Ana içeriğe geç
Sözlük

alev ile cümle

alev kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Romalı savunma birlikleri taşınabilir alev topları ile hendekten çıkmaya çalışanları hedef alıyordu.해자를 기어나오더라도 이동식 화염방사기가 있어 막아낼 수 있었습니다.
Romalı savunma birlikleri taşınabilir alev topları ile hendekten çıkmaya çalışanları hedef alıyordu.Rzymscy obrońcy traktowali wroga przenośnymi miotaczami ognia.
Romalı savunma birlikleri taşınabilir alev topları ile hendekten çıkmaya çalışanları hedef alıyordu.Truppen römischer Verteidiger trugen Flammenwerfer und besprühten jeden, der aus dem Graben kletterte.
Romalı savunma birlikleri taşınabilir alev topları ile hendekten çıkmaya çalışanları hedef alıyordu.Ομάδες Ρωμαίων υπερασπιστών με φορητά φλογοβόλα ψέκαζαν όποιον προσπαθούσε να βγει από την τάφρο.
Romalı savunma birlikleri taşınabilir alev topları ile hendekten çıkmaya çalışanları hedef alıyordu.מחלקות של מגינים רומאים היו נושאות להביורים ניידים, ומרססים כל מי שניסה לטפס מהחפיר.
Romalı savunma birlikleri taşınabilir alev topları ile hendekten çıkmaya çalışanları hedef alıyordu.وفرق المدافعين الرومان سيحملون قاذفات اللهب المتنقلة يرشون بها أي جندي يحاول التسلق خارج الخندق
Rus Gösteri Sanatçısı Federal Güvenlik Merkezini Aleve Verdikten Sonra Gözaltına AlındıArtista de performance ruso detenido por incendiar la sede del Servicio Federal de Seguridad
Rus Gösteri Sanatçısı Federal Güvenlik Merkezini Aleve Verdikten Sonra Gözaltına AlındıUn artiste performeur russe met le feu à l'entrée de la Loubianka, siège du FSB
Seni, kendi alevli gücümle küle çevirmememin tek sebebi,Lí do ta không biến người thành tro tàn bằng sức mạnh của ta
Seni, kendi alevli gücümle küle çevirmememin tek sebebi, Rama'nın benden bunu yapmamamı istemesi.Csakis azért nem perzsellek hamuvá erényem izzó hatalmával, mert Ráma nem parancsolta, hogy ezt tegyem.
Seni, kendi alevli gücümle küle çevirmememin tek sebebi, Rama'nın benden bunu yapmamamı istemesi.El único motivo por el que no te reduzco a cenizas con mi fuego es porque Rama no me lo ha ordenado.
Seni, kendi alevli gücümle küle çevirmememin tek sebebi, Rama'nın benden bunu yapmamamı istemesi.Enda skälet att jag inte förintar dig med min egen kraft- är att Rama inte har sagt åt mig att göra det.
Seni, kendi alevli gücümle küle çevirmememin tek sebebi, Rama'nın benden bunu yapmamamı istemesi.Jediný důvod, že tě nezpražím a nezašlapu do země, je ten, že mě k tomu ještě Ráma nedal svolení.
Seni, kendi alevli gücümle küle çevirmememin tek sebebi, Rama'nın benden bunu yapmamamı istemesi.L'unico motivo per cui non ti riduco in cenere con i miei poteri e' che Rama non mi ha ordinato di farlo.
Seni, kendi alevli gücümle küle çevirmememin tek sebebi, Rama'nın benden bunu yapmamamı istemesi.Nie spopieliłam cię jeszcze żarem mojej mocy, tylko dlatego, że Rama mi tego nie nakazał.
Seni, kendi alevli gücümle küle çevirmememin tek sebebi, Rama'nın benden bunu yapmamamı istemesi.Nu te trăznesc chiar eu cu puterile mele doar pentru că Rama mi-a poruncit să nu le folosesc.
Seni, kendi alevli gücümle küle çevirmememin tek sebebi,ואיני שורפת אותך לאפר באמצעות כוחותיי העצומים מסיבה אחת בלבד.
Seni, kendi alevli gücümle küle çevirmememin tek sebebi,ラーマが許してないから
Sen raket tuttuğun zaman tamamen farklı birine dönüşüyorsun.Kendine güvenen, alev gibi gözler.Cand ai o racheta in mana, te transformi intr-o persoana complet diferita, increzatoare, cu ochii arzatori.
Sen raket tuttuğun zaman tamamen farklı birine dönüşüyorsun.Kendine güvenen, alev gibi gözler.Keď držíš raketu, zmeníš sa na úplne iného človeka. Sebavedomého a horlivého.
Sen raket tuttuğun zaman tamamen farklı birine dönüşüyorsun.Kendine güvenen, alev gibi gözler.Ketika anda memegang raket, anda berubah menjadi orang yang berbeda. Percaya diri, dan mata berapi- api.
Sen raket tuttuğun zaman tamamen farklı birine dönüşüyorsun.Kendine güvenen, alev gibi gözler.Khi anh cầm vợt, anh biến thành một người khác hoàn toàn. Thật tự tin và ánh mắt rực lửa.
Sen raket tuttuğun zaman tamamen farklı birine dönüşüyorsun.Kendine güvenen, alev gibi gözler.Kiedy trzymasz rakietę zmieniasz się w zupełnie inną osobę. Stajesz się pewny siebie.
Sen raket tuttuğun zaman tamamen farklı birine dönüşüyorsun.Kendine güvenen, alev gibi gözler.När du håller i racketet så förvandlas du till en helt annorlund aperson. Självsäker och brinnande ögon.
Sen raket tuttuğun zaman tamamen farklı birine dönüşüyorsun.Kendine güvenen, alev gibi gözler.Quand tu tiens une raquette, tu deviens quelqu'un d'autre. Tu es plus confiant et tu as un regard brûlant.
Sen raket tuttuğun zaman tamamen farklı birine dönüşüyorsun.Kendine güvenen, alev gibi gözler.Wanneer je een racket vasthoud, verander je in een compleet ander persoon. Zelfvertrouwen, en vlammende ogen.
Sen raket tuttuğun zaman tamamen farklı birine dönüşüyorsun.Kendine güvenen, alev gibi gözler.Όταν κρατάς τη ρακέτα σου γίνεσαι τελείως διαφορετικός άνθρωπος. Πείσμα και φλεγόμενα μάτια.
Sen raket tuttuğun zaman tamamen farklı birine dönüşüyorsun.Kendine güvenen, alev gibi gözler.Когда вы её держите, превращаетесь совершенно в другого человека. Уверенного, с горящими глазами.
Sen raket tuttuğun zaman tamamen farklı birine dönüşüyorsun.Kendine güvenen, alev gibi gözler.عندما تحمل المضرب، فإنك تتحول إلى شخص آخر .تمامًا واثقٌ من نفسك، وعيناك تشتعل
Sen raket tuttuğun zaman tamamen farklı birine dönüşüyorsun.Kendine güvenen, alev gibi gözler.ヘラ!!
‹‹Şimdi bana engel olma, bırak öfkem alevlensin, onları yok edeyim. Sonra seni büyük bir ulus yapacağım.››Ahora pues, deja que se encienda mi furor contra ellos y los consuma, pero yo haré de ti una gran nación
‹‹Şimdi bana engel olma, bırak öfkem alevlensin, onları yok edeyim. Sonra seni büyük bir ulus yapacağım.››A tak teraz ma nechaj, aby sa rozpálil môj hnev na nich, a aby som ich vyhladil, a učiním teba veľkým národom.
‹‹Şimdi bana engel olma, bırak öfkem alevlensin, onları yok edeyim. Sonra seni büyük bir ulus yapacağım.››그런즉 나대로 하게 하라 내가 그들에게 진노하여 그들을 진멸하고 너로 큰 나라가 되게 하리라
‹‹Şimdi bana engel olma, bırak öfkem alevlensin, onları yok edeyim. Sonra seni büyük bir ulus yapacağım.››Ora lascia che la mia ira si accenda contro di loro e li distrugga. Di te invece farò una grande nazione»
‹‹Şimdi bana engel olma, bırak öfkem alevlensin, onları yok edeyim. Sonra seni büyük bir ulus yapacağım.››Protož nyní nech mne, abych v hněvě prchlivosti své vyhladil je, tebe pak učiním v národ veliký.
‹‹Şimdi bana engel olma, bırak öfkem alevlensin, onları yok edeyim. Sonra seni büyük bir ulus yapacağım.››Przetoż teraz puść mię, że się rozpali popędliwość moja na nie i wygładzę je; a ciebie uczynię w naród wielki.
‹‹Şimdi bana engel olma, bırak öfkem alevlensin, onları yok edeyim. Sonra seni büyük bir ulus yapacağım.››sedaj torej me pusti, da se vname srd moj zoper nje in jih pokončam; tebe pa storim v velik narod.
‹‹Şimdi bana engel olma, bırak öfkem alevlensin, onları yok edeyim. Sonra seni büyük bir ulus yapacağım.››Und nun laß mich, daß mein Zorn über sie ergrimme und sie vertilge; so will ich dich zum großen Volk machen.
‹‹Şimdi bana engel olma, bırak öfkem alevlensin, onları yok edeyim. Sonra seni büyük bir ulus yapacağım.››итак оставь Меня, да воспламенится гнев Мой на них, и истреблю их, и произведу многочисленный народ от тебя.
‹‹Şimdi bana engel olma, bırak öfkem alevlensin, onları yok edeyim. Sonra seni büyük bir ulus yapacağım.››сега, прочее, остави Ме, за да пламне гневът Ми против тях и да ги изтребя; а тебе ще направя велик народ.
‹‹Şimdi bana engel olma, bırak öfkem alevlensin, onları yok edeyim. Sonra seni büyük bir ulus yapacağım.››ועתה הניחה לי ויחר אפי בהם ואכלם ואעשה אותך לגוי גדול׃
‹‹Şimdi bana engel olma, bırak öfkem alevlensin, onları yok edeyim. Sonra seni büyük bir ulus yapacağım.››فالآن اتركني ليحمى غضبي عليهم وافنيهم. فاصيّرك شعبا عظيما.
‹‹Şimdi bana engel olma, bırak öfkem alevlensin, onları yok edeyim. Sonra seni büyük bir ulus yapacağım.››你 且 由 著 我 、 我 要 向 他 們 發 烈 怒 、 將 他 們 滅 絕 、 使 你 的 後 裔 成 為 大 國
‹‹Şimdi bana engel olma, bırak öfkem alevlensin, onları yok edeyim. Sonra seni büyük bir ulus yapacağım.››你 且 由 著 我 、 我 要 向 他 們發烈怒 、 將他們滅絕 、 使 你 的 後裔 成為 大國
Şişedeki alev misali bunu düşünmeyi seviyorum.Bueno, me gusta pensarlo como una llama en una botella.
Şişedeki alev misali bunu düşünmeyi seviyorum.Gyakran úgy gondolok rá, mint egy palackba zárt lángocskára.
Şişedeki alev misali bunu düşünmeyi seviyorum.저는 그것을 병안에 있는 불꽃이라고 생각하기를 좋아하고
Şişedeki alev misali bunu düşünmeyi seviyorum.Mi piace pensare alla vita come a una fiamma in una bottiglia.
Şişedeki alev misali bunu düşünmeyi seviyorum.Nou, ik zie het graag als een vlam in een fles.
Şişedeki alev misali bunu düşünmeyi seviyorum.Nun, ich stelle es mir vor wie eine Flamme in einer Flasche.
Şişedeki alev misali bunu düşünmeyi seviyorum.Păi, mie îmi place să cred ca e ca o flacără într-o sticlă.
Şişedeki alev misali bunu düşünmeyi seviyorum.Pomyślcie o tym, jak o płomieniu w butelce.
Şişedeki alev misali bunu düşünmeyi seviyorum.Představuji si ho jako plamen v lahvi.
Şişedeki alev misali bunu düşünmeyi seviyorum.Tôi thích nghĩ về nó như một ngọn lửa trong một cái chai.
Şişedeki alev misali bunu düşünmeyi seviyorum.Εγώ το σκέφτομαι σαν μια φλόγα σε ένα μπουκάλι.
Şişedeki alev misali bunu düşünmeyi seviyorum.Е, харесва ми да мисля за него като пламък в бутилка.
Şişedeki alev misali bunu düşünmeyi seviyorum.Я думаю об этом, как о пламени в бутылке.
Şişedeki alev misali bunu düşünmeyi seviyorum.Я думаю про це як про полум"я у пляшці.
Şişedeki alev misali bunu düşünmeyi seviyorum.ובכן, אני אוהב לחשוב על זה בתור להבה בבקבוק.
Şişedeki alev misali bunu düşünmeyi seviyorum.حسنا، أحب التفكير فى الأمر كشعلة لهب داخل زجاجة.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod