Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.We grappen daar graag over, in de eerste maanden van al de levens van onze kinderen is dit Oom Rufus.
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.Але ми любимо жартувати, що в перші місяці життя всіх наших дітей він для них - дядько Руфус.
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.Однако, как мы любим шутить, в первые месяцы жизни всех наших детей, он для них - дядя Руфус.
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.אבל אנחנו אוהבים לצחוק על זה, שבחודשים הראשונים בחיי הילדים שלנו, זהו דוד רופוס.
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.ولاننا نحب ان نمازح بعضنا البعض .. كنت اقول في سنوات أطفالي الاولى لروفوس هذا هو العم روفوس
Bütün çocuklarımızın ilk aylarında ona takılıp bakın, Rufus amca diye şakalaşmayı severiz.彼は叔父なんだ と 言ったりします (笑い)
Büyük büyük büyük amcalarım ve teyzelerimden iki kat daha uzun yaşayabileceğim.Darf ich doppelt solange Leben wie meine Groß-Groß-Groß Onkels und Tanten.
Büyük büyük büyük amcalarım ve teyzelerimden iki kat daha uzun yaşayabileceğim.Deux fois plus longtemps pour vivre cette vie qui est la mienne
Büyük büyük büyük amcalarım ve teyzelerimden iki kat daha uzun yaşayabileceğim.אני אחיה כפול מדוד-דוד-דוד דודי ודודתי
"Chiswick Duke amcası ise," Ben neden bir başlık değil, "dedi?"Ak sa vojvoda Chiswicku je jeho strýko," povedal som, "prečo nie, že titul?
"Chiswick Duke amcası ise," Ben neden bir başlık değil, "dedi?"Als de hertog van Chiswick is zijn oom," zei ik, "waarom heeft hij niet een titel?
"Chiswick Duke amcası ise," Ben neden bir başlık değil, "dedi?"Če je vojvoda Chiswicku je njegov stric," sem rekel, "zakaj ni bil naslov?
"Chiswick Duke amcası ise," Ben neden bir başlık değil, "dedi?"Chiswick의 듀크가 그의 삼촌면,"나는 왜 그가 제목을하지 않았습니다 "라고했다 구?
"Chiswick Duke amcası ise," Ben neden bir başlık değil, "dedi?"Ha a herceg Chiswick a nagybátyja," mondtam, "miért nem ő a címet?
"Chiswick Duke amcası ise," Ben neden bir başlık değil, "dedi?"Hvis Hertugen af Chiswick er hans onkel," sagde jeg, "hvorfor har han ikke en titel?
"Chiswick Duke amcası ise," Ben neden bir başlık değil, "dedi?"În cazul în care ducele de Chiswick este unchiul lui," am spus, "de ce nu are el un titlu?
"Chiswick Duke amcası ise," Ben neden bir başlık değil, "dedi?"Jeśli książę Chiswick jest jego wuj," powiedziałem, "dlaczego nie ma on tytuł?
"Chiswick Duke amcası ise," Ben neden bir başlık değil, "dedi?"Jika Duke of Chiswick adalah pamannya," kataku, "mengapa dia belum judul?
"Chiswick Duke amcası ise," Ben neden bir başlık değil, "dedi?"Jos herttua Chiswick on hänen setänsä," sanoin, "miksi ei hän otsikkoa?
"Chiswick Duke amcası ise," Ben neden bir başlık değil, "dedi?"Nếu công tước của Chiswick là chú của mình," Tôi nói, "tại sao không một tiêu đề?
"Chiswick Duke amcası ise," Ben neden bir başlık değil, "dedi?"Om hertigen av Chiswick är hans farbror," sade jag, "varför har han inte en titel?
"Chiswick Duke amcası ise," Ben neden bir başlık değil, "dedi?"Pokud se vévoda Chiswick je jeho strýc," řekl jsem, "Proč ne titul?
"Chiswick Duke amcası ise," Ben neden bir başlık değil, "dedi?"Se il duca di Chiswick è suo zio," dissi, "perché non ha un titolo?
"Chiswick Duke amcası ise," Ben neden bir başlık değil, "dedi?"Si le duc de Chiswick est son oncle," j'ai dit, "pourquoi n'at-il pas un titre?
"Chiswick Duke amcası ise," Ben neden bir başlık değil, "dedi?"Wenn der Herzog von Chiswick sein Onkel ist", sagte ich, "warum hat er nicht einen Titel?
"Chiswick Duke amcası ise," Ben neden bir başlık değil, "dedi?"Αν ο Δούκας του Chiswick είναι ο θείος του," είπα, "γιατί να μην έχει ο ίδιος έναν τίτλο;
"Chiswick Duke amcası ise," Ben neden bir başlık değil, "dedi?"Ако херцог на Chiswick е чичо му," казах аз, - защо не той има заглавие?
"Chiswick Duke amcası ise," Ben neden bir başlık değil, "dedi?"Если герцог Chiswick является его дядя", я сказал: "почему он не название?
"Chiswick Duke amcası ise," Ben neden bir başlık değil, "dedi?"Якщо герцог Chiswick є його дядько", я сказав: "чому він не назва?
"Chiswick Duke amcası ise," Ben neden bir başlık değil, "dedi?واضاف "اذا دوق Chiswick هو عمه" ، فقلت له : "لماذا لم هو العنوان؟
"Chiswick Duke amcası ise," Ben neden bir başlık değil, "dedi?なぜ彼は何ノット主はありませんか?"
Cihancığım, Sami Amca must be busy.Találd ki, mit fokozatot kaptam a matek vizsgára ?
Cihancığım, Sami Amca must be busy.Μάντεψε τι βαθμό πήρα στο διαγώνισμα μαθηματικών!
Cihancığım, Sami Amca must be busy.Познай каква оценка получих на класното по математика?
Çinliler sizin amcanızın Buick'ini ihraç etmeyecekler. ve bundan sonra Hindistan geliyorA questão é, quem os vai fazer?
Çinliler sizin amcanızın Buick'ini ihraç etmeyecekler. ve bundan sonra Hindistan geliyorIls ne vont pas exporter la Buick de votre oncle. Et ensuite arrive l'Inde.
Çinliler sizin amcanızın Buick'ini ihraç etmeyecekler. ve bundan sonra Hindistan geliyor우리 윗세대가 몰던 뷰익같은 차를 수출하지는 않을 겁니다. 그리고 중국 다음엔 인도가 오겠지요.
Çinliler sizin amcanızın Buick'ini ihraç etmeyecekler. ve bundan sonra Hindistan geliyorMereka tidak akan mengeksport mobil seperti Buick. Dan setelah itu masih ada India.
Çinliler sizin amcanızın Buick'ini ihraç etmeyecekler. ve bundan sonra Hindistan geliyorNie będą eksportować "Buicków". Następne są Indie.
Çinliler sizin amcanızın Buick'ini ihraç etmeyecekler. ve bundan sonra Hindistan geliyorNon esporteranno la vecchia Buick di tuo zio. E dopo questo viene l'India.
Çinliler sizin amcanızın Buick'ini ihraç etmeyecekler. ve bundan sonra Hindistan geliyorNo van a exportar el Buick de tu tío. Y luego de eso viene la India.
Çinliler sizin amcanızın Buick'ini ihraç etmeyecekler. ve bundan sonra Hindistan geliyorSie werden sicherlich nicht den Buick Ihres Onkels exportieren. Danach kommt Indien
Çinliler sizin amcanızın Buick'ini ihraç etmeyecekler. ve bundan sonra Hindistan geliyorZe gaan niet uw oom's Buick exporteren. En daarna komt India.
Çinliler sizin amcanızın Buick'ini ihraç etmeyecekler. ve bundan sonra Hindistan geliyorКитай има енергийна политика, основана върху радикална енергийна ефикасност и скокови технологии.
Çinliler sizin amcanızın Buick'ini ihraç etmeyecekler. ve bundan sonra Hindistan geliyorОни не станут экспортировать нам же наш же родной Buick. А за Китаем подтягивается Индия.
Çinliler sizin amcanızın Buick'ini ihraç etmeyecekler. ve bundan sonra Hindistan geliyorהם לא הולכים לייצא את הביואיק של הדוד שלך. ואח"כ באה הודו.
Çinliler sizin amcanızın Buick'ini ihraç etmeyecekler. ve bundan sonra Hindistan geliyorانهم لن يصدروا سيارة عمك البويك. بعد ذلك تأتي الهند.
Çinliler sizin amcanızın Buick'ini ihraç etmeyecekler. ve bundan sonra Hindistan geliyor中国の後にはインドがやって来ます 重要なのは これらの車は超低燃費に作られるだろうということです
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.바로 얼마전에, 제 삼촌이 말하길, 그가 저의 6살짜리 사촌에게 시리얼을 주는데,
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.6歳の息子に オーガニックのシリアルと 砂糖のついたコーンフレークの
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Äskettäin setäni sanoi, että hän oli tarjonnut kuusivuotiaalle serkulleni muroja.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Baru saja, paman saya menawarkan sereal kepada sepupu saya yang berumur 6 tahun.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Cu puțin timp în urmă, unchiul meu mi-a zis că i-a oferit vărului meu de şase ani cereale.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.For ikke så lang tid siden, sagde min onkel, at han havde tilbudt min seksårige fætter morgenmad.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.För inte så länge sedan, sa min morbror att han erbjudit min sexårige kusin flingor.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Há pouco tempo, o meu tio disse que ofereceu cereais ao meu primo de seis anos.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Il n'y a pas si longtemps, mon oncle proposait des céréales à mon cousin de six ans.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Không lâu trước kia, bác tôi đã bảo rằng khi ông đưa cho cậu em 6 tuổi 1 loại ngũ cốc.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Nedávno můj strýc říkal, že mému šestiletému bratranci nabídl cereálie.
Çok uzun zaman önce değildi, amcam 6 yaşındaki kuzenime mısır gevreği vermeye kalkmış.Nem is olyan rég, a nagybátyám mesélte, hogy a 6 éves unokatesómat müzlivel kínálta.