Ana içeriğe geç
Sözlük

alkolik ile cümle

alkolik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu fermantasyon türü alkolik fermantasyon veya etanol fermantasyonu olarak bilinir.This type of fermentation is known as alcoholic or ethanol fermentation.
Babası bir alkolikti.Sein Vater war Alkoholiker.
Onlar alkolik.Das sind Alkoholiker.
Annem bir alkolik.Meine Mutter ist Alkoholikerin.
Babası da bir alkoliktir.Auch sein Vater war Alkoholiker.
Alkolik babası, çoğunlukla şiddet uyguluyordu ve şimdi çok ağır borçluydu.Sein lebenslanger Alkoholismus war eine große Belastung für die Familie und führte letztlich zu seinem Tod.
Alkolizm sorunu olan kişiye ise alkolik denir.Die deprotonierte Form eines Alkohols heißt Alkoholat.
AA, alkolik tanımını şöyle yapmaktadır: Kendini alkole karşı güçsüz hissetmek ve hayatını artık yönetememek.Wir gaben zu, dass wir dem Alkohol gegenüber machtlos sind – und unser Leben nicht mehr meistern konnten.
Lawler onun geçmiş yaşamındaki alkolik hayatından bahsedip duruyordu.Zeitgenossen deuteten an, dass er in den letzten Jahren seines Lebens ein Alkoholproblem hatte.
Çocukluğu babasının alkolik oması yüzünden zor geçti.Scheidungsgrund waren die Alkoholprobleme ihres Vaters.
Tom'un babası alkolik.Le père de Tom est alcoolique.
Fakirlik içinde büyürken alkolik ve kötü bir baba ile yaşadı.Il a grandi dans la pauvreté avec un père abusif et alcoolique.
Bu yüzden alkolik olur.Il deviendra alcoolique.
Babası da bir alkoliktir.Sa mère est alcoolique.
İyileşen bir alkolik.Il est alcoolique .
Çocukken, alkolik olan babasından şiddet görmüştür.Enfant, il est fréquemment battu par son père alcoolique.
Gelecekte ise, Jack ilaca başlamış ve iyice alkolik olmuştur.Ensuite dans la saison suivante, Alex le quitte et il devient alcoolique.
"Fun Bobby" (Robert) (Vincent Ventresca): Monica'nın alkolik erkek arkadaşı.Bob (Robert) « le marrant » (Vincent Ventresca) est un des petits-amis de Monica.
Mary'nin alkolik olmasını istemem.No quiero que Mary se vuelva alcohólica.
Bir tır parkında alkolik annesiyle yaşayan 17 yaşındaki bir kızı konu almaktadır.Se trata de una niña de diecisiete años que vive en un parque de caravanas con su madre alcohólica.
Babası da bir alkoliktir.Su padre es alcohólico.
Aynı haberlerde Ali Kalkancı'nın da alkolik olduğu iddia edildi.Incidir curiosamente que el alcohol también tuvo su parte de culpa.
Alkoliktir ve sürekli içki içer.Bebía y bebía sin parar.
İyot: genellikle alkolik (alkollü) bir karışım içinde kullanılır.Abuso de alcohol o drogas (a menudo en un intento de automedicarse).
1932 yılında boşandı, alkolik oldu maddi sıkıntılar çekti ve 1935'te bir kliniğe yatırıldı.A partir de 1922 dejó de trabajar, tenía problemas de salud y tuvo un aborto en condiciones difíciles.
Bookman'a göre Carter bir alkolikti, patent 1948 yılında onaylanmadan önce vefat etti.Carter, descritto da Bookman come un alcolizzato, morì qualche tempo prima del rilascio del brevetto nel 1948.
Çocukluğu babasının alkolik oması yüzünden zor geçti.Una famiglia si sfalda a causa dei problemi di alcoolismo del padre di famiglia.
İyileşen bir alkolik.È un'ex alcolizzata.
Çocukken, alkolik olan babasından şiddet görmüştür.Dall'età di 10 anni subisce abusi sessuali dal padre alcolizzato.
(Pitezel alkolik ve kronik depresif idi.)(Il viaggio spinse ulteriormente Clementina a indebitarsi.)
Anonim Alkolikler'in bir üyesiyim.Я член общества "Анонимные алкоголики".
Eğer bir gün alkolik olursam, kesinlikle tatile Antalya'ya gideceğim.Если я когда-нибудь стану алкоголиком, то обязательно поеду в отпуск в Анталию.
Onlar alkolik.Они алкоголики.
David büyürken Woody'nin alkolikliği ve ailesiyle sorunları vardı.В основном из-за того, что у Дилана были серьёзные проблемы с алкоголем и со своей семьёй.
Alkolik içki müptelası olmuştu ve veremden müztarıptı.Будучи алкоголиком и наложил на себя руки.
Bu yüzden alkolik olur.Им оказывается алкоголь.
Ebeveynleri ayrıldıktan sonra babası alkolik oldu ve sonucunda 1991 yılında kalp krizinden öldü.Через некоторое время после рождения Боба отец ушёл из семьи, в 1995 году умер от рака.
Alkolik içki müptelası olmuştu ve veremden müztarıptı.وكان مدمن الكحول ليعطيه شهية.
Yıllar süren bu dostluk, anlatıcının alkolik olmasıyla sonlanır.تستمر صداقتهم المتبادلة لعدة سنوات، حتى يصبح الراوي مدمن على الكحول.
Alkoliktir ve sürekli içki içer.ودائما ما يشعر بالبهجة عند الشرب.
Alkoliklerde ruhi bozukluklara da rastlanır.لا يسمح بالكحول إلا في المنتجعات السياحية.
Onlar alkolik.هم مدمني الكحول.
Onlar alkolik.هن مدمنات الكحول.
Alkoliktir ve sürekli içki içer.Estão sempre com fome e bebem bastante.
İyileşen bir alkolik.Alcobaça Ilustrada.
Marge Thompson (Ronee Blakley): Nancy'nin alkolik olan annesidir.Ronee Blakley como Marge Thompson: Mãe amorosa e alcoólatra de Nancy.
Kaan Sevda’ya Mete’nin alkolik olduğunu söyler.Beda também menciona que Melito sofria de gota.
Onlar alkolik.Eles são alcoólatras.
Bookman'a göre Carter bir alkolikti, patent 1948 yılında onaylanmadan önce vefat etti.Carter, die volgens Bookman een alcoholist was, stierf ergens voordat het octrooi in 1948 werd verleend.
Çocukken, alkolik olan babasından şiddet görmüştür.Als kind misbruikte haar alcoholistische vader haar.
Alkolik içki müptelası olmuştu ve veremden müztarıptı.Het bleek dat hij een alcoholprobleem had en ook schulden maakte.
Babası da bir alkoliktir.Jej tata jest alkoholikiem.
İçmeyi bırakmış alkoliklerden oluşan bu grup, insanları alkolün zararlarıyla korkutmaya çalışıyordu.Grupa składała się z byłych alkoholików próbujących odstraszyć ludzi od picia.
İyileşen bir alkolik.Był nałogowym alkoholikiem.
Yıllar süren bu dostluk, anlatıcının alkolik olmasıyla sonlanır.Ich wspólna przyjaźń trwa kilka lat, do momentu gdy popada on w alkoholizm.
Gelecekte ise, Jack ilaca başlamış ve iyice alkolik olmuştur.Niebawem John popada w depresję i za dużo pije.
Babası bir alkoliktir ve bu yüzden ailesi çok fakirdir.Jej ojciec był alkoholikiem, z tego też powodu rodzice mieszkali osobno.
AA, alkolik tanımını şöyle yapmaktadır: Kendini alkole karşı güçsüz hissetmek ve hayatını artık yönetememek.Przyznaliśmy, że jesteśmy bezsilni wobec alkoholu - że nasze życie stało się niekierowalne.
Xander'ın babası bir alkoliktir ve oğluyla karısına genelde kötü davranmaktadır.Ojciec Erica, który był alkoholikiem, często znęcał się nad rodziną, a szczególnie nad synem.
Erkek kardeşi uyuşturucu bağımlısı, annesi alkoliktir.Jego ojciec był uzależniony od kokainy, a matka cierpiała na alkoholizm.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod