altına ile cümle
altına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Sunnydale Cehennem Ağzı Sunnydale Lisesi kütüphanesinin altına yer almaktadır.Барджин помещает бутыль с Проклятием в подземельях Библиотеки.
Suyun altına dalarak beslenirler.Добывают пищу, ныряя в воду.
Bu aparatlar genelde yerin altına inşa edilirler.Гнёзда строятся, как правило, на земле.
Bu alanın 1.622 hektarlık bölümü koruma altına alınmıştır.Вокруг заповедника установлена охранная зона 1132 гектара.
Tedariksiz Ethelred, saltanatından sonra İngiltere Danimarkalı hükümdarların hakimiyeti altına girmiştir.Эдуард ещё ребёнком покинул Англию, после того, как на престоле утвердилась датская династия.
Mahkemece suçlu olduğu kesinleşmemiş 17 yaşın altındaki vatandaşlar için bu hak garanti altına alınmıştır.Не подлежали приёму не достигшие семнадцати лет и судимые.
Lincoln maksimum güvenlik altına alınır, geriye kalan beş mahkûm ne yapacaklarını bilememektedir.Охранники отвели в сторону пятерых американских пленных, остальные не знали, что случилось с ними.
2013 yılının başlarında, Suriye muhalefeti, Kuzey Rakka'nın büyük bölümünü kontrolü altına almıştır.К концу июля 2011 года повстанцы контролировали большую часть Эль-Бурайки.
Sucre elbiseyi yatağın altına saklar.Торс прикрывала куртка ниже пояса.
Yaralılar hastanelere taşındı ve tedavi altına alındı.Пострадавшие доставлены в больницы, где им оказана необходимая медицинская помощь.
Kısa süre sonra bu bölge Roma kontrolü altına alınmış, idari yapılanma kurulmuştur.В дальнейшем оставался в этой провинции для обеспечения римского контроля.
İsin, Larsa ve Eşnunna kentlerini yönetimi altına almıştır.Ратники собрались и отправились с жёнами и домочадцами в поход.
Mustafa Birden, "Arkadaşlar, hepiniz masanın altına girin!" diye bağırdı.Вадим Селин за повесть «Свой в доску!
6 Ağustos akşamı ilerleyen Anzak kolları, Osmanlı gözcü postaları tarafından yer yer ateş altına alınmıştı.4 октября они, будучи по другую сторону фронта, отправили почтового голубя с неточными координатами.
Lapseki de kesin olarak Roma hakimiyeti altina girdi.Позже выяснилось, что его отец в своё время незаконно присвоил римское гражданство.
Hasuni Mağaraları Kültür ve Tabiat Varlıkları Kurulunca koruma altına alınmıştır.Для защиты своей культуры и природы в городе запрещена промышленность.
Birinci Çin-Japon Savaşı ve Rus-Japon Savaşı ardından Kore Japon egemenliği altına girdi (1910-1945).بعد الحرب الصينية اليابانية الأولى والحرب الروسية اليابانية، احتلت اليابان كوريا (1910-1945).
Bu alanın 1.622 hektarlık bölümü koruma altına alınmıştır.وتم شراء جزء بمساحة 1,622 هكتار لحماية هذه المنطقة .
1998'de Snecma, Messier-Dowty'yi tam kontrol altına aldı.في عام 1998، تمكنت سنيكما من السيطرة الكاملة على شركة ميسير-داوتي (Messier-Dowty).
Bu istihfaf Pedro Crespo’nun ailesinin onurunu ayaklar altına almaktadır.يتحول هذا الازدراء إلى إهانة شرف عائلة بيدرو كريسبو بأكملها.
Ateşkes sonrasında Kürt güçler Kuzey Suriye'de daha fazla toprağı kontrolü altına almıştır.وقف إطلاق النار منح الأكراد السيطرة على مزيد من الأراضي في شمال سوريا.
Basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü hakkı İsviçre Federal Anayasası'nda güvence altına alınmıştır.في سويسرا حرية الصحافة مضمونة ويكفل الدستور الاتحادي السويسري حرية التعبير.
Sonra çitler ve çam ağaçlarından barikatlarla koruma altına alındı.وكان في وقت لاحق تمت إحاطته بأسوار وحواجز من أشجار الصنوبر.
Eyyûbî Sultanı Salih Eyyub’ün kölelerinden olup, bin altına satın alındığı için "Elifi" de denir.أما خصومه - من علماء السلطان - ففرحوا بمقتله وقالوا: ((إن قتله أفضل من قتل ألفين من الروم!)).
Sultan Abdülmecit, 5.000.000 altına mâl olan Dolmabahçe Sarayı'nda sadece 5 yıl yaşayabilmiştir.تسنى للسلطان عبد المجيد أن يعيش ستة أشهر فحسب في قصر الطولمة باغجة الذي كلفه خمسة ملايين قطعة ذهبية.
UNESCO tarafından koruma altına alınmıştır.وهو تحت حماية منظمة اليونيسكو.
Görünüşe göre, Priscus isyanı kontrol altına almayı başarmıştır.وعلى ما يبدو، فقد استطاع بريسكوس من السيطرة على هذا التمرد.
Yunan kuvvetleri kuşatma altına alındı.الأسر النهر تحت السطحى .
Bu olayın etkisinden ve anavatanının işgal altına girmesinin yarattığı üzüntüden asla kurtulamadı.لم يستطع فيضي الهروب من التأثيرات الكارثية التي مرَّ بها بلده العراق وما زال.
Fransa, inanç özgürlüğünün anayasal olarak güvence altına alındığı laik bir ülkedir.فرنسا دولة علمانية تعدّ الحرية الدينية حقا دستوريا.
Bu sebeple Attila, İtalya yolunu bir kale-şehir olan Aquilia'nın surları altına kadar kolayca katetmiştir.ولهذا قطع اتتيلا طريق إيطاليا بسهولة حتى وصل حتى اسوار اقويلا(Aquilia)التي تعد قلعة-مدينة.
Hazarlar, 679 yılında Bulgarları idareleri altına alarak Don ve Dinyeper arasında batıya doğru yayıldılar.وفي عام 679 استولى على البلغار وانتشروا باتجاه الجنوب بين نهر الدون و نهر دنيبر.
Din ve düşünce özgürlüğü, 1789 İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi'yle garanti altına alınmıştır.ويضمن حرية الدين من الحقوق الدستورية المنصوص عليها في إعلان 1789 من حقوق الإنسان والمواطن.
Üç kişi şoktan dolayı tedavi altına alındı.تم علاج 15 شخصا من الصدمة.
Claudius, karısı ve azatlı köleleri tarafından kolayca etki altına alınabilmesiyle ünlüydü.وكان كلوديوس وزوجته يمكن بسهولة ان يتأثروا بالمعتقون لانه كان مشهورين.
Bir süre sonra Yemen'in tamamını kontrol altına aldı.وربما قاد اليمن كلها في بعض الأيام .
Airachnid onları kontrolü altına almıştır.لكن تولى أجيلي (Ajele) الإشراف عليهم.
Gojoseon Kore Yarımadası'nın kuzeyini ve Mançurya'nın bazı bölgelerini kontrol altına alana kadar genişledi.جوجوسيون توسعت حتى كانت تسيطر على شبه الجزيرة الكورية الشمالية، وبعض أجزاء من منشوريا.
Tarihi cami koruma altına alınmıştır.شاهد التاريخ على حماية المُبرَّز.
Birçok araziyi ve vakıfları devlet kontrolü altına aldı.وكانت معظم مؤسساته ونشاطاته مملوكة للدولة.
İşçiler beyaz önlüklerinin altına 4 kg ağırlığa kadar örme zincir giyerler.قد يرتدي العمال تُرسًا قد يصل وزنها إلى 8 أرطال (4 كجم) تحت معاطفهم البيضاء.
Orduyu disiplin altına aldı.حاول فرض رقابة الانضباط العسكري .
1993'te UNESCO tarafından koruma altına alınmıştır.تم إعادة إطلاقها من قبل اليونيسكو العام 1993.
Lincoln maksimum güvenlik altına alınır, geriye kalan beş mahkûm ne yapacaklarını bilememektedir.بعد أن أصبح لينكون في الحبس الانفرادي، ناقش السجناء الخمسة الباقون الخطوة التالية.
Libya tahakküm altına alınacaktı.والفوز على ليبيا كان ضروريا.
Aile hayatının gizliliği anayasanın 20. maddesi ile güvence altına alınmıştır.وقد اهتمت هذه الأسرة بمحاكاة فن الأسرة السادسة والعشرين.
2013 yılının başlarında, Suriye muhalefeti, Kuzey Rakka'nın büyük bölümünü kontrolü altına almıştır.بحلول مطلع عام 2013، كانت المعارضة قد ضمنت معظم شمال سوريا، لكن لحد الآن لم تسيطر على مدينة كبرى.
Gözleri çok küçük olup kürk altına gizlenmiştir.الآذان صغيرة ويغطيها القليل من الشعر، ومخبأة في الفراء.
Padişahın kendisine yaptırdığı bir av evinin altına kendi için inşa ettirdiği bir hamamdır.استقر الشيخ بوزيد في موطنه، واشتغل معلما للقرآن الكريم بزاوية قجال.
Sabanlar ayrıca yer altına kablo döşemek gibi endüstri amaçlı olarak da kullanılmaktadır.كما تُتاح برامج مثل الصناعة تحت السند أيضًا للجمارك.
İdadi binasına yerleştiler ve bütün haberleşmeyi denetim altına aldılar.وقادوها مع ولديها إلى مبنى المخابرات وهناك جرى التحقيق مع الأسرة كلها.
Ordu, Kastillo yoluna bakan bir tepeyi alarak bölgeyi ateş kontrolü altına almayı sağladı.واستولوا على مجمع مسجد وعلى تلة تطل على طريق الكاستيلو، مما مكنهم من السيطرة على الطريق بنيران المدفعية.
Mikro etek eğer altına başka bir giysi giyilmediyse poponun alt kısmını açıkta bırakır.بعد الانتهاء من ارتداء الحذاء الجديد، عد إلى غرفة الدرج المخفي.
1441 yılında Sırplar, Osmanlı istilasına uğramış ve Osmanlıların egemenliği altına girmiştir.في عام 1904، غزا الهولنديون السلطنة وقتلوا السلطان.
Sovyetler Birliği dünyayı kontrol altına almaya başlamıştır.وكان هدف الشيوعيين توحيد البلاد تحت سيطرتهم.
9’da güvence altına alınan din ve vicdan özgürlüğünün zorunlu bir gereği olarak kabul etmiştir.تعترف المادة 9 الحق في الحرية والأمان الشحصي.
Ağaç çiçek açınca, insanlar ağacın altına piknik yapmaya gelir.كان الناس في تلك الفترة يتأملون أزهار شجرة الخوخ، ثم حلت أزهار شجرة الكرز محلها أثناء فترة هييآن.
Tohumluğun 1000-dane ağırlığı 25 g’ın altına düşmemelidir.لا ينبغي أن يعطى للحيوانات ذات وزن الجسم أقل من 1.25 كجم.
Satın alınmış olan gayrimenkuller satılmaya çalışıldı ancak değerinin çok altına bile satılamadı.كانت السيارات تُصنع جيدا لكنها أصبحت تُكلف أكثر من ثمن بيعها.
Giydiği şortları unutamıyorum, dizinin altına kadar gelen.فما سكن منه العرق إلى أن أدرجناه فى ثيابه.
İlgili Sayfalar