Ana içeriğe geç
Sözlük

alkol ile cümle

alkol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
2003 yılında Mtetwa alkollü araç kullandığı iddiasıyla gözaltına alındı.2003-ban letartóztatták ittas vezetésért.
Alkolde kolaylıkla çözünür.Alkoholban jól oldódik.
Charlie alkolü bile bırakmıştır.Charlie azt javasolja, hogy le kell itatni.
Karışımın alkol haline gelmemesine dikkat ediniz.Az alkoholista társadalmi beilleszkedésre alkalmatlanná válik, egyetlen vigasza az alkohol marad.
Su ve alkolde iyi çözünür.Alkohol és éter jól oldja.
Alkol bağımlısı karısı uzun süre yurt dışında bağımlılık tedavisi gördü.A gyógyszerészi oklevélének megszerzése után is hosszabb ideig külföldön tartózkodott.
Amazake (Japonca: 甘酒), fermente pirinçten yapılan düşük alkollü tatlı bir geleneksel Japon içeceğidir.Amazake (甘酒) a tradicionális édes, kis alkohol mennyiséggel rendelkező Japán ital, érlelt rizsből.
Bu arada durmaksızın alkol almaktadır.Ezután abszolút alkoholt kell rájuk önteni.
Suda ve alkolde çözünür.Oldódik vízben és alkoholban.
Bu durum onu daha fazla alkole yöneltti.Újra rászokott az italra.
Kafeinli içecekler, sigara ve alkol kullanımından uzak durmalısınız.Nyíltan ábrázolják a dohányzást, alkohol- és kábítószerfogyasztást.
Uzun süreli tedavilerde kesinlikle alkol kullanılmamalıdır.Gyógyszeres kezelés esetén az alkohol kerülendő.
V2 roketleri, yakıt olarak alkol ve sıvı oksijen kullanıyordu.A rakétahajtómű üzemanyaga alkohol és folyékony oxigén volt.
Kısmen alkolizm nedeniyle kaynaklanan sorunlardan rahatsız olan ağabeyi Henry 1 Ağustos 1831'de öldü.Alkoholizmusban szenvedő bátyja 1831. augusztus 1-jén tuberkulózisban halt meg.
Süpermarketlerde, sadece içeriğinde %3,5 ve daha altında alkol oranı olan içecekler satılabilir.A boltban a törvény értelmében csak 20 éven felüliek vásárolhatnak 3,5%-nál több alkoholt tartalmazó italokat.
Alkolmetre sarhol birinde kesinlikle yanılmıyor.Egyetlen záropsrem típus sem szorítkozik bizonyos alcsaládra.
Alkol fiksasyonu çoğu lipidi ortadan kaldırır.Az alkoholfogyasztás tényleg elpusztítja az agysejteket?
Alkol elde etmemeye dikkat ediniz.A tagok nem fogyasztanak alkoholt.
Hayatı boyunca depresyonla olduğu kadar uyuşturucu ve alkol bağımlılığı ile de sorun yaşamıştır.Karrierjét és egészségét egyaránt tönkretette alkoholizmusa és kábítószer-függősége.
Lindemann alkole oldukça düşkündür; en sevdiği içki tekila'dır.Szereti az alkoholt, kedvence a tequila.
Alkol tüketimi Musevi inancında yasaklanmamıştır.A szeszes italokat az iszlám vallás tiltja.
Alkol bağımlılığı hayatında sürekli bir sorun olan Debord, ömrünün sonuna kadar bundan kurtulamadı.Élete végéig tartó alkoholizmusa ellenére is elérte, amit kitűzött maga elé.
Marge Thompson (Ronee Blakley): Nancy'nin alkolik olan annesidir.Brandy (Brandy Hendrix Corrigan): Ronnie szerelme, aki sokat aggódik alkoholista anyja miatt.
38% oranında alkol içermektedir.43% alkoholtartalmú.
Led Zeppelin'in davulcusu John Bonham, alkol sebebiyle 25 Eylül'de 32 yaşında hayatını kaybetti.1980. szeptember 25-én alkohol hatására bekövetkezett légzészavarban meghalt John Bonham.
İçki ve alkollü ürünlerin tüketilmesinden uzak durmayı ifade eder.Kerülni kell az alkohol és a savasító ételek fogyasztását.
Alkolik babası, çoğunlukla şiddet uyguluyordu ve şimdi çok ağır borçluydu.Életének végén Paavolainen gyakran panaszkodott kimerültségre, és sokat ivott.
O bir alkolik.Alkoholista.
En sevdiğiniz alkolsüz içecek nedir?Melyik a kedvenc alkoholmentes italod?
Alkolizm hayatımı mahvetti.Az alkoholizmus tönkretette az életemet.
Bira, dünyadaki en eski ve en yaygın alkollü içeceklerden biridir.Olut on maailman vanhin ja suosituin alkoholijuoma.
38% oranında alkol içermektedir.Sen alkoholipitoisuus on 38 %.
Bu durum onu depresyona ve alkolizme sürükledi.Tämä ajoi hänet masennukseen ja alkoholismiin.
Kendisinin de alkol gibi bazı sorunları vardır.Myös hänellä oli ollut alkoholiongelma.
Hatta alkol bile kullanmazdı.Alkoholia hän ei tiettävästi käyttänyt lainkaan.
Bunlardan etanol (C2H5OH), alkollü içeceklerde bulunan türüdür.Etanoli (C2H5OH) on alkoholijuomien sisältämä alkoholi.
Bir alkolik ve eski bir şair.Entisen alkoholistin ja narkkarin.
Manson'ın alkol kullanımı ve uzak tavırları da bu ilişkinin bitmesine neden olarak gösterildi.Myös Mansonin alkoholinkäyttöä ja etäistä käyttäytymistä on arveltu eron syyksi.
Sadece alkol almak ve zengin koca bulmakla ilgilenmektedir.Alkoholi on varattu lähinnä miehille ja rikkaille.
Yüksek alkollü bir içkidir.Tee on tärkeä juoma.
Bir yandan da alkol ve uyuşturucu kullanıyordu.Se toi mukanaan alkoholin ja hevosen.
Xander'ın babası bir alkoliktir ve oğluyla karısına genelde kötü davranmaktadır.Isänsä Woodson oli alkoholisti ja hakkasi usein vaimoaan ja poikaansa.
Alkol elde etmemeye dikkat ediniz.Alkoholin kanssa sitä ei pidä ottaa.
İsveç'te restoran ve barlada ise 18 yaşından itibaren alkollü içecek satın alınabilir.Ravintolassa tai anniskelualueella kaikkien alkoholijuomien ikäraja on 18 vuotta.
Alkol miktârı kefirden çoktur.Alkoholiriippuvuus on monille erittäin vaikea katkaista.
Alkol oranı %2 ile %8,5 arasında değişir.Juoman alkoholipitoisuus vaihtelee kahdesta kahdeksaan prosenttiin.
Alkol ve uyuşturucu sorunları onu gittikçe yıpratıyordu.Alkoholi ja lääkkeiden käyttö rapauttivat hänen terveytensä.
Led Zeppelin'in davulcusu John Bonham, alkol sebebiyle 25 Eylül'de 32 yaşında hayatını kaybetti.Rumpali John Bonham kuitenkin kuoli 25. syyskuuta edellisen päivän alkoholinkäytön seurauksena.
Daha sonraki yıllarda alkol bağımlılığı yüzünden sağlıği giderek bozuldu.Lahtisen viimeisiä vuosia varjosti alkoholismin myötä heikentynyt terveys.
İyileşen bir alkolik.Richard on toipuva alkoholisti.
Eşinin açıklaması o gece aşırı alkollü olduğudur.Lisäksi hänen muistinsa oli kateissa kyseisenä yönä voimakkaan humalan takia.
Alkol kısıtlamaları yoktur.Alkoholia ei ole tarjolla.
Alkolizm sorunu olan kişiye ise alkolik denir.Alkoholin aiheuttamaa päihtymystä kutsutaan humalatilaksi.
Alkol sorunları 1977 yılında son bulmuştur.Kokonaan hän lopetti alkoholin käytön vuonna 1974.
Bu kişilerden yarıdan fazlasının ise alkol, uyuşturucu, tütün ve seks bağımlısı olduğu gözleniyor.Albumin budjetista kuitenkin puolet kului alkoholiin, huumeisiin ja ruokatarvikkeisiin.
Aşırı alkol alımı sonucu 1999'da hayatını kaybetmiştir.Alkoholin liikakäyttö aiheutti lopulta hänen kuolemansa 1957.
Mojito (İspanyolca, Mohito olarak okunur) geleneksel bir Küba alkollü kokteylidir.Mojito on alun perin kuubalainen cocktail-juoma.
Karışımın alkol haline gelmemesine dikkat ediniz.Alkoholinkäyttö ei vaikuta sen syntyyn.
Systembolaget mağazalarında alkollü içecek satın alma sınırı 20'dir.Kaikkien alkoholijuomien ostoikäraja on 20 vuotta.
Bu içecekler, düşük alkol içeriğinden ötürü yasal olarak pek çok bölgede küçüklere de satılmıştır.Useimmissa maissa on säädetty laissa alkoholijuomien ostamisen alaikäraja.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod