Ana içeriğe geç
Sözlük

altüst ile cümle

altüst kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.De mens weet hoe hij uit de aarde voedsel kan verkrijgen, terwijl onder in de bodem het vuur brandt.
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.Iz zemlje raste kruh, a pod njo rijejo kakor ogenj.
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.지면은 식물을 내나 지하는 불로 뒤집는 것같고
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.La terre, d`où sort le pain, Est bouleversée dans ses entrailles comme par le feu.
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.La tierra, de la cual proviene el pan, pero cuyo interior se transforma como con fuego
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.Maasta kasvaa leipä, mutta maan uumenet mullistetaan kuin tulen voimalla.
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.Man zerwühlt unten die Erde wie mit Feuer, darauf doch oben die Speise wächst.
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.Ovan ur jorden uppväxer bröd, men därnere omvälves den såsom av eld.
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.Pămîntul, de unde iese pînea, este răscolit în lăuntrul lui ca de foc,
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.Quanto � terra, dela procede o pão, mas por baixo é revolvida como por fogo.
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.Una terra, da cui si trae pane, di sotto è sconvolta come dal fuoco
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.Van föld, a melybõl kenyér terem, alant pedig fel van forgatva, mintegy tûz által;
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.Z země vychází chléb, ačkoli pod ní jest něco rozdílného, podobného k ohni.
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.Z ziemi wychodzi chleb, chociaż pod nią coś różnego, podobnego ogniowi.
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.Περι δε της γης, εξ αυτης εξερχεται ο αρτος και υποκατωθεν αυτης ανασκαπτεται ως υπο πυρος
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.Земля, на которой вырастает хлеб, внутри изрыта как бы огнем.
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.Колкото за земята, от нея произлиза хлябът? И под нея се разравя като че ли с огън.
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.ארץ ממנה יצא לחם ותחתיה נהפך כמו אש׃
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.ارض يخرج منها الخبز اسفلها ينقلب كما بالنار.
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.至 於 地 、 能 出 糧 食 . 地 內 好 像 被 火 翻 起 來
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.至於 地 、 能 出 糧食 . 地內 好像 被 火 翻起 來
Ekonomiyi altüst etmiş, para oluşturmak için yetenek bankalar.את יכולתם של הבנקים ליצירת כסף חדש כאשר הכלכלה במצב רע.
Etrafına bir bak, dünya altüst oldu.Olhe ao seu redor, o mundo está de pernas para o ar.
Etrafına bir bak, dünya altüst oldu.Огледайте се, светът е с главата надолу.
Evet ya da aklım daha çok karışır. Bak, istemiyorum demiyorum... ...ama bu fikir beni altüst ediyor.إلا إذا ... لااقول أني لا أرغب بذلك و لكنه يتطلب مشاعر
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.Auch legt man die Hand an die Felsen und gräbt die Berge um.
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.Človek vystrel svoju ruku po kremeni; podvracia vrchy od koreňa;
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.Contro la selce l'uomo porta la mano, sconvolge le montagne
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.De mens weet hoe hij een harde rots kapot kan krijgen en tot in de fundamenten van een berg kan doordringen.
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.El hombre extiende su mano hacia el pedernal, y trastorna de raíz las montañas
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.Ja, där bär man hand på hårda stenen; bergen omvälvas ända ifrån rötterna.
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.사람이 굳은 바위에 손을 대고 산을 뿌리까지 무너뜨리며
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.K škřemeni vztahuje ruku svou, a z kořene převrací hory.
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.L`homme porte sa main sur le roc, Il renverse les montagnes depuis la racine;
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.Loài người tra tay trên hòn đá cứng, Ðánh đổ các núi từ nơi nền của nó.
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.Loài_người tra tay_trên hòn đá cứng , Ðánh đổ các núi từ nơi nền của nó .
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.Na krzemieó ściągnął rękę swoję, wywrócił góry z korzenia;
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.O homem estende a mão contra a pederneira, e revolve os montes desde as suas raízes.
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.Omul îşi pune mîna pe stînca de cremene, şi răstoarnă munţii din rădăcină.
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.Orang menggali dalam batu yang betapa pun kerasnya, dibongkarnya gunung sampai pada akarnya
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.På den hårde sten legger de sin hånd, de velter hele fjell om fra grunnen av.
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.På Flinten lægger man Hånd og omvælter Bjerge fra Roden;
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.Siellä käydään käsiksi kovaan kiveen, ja vuoret mullistetaan juuriaan myöten.
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.Trdega kamena se loti človek z roko svojo, izpodkopava gore od dna;
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.veti kezét [az ember] a kovakõre, a hegyeket tövükbõl kiforgatja.
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.Εκτεινει την χειρα αυτου επι τον σκληρον βραχον ανατρεπει τα ορη απο της ριζης.
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.На гранит налагает он руку свою, с корнем опрокидывает горы;
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.Човекът простира ръката си върху канарите, Превръща планините из корен.
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.בחלמיש שלח ידו הפך משרש הרים׃
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.الى الصوان يمد يده. يقلب الجبال من اصولها.
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.人 伸 手 鑿 開 堅 石 、 傾 倒 山 根
Madenci elini çakmak taşına uzatır, Dağları kökünden altüst eder.人 伸手 鑿開堅石 、 傾倒 山根
O dağları yerinden oynatır da, Dağlar farkına varmaz, Öfkeyle altüst eder onları.A ki hegyeket mozdít tova, hogy észre se veszik, és megfordítja õket haragjában.
O dağları yerinden oynatır da, Dağlar farkına varmaz, Öfkeyle altüst eder onları.Allah memindahkan gunung tanpa diketahui orang, lalu menjungkirbalikkannya dengan murka dan berang
O dağları yerinden oynatır da, Dağlar farkına varmaz, Öfkeyle altüst eder onları.Él arranca las montañas de su lugar, y ellas no saben que en su furor las trastorna
O dağları yerinden oynatır da, Dağlar farkına varmaz, Öfkeyle altüst eder onları.Ele é o que remove os montes, sem que o saibam, e os transtorna no seu furor;
O dağları yerinden oynatır da, Dağlar farkına varmaz, Öfkeyle altüst eder onları.El mută deodată munţii, şi -i răstoarnă în mînia Sa.
O dağları yerinden oynatır da, Dağlar farkına varmaz, Öfkeyle altüst eder onları.Er versetzt Berge, ehe sie es innewerden, die er in seinem Zorn umkehrt.
O dağları yerinden oynatır da, Dağlar farkına varmaz, Öfkeyle altüst eder onları.Han flytter Bjerge så let som intet, vælter dem om i sin Vrede,
O dağları yerinden oynatır da, Dağlar farkına varmaz, Öfkeyle altüst eder onları.Hän siirtää vuoret äkkiarvaamatta, hän kukistaa ne vihassansa;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod