Ana içeriğe geç
Sözlük

amca ile cümle

amca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Corky kapıyı açtığında bir şeyler söylemek için başlangıç oldu ve amcası içeri geldiCorky je bil začetek, da povem nekaj, ko so se odprla vrata, in stric je prišel noter
Corky kapıyı açtığında bir şeyler söylemek için başlangıç oldu ve amcası içeri geldiCorky kezdett mondani valamit, amikor kinyílt az ajtó, és a bácsi jött be
Corky kapıyı açtığında bir şeyler söylemek için başlangıç oldu ve amcası içeri geldiCorky mulai mengatakan sesuatu ketika pintu terbuka, dan paman masuk
Corky kapıyı açtığında bir şeyler söylemek için başlangıç oldu ve amcası içeri geldiCorky sa začína niečo povedať, keď sa otvorili dvere a vošiel strýko
Corky kapıyı açtığında bir şeyler söylemek için başlangıç oldu ve amcası içeri geldiCorky se začíná něco říct, když se otevřely dveře a vešel strýc
Corky kapıyı açtığında bir şeyler söylemek için başlangıç oldu ve amcası içeri geldiCorky var begyndt at sige noget, når døren åbnes, og onkel kom ind
Corky kapıyı açtığında bir şeyler söylemek için başlangıç oldu ve amcası içeri geldiCorky was beginnen om iets te zeggen wanneer de deur open en de oom kwam binnen
Corky kapıyı açtığında bir şeyler söylemek için başlangıç oldu ve amcası içeri geldiCorky zaczęła coś mówić, gdy drzwi się otworzyły i wszedł wujek
Corky kapıyı açtığında bir şeyler söylemek için başlangıç oldu ve amcası içeri geldi문을 열었을 때 코키는 말을하기 시작했다, 그리고 삼촌이 들어 왔어요
Corky kapıyı açtığında bir şeyler söylemek için başlangıç oldu ve amcası içeri geldiΤον Kόρκι είχε αρχίσει να πω κάτι, όταν η πόρτα άνοιξε, και ο θείος ήρθε in
Corky kapıyı açtığında bir şeyler söylemek için başlangıç oldu ve amcası içeri geldiКорки започва да каже нещо, когато вратата се отвори и чичо.
Corky kapıyı açtığında bir şeyler söylemek için başlangıç oldu ve amcası içeri geldiКорки начинал что-то сказать, когда дверь отворилась, и вошел дядя
Corky kapıyı açtığında bir şeyler söylemek için başlangıç oldu ve amcası içeri geldiКорки починав щось сказати, коли двері відчинилися, і ввійшов дядько
Corky kapıyı açtığında bir şeyler söylemek için başlangıç oldu ve amcası içeri geldiوكان فليني بدءا أن أقول شيئا عندما فتح الباب ، وجاء فيها العم
Corky kapıyı açtığında bir şeyler söylemek için başlangıç oldu ve amcası içeri geldi約3秒間すべての喜び、お祭り騒ぎ、と善意だった。
Çünkü babamın kendisi ve üç amcam da II.왜냐하면 저희 아버지와 제 세 삼촌들은, 세계 2차 대전 때,
Çünkü babamın kendisi ve üç amcam da II. Dünya Savaşı'nda savaşa katılmaya karşıydılar, hepsi de korkaktı.Mój ojciec i trzej wujkowie, podczas drugiej wojny światowej, byli przeciwni wojnie - mięczaki.
Çünkü babamın kendisi ve üç amcam da II. Dünya Savaşı'nda savaşa katılmaya karşıydılar, hepsi de korkaktı.Porque mi propio padre y mis tres tíos, en la II Guerra Mundial, eran objetores de conciencia, unos gatitos.
Çünkü babamın kendisi ve üç amcam da II. Dünya Savaşı'nda savaşa katılmaya karşıydılar, hepsi de korkaktı.Vì bố tôi, và 3 chú khác của tôi, trong Thế chiến II, đều theo phe phản chiến, rất yếu đuối.
Çünkü babamın kendisi ve üç amcam da II.כי אבא שלי עצמו, ושלושת הדודים שלי, במלחה"ע השנייה
Çünkü babamın kendisi ve üç amcam da II.لأن والدي نفسه، وأعمامي الثلاثة، في الحرب العالمية الثانية،
Çünkü babamın kendisi ve üç amcam da II.良心的兵役拒否者でおとなしい人たちでした しかし、時々リジー・ボーデンのような人が
Davutun amcası Yehonatan anlayışlı bir yazman ve danışmandı. Hakmoni oğlu Yehiel kralın oğullarına bakardı.다윗의 아자비 요나단은 지혜가 있어서 모사가 되며 서기관도 되었고 학모니의 아들 여히엘은 왕의 아들들의 배종이 되었고
Davutun amcası Yehonatan anlayışlı bir yazman ve danışmandı. Hakmoni oğlu Yehiel kralın oğullarına bakardı.Ионафан, дядя Давидов, был советником, человек умный и писец; Иехиил, сын Хахмониев, был при сыновьях царя;
Davutun amcası Yehonatan anlayışlı bir yazman ve danışmandı. Hakmoni oğlu Yehiel kralın oğullarına bakardı.ויהונתן דוד דויד יועץ איש מבין וסופר הוא ויחיאל בן חכמוני עם בני המלך׃
Davutun amcası Yehonatan anlayışlı bir yazman ve danışmandı. Hakmoni oğlu Yehiel kralın oğullarına bakardı.ويهوناثان عم داود كان مشيرا ورجلا مختبرا وفقيها. ويحيئيل بن حكموني كان مع بني الملك.
Davutun amcası Yehonatan anlayışlı bir yazman ve danışmandı. Hakmoni oğlu Yehiel kralın oğullarına bakardı.大 衛 的 叔 叔 約 拿 單 作 謀 士 . 這 人 有 智 慧 、 又 作 書 記 . 哈 摩 尼 的 兒 子 耶 歇 作 王 眾 子 的 師 傅
Davutun amcası Yehonatan anlayışlı bir yazman ve danışmandı. Hakmoni oğlu Yehiel kralın oğullarına bakardı.大衛 的 叔叔 約 拿 單作 謀士 . 這人 有 智慧 、 又 作 書記 . 哈 摩尼 的 兒子 耶歇作 王眾子 的 師傅
Dedim ki, amcanızın hatırlanmasının bir sebebi de şudurJe lui ai dit que l'une des raisons
Dedim ki, amcanızın hatırlanmasının bir sebebi de şudur제가 그 분께 말씀드렸습니다. 사람들이 그 분의 삼촌을 기억하는 이유는
Dedim ki, amcanızın hatırlanmasının bir sebebi de şudurTôi đã nói với ông một trong những lý do mà ông chú của ông được nhớ tới
Dedim ki, amcanızın hatırlanmasının bir sebebi de şudurЯ сказал ему, что одна из причин долгой памяти его дяди — его слова:
Dedim ki, amcanızın hatırlanmasının bir sebebi de şudurאמרתי לו שאחד הסיבות שזכרו את הדוד שלו
Dedim ki, amcanızın hatırlanmasının bir sebebi de şudurأخبرته أنه أحد الأسباب التى جعلت عمه مذكور
Dedim ki, amcanızın hatırlanmasının bir sebebi de şudur理由の一つとして 彼は、10年間の終わりまでに
Dedimki " gerçek problem büyük çocuklar Amcalarım,teyzelerim,"I veri problemi vengono dai bambini più anziani gli zii, le zie,
Dedimki " gerçek problem büyük çocuklar Amcalarım,teyzelerim,Sanoin, "Todellinen ongelma ovat vanhemmat lapset, setäni, tätini, isäni sisaret,
Dinle, Aron amca için şarkı söylüyorlar.Ascultã, îi cântã unchiului Aron.
Dinle, Aron amca için şarkı söylüyorlar.Elles chantent pour l'oncle.
Dinle, Aron amca için şarkı söylüyorlar.Escucha, ahora cantan para el tío Aron.
Dinle, Aron amca için şarkı söylüyorlar.Hör mal. Sie singen Onkel Aron etwas vor.
Dinle, Aron amca için şarkı söylüyorlar.Hör mal. Sie singen Onkel Aron etwas vor.
Dinle, Aron amca için şarkı söylüyorlar.Nyt he laulavat Aron-sedälle.
Dinle, Aron amca için şarkı söylüyorlar. Yaşlı sağır bir adam için şarkı yazmak ne kadar aptalca.Det är väl tokigt att skriva en sång till en döv gubbe.
Döndüm gerisin geri. Sami amca da bir daha gitme, görüţmek istemiyor dedi.Ок, чакам ви.
Dur bunu şu renkte yapayım. Belki, şu amcayı nakavt edebilirsiniz, şu amcayı ve şu amcayı da.Le voi reprezenta cu această culoare.
Düşündüm de, o amca bana et de vermişti.Á, belegondolva, az a bácsi húst is vett nekem.
Düşündüm de, o amca bana et de vermişti. Gördün mü?Τώρα που το σκέφτομαι, εκείνος ο άντρας με είχε κεράσει και ένα γεύμα με κρέας.
Düşündüm de, o amca bana et de vermişti.Quand j'y repense,Ncet ahjussi m'a aussi acheté de la viande.
Düşündüm de, o amca bana et de vermişti.بالتفكير في الامر ذلك الرجل اشترى لي اللحم ايضا .
Ed Amcam bana güzel bir mavi süveter hediye etmişti -- en azından güzel olduğunu düşünmüştüm.Dostałam od wujka piękny niebieski sweter; przynajmniej wydawał mi się piękny.
Ed Amcam bana güzel bir mavi süveter hediye etmişti -- en azından güzel olduğunu düşünmüştüm.에드 삼촌한테 아름다운 파란 스웨터를 받았습니다. 적어도 저는 그 스웨터가 아름답다고 생각했지요.
Ed Amcam bana güzel bir mavi süveter hediye etmişti -- en azından güzel olduğunu düşünmüştüm.Mein Onkel Ed schenkte mir einen wunderhübschen blauen Pullover -- zumindest hielt ich ihn für sehr schön.
Ed Amcam bana güzel bir mavi süveter hediye etmişti -- en azından güzel olduğunu düşünmüştüm.Mijn oom Ed gaf mee een mooie blauwe trui -- althans, ik dacht dat hij mooi was.
Ed Amcam bana güzel bir mavi süveter hediye etmişti -- en azından güzel olduğunu düşünmüştüm.Min onkel Ed gav mig en smuk blå sweater -- jeg synes i det mindste den var smuk.
Ed Amcam bana güzel bir mavi süveter hediye etmişti -- en azından güzel olduğunu düşünmüştüm.Mio zio Ed mi aveva regalato un bellissimo maglione blu — o almeno per me era bellissimo.
Ed Amcam bana güzel bir mavi süveter hediye etmişti -- en azından güzel olduğunu düşünmüştüm.Mi tio Ed me regaló un suéter azul hermoso -- al menos yo pensaba que era hermoso.
Ed Amcam bana güzel bir mavi süveter hediye etmişti -- en azından güzel olduğunu düşünmüştüm.Mon oncle Ed m'avait donné un magnifique pull bleu -- du moins je pensais qu'il était beau.
Ed Amcam bana güzel bir mavi süveter hediye etmişti -- en azından güzel olduğunu düşünmüştüm.Strýko Ed mi dal nádherný modrý sveter -- aspoň ja som ho považovala za nádherný.
Ed Amcam bana güzel bir mavi süveter hediye etmişti -- en azından güzel olduğunu düşünmüştüm.Unchiul meu Ed imi dăruise un frumos pulover albastru -- cel puţin eu am crezut că era frumos.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod