Ana içeriğe geç
Sözlük

alkolik ile cümle

alkolik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
"Fun Bobby" (Robert) (Vincent Ventresca): Monica'nın alkolik erkek arkadaşı.Vincent Ventresca (1.10, 2.10) – Bobby: chłopak Moniki, który ma problem z alkoholem.
Babası da bir alkoliktir.Hans pappa är alkoholist.
Eddie'nin Babası: Kitabın antagonisti, Eddie'nin alkolik ve ilgisiz babası.Eddies pappa är ensamstående och alkoholist.
Her ne kadar inkar etse bile bir alkolik.Du måste erkänna, att Du är alkoholist.
Alkoliktir ve sürekli içki içer.Han hålls med horor och dricker ständigt.
Alkoliklerde ruhi bozukluklara da rastlanır.Snedtrippar går även att uppleva av alkohol.
Ebeveynleri ayrıldıktan sonra babası alkolik oldu ve sonucunda 1991 yılında kalp krizinden öldü.Hans alkoholiserade far, som ursprungligen kom från Storbritannien, avled i en hjärtinfarkt 1967.
Çocukken, alkolik olan babasından şiddet görmüştür.Redan som barn visade hon motvilja mot alkoholdrycker i allmänhet.
Aaron Stark (Brían F. O'Byrne) — İyileşen bir alkolik, Mark'ın en yakın arkadaşı ve destekçisi.Брайан Ф. О'Бірн — Аарон Старк, алкоголік, що одужує, він АА спонсор Марка Бенфорда і його близький друг.
Babası da bir alkoliktir.Її батько був алкоголік.
Onlar alkolik.Вони алкоголіки.
Alkoliktir ve sürekli içki içer.Dnes bych pil a pořád pil).
İyileşen bir alkolik.Davis je vyléčená alkoholička.
3 çocuk babasıdır ve eşi alkolik birisidir.Měl 4 sourozence a jeho otec byl alkoholik.
Alkolizm sorunu olan kişiye ise alkolik denir.Drogová závislost na alkoholu se nazývá alkoholismus.
İçmeyi bırakmış alkoliklerden oluşan bu grup, insanları alkolün zararlarıyla korkutmaya çalışıyordu.Skupina byla založena bývalými pijany, kteří se pokoušeli odrazovat občany od konzumace alkoholu.
Babası da bir alkoliktir.Otec byl alkoholik.
Babası bir alkoliktir ve bu yüzden ailesi çok fakirdir.Její otec nebyl prvorozený, proto rodina žila velmi chudě.
Alkolik içki müptelası olmuştu ve veremden müztarıptı.Muslimský pokladní nemusí prodávat alkohol, svolil řetězec.
Salinger üç öyküsünde alkolik karakterlerine Ray ismini verdi.Lopez, ve své knize z roku 1988 klasifikují státní terorismus na tři druhy.
Yıllar süren bu dostluk, anlatıcının alkolik olmasıyla sonlanır.Prietenia lor reciprocă a durat mai mulți ani, până când naratorul a devenit alcoolic.
Alkolik içki müptelası olmuştu ve veremden müztarıptı.Existența i-a fost marcată și de alcool, pentru care avea o slăbiciune.
Alkolizm sorunu olan kişiye ise alkolik denir.Persoanele care suferă de dependență de alcool se numesc alcoolici sau bețivi.
Paragöz ve alkolik birisi gibi dursa da özünde gerçekten iyi niyetli ve sevecen bir insandır.În momentele intime, Bucătarul este defapt o persoană iubitoare și sensibilă.
Bu yüzden alkolik olur.Conținutul de alcool este de ca.
Aaron Stark (Brían F. O'Byrne) — İyileşen bir alkolik, Mark'ın en yakın arkadaşı ve destekçisi.Aaron Stark (Brían F. O'Byrne): gyógyult alkoholista, Mark Benford támogatója és közeli barátja, elvált.
İyileşen bir alkolik.Gyógyult alkoholfüggő.
Marge Thompson (Ronee Blakley): Nancy'nin alkolik olan annesidir.Brandy (Brandy Hendrix Corrigan): Ronnie szerelme, aki sokat aggódik alkoholista anyja miatt.
Alkolik babası, çoğunlukla şiddet uyguluyordu ve şimdi çok ağır borçluydu.Életének végén Paavolainen gyakran panaszkodott kimerültségre, és sokat ivott.
O bir alkolik.Alkoholista.
Bir alkolik ve eski bir şair.Entisen alkoholistin ja narkkarin.
Xander'ın babası bir alkoliktir ve oğluyla karısına genelde kötü davranmaktadır.Isänsä Woodson oli alkoholisti ja hakkasi usein vaimoaan ja poikaansa.
İyileşen bir alkolik.Richard on toipuva alkoholisti.
Alkolizm sorunu olan kişiye ise alkolik denir.Alkoholin aiheuttamaa päihtymystä kutsutaan humalatilaksi.
Çocukluğu babasının alkolik oması yüzünden zor geçti.Siltavuoren lapsuus oli vaikea, mikä johtui muun muassa hänen isänsä alkoholismista.
Alkoliklerde ruhi bozukluklara da rastlanır.Διαλύεται επίσης σε αλκοόλες.
Her ne kadar inkar etse bile bir alkolik.Απέχει από το αλκοόλ, αν και είναι φανατικός καπνιστής.
Alkoliktir ve sürekli içki içer.Samtidig begyndte han at tage stoffer og drikke jævnligt.
İçmeyi bırakmış alkoliklerden oluşan bu grup, insanları alkolün zararlarıyla korkutmaya çalışıyordu.Mange av sjøfolkene prøvde i stedet å lindre angsten med alkohol.
Çocukluğu babasının alkolik oması yüzünden zor geçti.Foreldrenes ekteskap var problematisk til tider på grunn av farens alkoholproblemer.
Bir alkolik ve eski bir şair.Ia adalah seorang peminum alkohol dan cepat tua.
Küçük kızı kanserden öldükten sonra eşinden boşandı, bu da alkolik birisi olmasına neden oldu.Setelah anak perempuannya meninggal karena kanker, Hopper bercerai dan menjadi pecandu minuman alkohol.
(Pitezel alkolik ve kronik depresif idi.)(Efek ini disebut depresi titik beku (en).)
İyot: genellikle alkolik (alkollü) bir karışım içinde kullanılır.Saat ini, tinta biasanya dibuat berdasarkan alkohol (mis.
Alkolizm sorunu olan kişiye ise alkolik denir.Loại phù kế cho rượu còn gọi là "alcoholometer".
İyileşen bir alkolik.高級アルコール系。
Alkolik babası, çoğunlukla şiddet uyguluyordu ve şimdi çok ağır borçluydu.義父は強度のアルコール中毒であり、自宅内で頻繁に暴力を振るった。
İçmeyi bırakmış alkoliklerden oluşan bu grup, insanları alkolün zararlarıyla korkutmaya çalışıyordu.这个组织由洗心革面了的酒徒们组成,他们试图威胁人们戒酒。
Bu yüzden alkolik olur.便可具酒肉。
Alkolik olunduğu üzerine doğru bir suçlama siyasal rakipleri safdışı bırakmanın etkili bir yoluydu.האשמות נכונות על אלכוהוליזם הייתה דרך אפקטיבית להביך יריבים פוליטיים.
Babası Paul Kelley, bilinen bir alkolik ve garip biriydi.אביה, פטר קלי, היה ידוע בציבור כשתיין ואקסצנטרי.
1914'te alkolik fermatasyon ve maya kimyası üzerine bir kitabı yayımlandı.ב-1914 פרסם ספר אודות הכימיה של שמרים ותסיסה אלכוהולית.
Babası da bir alkoliktir.אביו היה אלכוהוליסט.
Alkoliktir ve sürekli içki içer.נוהג לרוב לשתות ולהשתכר.
Çocukluğu babasının alkolik oması yüzünden zor geçti.התמכרותו של האב לאלכוהול העיבה על ילדותו.
Alkolizm sorunu olan kişiye ise alkolik denir.דוגמה חשובה אחרת היא בנושא האלכוהול.
Çocukken, alkolik olan babasından şiddet görmüştür.ילדותה הייתה מושפעת ממתחים קשורים לאלימות האב שהיה אלכוהוליסט.
Aaron Stark (Brían F. O'Byrne) — İyileşen bir alkolik, Mark'ın en yakın arkadaşı ve destekçisi.ארון סטארק (בריאן או'בריין) – אלכוהוליסט לשעבר, הספונסר של מארק במסגרת אלכוהוליסטים אנונימיים וחברו הקרוב.
Onlar alkolik.הם אלכוהוליסטים.
Onlar alkolik.הן אלכוהוליסטיות.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod