Ekolojiyi altüst eder.¿Evolución hacia la ecología?
Türkiye’de Kadına Yönelik Ekonomik Şiddet, AltÜst Yayınevi, 2010.Violencia de género y pobreza en La Feminización de la Pobreza en México, Cámara de Diputados, diciembre 2011.
Bir bunalım dönemi gelir ve her şey altüst olur.Conspiro, y todo sale mal.
Amonasro'nun kaçış haberleri Amneris'in düğününü altüst eder.La notizia della fuga di Amonasro perturba le nozze di Amneris.
Fakat aniden gelen bir mektup hayatlarını altüst etmektedir.Da qui in poi una serie di eventi inspiegabili sconvolge la sua vita.
1959 yılında başka bir efsane Wilt Chamberlain NBA'de oynamaya başladı ve tüm rekorları altüst etti.Nel 1965 acquisirono la leggenda Wilt Chamberlain, che così tornò a giocare nella sua città natale.
Gamları Def Eden Kitap, AltÜst Yayınevi, 2008.Progettare per un’utenza ampliata, DEI, 2008.
Amonasro'nun kaçış haberleri Amneris'in düğününü altüst eder.Новости о побеге Амонасро расстраивают свадьбу Амнерис.
Bunun için Nazan'ın hayatını altüst etmekten çekinmeyecektir.Это также не повредит чувствам НАСА.
Bir bunalım dönemi gelir ve her şey altüst olur.Но проходит немного времени и всё становится плохо.
II. Dünya Savaşı sırasında sinagog Almanlar tarafından altüst edilip yıkıma uğradı.Во время Второй мировой войны синагога была разрушена немцами.
Bir anda yaşamı altüst olur.И мгновенно ты избавишься от бед.
Ancak işler umulduğu gibi gitmez ve tüm plan altüst olur.Пожалуй что было иначе, а кто-то всё запланировал.
Bu da her şeyi altüst edebilir.И это может перевернуть весь мир.
Bu da her şeyi altüst edebilir.ويمكن أن يتحوّل إلى أي شيء.
Amonasro'nun kaçış haberleri Amneris'in düğününü altüst eder.A notícia da fuga de Amonasro interrompe o casamento de Amneris.
James adında yeni bir meslektaşın gelişi, dengesini altüst etmeye başlayacaktır.A chegada de um novo colega de trabalho, James, serve para perturbar o equilíbrio.
Bir anda yaşamı altüst olur.A vida muda num instante.
Böylelikle Yunanistan'daki bütün güç dengeleri altüst oldu.Toda a forma de Estado grego independente desapareceu então.
Bir bunalım dönemi gelir ve her şey altüst olur.De repente, acontece uma explosão e o tempo pàra.
Amonasro'nun kaçış haberleri Amneris'in düğününü altüst eder.Het nieuws van Amonasro's ontsnapping verstoort Amneris' bruiloft.
Bu yüzden, kendi hayatları da altüst olacaktır..Zo zal hun leven ook kantelen.
Bir bunalım dönemi gelir ve her şey altüst olur.Er ontstaat een hele ravage en alles gaat stuk.
Graz daki politik ve dini zorluklar Kepler in Brahe’ye hızlıca dönme umutlarını altüst etti.Polityczne i religijne trudności w Grazu uniemożliwiły Keplerowi natychmiastowy powrót.
Bunun için Nazan'ın hayatını altüst etmekten çekinmeyecektir.Sam nie chce zaakceptować decyzji Naomi.
Birçok turistik bölge altüst edildi ve Gize 'deki Piramit 'lere ulaşım engellendi.Wojska zamknęły dostęp do piramid w Gizie.
Bir anda yaşamı altüst olur.W porę udaremnia zamach na swoje życie.
Ekolojiyi altüst eder.Specjalizuje się w tematyce ekologicznej.
Ekolojiyi altüst eder.De passar ekologiskt.
Ancak işler umulduğu gibi gitmez ve tüm plan altüst olur.Av olika anledningar kom arbetet inte i gång och hela projektet förföll.
Bir bunalım dönemi gelir ve her şey altüst olur.Men så kommer en sommar då allt blir fel.
Şen Tarihçi Süruri, Hezliyyat, AltÜst Yayınevi, 2009.«Ярлик на князівство», веселі оповідання і повісті,2009.
Bu, gelmiş geçmiş tüm rekorların altüst olması anlamına geliyordu.Všichni od něj tedy očekávali, že překoná všechny dosavadní historické rekordy.
Fakat aniden gelen bir mektup hayatlarını altüst etmektedir.Cu toate acestea, un accident tragic face ca viețile lor să se întâlnească.
Böylelikle Yunanistan'daki bütün güç dengeleri altüst oldu.Între timp, situația politică în Grecia era amestecată.
Erişim tarihi: 10 Nisan 2012. ^ "Türkiye'de rekorları altüst etti".Accesat în 3 noiembrie 2012. ^ a b tr „Türkiye'de rekorları altüst etti”.
Ekolojiyi altüst eder.Bevezetés az ökológiába.
Fakat aniden gelen bir mektup hayatlarını altüst etmektedir.A hirtelen jött gazdagság megzavarta az életét.
Bir anda yaşamı altüst olur.Egy percre zavarba jön.
Graz daki politik ve dini zorluklar Kepler in Brahe’ye hızlıca dönme umutlarını altüst etti.Οι θρησκευτικές και πολιτικές δυσκολίες του Γκρατς εξάλειψαν τις ελπίδες του να επιστρέψει στον Μπράχε.
Irak'ta yaşanan bu değişiklik Orta Doğu'daki tüm dengeleri altüst etti.Όμως η δεκαετία που ακολούθησε αλλοίωσε σε μεγάλο βαθμό την όλη κατάσταση των πραγμάτων στη Μέση Ανατολή.
Deniz’in hayatı Emre’nin ani bir kalp krizi geçirmesiyle altüst olur.Ωστόαο, ο σύζυγος της παθαίνει μοιραία καρδιακή προσβολή στο αεροπλάνο.
Ne var ki, Sovyet Devrimi’yle birlikte ailenin hayatı altüst olur.Uheldigvis, for familien, bryder den Cubanske revolution ud.
Ancak planı altüst olur ve İtalya'ya uçar.Han klarer dette og flyver mod Florida.
Bütün bunların sonucunda Osmanlı toplumsal ve ekonomik düzenin altüst oldu.Men dette ville stride fullstendig mot vårt sosiale og politiske system.
Ancak işler umulduğu gibi gitmez ve tüm plan altüst olur.Men det går jo selvfølgelig ikke helt etter planen, og problemene eskalerer etter hvert.
Maybelle'in hastalığı ve ölümü sonrasında çiftin hayatı ve dolayısıyla ilişkileri altüst olur.Penyakit Maybelle berdampak terhadap hubungan dan hidup mereka.
Bir bunalım dönemi gelir ve her şey altüst olur.Kemudian terjadi suatu periode yang kacau, semua tidak tentu.
"Athena "Altüst"".Quyuxia, "Pilih dari Bawah".
Ancak gittiği evde bulduğu ceset onun tüm planlarını altüst eder.Việc tìm thấy thi thể của họ đã cứu vãn toàn bộ kế hoạch.
Ancak planı altüst olur ve İtalya'ya uçar.Tuy nhiên, họ không được nhập cảnh và phải chuyển máy bay tới Hà Lan.
14 yıl sonra Stefan bütun rekorları altüst etti.“VĐV 14 tuổi lại phá kỷ lục của Ánh Viên”.
Hayatı savaşla birlikte altüst olur.Hòa bình đối ngược với chiến tranh.
Hayatı savaşla birlikte altüst olur.戦争によってお互いに果ててしまう。
Bu da her şeyi altüst edebilir.これが我々を不仲にするのでしょうか。
Sezon sonunda kahramanlarımız Sylar'ın planını altüst eder ve onu yakalarlar.ファイナル・シーズンではサイラーの幻覚に悩まされ、やがては体を乗っ取られてしまう。
Irak'ta yaşanan bu değişiklik Orta Doğu'daki tüm dengeleri altüst etti.这一发现将永远改变中东政治关系。
Ekolojiyi altüst eder.其次是生態環境的破壞。
Graz daki politik ve dini zorluklar Kepler in Brahe’ye hızlıca dönme umutlarını altüst etti.그라츠에서의 정치적, 종교적 어려움이 튀코에게 바로 돌아가겠다는 케플러에게 찬물을 끼얹었다.
Bu da her şeyi altüst edebilir.이들 역시 수상할 수 있다.