altın ile cümle
altın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O, arabanın altından çıktı.He got out from under the car.
O gülümseyen bir yüz altındaki kötülüğünü gizler.He cloaks his wickedness under a smiling face.
O, esaret altında.He is in chains.
O, esaret altında tutuldu.He was held in captivity.
O, kolunun altında bir paket tutuyordu.He held a package under his arm.
Ona bir ödül olarak altın bir saat verildi.He was given a gold watch as a reward.
O, gerçekten altın almak için gelmişti.He had really come to get gold.
O narkoz altında.He was put under anesthesia.
O, ağacın altında uyuyordu.He was sleeping under the tree.
Ona el altından ödendi.He got paid under the table.
Onların yangını kontrol altına alması şafaktan önceydi.It was before dawn that they got the fire under control.
Ağır vergi yükü altındaydılar.They were burdened with heavy taxes.
Başarısı için onu altın madalyayla ödüllendirdiler.They awarded him a gold medal for his achievement.
Sıfır yerçekimi altında bir dizi deney gerçekleştirdiler.They conducted a series of experiments under zero gravity.
Bir ağacın altına oturdular.They sat under a tree.
Eski sandalye onun ağırlığı altında inledi.The old chair groaned under her weight.
Onun saçı şapkasının altından çıktı.Her hair came out from under her hat.
Kutuyu kolunun altında taşıdı.She carried the box under her arm.
Küçük altın bir kaşıkla çayını karıştırdı.She stirred her tea with a little gold spoon.
O, morfin enjeksiyonları ile kontrol altında tutuldu.She was kept under with morphine injections.
O, çantasını masanın altında buldu.She found her purse under the desk.
O altın saçlı bir kızdı.She was a girl with golden hair.
Çocuğunu yağmur altında bırakmayı reddetti.She refused to let her child go out in the rain.
Koltuğunun altında beyaz bir kitap vardı.She had a white book under her arm.
O, onun kontrolü altında.He has her under his thumb.
Onun kolunun altında yırtık kapaklı kitap vardı.She had the book with a torn cover under her arm.
Onun kolunun altında bir kitabı var.She has a book under her arm.
O, bir ağacın altında oturuyordu.She was sitting under a tree.
Onun kolunun altında bir çanta vardır.She has a bag under her arm.
Bir buzdağının su altındaki parçası su üstündeki parçasından çok daha büyüktür.The part of an iceberg under the water is much larger than that above the water.
Bilgelik altın ya da gümüşten daha iyidir.Wisdom is better than gold or silver.
Babam ve annem bir ağacın altında oturuyorlardı.My father and mother were sitting under a tree.
Bir Rus'u çizersen altında bir Tatar çıkar.Scratch a Russian and find a Tartar.
Hangi Rus'u kazısan altından Tatar çıkar.Scratch a Russian and find a Tartar.
Söz gümüşse, sükut altındır.Speech is silver, silence is golden.
Ben en iyi baskı altında çalışırım.I work best under pressure.
Ağacın altında biraz dinlenelim.Let's take a little rest under the tree.
Ben bir ağacın altına sığınmak zorunda kaldım.I had to take shelter under a tree.
Ağacın altındaki bisiklet benimkidir.The bicycle under the tree is mine.
Bir kütüğün altında bazı yabani mantarlar buldum.I found some wild mushrooms under the log.
Ağacın altında bir bank var.There is a bench under the tree.
Ağacın altında bazı erkek çocukları var.There are some boys under the tree.
Bir ağacın altına sığındık.We took shelter under a tree.
Ağacın altında yaşlı bir kadın görüyorum.I see an old woman under the tree.
Küçük çocuklar iyi müziğin etkisi altında bırakılmalıdır.Young children should be exposed to good music.
Yaşlı adam parasını yer altında saklamaya çalıştı.The old man tried to hide his money under the ground.
Kollarımın altında terledim.I perspired under the arms.
Sağ kolunun altında bir paket taşıyor.He is carrying a parcel under his right arm.
Bu yüzden, geçici işçiler kötü şartlar altında çalışıyorlar.For that reason, temporary workers are working under inferior conditions.
Yatağın altında gizlenme.Don't hide under the bed.
Bu oyunlar yetişkin kategorisi altında listelenmiş.These games are listed under the adult category.
Yatağımın altında bir canavar var.There's a monster under my bed.
Yatağımın altında bir öcü var.There's a boogeyman under my bed.
Nehir tüm bölgeyi sular altında bıraktı.The river flooded the entire region.
Altına bizim sınıftaki öğrencilerin adlarını yazdık.Underneath we wrote the names of the students in our class.
Daha çok altına ihtiyacım var.I need more gold.
Ben battaniyenin altındayım.I am under the blanket.
O saf altın mı?Is that pure gold?
Altın golemleri hazineyi korumak için kullanılan gardiyanlardır.Gold golems are guardians used to guard treasure.
İçkinin etkisi altında araba sürme.Don't drive under the influence of drink.
İlgili Sayfalar