Bu mesafeyi alması 20 dakika sürüyor.これには、さらに 20 分かかります。
Bu mesafeyi alması 30 dakika sürmüş.Anns hastighed gange 30 minutter.
Bu mesafeyi alması 30 dakika sürmüş.La velocità di Ann per 30 minuti.
Bu mesafeyi alması 30 dakika sürmüş.(앤의 속도) X 30분.
Bu mesafeyi alması 30 dakika sürmüş.これには 30 分かかりました。
Bunları neden ödünç almasın?Mengapa tidak memimjam saja barang - barang ini ?
Bunları neden ödünç almasın?Perchè non prenderle in prestito?
Bunları neden ödünç almasın?Porque não pedir emprestado?
Bunları neden ödünç almasın?Pourquoi ne pas emprunter ces objets ?
Bunları neden ödünç almasın?Varför inte låna dessa saker?
Bunları neden ödünç almasın?Warum nicht einfach ausleihen?
Bunları neden ödünç almasın?Γιατί να μην δανειστεί αυτά τα πράγματα;
Bunları neden ödünç almasın?Защо да не ги вземе назаем?
Bunları neden ödünç almasın?無料で!
Bunların simsarın açıktan satış yapanın hisseleri geri almasını sağlamaya yönelik olduğunu göreceğiz空売りする人達が実際にできることを、
Bunun anlamı ülkenin bu doğayı koruma altına alması demek fakat şimdi...Dies bedeutet, dass der Wald von der Regierung geschützt wird. Vorerst...
Bunun anlamı ülkenin bu doğayı koruma altına alması demek fakat şimdi...Et maintenant...
Bunun nedeni bunun ilk keşfedilmiş olması. Işık reaksiyonunda ikinci olarak yer almasına rağmen.Kljub temu, da se med svetlobno reakcijo pravzaprav uporabi, oziroma pride na vrsto drugi.
Bunu yüzlerce insanın almasına ihtiyacımız vardı.Aveam nevoie de sute de oameni care să cumpere.
Bunu yüzlerce insanın almasına ihtiyacımız vardı.Ci sono voluti centinaia di acquirenti.
Bunu yüzlerce insanın almasına ihtiyacımız vardı.Er moesten een paar honderd kopers voor komen.
Bunu yüzlerce insanın almasına ihtiyacımız vardı.Il fallait que des centaines de gens l'achètent.
Bunu yüzlerce insanın almasına ihtiyacımız vardı.우리는 이것들을 살 사람들이 필요해요.
Bunu yüzlerce insanın almasına ihtiyacımız vardı.Necesitamos que cientos de personas compren esto.
Bunu yüzlerce insanın almasına ihtiyacımız vardı.Và chúng tôi cần hằng trăm người mua thứ này.
Bunu yüzlerce insanın almasına ihtiyacımız vardı.Vi ville att hundratals människor skulle köpa det här.
Bunu yüzlerce insanın almasına ihtiyacımız vardı.Wir benötigten ein paar hundert Leute, die es kaufen.
Bunu yüzlerce insanın almasına ihtiyacımız vardı.Xρειαζόμασταν εκατοντάδες ανθρώπους να το αγοράσουν.
Bunu yüzlerce insanın almasına ihtiyacımız vardı. Yüzlerce insan bunu almasaydı, bunu piyasaya sunamazdık.Potrzebowaliśmy setek chętnych do kupna, inaczej produkt nie trafiłby na rynek.
Bunu yüzlerce insanın almasına ihtiyacımız vardı.Итак, нам нужно, чтобы сотни людей купили это устройство.
Bunu yüzlerce insanın almasına ihtiyacımız vardı.Нам треба, щоб це купили сотні людей.
Bunu yüzlerce insanın almasına ihtiyacımız vardı.ואנחנו צריכים שמאות אנשים יקנו את זה.
Bunu yüzlerce insanın almasına ihtiyacımız vardı.قد احتجنا لمئات من الاشخاص أن يشتروا هذا.
Bunu yüzlerce insanın almasına ihtiyacımız vardı.そうでないと 市場に出せないから
Bu sadece bir amatörün büyük stüdyolardan ödünç alması değil bazen büyük stüdyolar ödüncü geri alıyorlar.왜냐하면 이것은 대형 스튜디오로부터 도용하는 아마추어들일 뿐만아니라, 때때로 다시 도용하는 대형 스튜디오이기 때문입니다.
Bu sadece bir amatörün büyük stüdyolardan ödünç alması değil bazen büyük stüdyolar ödüncü geri alıyorlar.No son sólo amateurs tomando prestado de un gran estudio, a veces es viceversa.
Bu sadece bir amatörün büyük stüdyolardan ödünç alması değil bazen büyük stüdyolar ödüncü geri alıyorlar.Nu numai amatorii împrumută de la marile studiouri, dar uneori marile studiouri dau ceva înapoi.
Bu sadece bir amatörün büyük stüdyolardan ödünç alması değil bazen büyük stüdyolar ödüncü geri alıyorlar.To nie amatorzy pożyczający od dużych studio, ale czasami wielkie studia pożyczające z powrotem.
Bu sadece bir amatörün büyük stüdyolardan ödünç alması değil bazen büyük stüdyolar ödüncü geri alıyorlar.Ugyanis itt nem csak amatőrök kölcsönöznek a nagy stúdióktól, hanem néha a nagy stúdiók visszakölcsönöznek.
Bu sadece bir amatörün büyük stüdyolardan ödünç alması değil bazen büyük stüdyolar ödüncü geri alıyorlar.Защото не просто аматьорите заемат от големите студия, но понякога и големите студиа заемат обратно.
Bu sadece bir amatörün büyük stüdyolardan ödünç alması değil bazen büyük stüdyolar ödüncü geri alıyorlar.מפני שלא מדובר רק בחובבים ששואלים מאולפנים גדולים, אלא שלפעמים האולפנים הגדולים שואלים בחזרה.
Bu sadece bir amatörün büyük stüdyolardan ödünç alması değil bazen büyük stüdyolar ödüncü geri alıyorlar.لأنها ليست مجرد إقتراض هواة من الأستديوهات الكبيرة، لكنه شئ يقترضه الأستديوهات الكبيرة منهم.
Bu sadece bir amatörün büyük stüdyolardan ödünç alması değil bazen büyük stüdyolar ödüncü geri alıyorlar.大手の方でもパクり返しているのですから 選択を与えることで 機会に満ちた文化を作り出せるのです
Bu terimin en büyük değerini almasını sağlayan π değerini bulmak istiyoruz.Chcielibyśmy znaleźć takie pi, które by maksymalizowało to wyrazenie tutaj.
Bu terimin en büyük değerini almasını sağlayan π değerini bulmak istiyoruz.Nun möchten wir das Pi finden, dass unseren Ausdruck hier maximiert.
Bu terimin en büyük değerini almasını sağlayan π değerini bulmak istiyoruz.Ora vogliamo trovare il pi che massimizza questa espressione.
Bu terimin en büyük değerini almasını sağlayan π değerini bulmak istiyoruz.Теперь мы хотим найти значение pi, которое будет максимизировать вот это выражение.
Bu terimin en büyük değerini almasını sağlayan π değerini bulmak istiyoruz.それはこの式の対数である
Bu tüm dünyanın kablolu ağ şirketinden gelen bir servis mesajı alması gibi bir şey olurdu.케이블 회사의 서비스 전화 같은 겁니다. 온 세상을 제외하고요.
Bu tüm dünyanın kablolu ağ şirketinden gelen bir servis mesajı alması gibi bir şey olurdu.l'appel de service que vous recevez du fournisseur d'accès sauf que c'est pour le monde entier.
Bu tüm dünyanın kablolu ağ şirketinden gelen bir servis mesajı alması gibi bir şey olurdu.la telefonata di servizio dalla società elettrica, ma per tutto il mondo.
Bu tüm dünyanın kablolu ağ şirketinden gelen bir servis mesajı alması gibi bir şey olurdu.Это как позвонить в службу поддержки вашего поставщика интернета, но только мирового уровня.
Bu tüm dünyanın kablolu ağ şirketinden gelen bir servis mesajı alması gibi bir şey olurdu.לקבל הודעת ניתוק מחברת הכבלים, אבל לכל העולם.
Bu tüm dünyanın kablolu ağ şirketinden gelen bir servis mesajı alması gibi bir şey olurdu.خدمة الاتصال التي حصلتم عليها من شركة الكابلات, باستثناء العالم أجمع.
Bu tüm dünyanın kablolu ağ şirketinden gelen bir servis mesajı alması gibi bir şey olurdu.それが世界規模で"起こるのです 色々な理由でこれは現在不可能です
Bütün kızların prenses alması haksızlıkCe n'est pas juste que
Bütün oğlanların da süper kahraman alması!les filles doivent acheter des princesses et tous les garçons doivent acheter des super-héros
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Des manœuvres précises des mains sont nécessaires pour accomplir des tâches délicates comme celle-ci.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Do wykonania takich czynności potrzebne są precyzyjne ruchy dłoni.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Egy ilyen finom tevékenységhez nagyon összeszedett mozdulatokra van szükség.