Ana içeriğe geç
Sözlük

ambar ile cümle

ambar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Okullar ambar olamaz 21 yaşında öğrenmeyi durduramayız.Les écoles ne peuvent pas être des silos. Nous ne pouvons pas cesser d'apprendre à 21 ans.
Okullar ambar olamaz 21 yaşında öğrenmeyi durduramayız.Nu putem izola şcolile. Nu putem să încetăm să mai învăţăm la 21 de ani.
Okullar ambar olamaz 21 yaşında öğrenmeyi durduramayız.Scholen mogen geen forten zijn. We hoeven niet te stoppen met leren als we 21 zijn.
Okullar ambar olamaz 21 yaşında öğrenmeyi durduramayız.Schulen dürfen keine Bunker sein. Wir dürfen nicht mit 21 aufhören zu lernen.
Okullar ambar olamaz 21 yaşında öğrenmeyi durduramayız.Sekolah tidak bisa lagi menjadi silo. Kita tidak bisa lagi berhenti belajar pada usia 21.
Okullar ambar olamaz 21 yaşında öğrenmeyi durduramayız.Skolor kan inte vara isolerade. Vi kan inte sluta lära oss vid 21 års ålder.
Okullar ambar olamaz 21 yaşında öğrenmeyi durduramayız.Školy nemohou být zásobníky. Nemůžeme se v 21-ti přestat učit.
Okullar ambar olamaz 21 yaşında öğrenmeyi durduramayız.Školy nemôžu byť zásobníkmi. Nemôžeme sa prestať učiť vo veku 21 rokov.
Okullar ambar olamaz 21 yaşında öğrenmeyi durduramayız.Szkoły nie mogą być jedynym magazynem wiedzy. Nie możemy przestać się uczyć w wieku 21 lat.
Okullar ambar olamaz 21 yaşında öğrenmeyi durduramayız.Τα σχολεία δεν μπορούν να είναι σιλό(δεξαμενές). Δεν μπορούμε να σταματάμε να μαθαίνουμε στα 21.
Okullar ambar olamaz 21 yaşında öğrenmeyi durduramayız.Училищата не могат да са силози. Не можем да спрем да се учим на 21.
Okullar ambar olamaz 21 yaşında öğrenmeyi durduramayız.Школы не могут быть бункерами. Мы не можем перестать учиться в возрасте 21 года.
Okullar ambar olamaz 21 yaşında öğrenmeyi durduramayız.בתי-ספר אינם צריכים להיות תאים מבודדים. אין אנו צריכים לחדול ללמוד בגיל 21.
Okullar ambar olamaz 21 yaşında öğrenmeyi durduramayız.لا يمكن للمدارس ان تكون منعزلة ولايمكننا ان نتوقف عن التعليم في عمر 21
Okullar ambar olamaz 21 yaşında öğrenmeyi durduramayız.我々は21歳で学ぶことを止める訳にはいかないのです 人口が90億になった時に
Önemli bir darbe de -eğer küresel ısınma devam ederse- ulusumuzun ve Dünya'nın tahıl ambarına olacak:Bude-li globální oteplování pokračovat, bude mít významný dopad na obilnici našeho státu i světa
Önemli bir darbe de -eğer küresel ısınma devam ederse- ulusumuzun ve Dünya'nın tahıl ambarına olacak:Merkittävä vaikutus, jos lämpiäminen jatkuu, kohdistuu maamme ja koko maailman vilja-aittaan,
Önemli bir darbe de -eğer küresel ısınma devam ederse- ulusumuzun ve Dünya'nın tahıl ambarına olacak:Un impact important dacă încălzirea globală continuă, se va observa asupra grânarului lumii,
Önemli bir darbe de -eğer küresel ısınma devam ederse- ulusumuzun ve Dünya'nın tahıl ambarına olacak:Un impact important, si le réchauffement se poursuit, portera sur le grenier de notre nation et du monde,
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.A gumna twoje napełnione będą obfitością, i od wina nowego prasy twoje rozpadać się będą.
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.Alors tes greniers seront remplis d`abondance, Et tes cuves regorgeront de moût.
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.A naplněny budou stodoly tvé hojností, a presové tvoji mstem oplývati budou.
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.Así tus graneros estarán llenos con abundancia, y tus lagares rebosarán de vino nuevo
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.assim se encherão de fartura os teus celeiros, e trasbordarão de mosto os teus lagares.
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.A tak sa naplnia tvoje stodoly hojnosťou, a tvoje preše budú oplývať šťavou z hrozna.
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.căci atunci grînarele îţi vor fi pline de belşug, şi teascurile tale vor geme de must.
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.da fyldes dine Lader med Korn, dine Perser svømmer over af Most.
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.Dan zullen je schuren te klein zijn en vloeit de most over de randen van je perskuip.
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.Eképen megtelnek a te csûreid elégséggel, és musttal áradnak el sajtód válúi.
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.i tuoi granai si riempiranno di grano e i tuoi tini traboccheranno di mosto
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.그리하면 네 창고가 가득히 차고 네 즙틀에 새 포도즙이 넘치리라
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.niin sinun jyväaittasi täyttyvät runsaudella, ja viini pursuu sinun kuurnistasi.
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.Så skal dine lader fylles med overflod og dine persekar flyte over av most.
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.så skola dina lador fyllas med ymnighet, och av vinmust skola dina pressar flöda över.
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.so werden deine Scheunen voll werden und deine Kelter mit Most übergehen.
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.tako se bodo polnile z obilostjo žitnice tvoje, in mošt poteče zvrhoma iz kadi tvojih.
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.Vậy , các vựa lẫm con sẽ đầy dư_dật , Và những thùng của con sẽ tràn rượu mới .
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.Vậy, các vựa lẫm con sẽ đầy dư dật, Và những thùng của con sẽ tràn rượu mới.
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.και θελουσιν εμπλησθη αι σιτοθηκαι σου απο αφθονιας και οι ληνοι σου θελουσιν εκχειλιζει απο νεου οινου.
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.и наполнятся житницы твои до избытка, и точила твои будут переливаться новым вином.
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.Така ще се изпълнят житниците ти с изобилие, И линовете ти ще се преливат с ново вино.
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.וימלאו אסמיך שבע ותירוש יקביך יפרצו׃
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.فتمتلئ خزائنك شبعا وتفيض معاصرك مسطارا
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.這 樣 、 你 的 倉 房 、 必 充 滿 有 餘 、 你 的 酒 醡 、 有 新 酒 盈 溢
O zaman ambarların tıka basa dolar, Teknelerin yeni şarapla dolup taşar.這樣 、 你 的 倉房 、 必 充滿 有餘 、 你 的 酒醡 、 有 新 酒 盈溢
Ram Timari Devi, bu kadına bakın Champaran'da bir tahıl ambarının üzerine ne yaptığına.Guardate questa donna, Ram Timari Devi, su un silo granario, in Champaran, dove abbiamo fatto un Shodh Yatra.
Ram Timari Devi, bu kadına bakın Champaran'da bir tahıl ambarının üzerine ne yaptığına.Kijk naar deze dame, Ram Timari Devi bij een graanton in Champaran, ook bij een Shodh Yatra.
Ram Timari Devi, bu kadına bakın Champaran'da bir tahıl ambarının üzerine ne yaptığına.Lihatlah wanita ini, Ram Timari Devi, di lumbung gandum, di Champaran, ada Shodh Yatra.
Ram Timari Devi, bu kadına bakın Champaran'da bir tahıl ambarının üzerine ne yaptığına.Miren esta mujer, Ram Timari Devi, en un depósito de grano en Champaran, tuvimos un [poco claro].
Ram Timari Devi, bu kadına bakın Champaran'da bir tahıl ambarının üzerine ne yaptığına.Nézzétek ezt a nőt, ő Ram Timari Devi, egy gabonatartály tetején Champaranban, Shodh Yatrán.
Ram Timari Devi, bu kadına bakın Champaran'da bir tahıl ambarının üzerine ne yaptığına.Priviți la această femeie, Ram Timari Devi, pe un coș de grâu, în Champaran, am avut la Shodh Yatra.
Ram Timari Devi, bu kadına bakın Champaran'da bir tahıl ambarının üzerine ne yaptığına.Regardez ce qu'a fait cette dame, Ram Timari Devi, sur un silo à grains à Champaran.
Ram Timari Devi, bu kadına bakın Champaran'da bir tahıl ambarının üzerine ne yaptığına.Spójrzcie na tę panią, Ram Timari Devi na pojemniku na zboże w Champaran, też znaleźliśmy to w Shodh Yatra.
Ram Timari Devi, bu kadına bakın Champaran'da bir tahıl ambarının üzerine ne yaptığına.Κοιτάξτε αυτήν την κυρία,η Ραμ Τίμαρι Ντέβι, σε έναν σίλο - χώρο απόθήκευσης σιτηρών.
Ram Timari Devi, bu kadına bakın Champaran'da bir tahıl ambarının üzerine ne yaptığına.Поледнете тази дама, Рам Тимари Деви, на сандък за зърно в Чампаран имахме Шод Ятра.
Ram Timari Devi, bu kadına bakın Champaran'da bir tahıl ambarının üzerine ne yaptığına.Посмотрите на эту женщину, Рэм Тимари Дэви, на зерновых закромах в Чампаран.
Tanrımızın Tapınağının ambarlarına Kâhin Elyaşiv bakıyordu. Elyaşiv Toviyanın akrabasıydı.Ale před tím Eliasib kněz, správce komory domu Boha našeho, spříznil se s Tobiášem.
Tanrımızın Tapınağının ambarlarına Kâhin Elyaşiv bakıyordu. Elyaşiv Toviyanın akrabasıydı.Ale predtým Eljašib, kňaz, daný do komory nášho Boha, blízky Tobiášov,
Tanrımızın Tapınağının ambarlarına Kâhin Elyaşiv bakıyordu. Elyaşiv Toviyanın akrabasıydı.Ale się przedtem Elijasyb kapłan, przełożony nad skarbnicą domu Boga naszego, spowinowacił z Tobijaszem;
Tanrımızın Tapınağının ambarlarına Kâhin Elyaşiv bakıyordu. Elyaşiv Toviyanın akrabasıydı.Ennekelõtte pedig Eliásib, a pap, ki Istenünk házának kamarái fölé rendelteték, rokonságba jutott Tóbiással;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod