altına ile cümle

altına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
9 kapsamında koruma altına alınmıştır.Utworzono 9 obszarów chronionych.
Kral Midas da her dokunduğunun altına dönüşmesini ve böylece daha zengin olmayı istemiş.Władca poprosił, aby każda rzecz, której dotknie, zamieniała się w złoto.
Gözleri çok küçük olup kürk altına gizlenmiştir.Łuski drobne, ukryte głęboko w skórze.
Mevcut trafik de yer altına alınacak.Obecna jest wbetonowana w ziemię.
Boston'daki karantina altına alınan bölgede yaşayan Joel, partneri Tess ile birlikte kaçakçılık yapmaktadır.Joel bor i en karantänzon i Boston och livnär sig som smugglare tillsammans med sin partner Tess.
Sıcaklık nadiren 5 °C’nin altına düşer.Temperaturen faller inte ofta under 5 grader.
Sadece toplantı kararları kayıt altına alındı.Varje sammanträde protokollförs.
13 Mayıs - Bangladeş'i etkisi altına alan fırtınalar ve hortum 600 kişinin ölümüne neden oldu.13 maj - Stormar och en tornado dödar 600 personer i Bangladesh.
Bu olaydan dolayı altına girdiği borçları Disraeli'nin bütün hayatı boyunca onun aklından çıkmayacaktı.De skulder som Disraeli ådrog sig genom denna affär skulle förfölja honom under resten av hans liv.
Ayrıca kalpaka ağacının altına oturmuş olarak da resmedilebilir.Hon kan också lägga dem i en trädhåla om detta finns.
Efsaneye göre, Papa IV. Leo takdis duası ile yangını kontrol altına aldı.Enligt Katolska kyrkan höll påve Leo IV tillbaka elden med sin välsignelse.
Daha sonra Hazarlar'ın egemenliği altına girmişlerdir.Efter det kom staden under khazarisk dominans.
Hükûmet farklı metotlarla protestoları engellemeye veya kontrol altına almaya çalıştı.Den egyptiska regeringen har försökt bryta upp och isolera protester med olika metoder.
1975'e kadar banka, İsveç anayasasına göre kâğıt-sertifikaları altına çevirmek zorundaydı.Enligt Sveriges grundlag var banken ända till 1975 skyldig att kunna byta sedlar mot guld.
İlaçla tedavi, hastalığın kontrol altına alınması içindir.Jag vill ge dig vatten för att bota sjukdomar.
Bazı kutlu kişiler onları egemenlikleri altına alabilirler.En vänlig kvinna låter dem bo på sina ägor.
Nükleer güvenliğin sağlandığını garanti altına almak.Ett problem var att kärnkraften antogs säker.
Bu doğa rezervi 1937 yılında koruma altına alınmıştır.Formationerna fick naturskydd 1937.
Amerikan Bağımsızlık Savaşı'na katılmış kadınların yaşamlarını kayıt altına alan ilk yazardır.Hon var den första författaren som skrev om kvinnor under Amerikanska frihetskriget.
İçerisinde robot sisteminin kurulumu için gerek duyulan tüm temel fonksiyonlar kayıt altına alınır.Här lagras alla grundfunktioner som behövs för att driva robotsystemet.
O hızla toprağın altına saplanmışlardır.De springer snabbt på marken.
Her zaman hazır cevaptır ve hiçbir sözün altına kalmaz.Talar alltid sanning och sviker aldrig sitt ord.
Çek Cumhuriyeti ve Polonya'da koruma altına alınmıştır. ^Bara i Tjeckien och Polen är den fortfarande listad som hotad.
1920 yılında Milletler Cemiyeti adayı manda altına soktu.I april 1920 enades Nationernas Förbund om mandatet.
Sonunda bu bölgeleri de kontrolü altına almıştır.Även från dessa trakter utdrevs de slutligen av dakerna.
Megara ise Atina'nın ittifakı altına girdi.Megara går med i upproret mot Aten.
Olaylar şehir yöneticileri tarafından hızla kontrol altına alındı.De sköts av stadsinvånarna själva.
MÖ.560-545′te Lidya kralı Kresus, İyonya’yı Lidya Krallığı’nın egemenliği altına aldı.561/560 f.Kr. – Krösus blir kung av Lydien.
Çevrede 200 kuş türü kayıt altına alınmıştır.Inom området har nästan 200 fågelarter observerats.
3 Temmuz 2013 tarihinde Muhammed Mursi tutuklandı ve asker tarafından göz altına alındı.Den 3 juli 2013 avsattes Mursi av armén.
Gözleri çok küçük olup kürk altına gizlenmiştir.Öronen är små och gömda i pälsen.
Bunlar tarihi eser olarak koruma altına alınıyor.Den är nationellt skyddad som en historisk plats.
19. yüzyılın sonuna doğru Mali, Fransız idaresinin altına alınarak Fransız Sudanı'nın bir parçası oldu.Under sent 1800-tal kom Mali under fransk kontroll som en del av Franska Sudan.
Alberto iyi bir bomba uzmanıdır, bir akşam muhabirin arabasının altına bomba yerleştirir.Tony och en av Sosas män planterar en bomb under journalisten bil.
Bunun anlamı senetlerin kral tarafından teminat altına alınmış olduğuydu.Dessa skulle lyda direkt under kungen.
İmparator bu sırada Brescia şehrini kuşatma altına almıştı.Tryckpressen stod då Brescia.
1998 yılından itibaren koruma altına alınmıştır.Det har varit skyddat sedan 1998.
Din ve vicdan özgürlüğü, ülkenin anayasasıyla güvence altına alınmıştır.Press och yttrandefriheterna är stadfästa i landets grundlagar.
Ve kontrol altına alınır.Mot vad kontrollen görs.
Sıcaklık ender olarak 0 derecenin altına düşmektedir.Som lägst är temperaturen strax över noll grader.
Üç ay kuşatma sonrasında, Osmanlı ordusu Malta'nın tüm kalelerini kontrol altına alamadı.Men efter ett halvår hade Montenegro full kontroll över stammarna.
Gerçek Bermuda şortları, dizin altına uzanan "kapri" ile karıştırılmamalıdır.Men larverna ska inte förväxlas med den verkliga bilusen, som tillhör underordningen tvåvingar.
Benn yılın henüz başında Berlin'deki bir hastahanede bir süre bakım altına alınır.De ska mötas i en källare i London dagen därpå.
Ancak Moğol İmparatorluğu tarafından işgal edilip hâkimiyeti altına girdi.Trots detta blev regionen erövrad och gjord avhängig av det aztekiska imperiet.
Hipotermi, 37 °C olan normal vücut sıcaklığının, 35 °C'nin altına düşmesi halinde meydana gelen rahatsızlık.Kroppstemperaturen under en värmevallning brukar understiga 37C.
Bu bilgiler kayıt altına alınırdı.Det hände under inspelningen.
IŞİD, kendisini ait twitter hesabından merkez bankası şubesindeki para ve altına el koyduğunu doğruladı.Han misstänker att man skall upptäcka att han har tagit pengar från stadens budget i egen ficka.
Şehri alamasa da imparatorluk topraklarını denetimi altına alır.Ted föreslår att de besöker Empire State Building.
Kadınların bu kuruluşlardaki temsili, kanunlar ile güvence altına alınmaktadır.Att skicka kvinnor till dessa centra är inget annat än korruption.
Drayton hemen masanın altına girer.Draughton ligger uppe på en höjd.
2006 - Somali'de yaşanan iç savaş'ta İslam Mahkemeleri Örgütü başkent Mogadişu'yu kontrolü altına aldı.У 2006 році «Союз ісламських судів» узяв під контроль столицю Сомалі Могадішо.
Gözleri çok küçük olup kürk altına gizlenmiştir.Очі маленькі, приховані під шкірою.
İki yıldan sonra etkinlik oranı %50'nin altına düşer.Після двох років ефективність складає менше 50 %.
Kurdukları ittifakları güvence altına almak ve düşmanlarını bölmek için tüm diplomatik yollarla denediler.Вони пробували всіма дипломатичними засобами знайти союзників і розділити ворогів.
Antik çağda, ölünün dili altına sikke konulması adetti.В елліністичну епоху обол часто клали під язик померлим.
Teorik OKW emri altına alındı ama gerçekte oldukça bağımsız hareket ettiler.Oberkommando der Wehrmacht (OKW)), однак на практиці діяло автономно.
Balkan vaşağı ilk kez 1941 yılında Bulgar zoolog Ivan Buresh tarafından kayıt altına alınmıştır.Балканська рись була вперше описана в 1941 році болгарським зоологом Іваном Бурешом.
Amerikan Bağımsızlık Savaşı'na katılmış kadınların yaşamlarını kayıt altına alan ilk yazardır.Вона стала першою дослідницею діяльності жінок, які зробили внесок у Війну за незалежність США.
Ama bir gün Willy Wonka 5 çikolata ambalajının altına altın bilet saklamıştır.А в місті з'явилися оголошення, що Віллі Вонка поклав у шоколадки 5 золотих квитків.
Bu nedenle şehri kuşatma altına aldı.Натомість він узяв місто в облогу.
İlgili Sayfalar