Ana içeriğe geç
Sözlük

alkol ile cümle

alkol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Karjalainen'in siyasi kariyerinin sonraki aşamaları alkolizminden önemli ölçüde etkilenmiştir.De laatste jaren van Karjalainens politieke carrière zijn sterk beïnvloed door zijn alcohol gebruik.
Çocukken, alkolik olan babasından şiddet görmüştür.Als kind misbruikte haar alcoholistische vader haar.
Systembolaget mağazalarında alkollü içecek satın alma sınırı 20'dir.Er geldt in Zweden een minimumleeftijd van 20 op het kopen van drank in een systembolag.
Etanol fermantasyonu alkollü içeceklerin üretiminde de kullanılır.Een andere toepassing van fermentatie vinden we bij de productie van alcoholische dranken.
Bunların çoğu alkollü olmaktadır.De meeste zijn dan rijp om gedronken te worden.
Karışımın alkol haline gelmemesine dikkat ediniz.Geheelonthouding is het afzien van het gebruik van alcohol.
Brendi, damıtılmış şaraptan üretilen yüksek dereceli (%40 ile %60 alkol yoğunluğuna sahip) alkollü içki.Cognac is een sterk alcoholische drank (40% of hoger) verkregen door het destilleren van witte wijn.
Uzun süreli tedavilerde kesinlikle alkol kullanılmamalıdır.Tijdens de behandeling mag men geen alcohol nuttigen.
Bu durum onu daha fazla alkole yöneltti.Hierdoor raakte hij aan de drank.
Eğer temas söz konusu olursa alkol ile silinmelidir.Na het aanbrengen verdampt de alcohol.
Yüksek derece alkolün iki ya da üç kez damıtılmasından elde edilir.Ze zouden ook twee tot drie keer meer drinken dan ze toegeven.
Alkol ve uyuşturucu sorunları onu gittikçe yıpratıyordu.Daarna ging het door een alcohol- en drugsverslaving steeds slechter met hem.
O güne kadar ağzına hiç alkol koymamıştır.Tot die tijd had hij geen druppel alcohol gedronken.
Eşi uzun süre alkol problemi yaşamış ve sonunda Jake'i terk etmiştir.Steve is sindsdien aan lager wal geraakt door alcohol en is inmiddels al gescheiden van zijn vrouw.
Metil alkol (metanol, karbinol) CH3OH, en basit yapılı alkol.De eenvoudigste alcohol is methanol (CH3OH).
Fakat ülkenin pek çok yerinde marketlerde veya küçük dükkânlarda alkollü içki bulmak mümkündür.Toch vindt het bier soms in kleine hoeveelheden de weg naar winkels en cafés.
Likör %16,5 alkol içerir.Het bevat 6,5% alcohol.
19 Şubat 1980 günü grubun solisti Bon Scott yüksek miktarda alkol aldıktan sonra öldü.De zanger Bon Scott overleed op 19 februari 1980 door een acute alcoholvergiftiging.
Alkol ağız kokusunu artırır.Hierdoor ontstaat de alcohol in het moutbeslag.
Yapılan otopsi yüksek dozda uyuşturucu ve alkol nedeni ile hayatını kaybettiği açıklandı.Hij was blijkens de autopsie overleden aan een dodelijke combinatie van alcohol en drugs.
Alkolmetre sarhol birinde kesinlikle yanılmıyor.Nooit Gedacht is een korenmolen in Colijnsplaat.
Çocuklara sürekli alkol, uyuşturucu ve AIDS hakkında bilgi verir.Voorlichting geven over psychische problemen en over alcohol en drugs.
19 Mart 1962'de alkol zehirlenmesinden öldü.Geheel onverwacht overleed hij echter op 19 maart 1634 door vergiftiging.
Alkol oranı %16 ile %40 arasındadır.Het alcoholpercentage ligt tussen 16% en 45%.
Süpermarketlerde, sadece içeriğinde %3,5 ve daha altında alkol oranı olan içecekler satılabilir.Drank met maximaal 3.5% alcohol mag weer verkocht worden.
Yapılan araştırma sonucunda Blind'in kanında limitlerin üç katı üzerinde alkole çıkmıştır.Na controle van de politie bleek Blind driemaal de toegestane hoeveelheid alcohol op te hebben.
Su ve alkolde iyi çözünür.Het is goed oplosbaar in water en in alcohol.
Alkol, üzümün damıtılmasıyla, bir buçuk yıl kadar varillerde yaşlanır, bundan sonra şeker şurubu eklenir.Het bier heeft anderhalve maand nodig om te rijpen, hierbij worden de aanwezige suikers omgezet in alcohol.
Alkol oranları genelde %6,0'nın altındadır.Het alcoholgehalte is doorgaans ongeveer 36%.
Aşırı derecede uyuşturucu ve alkol kullanmakta idi.Overmatig gebruik van alcohol of drugs.
Çinko nitrat su ve alkolde çözünür.De stof is oplosbaar in water en alcohol.
Annesi alkollü araç kullanırken kaza yapmış ve ölmüştür.Zijn moeder Lut is gestorven na een auto-ongeluk waarbij ze dronken was.
Bir sanatoryuma alkol tedavisi için gelen Charlie tedavi olmamak için elinden geleni yapar.Tijdens de kuur mag de patiënte geen alcohol drinken.
Sonra preparat asit alkol ile dekolere edilir.De vetzuren worden vervolgens veresterd met de alcohol.
Uyuşturucu ve alkol bağımlısı olan Childers ve bir motosiklet çetesine katıldı.Childers was een alcohol- en drugsverslaafde motorrijder uit Pennsylvania.
1992 yılında alkol sorunları nedeniyle gruptan ayrıldı.In 1982 werd hij vanwege aanhoudend alcoholisme uit de band gezet.
Alkol ve sigara kullanmıyordu.We roken niet en drinken geen alcohol.
Duruşmasına alkollü gelmesinden ötürü mahkeme tarafından suçlu bulundu.Hij kwam in aanraking met het gerecht wegens alcoholmisbruik.
Ağrıya örnek olarak ayağı bir yere çarpmak, parmak yanması veya bir kesiğe alkol dökmek verilebilir.Voeten kunnen gedesinfecteerd worden met, bijvoorbeeld, alcohol.
Charlie alkolü bile bırakmıştır.Brian wil Stewie van de drank afhebben.
Alkol oranı %20'dir.Het alcoholprocentage ligt rond de 20 procent.
Asla alkollü içecekler içmez.Vers drinkwater mag uiteraard nooit ontbreken.
Orijinal hareket fazlasıyla uyuşturucu ve alkol kullanımı içerir.Een eerste risicofactor is het gebruik van drugs en alcohol.
Bu içecekler, düşük alkol içeriğinden ötürü yasal olarak pek çok bölgede küçüklere de satılmıştır.Ook wordt er bij sommige drankketen alcohol geschonken aan minderjarigen.
Alkolden hiç hoşlanmaz.Slik geen liefdesdrank.
Alkolik içki müptelası olmuştu ve veremden müztarıptı.Het bleek dat hij een alcoholprobleem had en ook schulden maakte.
Vermutun ortalama alkol oranı %17-18'dir.Heeft een alcoholpercentage van 17%-22%.
Alkolsüz içecekleriniz var mı ?Hebt ge niet-alcoholische dranken?
Mike alkollü içkileri içmeyi bıraktı mı?Is Mike gestopt met het drinken van alcoholische dranken?
Alkolün etkisi altında araba kullanma.Bestuur geen auto onder invloed van alcohol.
Ben alkolü abartmam.Ik overdrijf niet met alcohol.
Leyla alkol kokuyordu.Leyla rook naar alcohol.
Tom, alkolsüz bir içecek sipariş etti.Tom bestelde een alcoholvrij drankje.
Alkol oranı azaltılmış Jupiler Tauro'dur: %6.2.Het is Jupiler Tauro met een verlaagd alcoholpercentage: 6,2%.
Jupiler hafif acı bir tada sahiptir ve %5,2 alkol içerir.Jupiler heeft een zacht bittere smaak en bevat 5.2% alcohol.
Bu varyantın alkol içeriği %3.3 daha düşüktür, ancak yine de orijinal Jupiler'in tadını korur.Deze variant heeft een lager alcoholgehalte van 3,3%, maar behoudt toch de smaak van de originele Jupiler.
Bu biranın alkol içeriği %8.3'tür.Dit bier heeft een alcoholgehalte van 8,3%.
Jupiler NA, alkol yüzdesi %0.5 olan düşük alkollü bir biraydı.Jupiler N.A was een alcoholarm bier met een alcoholpercentage van 0,5%.
Jupiler 0.0%, 2016 yılında piyasaya sürülen alkolsüz bir biradır.Jupiler 0,0% is een alcoholvrij bier dat werd gelanceerd in 2016.
Alkol bağımlıları için risk, 100 kat daha fazladır.Ponadto, w przypadku alkoholików ryzyko jest 100 razy większe.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod