Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.É preciso uma manobra subtil das mãos para realizar tarefas delicadas como esta.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Fijne motoriek is nodig om zo'n delicate taak te vervullen.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Käsien hienovaraista hallintaa vaaditaan näin herkkien toimintojen suorittamiseen.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.가위를 다루는 정교한 일을 하는데에는 약간의 손기술이 필요하기 나름이다.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Pergerakan tangan yang cermat diperlukan untuk melakukan tugas yang rumit seperti ini.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Præcise manøvreringer af hænderne er nødvendige til at klare nøjagtige opgaver som denne.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Se necesitan maniobras sutiles de las manos para realizar tareas delicadas como esta.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Sono richiesti movimenti fini delle mani per eseguire compiti delicati come questo.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Subtile Handbewegungen sind nötig, um eine delikate Aufgabe wie diese zu bewältigen.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Sunt necesare manevre delicate ale mâinilor pentru a executa astfel de sarcini.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Для такого деликатного дела требуется большая ловкость движений.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Изисква се фино маневриране с ръцете, за да се извършат такива деликатни задачи, като тази.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.עדינות בשימוש בידיים נדרשת לביצוע משימות עדינות כאלה.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.التحكم الجيد في حركة اليدين مطلوب للقيام بالمهمات الحساسة كهذه.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.このような繊細なことはできません
Bu yüzden de onların sizin gücünüzü alması hoşuma gitmiyor.Co mi tedy vadí je, že vám seberou seberegulaci.
Bu yüzden de onların sizin gücünüzü alması hoşuma gitmiyor.Donc je n'aime pas la façon dont ils vous ôtent le pouvoir.
Bu yüzden de onların sizin gücünüzü alması hoşuma gitmiyor.Het stoort me dat ze je onmachtig maken.
Bu yüzden de onların sizin gücünüzü alması hoşuma gitmiyor.Ich mag also nicht die Art und Weise, wie sie einem Macht entziehen.
Bu yüzden de onların sizin gücünüzü alması hoşuma gitmiyor.Jeg kan ikke lide den måde, det tager kontrollen fra en.
Bu yüzden de onların sizin gücünüzü alması hoşuma gitmiyor.그래서 저는 당신에게서부터 힘을 없애 버리는 방식이 마음에 들지 않습니다.
Bu yüzden de onların sizin gücünüzü alması hoşuma gitmiyor.Nie podoba mi się zatem to, jak zobowiązania odbierają nam władzę.
Bu yüzden de onların sizin gücünüzü alması hoşuma gitmiyor.Non mi piace come ci possano togliere questo potere.
Bu yüzden de onların sizin gücünüzü alması hoşuma gitmiyor.Nu îmi place deci felul în care îţi uzurpă puterea.
Bu yüzden de onların sizin gücünüzü alması hoşuma gitmiyor.Por eso, no me agrada la forma como te quita la voluntad.
Bu yüzden de onların sizin gücünüzü alması hoşuma gitmiyor.Portanto, eu não gosto da forma como estes retiram o poder sobre nós próprios.
Bu yüzden de onların sizin gücünüzü alması hoşuma gitmiyor.Szóval nem tetszik az a mód, ahogy az erőnket elveszik tőlünk.
Bu yüzden de onların sizin gücünüzü alması hoşuma gitmiyor.Vậy là bạn không thích cái cách chúng lấy đi mất quyền lực của bạn.
Bu yüzden de onların sizin gücünüzü alması hoşuma gitmiyor.Δε μου αρέσει λοιπόν το ότι μας παίρνουν τη δύναμη της θέλησής μας από τα χέρια μας.
Bu yüzden de onların sizin gücünüzü alması hoşuma gitmiyor.И така не харесвам начина, по който ви лишават от контрол.
Bu yüzden de onların sizin gücünüzü alması hoşuma gitmiyor.Мне не нравится то, что эти механизмы лишают нас уверенности в своих силах.
Bu yüzden de onların sizin gücünüzü alması hoşuma gitmiyor.Я не хочу, щоб добровільний примус забрав від вас силу волі.
Bu yüzden de onların sizin gücünüzü alması hoşuma gitmiyor.אז אני לא אוהב את העובדה שהם שוללים מכם את הכוח.
Bu yüzden de onların sizin gücünüzü alması hoşuma gitmiyor.لذلك أنا لا أحب الطريقة التي تسلبني فيها آليات الإلتزام قدرة الضبط منك
Bu yüzden de onların sizin gücünüzü alması hoşuma gitmiyor.自制とは筋肉のようなものであると私は考えます。
Çoğu zaman nefes alması çok zor, özellikle de ağır film ekipmanlarını taşırken.Às vezes é difícil respirar, sobretudo quando se carrega equipamentos de filmagem pesados.
Çoğu zaman nefes alması çok zor, özellikle de ağır film ekipmanlarını taşırken.A veces es difícil respirar, en especial cuando cargas con el equipo de filmación pesado.
Çoğu zaman nefes alması çok zor, özellikle de ağır film ekipmanlarını taşırken.A volte è difficile respirare, soprattutto quando si portano pesanti attrezzature cinematografiche.
Çoğu zaman nefes alması çok zor, özellikle de ağır film ekipmanlarını taşırken.Đôi khi rất khó để hít thở, đặc biệt là khi mang theo tất cả các thiết bị quay phim nặng nề.
Çoğu zaman nefes alması çok zor, özellikle de ağır film ekipmanlarını taşırken.어떤때는 정말 숨을 쉬기도 힘이 듭니다. 특히 무거운 촬영 장비들을 모두 지고 올라갈 때는요.
Çoğu zaman nefes alması çok zor, özellikle de ağır film ekipmanlarını taşırken.Manchmal ist es schwierig zu atmen, besonders, wenn man das ganze schwere Filmequipment trägt.
Çoğu zaman nefes alması çok zor, özellikle de ağır film ekipmanlarını taşırken.Néha nehéz lélegezni, különösen a nehéz filmfelszerelést cipelve.
Çoğu zaman nefes alması çok zor, özellikle de ağır film ekipmanlarını taşırken.Někdy je obtížné dýchat, zejména když s sebou ještě vláčíte těžkou filmovou techniku.
Çoğu zaman nefes alması çok zor, özellikle de ağır film ekipmanlarını taşırken.Parfois c'est difficile de respirer, surtout en transportant tout le lourd matériel de tournage.
Çoğu zaman nefes alması çok zor, özellikle de ağır film ekipmanlarını taşırken.Soms krijg je bijna geen adem, vooral met die zware filmuitrusting op je rug.
Çoğu zaman nefes alması çok zor, özellikle de ağır film ekipmanlarını taşırken.Terkadang sulit untuk bernafas, terutama saat membawa perlengkapan film yang berat.
Çoğu zaman nefes alması çok zor, özellikle de ağır film ekipmanlarını taşırken.Uneori e greu de respirat, în special cărând greul echipament de filmat.
Çoğu zaman nefes alması çok zor, özellikle de ağır film ekipmanlarını taşırken.Μερικές φορές είναι δύσκολο να αναπνεύσεις, κουβαλώντας μάλιστα όλον τον βαρύ κινηματογραφικό εξοπλισμό.
Çoğu zaman nefes alması çok zor, özellikle de ağır film ekipmanlarını taşırken.Понякога е трудно да се диша, особено когато носите цялото тежко оборудване за заснемането.
Çoğu zaman nefes alması çok zor, özellikle de ağır film ekipmanlarını taşırken.לפעמים קשה לנשום, בעיקר כשסוחבים את ציוד הצילום הכבד.
Çoğu zaman nefes alması çok zor, özellikle de ağır film ekipmanlarını taşırken.في بعض الأحيان يكون التنفس صعب، خاصة عند حمل جميع معدات التصوير الثقيلة.
Çoğu zaman nefes alması çok zor, özellikle de ağır film ekipmanlarını taşırken.重い撮影機材を背負っていますからね 常に二日酔いみたいに 頭がガンガンします
Diğer duruma bir göz atalım. Hiç muz almasam ne olur?Hvad hvis vi ikke køber nogen bananer? .
Dolayısıyla ışığın bu yolu alması 3 milyar yıl alıyor.빛이 그 거리를 가는데 30억년이 걸린다는 것입니다.
Dolayısıyla ışığın bu yolu alması 3 milyar yıl alıyor.Das Licht braucht also drei Milliarden Jahre, um diese Distanz zu überwinden.
Dolayısıyla ışığın bu yolu alması 3 milyar yıl alıyor.Deci lumina are nevoie de trei miliarde de ani să călătorească peste acea distanţă.
Dolayısıyla ışığın bu yolu alması 3 milyar yıl alıyor.Dus licht heeft drie miljard jaar nodig om die afstand af te leggen.
Dolayısıyla ışığın bu yolu alması 3 milyar yıl alıyor.Entonces le toma a la luz tres mil millones de años viajar esa distancia.
Dolayısıyla ışığın bu yolu alması 3 milyar yıl alıyor.Il faut donc 3 milliards d'années à la lumière pour parcourir cette distance.
Dolayısıyla ışığın bu yolu alması 3 milyar yıl alıyor.Ou seja a luz demora três mil milhões de anos-luz a percorrer esta distância.