altın ile cümle
altın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onlar yok olma tehdidi altında.They are in danger of extinction.
Onu masanın altında bıraktılar.They left it under the table.
Tom kendini masanın altına sakladı.Tom hid himself under the table.
18 yaşın altındaki insanlar evlenemez.People under 18 cannot marry.
TV uzaktan kumandası kanepenin altında.The TV remote control is under the couch.
Dünya bir altın kuralı takip eder: Parayı veren düdüğü çalar.The world follows one golden rule: whoever has the gold makes the rules.
Güneş bulutların altında battı.The sun sunk below the clouds.
El altında ekstra birkaç bataryaya sahip olmak asla kötü bir fikir değil.Having a few extra batteries handy is never a bad idea.
Kraliçe'nin tacı altından yapılmıştır.The Queen's crown was made of gold.
Prenses altın bir taç takıyor.The princess is wearing a gold tiara.
Senin gözlerinin altında mor halkalar var.You've got dark circles under your eyes.
Gözlerinin altında halkaların var.You've got circles under your eyes.
Gözlerinin altında torbalar var.You've got bags under your eyes.
Polis olay yerini kordon altına aldı.Police cordoned off the crime scene.
Birçoğu sömürgecilik altında uzun süre baskı ve zorluktan çekti.Many have long suffered oppression and hardship under colonialism.
Kiraz ağacının altında bir ceset var.There's a dead body under the cherry tree!
Kiraz ağaçlarının altında ölü bedenler var.There are dead bodies under the cherry trees!
Pek çok kişi bu özgürlük bayrağı altında toplandı.Many people gathered under this banner of freedom.
18 yaşın altındaki insanlar evlenemezler.People under 18 do not marry.
Masanın altındaki bir kedidir.Under the table is a cat.
Ben bu koşullar altında önemli bir baskı gösterdiğimi düşünüyorum.I think I've showed considerable constraint under the circumstances.
Demir altından daha faydalıdır.Iron is more useful than gold.
İnsnlar altın için demirle savaştılar.Men fight with iron for gold.
Bu kadeh altından yapılmış.This goblet is made of gold.
Onların fiyatı bizimkinin altındadır.Their price is below ours.
Hava sıfırın altında otuz derecedir.It's thirty degrees below zero.
Yakıt seviyesi boşun altında.The fuel level is below empty.
1848'de insanlar altın aramak için California'ya geldiler.In 1848, people came to California to dig for gold.
Boş torbaları lavabonun altında tutarız.We keep the empty bags under the sink.
Birçok kişi, altının en güvenli yatırım olduğunu hissediyor.Many people feel that gold is the most secure investment.
O yüzük gerçek altından mı yapılmıştır?Is that ring made of real gold?
İnsanlar eski altınla ne yaparlar?What do people do with old gold?
O niçin masanın altına saklanıyor?Why is he hiding under the table?
Evimizin altındaki böceklerden kurtulmak için bir şirket kiraladık.We hired a company to get rid of the insects under our house.
Amerika'da 18 yaşın altındaysanız küçüksünüzdür.In America, you are a minor if you are under 18 years old.
Mahallem yoksulluk tehdidi altında.My neighborhood is threatened by poverty.
Mary'nin alyansı saf altından yapılmıştır.Mary's wedding ring is made of pure gold.
Nehir köprünün altından akar.The river flows under the bridge.
Mary ceketinin altında iki kazak giyiyor.Mary is wearing two sweaters under her coat.
Tom masanın altında saklanıyor.Tom is hiding under the table.
Mikroskop altında, bazı virüsler oldukça güzel görünür.Under a microscope, some viruses appear quite beautiful.
Bazı vahşi kediler komşumun evinin altında yaşarlar.Some wild cats live under my neighbor's house.
Dostluğun değeri altından daha fazladır.The worth of friendship is greater than gold.
O, sokağa çıkma yasağından sonra dışarıda olduğu için göz altına alındı.He was given a detention for being out after curfew.
Baskı altında iyi çalışır mısın?Do you work well under pressure?
Güneşin altında yeni bir şey yok.Nothing new under the sun.
O, işkence acısı altında bile bilgileri açıklamadı.He didn't divulge the information, not even under pain of torture.
Kedi sandalyenin altındadır.The cat is under the chair.
Baskı altında daha iyi çalışırım.I work better under pressure.
O beni kanatlarının altına aldı ve bildiği her şeyi bana öğretti.She took me under her wing and taught me everything she knows.
Gerçekten bu anlaşmayı yazılı olarak kayıt altına almanız gerekir.You really should get this agreement down in writing.
Altın, demirden daha fazla çeker.Gold weighs more than iron.
Uyuşturucu etkisi altında bilincini kaybetti.He lost consciousness under the influence of the anesthetic.
Sessizlik altındır.Silence is golden.
Sağlık altından daha değerlidir.Health is worth more than gold.
Emekli olduğunda dedeme altın bir saat hediye edildi.My grandfather was given a gold watch when he retired.
Kedi masanın altındadır.The cat is under the table.
Kedi masanın altında.The cat is under the table.
Onların yeteri kadar altını yoktu.They did not have enough gold.
Onlar altın ve gümüş ticareti yapmak istiyordu.They wanted to deal in gold and silver.
İlgili Sayfalar