Ana içeriğe geç
Sözlük

altüst ile cümle

altüst kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ancak işler umulduğu gibi gitmez ve tüm plan altüst olur.계획 전체에 이렇다 할 만한 실패는 없고, 계획은 거의 성공적으로 끝났다.
17. yüzyıldan itibaren, bu zihniyeti altüst edecek iki gelişme yaşandı.17세기에 들어 2가지 혁신에 의해 포도주 숙성에 대한 인식이 크게 달라졌다.
Hayatı savaşla birlikte altüst olur.חלומותיו נמוגים עם המלחמה.
Ancak planı altüst olur ve İtalya'ya uçar.ואנונו הסכים, וטס לאיטליה.
Her yeri altüst eden olarak tanımlanır.אמרתי שהם בשורש כל רע.
Böylelikle Yunanistan'daki bütün güç dengeleri altüst oldu.לפתע פתאום כל כוחם בגרמניה הושמד.
Hayatı savaşla birlikte altüst olur.Duboko pati zbog rata.
Fakat aniden gelen bir mektup hayatlarını altüst etmektedir.Príchod hovoreného filmu rozvráti ich životy.
İki yıl boyunca Avrupa'yı altüst edecek olan, işçi devrimleri çığırı açıldı.Dva roky organizovaného priemyslu zmenili USA navždy.
Ekolojiyi altüst eder.Uvod v ekologijo.
Bu yüzden, kendi hayatları da altüst olacaktır..Be to, sunkiau pažeisti ir ją pačią.
Ekolojiyi altüst eder.Puhmarinne Ökoloogialeksikon.
Altüst olman doğal, ama neden birazcık karını rahat bırakmıyorsun?E normal sã fiþi supãrat, dar de ce n-o lãsaþi puþin în pace?
Altüst olman doğal, ama neden birazcık karını rahat bırakmıyorsun?Es natural que estés trastornado, ¿pero por qué no dejas en paz a tu mujer durante un rato?
Altüst olman doğal, ama neden birazcık karını rahat bırakmıyorsun?Hur skulle det vara om ni lämnade er hustru i fred? Kvinnornas gråt åt kvinnorna.
Altüst olman doğal, ama neden birazcık karını rahat bırakmıyorsun?Ihre Nerven sind vielleicht überreizt, aber lassen Sie Ihre Frau in Ruhe.
Altüst olman doğal, ama neden birazcık karını rahat bırakmıyorsun?Ihre Nerven sind vielleicht überreizt, aber lassen Sie Ihre Frau in Ruhe.
Altüst olman doğal, ama neden birazcık karını rahat bırakmıyorsun?Taitavaa, eikö vain? Olette poissa tolaltanne, herra Alman - mutta mitä jos jättäisitte vaimonne rauhaan?
Altüst olman doğal, ama neden birazcık karını rahat bırakmıyorsun?Votre émoi est compréhensible mais laissez donc votre femme en paix.
Ama sonradan yanıldım, değil mi? Çünkü iPod piyasaya çıktı, ve genel görüşü altüst etti.Αλλά τελικά αποδείχθηκε ότι έκανα λάθος, σωστά; Επειδή βγήκε το iPod, και παραβίασε κάθε κοινή λογική.
Ancak, onlar sınırı Ekonomiyi altüst etmiş, para oluşturmak için yetenek bankalar.No entanto limitam a capacidade dos bancos em criar dinheiro quando a economia está má.
Ancak, onlar sınırı Ekonomiyi altüst etmiş, para oluşturmak için yetenek bankalar.Sin embargo, sí limitan esta capacidad de los bancos para crear dinero cuando la economía va mal.
Ancak, onlar sınırı Ekonomiyi altüst etmiş, para oluşturmak için yetenek bankalar.Sitä vastoin ne rajoittavat pankkien kykyä luoda rahaa, kun taloudella menee huonosti.
Ancak, onlar sınırı Ekonomiyi altüst etmiş, para oluşturmak için yetenek bankalar.Tuttavia, essi limitano la loro capacità di creare moneta quando l'economia va male.
Ancak, onlar sınırı Ekonomiyi altüst etmiş, para oluşturmak için yetenek bankalar.Ωστόσο, περιορίζουν την δυνατότητα των τραπεζών να δημιουργήσει τα χρήματα όταν η οικονομία πηγαίνει άσχημα.
Bak, istemiyorum demiyorum... ...ama bu fikir beni altüst ediyor.Écoute, je peux pas dire que ça me tente pas, mais ça nécessiterait un tel bouleversement émotionnel!
Berlin'i altüst ediyorlar, her çatlağı arıyorlar.Están rastreando todos los rincones de Berlín. Ya lo sé.
Berlin'i altüst ediyorlar, her çatlağı arıyorlar.Они перевернут весь Берлин вверх ногами, обыскивая каждый уголок. Я знаю.
Bütün Asya'yı altüst etmeyi hedeflemediler fakat protokoller o şekilde çalıştığı için ettiler.Họ không có ý định phá hoại Asia, nhưng họ đã làm vì đó là giao thức hoạt động.
Bütün Asya'yı altüst etmeyi hedeflemediler fakat protokoller o şekilde çalıştığı için ettiler.아시아에 영향을 줄 생각은 없었겠지만 일이 그렇게 됐죠. 통신 규약의 작동 방식 때문입니다.
Bütün Asya'yı altüst etmeyi hedeflemediler fakat protokoller o şekilde çalıştığı için ettiler.Não tinham a intenção de prejudicar a Ásia, mas fizeram-no devido à forma como os protocolos funcionam.
Bütün Asya'yı altüst etmeyi hedeflemediler fakat protokoller o şekilde çalıştığı için ettiler.Nem akartak zűrzavart okozni Ázsiának, de mégis azt tették, mert a protokollok így működnek.
Bütün Asya'yı altüst etmeyi hedeflemediler fakat protokoller o şekilde çalıştığı için ettiler.Nieumyślnie narobili problemów całej Azji, bo tak funkcjonują protokoły.
Bütün Asya'yı altüst etmeyi hedeflemediler fakat protokoller o şekilde çalıştığı için ettiler.Non intendevano incasinare l'Asia, ma lo hanno fatto a causa del modo in cui funzionano i protocolli.
Bütün Asya'yı altüst etmeyi hedeflemediler fakat protokoller o şekilde çalıştığı için ettiler.No tenían la intención de afectar a Asia, pero lo hicieron debido al modo de funcionamiento de los protocolos.
Bütün Asya'yı altüst etmeyi hedeflemediler fakat protokoller o şekilde çalıştığı için ettiler.Nu și-au dorit să dea peste cap Asia, dar au facut-o din cauza felului în care funcționează protocoalele.
Bütün Asya'yı altüst etmeyi hedeflemediler fakat protokoller o şekilde çalıştığı için ettiler.Sie wollten in Asien keinen Mist bauen, aber sie taten es, weil die Protokolle so angelegt waren.
Bütün Asya'yı altüst etmeyi hedeflemediler fakat protokoller o şekilde çalıştığı için ettiler.Не възнамеряваха да прецакат Азия, но го направиха, поради начина на работа на протоколите.
Bütün Asya'yı altüst etmeyi hedeflemediler fakat protokoller o şekilde çalıştığı için ettiler.הם לא התכוונו לדפוק את כל אסיה, אבל זה מה שהם עשו בגלל אופן הפעולה של הפרוטוקולים.
Bütün Asya'yı altüst etmeyi hedeflemediler fakat protokoller o şekilde çalıştığı için ettiler.لم تكن تنوي إفساد الأمور في آسيا, ولكنها فعلت بسبب آلية عمل البروتوكولات.
Bütün Asya'yı altüst etmeyi hedeflemediler fakat protokoller o şekilde çalıştığı için ettiler.プロトコルの仕様のため そのような結果になりました 多くの皆さんに関係する 別の例があります
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,(45:3) посему не убоимся, хотя бы поколебалась земля, и горы двинулись в сердце морей.
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Bóg jest ucieczką i siłą naszą, ratunkiem we wszelkim ucisku najpewniejszym.
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Bôh nám je útočišťom a silou, pomocou v súženiach, najdenou veľmi dokázanou.
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Bůh jest naše útočiště i síla, ve všelikém ssoužení pomoc vždycky hotová.
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Darum fürchten wir uns nicht, wenngleich die Welt unterginge und die Berge mitten ins Meer sänken,
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,De aceea nu ne temem, chiar dacă s'ar zgudui pămîntul, şi s'ar clătina munţii în inima mărilor.
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Derfor frygter vi ikke, om Jorden end bølger og Bjergene styrter i Havenes Skød,
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Dio è per noi rifugio e forza, aiuto sempre vicino nelle angosce
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Gud är vår tillflykt och vår starkhet, en hjälp i nöden, väl beprövad.
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Gud er vår tilflukt og vår styrke, en hjelp i trengsler, funnet såre stor.
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Isten a mi oltalmunk és erõsségünk! igen bizonyos segítség a nyomorúságban.
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Jumala on meidän turvamme ja väkevyytemme, apumme hädässä aivan vahva.
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,그러므로 땅이 변하든지 산이 흔들려 바다 가운데 빠지든지
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Maka kita tidak takut, biarpun bumi bergoncang, dan gunung-gunung tenggelam ke dasar lautan
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Pelo que não temeremos, ainda que a terra se mude, e ainda que os montes se projetem para o meio dos mares;
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Por eso no temeremos aunque la tierra tiemble, aunque los montes se derrumben en el corazón del mar
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Vì vậy, chúng tôi chẳng sợ dầu đất bị biến cải, Núi lay động và bị quăng vào lòng biển;
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Vì_vậy , chúng_tôi chẳng sợ dầu đất bị biến_cải , Núi lay_động và bị quăng vào lòng biển ;
Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, Dağlar denizlerin bağrına devrilse,Zato se pa ne bojimo, čeprav se premakne zemlja, če se gore pogreznejo v globino morja.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod