Bu terim aynı zamanda bazı ülkelerin alkol yasağını zorunlu kıldığı dönemleri isimlendirmek için kullanılır.Також даним терміном називають період в історії країни, упродовж якого діяла заборона на алкоголь.
Halk arasında sanılanın tersine tonik hiç alkol içermez.Та Джулі, на відміну від нього, не вживає алкоголю.
Bu biralar arasında en yüksek alkollüsü stoutlar olmuştur.Найбільш глибоководне серед них — Світязь.
Ardından çabaları sonuç vermiş ve uyuşturucu ve alkolü bırakmıştır.Згодом, він повністю припинив вживати наркотики і алкоголь.
Bir röportajında, arada sırada sigara içtiğini; nadiren de alkollü içki tükettiğini söylemiştir.У одному з інтерв'ю розповіла, що інколи курить «травку».
Alkol miktârı kefirden çoktur.Випитий алкоголь не рятує від депресії.
Alkol düşkünlüğü, El Salvador'un başta gelen sorunlarındandı.Спочатку наступ розвивався успішно для Сальвадору.
Meksikalı kaçakçılar, ABD'deki alkol yasağı süresince alkol kaçakçılığıyla uğraştılar.Штатам США було дозволено вводити свої власні закони щодо контролю за алкоголем.
Kımızda çok az miktarda alkol bulunmaktadır ve çok içilince sarhoş edebilmektedir.На його боці багато з тих, кому набридло пияцтво і кумівщина.
Genellikle Beyaz şarap rengindedir. %18-20 oranında alkol içerir.Рисове вино зазвичай містить 18-25 % алкоголю.
Babası da bir alkoliktir.Її батько був алкоголік.
Karışımın alkol haline gelmemesine dikkat ediniz.Відомий своє бережливістю, не вживав алкоголь.
38% oranında alkol içermektedir.Вміст алкоголю ― 4,8%.
Durma isteği vardı ve alkolü azaltarak tamamen ayık kalmaya çalıştı.Тобто вони боялися сонця і їм потрібно було пити кров, щоб вижити.
Alkol oranları genelde standart biralardan daha düşüktür.Температура води повинна бути трохи нижча, ніж зазвичай.
Baykal (Rusça: Байкал), koyu kahverengi renkli bir Rus alkolsüz içecektir.Байкал — безалкогольний газований напій темно-коричневого кольору.
Tom alkolsüz bir bira içti.Том випив одне безалкогольне пиво.
Onlar alkolik.Вони алкоголіки.
Alkol bağımlıları için risk, 100 kat daha fazladır.U alkoholiků je riziko až 100krát vyšší.
Örneğin, bir dijital cüzdan, potansiyel olarak alkol satın alırken mağazanın yaşını doğrulayabilir.Například digitální peněženka by si při nákupu alkoholu mohla ověřit věk kupujícího do obchodu.
Sigara ve alkol bırakılmalıdır.Alkohol a cigarety jsou zakázány.
38% oranında alkol içermektedir.Obsahuje 38% alkoholu.
Likör %16,5 alkol içerir.Obsahuje 16,5 % alkoholu.
Alkol bazlı jeller de etkili olabilir.Účinné může být i používání gelů na bázi alkoholu.
Tütün karşıtı organizasyonlar ayrıca alkollü içeceklerin tüketimine de karşıydılar.Protitabákové organizace byly také proti konzumaci alkoholických nápojů s obsahem lihu.
Kendisinin de alkol gibi bazı sorunları vardır.Také měl problémy s alkoholem.
Ayrıca buzlu çaylar, limonatalar ve diğer alkolsüz içecekler üretilir.Kromě toho Pfanner vyrábí také vlastní ledové čaje, limonády a další nealkoholické nápoje.
Alkolden hiç hoşlanmaz.Nemá rád tvrdý alkohol.
19 Şubat 1980 günü grubun solisti Bon Scott yüksek miktarda alkol aldıktan sonra öldü.Dne 19. února 1980 zemřel v Londýně Bon Scott po zkonzumování značného množství alkoholu.
Mark Benford öngörüsünde yeniden alkole başladığını, eşi Olivia da bir başka adamla birlikte olduğunu görür.Mark Benford viděl svůj návrat k alkoholismu, jeho žena se viděla s jiným mužem.
Mojito (İspanyolca, Mohito olarak okunur) geleneksel bir Küba alkollü kokteylidir.Mojito (vyslovováno španělsky /// – „mochito“) je tradiční kubánský koktejl.
Alkoliktir ve sürekli içki içer.Dnes bych pil a pořád pil).
Cinsellik, eşcinsellik, alkol, uyuşturucu ve benzeri öğelere sahiptir.Buďte opatrní s alkoholem, sexem, drogami a jinými záležitostmi.
Kuvvetli bir içkidir %40-%55 alkol içermektedir.Obsahuje 40% - 50% alkoholu.
İyileşen bir alkolik.Davis je vyléčená alkoholička.
3 çocuk babasıdır ve eşi alkolik birisidir.Měl 4 sourozence a jeho otec byl alkoholik.
Sigara bir risk faktörüyken alkol kullanımı değildir.Kouření je rizikovým faktorem, konzumace alkoholu nikoliv.
Fruktoz, diğer bütün doğal şekerlerden ve şeker alkollerinden daha yüksek bir çözünürlüğe sahiptir.Velmi zajímavá jsou přírodně sladká vína se zbytkovým cukrem.
Karışımın alkol haline gelmemesine dikkat ediniz.Pokřtěno bylo nevábnou alkoholovou směsicí.
16 yaşına kadar alkol bağımlısı bir İskoç rahip tarafından yetiştirildi.Scott byl pak vychováván knězem, který se upil k smrti, když bylo Scottovi šestnáct let.
Sarhoşluk, fazla miktarda alkollü içecek tüketiminden kaynaklanan durum.Velmi mnoho poranění bylo výsledkem opileckých rvaček.
Hayatının sonlarında sürekli alkol kullanımı yüzünden şiddetlenmiş nöroloji temelli sıkıntılar gelişti.Ke konci života holdoval hojně alkoholu.
İçerdikleri alkoloitlerden dolayı çok zehirlidirler.Spousta alkoholů patří mezi jedovaté látky.
Alkolizm sorunu olan kişiye ise alkolik denir.Drogová závislost na alkoholu se nazývá alkoholismus.
Asla alkollü içecekler içmez.Nikdy nepotřebuje pít.
Eğer temas söz konusu olursa alkol ile silinmelidir.Mluví s nimi pouze tehdy pokud má v sobě alkohol.
Uzun süreli tedavilerde kesinlikle alkol kullanılmamalıdır.Při použití primárních alkoholů se nevytváří žádná kyselina.
1992 yılında alkol sorunları nedeniyle gruptan ayrıldı.V srpnu 1970 byl kvůli problémům s alkoholem ze skupiny vyhozen.
Meksikalı kaçakçılar, ABD'deki alkol yasağı süresince alkol kaçakçılığıyla uğraştılar.Vznikly gangy zabývající se pašováním alkoholu do USA.
Chögyam Trungpa alkol bağımlılığı yüzünden ölmüştür.Chase byl závislý na pití krve.
Yapılan araştırma sonucunda Blind'in kanında limitlerin üç katı üzerinde alkole çıkmıştır.Při dechové zkoušce mu bylo naměřeno přes 3 promile alkoholu v dechu.
Kimyası ve özellikleri ile etil alkole çok benzer.Chutí a množstvím alkoholu se spíš podobá vodce.
İçmeyi bırakmış alkoliklerden oluşan bu grup, insanları alkolün zararlarıyla korkutmaya çalışıyordu.Skupina byla založena bývalými pijany, kteří se pokoušeli odrazovat občany od konzumace alkoholu.
Babası da bir alkoliktir.Otec byl alkoholik.
Yüksek alkollü bir içkidir.Jde o významnou pícninu.
Annesi alkollü araç kullanırken kaza yapmış ve ölmüştür.Její otec byl alkoholik, matka zahynula při automobilové nehodě.
Babası bir alkoliktir ve bu yüzden ailesi çok fakirdir.Její otec nebyl prvorozený, proto rodina žila velmi chudě.
Alkollü içkiler arasında rakı Türk mutfağında en çok tercih edilen içkidir.Tento turecký národní nápoj se řadí k nejkonzumovanějším tureckým alkoholickým nápojům.
Bu bira da yaklaşık olarak %5,90 oranında alkol içermektedir.Pivo obsahuje 5,6 % alkoholu.
Alkollü içkiler tesirlerini ihtiva ettikleri etil alkol ile sağlarlar.Konzumace piva může vést k rozvoji alkoholismu s poškozením zdraví.