tombs.
Tüm o rehberlik kitaplarını anımsamaya çalıştım, aklımda kalan tek şey şuyduI was trying to remember all the guidebooks, and all I could remember was,
Anılarında, sonsuza kadar tatlı bir adam... ...olarak kalmak istiyorum.I want to remain in your memory, a sweet man...
Ne eski eşi Jaine, hamileliğinin üçüncü trimesterinde aniden çocuğunu düşürdüğünde ağlayabilmişti.Y'all feel that. It's a crazy world on the playground... (guitar strumming finale) (awkward silence)
Hatırladığın en üzücü anın hangisi?People actually pay you for this?
Aniden bir şeyi fark ettim; tamamen karanlıktaydım.And I suddenly realized something: that I was completely in the dark.
Hiçbir doktorun bana bu soruyu sorduğunu anımsamıyorum. " Nerelerde yaşadın? "No doctor, can I remember, ever asking me, "Where have you lived?"
John da, Michael da, bilgisayar animasyonu alanında buluşlar yaptılar büyüyünce.John went on, and Michael did too, to become some of the inventors of computer animation.
Animasyon, yazılım, film oluşturma yazılımları, bunların hepsine sahipler.Animation, software, moviemaking software, they have it all.
O anı bana hatırlatan tek pantolon ve tişört budur.This is the only trouser and shirt remind me of this.
İhtiyaç anında ilaçları bastırabiliriz.We can print drugs at point of need.
Yani bu size anında moleküler birleştirme imkanı verir.So this allows you on-the-fly molecular assembly.
Sizler binlerce mil uzakta olabilirsiniz ancak biz sizi dualarımızda her zaman anıyoruz.You may be thousands of miles away, but you are always in our prayers.
Bunu, size beş şiirimin beş animasyonunu sunarak yapacağım.And the way I'm going to do that is present to you five animations of five of my poems.
Diğer şiirlerin de animasyonlarını yapacaklar mı bilmiyorum.I'm not sure if other poems will be animated.
Ve aniden resimlerim canlandı.And, all of a sudden, my paintings came alive.
"Çifte Gökkuşağı" videosunda olduğu gibi, aniden ortaya çıkmış gibi görünüyor.And similar to "Double Rainbow," it seems to have just sprouted up out of nowhere.
"Nyan Cat" tek düze bir müziği olan tek düze bir animasyon.So "Nyan Cat" is a looped animation with looped music.
'Ani bir ağır gümbürtüsü başını kaldırıp bana yaptı.'An abrupt heavy rumble made me lift my head.
"Gel - ben çok iyi taşıdı," aniden sürüşü dedi.'"Come--I carried it off pretty well," he said, wheeling suddenly.
'Aniden alay onun dilini uzattı bana olsaydı, daha fazla hissettim. aşağılanmış.'Had he suddenly put out his tongue at me in derision, I could not have felt more humiliated.
"Ve ben görmemiştim," diye bağırdı, sonra aniden dudak biraz kaşlarını çattı."And I had never seen," he shouted; then suddenly bit his lip and frowned.
Ben de bunun bir çeşit anımsatıcı alet olarak işleyeceğini düşündüm.And I thought it might serve as a kind of permanent mnemonic device.
Her şey aniden değişinceye kadar.When I was seven years old, I saw my first public execution.
İşte o anın hayatımın sembolik ani olduğunu fark ettim.I realized that this was a symbolic moment in my life.
Aniden, lityumdan bir elektron koparmak sadece beş electron volt gerektiriyor.All of a sudden, to remove an electron from lithium it only requires five electron volts.
Şimdi, aniden d-blok elementleri gözükür.Now all of a sudden the d-block elements show up.
Ve aniden, radona gelmeden önce, f-blokunu da doldurmaya başlıyorsunuz.And now all of a sudden, before you get to radon, you're starting to fill out the f-block, too.
Anında aşık oldum.I instantly fell in love.
Buna kendi deyimimizle bir Eyfel Kulesi anı yaratmak fırsatı olarak bakıyorum.I'm looking for this opportunity to create an Eiffel Tower moment, we call it.
Burada dolaşan dalga reaktörü olarak anılan bir kütük görebilirsniz.You can see it's a log there, often referred to as a traveling wave reactor.
En sevdiğim ise "Çiçekler yasaktır." Neden ulusal bir anıta çiçek getirilir ki? Emin değilim.My favorite ones are "no plants." Why would you bring a plant to a national monument?
Bir de sorunlarımıza, ani bir artışla, ulusal karayolu yapımı eklendi.A national highway construction boom was added to our problems.
Aniden görünmez oluyor.Pop! He goes invisible.