alev ile cümle

alev kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
İnsanlar binlerce yıldır ateş yakıyorlar ve alevlerin renkleri o zamandan beri "kuantum" diye bağırıyor.llevaba escrito "cuántico" en los colores de sus llamas.
İnsanlar binlerce yıldır ateş yakıyorlar ve alevlerin renkleri o zamandan beri "kuantum" diye bağırıyor.Oamenii au descoperit focul acum câteva milenii, culorile flăcărilor șopțind ,,cuante" în tot acest timp.
İnsanlar binlerce yıldır ateş yakıyorlar ve alevlerin renkleri o zamandan beri "kuantum" diye bağırıyor.وأسِرَّة التسمير، فالبشر يسعرون النار منذ الأزل، حيث تقول النار "كم" منذ تلك الأيام وحتى الآن.
İsrailin Işığı ateş, İsrailin Kutsalı alev olacak; Asurun dikenli çalılarını Bir gün içinde yakıp bitirecek.이스라엘의 빛은 불이요 그 거룩한 자는 불꽃이라 하루 사이에 그의 형극과 질려가 소멸되며
İsrailin Işığı ateş, İsrailin Kutsalı alev olacak; Asurun dikenli çalılarını Bir gün içinde yakıp bitirecek.La Luz de Israel será por fuego; y su Santo por llama que consume y devora en un día sus cardos y sus espinos
İsrailin Işığı ateş, İsrailin Kutsalı alev olacak; Asurun dikenli çalılarını Bir gün içinde yakıp bitirecek.Nebo světlo Izraelovo bude ohněm, a Svatý jeho plamenem, i spálí a sžíře trní i bodláčí jeho jednoho dne.
İsrailin Işığı ateş, İsrailin Kutsalı alev olacak; Asurun dikenli çalılarını Bir gün içinde yakıp bitirecek.Свет Израиля будет огнем, и Святый его – пламенем, которое сожжет и пожрет терны его и волчцы его в один день;
İsrailin Işığı ateş, İsrailin Kutsalı alev olacak; Asurun dikenli çalılarını Bir gün içinde yakıp bitirecek.והיה אור ישראל לאש וקדושו ללהבה ובערה ואכלה שיתו ושמירו ביום אחד׃
İsrailin Işığı ateş, İsrailin Kutsalı alev olacak; Asurun dikenli çalılarını Bir gün içinde yakıp bitirecek.ويصير نور اسرائيل نارا وقدوسه لهيبا فيحرق ويأكل حسكه وشوكه في يوم واحد
İsrailin Işığı ateş, İsrailin Kutsalı alev olacak; Asurun dikenli çalılarını Bir gün içinde yakıp bitirecek.以 色 列 的 光 必 如 火 、 他 的 聖 者 必 如 火 焰 . 在 一 日 之 間 、 將 亞 述 王 的 荊 棘 、 和 蒺 藜 、 焚 燒 淨 盡
İsrailin Işığı ateş, İsrailin Kutsalı alev olacak; Asurun dikenli çalılarını Bir gün içinde yakıp bitirecek.以色列 的 光必 如火 、 他 的 聖者 必 如 火焰 . 在 一 日 之 間 、 將亞 述王 的 荊棘 、 和 蒺藜 、 焚燒淨盡
İşte bu yüzden RABbin öfkesi bu ülkeye karşı alevlendi; bu kitapta yazılı bütün lanetleri oraya yağdırdı.I rozhněvala se prchlivost Hospodinova na tu zemi, tak že uvedl na ni všecko zlořečení zapsané v knize této.
İşte bu yüzden RABbin öfkesi bu ülkeye karşı alevlendi; bu kitapta yazılı bütün lanetleri oraya yağdırdı.이러므로 여호와께서 이 땅을 향하여 진노하사 이 책에 기록된 모든 저주대로 재앙을 내리시고
İşte bu yüzden RABbin öfkesi bu ülkeye karşı alevlendi; bu kitapta yazılı bütün lanetleri oraya yağdırdı.Preto sa zapálil hnev Hospodinov na tú zem, aby uviedol na ňu všetku tú kliatbu, napísanú v tejto knihe,
İşte bu yüzden RABbin öfkesi bu ülkeye karşı alevlendi; bu kitapta yazılı bütün lanetleri oraya yağdırdı.за то возгорелся гнев Господа на землю сию, и навел Он на нее все проклятия завета , написанные в сей книге;
İşte bu yüzden RABbin öfkesi bu ülkeye karşı alevlendi; bu kitapta yazılı bütün lanetleri oraya yağdırdı.ויחר אף יהוה בארץ ההוא להביא עליה את כל הקללה הכתובה בספר הזה׃
İşte bu yüzden RABbin öfkesi bu ülkeye karşı alevlendi; bu kitapta yazılı bütün lanetleri oraya yağdırdı.فاشتعل غضب الرب على تلك الارض حتى جلب عليها كل اللعنات المكتوبة في هذا السفر.
İşte bu yüzden RABbin öfkesi bu ülkeye karşı alevlendi; bu kitapta yazılı bütün lanetleri oraya yağdırdı.所 以 耶 和 華 的 怒 氣 向 這 地 發 作 、 將 這 書 上 所 寫 的 一 切 咒 詛 、 都 降 在 這 地 上
İşte bu yüzden RABbin öfkesi bu ülkeye karşı alevlendi; bu kitapta yazılı bütün lanetleri oraya yağdırdı.所以 耶和華 的 怒氣 向 這地 發作 、 將這書 上 所 寫 的 一切 咒詛 、 都 降 在 這地上
Kapı bozulmuş. Hayır! Alevler, yakıt deposuna ulaştı..9.5ג'י ל-11 דקות .אני הייתי מתחיל להתפלל
Kapı bozulmuş. Hayır! Alevler, yakıt deposuna ulaştı.Døren er ødelagt!
Kapı bozulmuş. Hayır! Alevler, yakıt deposuna ulaştı.Dörren är trasig!
Kapı bozulmuş. Hayır! Alevler, yakıt deposuna ulaştı.Dveře jsou rozbité!
Kapı bozulmuş. Hayır! Alevler, yakıt deposuna ulaştı.Tämä ovi on rikki!
Kapı bozulmuş. Hayır! Alevler, yakıt deposuna ulaştı.Vrata so pokvarjena.
Kapı bozulmuş. Hayır! Alevler, yakıt deposuna ulaştı.Η πόρτα είναι σπασμένη!
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.Alle tenebre non sfuggirà, la vampa seccherà i suoi germogli e dal vento sarà involato il suo frutto
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.Ei hän pääse pimeydestä; tulen liekki kuivuttaa hänen vesansa, ja hän hukkuu hänen suunsa henkäyksestä.
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.han undkommer ikke fra Mørket. Solglød udtørrer hans Spire, hans Blomst rives bort af Vinden.
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.흑암한 데를 떠나지 못하리니 불꽃이 그 가지를 말릴 것이라 하나님의 입김에 그가 떠나리라
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.Não escapará das trevas; a chama do fogo secará os seus ramos, e ao sopro da boca de Deus desaparecerá.
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.Nem menekül meg a setétségtõl, sarjadékát láng perzseli el, és szájának lehelletétõl pusztul el.
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.Neuhne zo tmy; plameň usuší jeho výhonok, a uhne od ducha jeho úst.
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.Ne uteče iz temine, plamen posuši mladike njegove, in on izgine od diha iz ust Njegovih. –
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.Nevyjde z temností, mladistvou ratolest jeho usuší plamen, a tak zahyne od ducha úst svých.
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.Nie wynijdzie z ciemności; świeżą jego latorośl ususzy płomieó, a zginie od ducha ust jego.
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.No escapará de las tinieblas. La llama secará sus ramas, y por el soplo de su boca desaparecerá
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.Nu va putea ieşi din întunerec, flacăra îi va arde mlădiţele, şi Dumnezeu îl va pierde cu suflarea gurii Lui.
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.Не уйдет от тьмы; отрасли его иссушит пламя и дуновением уст своих увлечет его.
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.Няма да се отърве от тъмнината; Пламък ще изсуши младоците му; И от дишането на Божиите уста ще бъде завлечен.
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.לא יסור מני חשך ינקתו תיבש שלהבת ויסור ברוח פיו׃
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.لا تزول عنه الظلمة. خراعيبه تيبسها السموم وبنفخة فمه يزول.
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.他 不 得 出 離 黑 暗 . 火 燄 要 將 他 的 枝 子 燒 乾 、 因 神 口 中 的 氣 、 他 要 滅 亡 . 〔 滅 亡 原 文 作 走 去
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.他 不 得出 離 黑暗 . 火燄 要 將 他 的 枝子 燒乾 、 因 神 口中 的 氣 、 他 要 滅亡 . 〔 滅亡 原文 作 走去
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Am ştiut înainte să mă ridic să vorbesc că obrajii îmi ardeau.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Ich wusste schon, bevor ich zum Sprechen aufstand, dass meine Wangen feuerrot waren.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Jag visste redan innan jag ställde mig upp för att tala att mina kinder var blossande.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Jeg vidste, før jeg rejste mig for at tale, at mine kinder var ildrøde.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Je savais, avant même de me lever pour parler que mes joues étaient enflammées.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.내가 연설을 하려고 일어서기도 전에, 내 뺨이 불타오르고 있음을 알았다.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum."Mesmo antes de me levantar para falar "sabia que estava extremamente ruborizado.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Sabía, incluso antes de pararme a hablar, que mis mejillas estaban coloradas.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Sapevo ancor prima di alzarmi in piedi per parlare che le mie guance erano in fiamme.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Saya tahu bahkan sebelum saya berdiri untuk berbicara bahwa pipi saya memerah.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Trước khi đứng lên phát biểu thì tôi đã biết là đôi gò má của tôi sẽ đỏ ửng lên rồi.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Tudtam, még mielőtt felálltam hogy szólaljak, hogy arcom begyulladt.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Věděl jsem, ještě než jsem se odhodlal promluvit, že moje tváře jsou jako v ohni.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Zanim wstałem, by przemówić wiedziałem, że moje policzki płoną.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Zelfs voor ik ging staan voor mijn toespraak wist ik dat mijn kaken brandden.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Το ήξερα πριν καν ακόμη σηκωθώ για να μιλήσω ότι τα μάγουλα μου είχαν πιάσει φωτιά.

İlgili Sayfalar