Kim doğru yola gelirse kendisi için yola gelmiş bulunur. Kim saparsa kendi aleyhine sapar.One who follows guidance does so for himself and one who goes astray does so against his soul.
De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin!Say: "O my Servants who have transgressed against their souls!
İkincisi ise ülkenin 1999'daki harekat nedeniyle on NATO ülkesi aleyhine açmış olduğu dava.The second is the country's lawsuit against ten NATO countries for the 1999 campaign.
Anbar Uyanışı 2007 boyunca direnişçilerin aleyhine durumun tersine dönüşmesine yardımcı oldu.The Anbar Awakening helped turn the tide against the insurgents through 2007.
Westmoreland CBS aleyhine dava açtı.Westmoreland filed a lawsuit against CBS.
Morris, dokunulmazlık verilmesi karşılığında Connolly aleyhine tanıklık eder.Morris turns state's evidence and testifies against Connolly in return for immunity.
24 Şubat 1803'te Mahkeme, Marbury'nin aleyhine oybirliğiyle 4-0'lık bir karar verdiOn February 24, 1803,[note 2] the Court rendered a unanimous 4–0 decision against Marbury.[note 3]
Gelgit şimdi açıkça Manfredo'nun aleyhine dönmüştü.The tide had now evidently turned against Manfred.
Bunun üzerine, Abbâsîler tüm şiddetleriyle Alevîler aleyhine harekete geçtiler.Dabei wurden sie von den Redouten der Zitadelle aus unter schweres Feuer genommen.
Bunun üzerine eşi İlkay Adalı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde Türkiye aleyhine dava açtı.Politkowskajas Familie klagte vor dem Europäischen Gerichtshof für Menschenrechte gegen Russland.
IV. Henry aleyhine tekrar bir isyan çıkartılır.Szene 4. Henry wirbt erneut um Anne.
Bu sırada 1153' de Andronikos İmparator aleyhine hazırlanan bir komploya katıldı.In dieser Zeit (1153) wurde eine Verschwörung gegen Manuel, an der Andronikos beteiligt war, aufgedeckt.
Fakat aleyhine en ufak bir dedil elde etmek mümkün değildi.Nicht der geringste Fleck war an ihm zu entdecken.
Aleyhine düşünenler içinse İngiliz Gizli Servisine üye bir İngiliz ajanıdır.Die gleichnamige Hauptfigur ist Geheimagent beim britischen Secret Service.
Bununla birlikte, işgal aleyhine olan beyan yediye dört çoğunluk ile kazanıldı.Avec leur aide la déclaration s'opposant à l'invasion passa avec une majorité de sept voix contre quatre.
Bunun üzerine, Abbâsîler tüm şiddetleriyle Alevîler aleyhine harekete geçtiler.De ses hauteurs, ils ouvrirent le feu contre les révoltés.
Ancak bu zaferler savaşın gidişinin Osmanlı İmpartorluğu aleyhine sürmesini engelleyemedi.Cependant, il était clair qu'elle ne pourrait pas vaincre l'Empire ottoman seule.
Ancak devlet aleyhine işlenen suçlarda doğrudan kovuşturma yapılıyordu.Elle lutte contre les délits commis sur la voie publique.
Ekonomisi de kontrol altındadır ancak zaman aleyhine akmaktadır.Il ne cessa de soutenir le pouvoir, sauf pendant quelque temps.
Oberwesel'de de "mucizeler" Yahudiler aleyhine tek kanıt olarak kullanıldı.En Oberwesel fueron de nuevo «milagros» la única evidencia contra los judíos.
Ancak dava, hızla onların aleyhine döndü.Sin embargo, en la corte el caso se vino abajo rápidamente.
2011 ve 2012 yıllarında Vladimir Putin aleyhine pek çok protestoya liderlik etti.En 2011 y 2012, impulsó una serie de protestas contra el presidente ruso Vladímir Putin.
11. yüzyıldan başlayarak Yahudiler aleyhine bazı pogromlar gerçekleşti.Ya en el siglo XIV hubo los primeros pogromos contra los judíos.
Karı, koca 478-479'da Zeno aleyhine bir isyan çıkardılar.La pareja encabezó una revuelta fallida contra el emperador Zenón en 478-479.
Seferin ikinci aşamasında, Fransız 7. Ordu aleyhine yapılan savaşlara katıldı.En la segunda fase de la campaña, Mauss participó en las batallas contra el 7º Ejército francés.
Halbuki sadrazam olarak kendisi aleyhine olduğunu düşündüklerinden şahsi intikamlar alma peşine düştü.Toma venganza si siente que se han burlado de él.
Aleyhine düşünenler içinse İngiliz Gizli Servisine üye bir İngiliz ajanıdır.Su protagonista homónimo es un agente secreto inglés.
11. yüzyıldan başlayarak Yahudiler aleyhine bazı pogromlar gerçekleşti.A partire dall'XI secolo ci sono stati casi di pogrom contro gli ebrei.
Bunun üzerine eşi İlkay Adalı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde Türkiye aleyhine dava açtı.La moglie, Ilkay Adali, si è rivolta alla Corte europea dei diritti dell'uomo facendo causa alla Turchia.
1943'ten itibaren savaşın gidişatı Almanya'nın aleyhine döndü.Con il 1943 la guerra inizia a farsi difficile per la Germania.
14. yüzyılın sonlarında Şirvan'da küçük feodallerin ve köylülerin zadeganlar aleyhine isyanı meydana geldi.В конце XIV века в Ширване вспыхнуло восстание мелких феодалов и крестьян против знати.
Ancak dava, hızla onların aleyhine döndü.Поэтому судопроизводство в отношении них было быстрым».
Bu olayın aleyhine olan olasılıklar oranı da (1 − p) / p 'dir.Следовательно, вероятность его недоступности составит величину 1 — (1 — p)2.
Bunun üzerine eşi İlkay Adalı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde Türkiye aleyhine dava açtı.Позднее наследники Антера подали иск в Европейский суд по правам человека против Турции.
Bu olay, ABD'yi Almanya aleyhine çevirdi.Этот инцидент вызвал негативную реакцию в Соединенных Штатах в отношении Германии.
Fakat o bu dilekleri çok iyi inceleyerek onu dileyenin aleyhine bir şekilde gerçekleştirmektedir.Находит то, что искал, и его обладателя, который сразу предлагает ему следовать за ним.
Müeyyidülmülk bir süre sonra hapisten kurtulduktan sonra Berkyaruk aleyhine çalışmaya başladı.После освобождения из тюрьмы они решили работать вместе.
Bu ittifak, Fransa'nın diplomatik yalnızlığını sona erdirip, güçler dengesini Almanlar aleyhine bozmuştur.أنهى هذا التحالف العزلة الدبلوماسية لفرنسا وقوضت سيادة الإمبراطورية الألمانية في أوروبا.
Bucaspor'un aleyhine 85 sarı kart ve 7 kırmızı kart gösterildi.وتحصل المنتخب الأرجنتيني على 10 بطاقات حمراء.
2013 Taksim Gezi Parkı protestoları hakkında protestolar aleyhine görüş bildirmiştir.صرح في عام 2013 بخصوص محتجين حديقة جيزي انها احتجاجات ضد وجهات النظر.
Bunu Sezar'ın cenazesinde yaptığı, halkı suikastçilerin aleyhine çeken "tahrik edici" konuşmayla başarmıştı.كان هذا بسبب قصيدته "الالتهابية" الملقاة في جنازة قيصر، والتي سببت تصاعد الرأي العام ضد القتلة.
Ancak devlet aleyhine işlenen suçlarda doğrudan kovuşturma yapılıyordu.وإنها لن تقف مكتوفة الأيدي أمام هذه الجـرائم التي ارتكبـت بحـق المواطنين.
11 ülke karar aleyhine oy verirken 58 ülke çekimser kaldı, 24 ülke ise oylamaya katılmadı.Houve 58 abstenções, e outros 24 Estados não participaram da votação dada a ausência de seus representantes.
Sovyetler Birliği ajanı Richard Sorge ile birlikte Japonya aleyhine ajanlık yapmıştır.Com eles, Kim teria participado de atividades anti japonesas.
Bu da, yönetimi aşıp Çerkeslerin aleyhine dönüşen tepkilere yol açmıştır.Como guia das ações humanas que levariam a ação (pravrittri) e a renuncia (nirvrittri).
İstanbul'da duvarlara Alemdar aleyhine yaftalar asıldı.Construção de muro com gabiões no Iraque.
Ptolemaios, ardından, imparatorluk taht naibi olan Perdikkas aleyhine kurulan koalisyona katıldığını açıkladı.Ptolomeu enfileirava, assim, de forma aberta, na coligação dos Diádocos contra o regente.
Olaylar gitgide Taylor'un aleyhine dönmeye başlamıştır.Deze stellingen werden opnieuw aangevallen door Taylor.
Hem de çeşitli misyoner kuruluşlarının üyeleri ve tebligatcilari İslam aleyhine kampanyalarlar yürütmüşlerdir.Er ontstaan verschillende kampen van voor- en tegenstanders van de Turkse toetreding.
Bir keresinde Phil Collins, aleyhine dava açmıştır.Peter Florrick odwołuje się od swojego wyroku.
11 ülke karar aleyhine oy verirken 58 ülke çekimser kaldı, 24 ülke ise oylamaya katılmadı.58 länder lade ner sin röst och ytterligare 24 stater var frånvarande vid omröstningen.
Aleyhine düşünenler içinse İngiliz Gizli Servisine üye bir İngiliz ajanıdır.Titelfiguren är en pensionerad brittisk före detta hemlig agent vid den brittiska underrättelsetjänsten.
Savaşa Bizans Hristiyanları aleyhine yaklaşık 20.000 Yahudi asisi katıldı.Samtidigt inleder över 20 000 aboriginier en fredlig protest.
Bu tarihte Osmanlı devleti aleyhine Rusya-Avusturya gizliden ittifak etmişlerdi.Clark återfinns sedan kraftlös av Oliver i Ryssland.
11 ülke karar aleyhine oy verirken 58 ülke çekimser kaldı, 24 ülke ise oylamaya katılmadı.Проти проголосували 11 країн, 58 країн утрималися, решта не брали участі в голосуванні.
Bir keresinde Phil Collins, aleyhine dava açmıştır.І тепер Майкл висуває обвинувачення проти компанії.
Seferin ikinci aşamasında, Fransız 7. Ordu aleyhine yapılan savaşlara katıldı.На наступному етапі вона брала участь в оточенні 2-ї французької групи армій.
Ancak devlet aleyhine işlenen suçlarda doğrudan kovuşturma yapılıyordu.Переважно регулювалися злочини проти держави.
11 ülke karar aleyhine oy verirken 58 ülke çekimser kaldı, 24 ülke ise oylamaya katılmadı.Proti rezoluci hlasovalo 11 států, 58 se hlasování zdrželo a dalších 24 se hlasování neúčastnilo.
Bunun üzerine eşi İlkay Adalı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde Türkiye aleyhine dava açtı.Kochová protestovala proti jejímu rozsudku u Mezinárodní komise pro lidská práva.