altın ile cümle
altın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onlar altın piyasasını kontrol altına almaya çalıştılar.They tried to take control of the gold market.
Çok büyük miktarlarda altın almaya başladı.He began buying gold in huge amounts.
Yakın koruma altında aylarca orada kaldı.He remained there for many months under close guard.
Müttefikler bütün önemli Irak şehirlerini kontrol altına aldı.The allies controlled all major Iraqi cities.
Birçok Amerikalı altın standartı istedi.Many Americans wanted a gold standard.
Altın alanlarında çok sayıda doktor yoktu.There were not many doctors in the gold fields.
Antlaşma toprak altındaki nükleer denemeleri yasaklamadı.The treaty did not ban nuclear tests under the ground.
Enflasyon kontrol altına alındı.Inflation was controlled.
İspanya Florida'yı kontrol altında tuttu.Spain controlled Florida.
Altın orada keşfedildi.Gold was discovered there.
Altın bulmak kolay değildi.It was not easy to find gold.
Birçok yollar ve alanlar sular altında kaldı.Many roads and fields were flooded.
Bazıları kısmen yer altında evler yaptı.Some built houses partly underground.
Altın Kaliforniya'da keşfedildi.Gold had been discovered in California.
Bildiğim kadarıyla, mektubun o kitabın altında.As far as I know, your letter is under that book.
Altın tüm metallerin en değerlisidir.Gold is the most precious of all metals.
Köpek, masanın altındaki kutudaydı.The dog was in the box under the table.
Şu masanın altında küçük kahverengi bir köpek var.There is a small brown dog under that table.
Sanırım masanın altında su var.I think that there is water under the table.
Daima sözlüğünü el altında bulundur.Always have your dictionary close at hand.
O altın kadar iyi.He is as good as gold.
Onlar altın kadar iyi.They are as good as gold.
Bayan Ana altıncı testi açıklar.Mrs. Ana explains the sixth test.
Onun kafasına bir elma düştüğünde bir ağacın altında dinleniyordu.He was resting under a tree when an apple fell on his head.
Bir ağacın altında okuyan bir kız var.There is a girl reading under a tree.
Ağacın altındaki kız üzgün gözüküyor.The girl under the tree looks sad.
Bu eşya ağırlığınca altın eder!This stuff is worth its weight in gold!
Mülteciler köprünün altında saklandı.Refugees hid under the bridge.
Masanın altından dışarı çık!Come out from under the table!
Kedi sandalyenin üstünde mi yoksa altında mı?Is the cat on or under the chair?
Altın metallerin en değerlisidir.Gold is the most valuable of the metals.
Su altında nefes alabilmenin hayalini kurardım.I used to dream about being able to breathe underwater.
Ağacın altında kestirdi.He dozed off under the tree.
Ağacın altında uyuyakaldı.He dozed off under the tree.
O, ağacın altında uyuyakaldı.He fell asleep under the tree.
Gemi köprünün altından geçti.The ship passed under the bridge.
Sıcaklık artık pek çok gün boyunca sıfırın altında oldu.The temperature has been below zero for many days now.
Tom cibinlik altında uyudu.Tom slept under mosquito netting.
Tom bütün parasını bir kutuya koydu ve onu yatağının altına sakladı.Tom put all his money in a box and hid it under his bed.
Tom otuzun altında olabilir.Tom may be under thirty.
Tom bu soruna bir çözüm bulmak için baskı altında.Tom is under pressure to find a solution to this problem.
Tom elma ağacının altında çimin üzerinde uzanıyor.Tom is lying on the grass under an apple tree.
Tom yatağın altına saklandı.Tom hid under the bed.
Tom parasını yatağının altına sakladı.Tom hid his money under his mattress.
Tom'un ayakkabılarından birinin altına sakız yapışmıştı.Tom had some gum stuck on the bottom of one of his shoes.
Tom bir kayanın altında sürünüyor gibi hissetti.Tom felt like crawling under a rock.
Tom silahını paltosunun altında gizledi.Tom concealed his pistol under his coat.
Tom, kiraz ağacının altında duran Mary'nin bir fotografını çekti.Tom took a picture of Mary standing under the cherry tree.
Tom ve Mary aynı çatı altında yaşıyor.Tom and Mary live under the same roof.
Birçok insan altın aramak için Batı'ya gitti.Many men left for the West in search of gold.
Birçok insan altın aramak için Batıya yola çıktı.Many men set out for the West in search of gold.
Tom, Mary'nin onun büyükbabasının altın saatini çaldığından oldukça emindi.Tom was reasonably certain that Mary had stolen his grandfather's gold watch.
Ben güneşi sevmiyorum, yağmuru ve onun altında dans etmeyi seviyorum.I don't like the sun, I prefer the rain and dance under it.
Bir ödül olarak altın bir saat aldı.He received a golden watch as a prize.
Altına hücûm burada başladı.The gold rush began here.
Tom tabancasını yastığının altına koydu.Tom put his pistol under his pillow.
İşte altın bir sikke.Here's a gold coin.
Hiçbir şey güneşin altında yeni değildir.Nothing is new under the sun.
Biz yalnız bir ağacın altında buluştuk.We met under a lonely tree.
Tom cinayet şüphesi altında idi.Tom was under suspicion for murder.
İlgili Sayfalar