amaç ile cümle

amaç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu Komite her yıl, bu amaç uğruna çabalayan kişilere Raoul Wallenberg ödülü vermektedir.Den delar årligen ut Raoul Wallenberg-priset för att erkänna personer som utför dessa mål.
Bu dil sadece GPU programlamak içindir ve genel amaçlı bir programlama dili değildir.Cg är dock enbart lämpat för GPUprogrammering och är inte ett generellt programmeringsspråk.
Bisikletler kullanım amaçlarına göre de sınıflandırılabilirler.Cyklar kan också klassificeras efter användningsområde.
Becherovka'nın ticari amaçlı üretimi 1807 senesinde başladı.Den första kommersiella produktionen av becherovka startade 1807.
Aynı amaçlarla, CEMS, Sorumlu İşletme Eğitimi İlkeleri (PRME) beyanını imzalamıştır.CEMS har även skrivit under PRME (Principles of Responsible Management Education) deklarationen.
Oyunda amaç kaçırılan ikiz prensesleri kurtarmaktır.Spelet går ut på att rädda alla 4 kidnappade prinsessor.
Kâr amaçlı üretimin tersi olarak görülür.Vid överskott av produktion sker det motsatta.
Özgürlük 1: Programın nasıl çalıştığını inceleme ve amaçlara uygun değiştirme özgürlüğü.Frihet 1: Friheten att studera hur programmet fungerar och att anpassa det för sina behov.
Amaçlarını belirlemişlerdir.De utfästa målen.
Beldenin yaklaşık 80 hanesi Konya'ya ekonomi nedenler ve eğitim amaçlı göç etmişlerdir.Cirka 80 hushåll i Kelhasan flyttat till storstaden Konya av ekonomiska skäl och utbildning.
6 Temmuz 2008 tarihinde, kardeşi Norum Yobo Nijerya'da Port Harcourt şehrinde fidye amaçlı kaçırıldı.I början av juli 2008 kidnappades hans yngre bror Norum Yobo i Port Harcourt, Rivers, Nigeria.
O zamana kadar bu amaçla sadece bir iç kimlik belgesi kabul ediliyordu.Till anmälan krävdes dock endast ett åldersbevis.
Loftus Versfeld Stadyumu, Güney Afrika'nın Pretoria şehrinde bulunan çok amaçlı stadyum.Loftus Versfeld Stadium är en sportarena i Pretoria i Sydafrika.
Siyasi, stratejik amaçlarla oluşturulmuştur.Den skrevs i ett politiskt och taktiskt syfte.
Bu amaçla, sinek kovucu kullanılabilir ve uygun kıyafet giyilebilir.Det kan efterlevas genom användning av insektsmedel och lämplig klädsel.
Bu nedenle asıl amaç baş dönmesini ortadan kaldırmak haline dönmektedir.Det är dags att gå tillbaka till detta grundläggande budskap.
Birleşik Krallık'ın kurulmasındaki bir amaç İrlandalı Katoliklerin dinî özgürlüklerinin tanınmasıydı.En viktig fråga för den nybildade staten var den om de irländska katolikernas emancipation.
Bu zorluk bu programların amaçlarındaki farklılıktan gelmektedir.Hinderbanorna i denna delen varierar mellan programmen.
Konser amaçlı kullanıldığında 8.000 - 18.000 kişiye hizmet vermektedir.The Forum har plats för mellan 16 000 - 18 000, beroende på verksamhet.
BLAST bu amaç için yaygın kullanılan bir programdır.Folkblad är en tidning avsedd för den breda allmänheten.
Bir dönem kuklalar politik amaçlı kullanılmıştır.Målarböcker har ibland använts för politiska syften.
Sasha Fierce'ı (2008) tanıtmayı amaçladı.Sasha Fierce från 2008.
Tivoli-Neu Avusturya Innsbruck'da çok amaçlı kullanımlı bir stadyumdur.Tivoli-Neu är en multifunktionsarena i Innsbruck i Österrike.
Dünya cennetini amaçlamak.Vi tala om himmelens land.
Ancak ne amaçla yerleşildiği konusu anlaşılamamıştır.Det har dock inte framkommit varför hon var placerad där.
Bu amaç için çok çabaladı.Han var mycket verksam för målsaken.
Hepsi bir tek amaç için üretilmiştir.Den baseras på ett enda postulat.
Bu amaç için Chlorpyrifos kullanılabilir.Klorofyllen kommer därför att förloras.
İletişim amaçlı kullanılır.Den används i propagandasyfte.
Amaç nedir?Vilket motiv?
Retorikte amaç ikna etmektir, karşıdaki kişiyi konuşarak etkilemektir.Den retoriska frågan gör att det blir svårt att säga emot talaren.
Yardım amaçlı yazılan bu kitabın geliri de Comic Relief’e bağışlanmıştır.Alla intäkter från boken går till välgörenhetsorganisationen Comic Relief.
İhanetten sonra hem Makarov'u öldürmek, hem de Task Force 141'i ortadan kaldırmayı amaçlar.För att motarbeta Makarov har Task Force 141 bildats.
Bu amaçla kitap ve kütüphane için daha fazla fon ayrılması için çaba gösterdi.De omändrades för detta ändamål till en större läse- och bibliotekssal.
Bu hizmet 1940 Ağustos'unda esasen askeri amaçla kullanılan ek mavnalarla genişletilmiştir.Trafiken utökades i augusti 1940 med lastpråmar som i första hand användes av militären.
Bu test klinik uygulamalardan ziyade araştırma amaçları için kullanılmaktadır.Detta prov används i forskningssyfte snarare än i klinisk praxis.
Parlamenter demokrasiye bu yolla ulaşılması amaçlanıyordu.Partiet hade som mål att avskaffa demokratin på parlamentarisk väg.
Amaç Müttefiklere karşı saldırıların zaferle bitmesidir.Kriget avslutades med seger för de allierade.
Sonuçta, Guru bir amacın aracıdır, kendisi amaç değildir.För honom är pengar ett medel, inte ett mål.
Değişik amaçlar için değişik şarkılar söylenir.Jag ville sjunga om så många olika saker.
Virüsü doğrudan tedavi etme amaçlı bir aşı ya da ilaç üzerinde çalışmalar yapılmaktadır.Det arbetas idag med att ta fram ett vaccin och medicin för att bota viruset direkt.
Bu amaçla 1991 yılında kurulmuştur.Detta mål uppnåddes 1991.
Havaalanı halen askerî amaçlı kullanılmaktadır.Flygbasen används enbart i militärt syfte.
Dua, bir İlah ya da ruhani varlıkla ilişkiyi etkinleştirmeyi amaçlayan çağırma veya eylemdir.Budskapet är att uppriktig omvändelse och bön om förlåtelse är vägen till försoning med Gud.
Ayrıca RPG-2 ve RPG-7 destek amaçla kullanılan silahlardı.Det gjorde dem också till lättare mål för raketgevär som RPG-7.
Deniz ve okyanuslar sadece ulaşım amaçlı değil, ekonomik amaçlı da kullanılırlar.Ubåtar används inte enbart för militära ändamål utan också av privatpersoner.
Tek amaçları vardı: Tiberium.För andra betydelser, se Tiburon.
Duyurulan amaç aya ulaşmaktı.Motjorden omtolkades till månen.
Nüfus sayımları seçmenlerin belirlenmesinin yanı sıra başka pek çok amaç için de yapılmaktadır.Utöver att avgöra mål fyller EU-domstolen flera andra funktioner.
Yani belirli bir amaç için kurulur ve bunun dışında etkinlik gösteremezler.Därför kan du vilja avge vissa löften utan att kunna göra det.
Bu amaçlara dönük araştırmalar yürütmektedir.Forskning pågår kring alla dessa möjligheter.
Savunma amaçlı kullanılan su hendekleri de bulunur.Rökförbud finns också av säkerhetsskäl.
Bu proje Amerika'nın dünyada liderliğini ve üstünlüğünü artırmayı amaçlamaktadır.Hon ville att landet skulle hävda en högre nivå av inflytande och ledarskap i internationell politik.
Espri amaçlı açılımı ise "Sono pazzi questi Romani" dır.Originalskämtet slutar med: för det var hans ponny.
Genellikle, küçük kasabalarda ve birbirine komşu sinema salonlarında bu amaçla bir piyanist bulunurdu.Biografer i småstäder och grannskap hade ofta en egen pianist.
Sonrasında askeri amaçlı kullanıldı.Senare användes ön för militära ändamål.
Bunların 18'i aynı zamanda askerî amaçla kullanılmaktadır.Även under 1900-talet har den använts för militära ändamål.
Amaç Sovyetler Birliği'nin işgal edilmesi idi.Det fanns risk för att Sovjetunionen skulle bli indraget.
Bilimsel kurallara dayalı sistematik bir öğrenmeyi amaçlar.En systematisk översikt av vetenskapliga studier.
Bell firması tarafından üretilen askeri amaçlı taşıma helikopteri.Transporterna sker av hjälp av helikoptrar av märket Bell.
İlgili Sayfalar