Ana içeriğe geç
Sözlük

alkol ile cümle

alkol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Alkol ağız kokusunu artırır.Der Alkohol floss in Strömen.
Sonradan yapılan açıklamalar neticesinde alkol problemi çektiği belirtildi.In der Folgezeit bekam er Alkoholprobleme.
Hayatının büyük bölümünde alkole olan ilgisiyle bilinen Pierce, 1869 yılında karaciğer sirozu sebebi ile öldü.Pierce, der vor allem nach dem Ende seiner Zeit im Weißen Haus unter Alkoholismus litt, starb 1869.
Chapman'ın üniversite yıllarından itibaren alkol sorunları olmuştur.Bereits seit Jahren litt die Zusammenarbeit mit Chapman an dessen Alkoholismus.
Çocukluğu babasının alkolik oması yüzünden zor geçti.Scheidungsgrund waren die Alkoholprobleme ihres Vaters.
Alkol bağımlısı olmasının asıl nedeni henüz bilinmemektedir.Sie glaubte nicht, dass er alkoholabhängig war.
Alkolsüz bira satışlarının yaklaşık üçte birini Orta Doğu ülkeleri oluşturur.Etwa ein Drittel des Wolfsburger Trinkwassers wird hier gefördert.
1970'lerden bu yana şiddetli alkolizm geçirmiştir.Zudem war sie seit den 1940er Jahren starke Alkoholikerin.
Bu da Christian'ın alkol probleminin tekrar ortaya çıkmasına neden olur.In der Folge verfällt Kristen dem Alkohol.
Doktoru ona alkol almamasını söyledi.Son docteur lui a dit de ne pas boire d'alcool.
Doktorum bana bir süreliğine alkol içmekten kaçınmamı önerdi.Mon médecin me conseilla de m'abstenir de boire de l'alcool pendant un moment.
Alkol tüketir misin?Consommes-tu de l'alcool ?
Bu, alkol yüzdesi düşük bir biradır.C'est une bière à faible pourcentage d'alcool.
Alkolden uzak durmalısınız.Vous devez limiter la consommation d'alcool.
Alkol oyunlarını seviyorum.J'aime les jeux d'alcool.
Tom'un babası alkolik.Le père de Tom est alcoolique.
Alkol elde etmemeye dikkat ediniz.Ne buvez pas d'alcool.
Fakirlik içinde büyürken alkolik ve kötü bir baba ile yaşadı.Il a grandi dans la pauvreté avec un père abusif et alcoolique.
Alkol oranı %20'dir.Le degré d'alcool est de 20 %.
Karışımın alkol haline gelmemesine dikkat ediniz.Ne doit pas être confondu avec dénaturation de l'alcool.
Kendisinin de alkol gibi bazı sorunları vardır.Il a également un problem d'alcool.
Alkol oranı oldukça düşüktür.Son degré d'alcool est assez faible.
Üzüm alkolünden votka üretimi için reçete Fransa'dan getirildi.La recette pour la production de vodka à partir d’alcool de raisin est venue de France.
38% oranında alkol içermektedir.Son taux alcoolique est de 38 %.
Hatta alkol bile kullanmazdı.Il ne buvait pas d’alcool.
Üretilen şarabın alkol oranı %11-13, asidite miktarı ise 5-7 gram/litre civarındadır.Les vins sont environ 12-13% d'alcool, avec 5-7 grammes / litre d'acidité.
Alkolden hiç hoşlanmaz.Je n'aime pas boire d'alcool.
Bu durum onu depresyona ve alkolizme sürükledi.Cela le rendit alcoolique et dépressif.
3 Ocak 2004'te yine alkollü olarak araba kullanmaktan suçlu bulundu ve ehliyetine 20 ay el konuldu.En 2004, il est à nouveau condamné pour conduite en état d'ivresse et suspendu de permis pour 20 mois.
René Antoine Ferchault de Réaumur bu termometrede 80 derecede kaynayan alkol kullanılmasını önermiştir.René-Antoine Ferchault de Réaumur construit le premier thermomètre à alcool.
İyot katkılı polivinil alkol (PVA) plastikten yapılmıştır.Elle est faite de plastique d'alcool polyvinylique (PVA) dopé à l'iode.
Tütün karşıtı organizasyonlar ayrıca alkollü içeceklerin tüketimine de karşıydılar.Les organisations anti-tabac sont également impliquées dans la lutte contre la consommation d'alcool.
Alkol ve uyuşturucu sorunları onu gittikçe yıpratıyordu.La drogue et l'alcool détruisent sa vie.
Likör %16,5 alkol içerir.Elle titre 6,5 % d'alcool.
Mecca-Cola, Mecca Cola World Company tarafından üretilen bir gazlı alkolsüz içecektir.Mecca-Cola est un cola alternatif, produit phare de la Mecca-Cola World Company.
Meşrubat, genellikle soğuk tüketilen alkolsüz içecek.C'est en général une boisson douce, peu alcoolisée.
Annesi alkollü araç kullanırken kaza yapmış ve ölmüştür.Alors qu'il avait bu, il a un accident de voiture et meurt.
Uzun süreli tedavilerde kesinlikle alkol kullanılmamalıdır.L’absorption d’alcool est formellement déconseillée pendant la durée du traitement.
Bu yüzden alkolik olur.Il deviendra alcoolique.
Alkol bazlı jeller de etkili olabilir.L’aripiprazole peut aussi changer les effets de l’alcool.
Bunların çoğu alkollü olmaktadır.Nombreux étaient alcooliques.
En yakın arkadaşı Proof, 2002 yılıda Eminem'in hap ve alkol bağımlılığından kurtulduğunu söylemişti.Un membre de D12 a déclaré que Mathers est sorti en 2002 de sa dépendance aux drogues et à l'alcool.
Alkollü iken yılana dokunmak asla mantıklı değildir.Comparé à la bière, le saké ne présente toutefois aucune effervescence.
Bu dönemde çok fazla alkol tüketiyordu.À cette période de sa vie, il consomme déjà trop d'alcool,.
Bu; onların yaşamları boyunca alkolden nefret etmeleri durumunu doğurmuştur.Il nia toute sa vie avoir été sous l'emprise de l'alcool lors des faits.
Maguire alkolle mücadeleye de katıldı ve alkol problemlerini çözmeye çalıştı.Les membres ont soutenu la décision du guitariste de combattre ses problèmes d'alcool.
İçindeki alkol oranı %40 ile %45 arasında değişir.Son degré d'alcool varie entre 45 et 55 %.
Charlie alkolü bile bırakmıştır.Charlie essaye d'arrêter sa consommation d'alcool.
Campari, dünyanın altıncı büyük alkollü içecek üreticisidir.Campos est le plus gros producteur brésilien d'alcool.
Dele başlarda alkol sorunu olan annesi ile yaşamaktaydı.Sa mère avait des problèmes avec l'alcool.
Babası da bir alkoliktir.Sa mère est alcoolique.
Bütün eterlerin alkol izomeri olmasına karşın bütün alkollerin eter izomeri yoktur.Ainsi, si tous les acides aminés naturels sont L, tous ne sont pas lévogyres.
Bu nedenle alkol ve tütün kullanmazlar.Il ne consomme pas non plus d'alcool ni de tabac.
Aşırı derecede uyuşturucu ve alkol kullanmakta idi.Par ailleurs, il consomme beaucoup de drogue et d'alcool.
Etanol fermantasyonu alkollü içeceklerin üretiminde de kullanılır.L'éthanol utilisé dans les boissons alcoolisées est produit par la fermentation alcoolique.
Sigara bir risk faktörüyken alkol kullanımı değildir.L'alcoolisme est un facteur de risque.
Alkol kısıtlamaları yoktur.L'interdit de l'alcool.
Alkolmetre sarhol birinde kesinlikle yanılmıyor.On n'a pas retrouvé de sarcophage en pierre.
Alkol ağız kokusunu artırır.La sensation sucrée est amplifiée par l’alcool.
Bu fabrikanın normal bira üretmesine ek olarak muhafazakâr Müslümanlara yönelik alkolsüz bira da üretir.Elle produit également de la bière sans alcool pour la clientèle musulmane.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod