altına ile cümle
altına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Orduyu disiplin altına aldı.Ο στρατός διατήρησε την τάξη.
Giydiği şortları unutamıyorum, dizinin altına kadar gelen.Φοράει ιμάτιο επάνω από τον χιτώνα που φτάνει μέχρι τα πόδια.
Fakat sonunda Kundry de büyü altına girer.Μετά επίσης πολεμάει στο Υπουργείο μαγείας.
Onları göz altına alamam.Νομίζω ότι ούτε καν με προσέχουν...
Bazı hesaplarda, 5,000'e kadar kişi şüphe altına girdi.Το Τέμενος μπορεί να χωρέσει μέχρι και πέντε χιλιάδες πιστούς.
Örneğin Jack'i öldürürse onu altına boğacağını söyler fakat altında boğmak yerine suda boğar.Η ίδια όμως, προτιμά το θάνατο, καθώς πέφτει και πνίγεται σε ένα ποτάμι αντί να τον παντρευτεί.
Küçük toprak oyukları ve çalıların altına yerleşirler.Φυτεύονται σε μικρούς κήπους και σε βραχόκηπους.
Bazı türlerde yumurtalar kayaların altına yapışır.Σε άλλα είδη τα αυγά τοποθετούνται μέσα στις στοές.
Yangın kontrol altına alınamadı ve saat 14:00'de geminin tahliyesi için emir verildi.Στις 14:02 δόθηκε καθυστερημένα η διαταγή εγκατάλειψης του πλοίου.
Su altına dalıp istasyonu Hudson'la birlikte buluyoruz.Ο Σάικς πεθαίνει και πέφτει μαζί με το αυτοκίνητό του στον ποταμό Χάντσον.
Bir Bayrak Altına (-M.Κάτω από τη σημαία του χρήματος.
Kışın ise polar cephenin etkisi altına girer.Κατά τη διάρκεια του χειμώνα οι ασβοί πέφτουν σε χειμερία νάρκη.
Aşağıya yönelik olan ağzı çok büyüktür, ağzının kenarları gözlerinin altına kadar varır.Το στόμα του φθάνει μεχρι πίσω από τα μάτια του.
Afrika, Akdeniz altında Anadolu Levhası ile çarpışmakta ve altına dalmaktadır.Η Αφρική συγκρούεται με την πλάκα της Ανατολίας κάτω από τη Μεσόγειο και υποχωρεί κάτω από αυτήν.
Birinci Çin-Japon Savaşı ve Rus-Japon Savaşı ardından Kore Japon egemenliği altına girdi (1910-1945).Efter den første kinesisk-japanske krig og den russisk-japanske krig blev Korea besat af Japan (1910-45).
Gözleri çok küçük olup kürk altına gizlenmiştir.Øjnene er små og sidder dybt i pelsen.
Gojoseon Kore Yarımadası'nın kuzeyini ve Mançurya'nın bazı bölgelerini kontrol altına alana kadar genişledi.Gojoseon udvidede sig, indtil det kontrollerede den nordlige del af den koreanske halvø og dele af Manchuriet.
1625 yılına gelindiğinde Estonya'nın tümü İsveç egemenliği altına girmişti.I 1625 kom hele fastlands-Estland under svensk herredømme.
Böylece Sovyetler Birliği, kendi sınırlarını güvence altına almak için bu protokolü imzaladı.Sovjetunionen ønskede med disse aftaler at sikre sine grænser.
Daha sonra ise Sina Çölü'nden gelen Yahudiler tarafından hakimiyet altına alındı.Senere blev jøder hentet fra omliggende ghettoer.
Bu bilgiler kayıt altına alınırdı.De blev angiveligt indspillet i den rækkefølge.
İki yıldan sonra etkinlik oranı %50'nin altına düşer.Effektiviteten falder til mindre end 50% efter to år.
İki okyanusal plaka birbiri ile karşılaşınca, biri diğerinin altına dalar.Når oceanbundsplader støder sammen, vil den ene glide ned under den anden.
28 Eylül 2012 yılında Universal Music Group ile tek çatısı altına birleşmiştir.Det udkom den 28. september 2012 på Universal Music.
Temel insan hakları anayasa ile güvence altına alınmıştır.Grundlæggende almen uddannelse garanteres af forfatningen.
Otto kiliseyi egemenliği altına almak ve Alman topraklarında dinsel imparatorluk gücü kurmak niyetindeydi.Otto havde til hensigt at dominere kirken og forene de tyske landområder.
Ancak ağırlık ve kan şekerini kontrol altına alamayanlar için bu seçenek, önerilmemektedir.Men det anbefales at overveje det, hvis man hverken kan få vægt eller blodsukker under kontrol.
Teorik OKW emri altına alındı ama gerçekte oldukça bağımsız hareket ettiler.Disse var i teorien underlagt OKW, men fungerede i virkeligheden ret uafhængigt.
Ve kontrol altına alınır.De tilses og kontrolleres.
Gemiler ve kamp ahşap bir savunma duvarıyla güven altına alınmıştır.Skib og kor er opført af frådsten med kampesten foroven.
İlgili kayıt ve sebebi kayıt altına alınır.Spørgsmål og svar vil blive lagret i nævnets arkiv.
O hızla toprağın altına saplanmışlardır.De kunne med høj fart bore sig gennem Jorden.
3 Temmuz 2013 tarihinde Muhammed Mursi tutuklandı ve asker tarafından göz altına alındı.3. juli 2013 bliver Morsi afsat af militæret efter folkelige protester.
Asla ne Amerika ne de başka bir ülkenin boyunduruğu altına girmiştir.Ingen af dem slog hverken igennem på det amerikanske eller europæiske marked.
Satın alınmış olan gayrimenkuller satılmaya çalışıldı ancak değerinin çok altına bile satılamadı.Han forsøgte at sælge den på en auktion, men købte den selv pga. lave bud.
Böylelikle Sudan, Mısır'ın kontrolü altına girdi.Derfra spredte den sin magt og kontrol til Egypten.
Herkes evinin altına birer dükkân yapmıştır.Man kan blandt andet oprette sin egen butik hjemme.
Kral Midas da her dokunduğunun altına dönüşmesini ve böylece daha zengin olmayı istemiş.Midas bad om, at alt hvad han rørte ved, skulle blive til guld.
Kış aylarında sıcaklıklar nadiren 5 °C'nin altına düşer.Om vinteren falder temperaturen sjældent under 5 °C i kystområderne.
Kısa namlular, taretin geminin iki yanını da ateş altına alabilmesi için gerekliydi.Bådene var så små, at de kun havde plads til to torpedoer, som skulle lades udefra.
Yiğitleri kanatlarının altına alıp yardım eder, ne isterse yapacağını söyler.Fantomet tager hende under sine vinger og sørger for hendes fremgang.
Bugün tehlike altında bulunan türlerin korunması amacıyla ada da koruma altına alınmıştır.Danmark er forpligtet til at beskytte arten, hvor den findes.
Bu semboller kamerayla kayıt altına alınır.Festklædte honoratiores foran kamera.
Çevrede 200 kuş türü kayıt altına alınmıştır.I alt er mere end 200 fuglearter registreret i området.
2001 yılının başlarında rahatsızlanarak, kalp ve solunum yetmezliği nedeniyle yoğun bakım altına alındı.Fra 1921 var Lenin generet af søvnløshed og anfald af hovedpine og kvalme.
Rüzgâr altına doğru dönmek kafayı açmak anlamına gelir.Ved lavtryk drejer vinden mod uret.
Şehirdeki asayiş durumuna hakim olup şehri politik kontrolü altına alabildi.Byens adel ser ud til at have styret byen .
Üç kişi şoktan dolayı tedavi altına alındı.Tre overlevende blev bragt til sygehus med chok.
2006 - Somali'de yaşanan iç savaş'ta İslam Mahkemeleri Örgütü başkent Mogadişu'yu kontrolü altına aldı.I slutningen af 2006 kontrollerede de størstedelen af Somalia inklusive hovedstaden Mogadishu.
Belçikalı'lar bu turu eğemenliği altına almışlardı; 15 etabın 12 si Belçikalı'lar tarafından kazanıldı.Belgierne dominerte rittet - de vant 12 av de 15 etappene.
Teselya’de düşmanlarını yendi ve MÖ 352 yılında tüm kuzey Yunan bölgesini kontrolü altına aldı.I Thessalia beseiret han sine fiender og innen 352 hadde han kontroll over denne nordlige greske regionen.
Antarktika plakası, 14 milyon yıl önce Miyosan çağında Güney Amerika]]'nın altına yerleşmeye başladı.Antarktisplaten begynte å bli presset ned under Sør-Amerika for 14 millioner år siden i Miocen-epoken.
Gözleri çok küçük olup kürk altına gizlenmiştir.Øynene er svært små og dekket med hud.
1625 yılına gelindiğinde Estonya'nın tümü İsveç egemenliği altına girmişti.I 1625 kom hele Fastlands-Estland under svensk herredømme.
1899 - Bayer, aspirini ticari bir marka olarak kayıt altına aldı.1899 – Bayer registrerer aspirin som handelsnavn.
İçerisinde robot sisteminin kurulumu için gerek duyulan tüm temel fonksiyonlar kayıt altına alınır.Her lagres alle basisfunksjonene, som er nødvendig for drift av robotsystemet.
Bu olaydan dolayı altına girdiği borçları Disraeli'nin bütün hayatı boyunca onun aklından çıkmayacaktı.Den gjeld som Disraeli pådro seg ved disse forretninger skulle forfølge ham resten av hans liv.
Giydiği şortları unutamıyorum, dizinin altına kadar gelen.Vedkommende hadde ikke helt trukket buksa si opp, der han bøyde seg ned.
Yaralı askerler, askeri hastanede tedavi altına alındı.De skadde soldatene fikk sykehusbehandling.
Üç kişi şoktan dolayı tedavi altına alındı.Seks mennesker ble behandlet for sjokk som resultat av bombingen.
İlgili Sayfalar