Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.לא יסור מני חשך ינקתו תיבש שלהבת ויסור ברוח פיו׃
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.لا تزول عنه الظلمة. خراعيبه تيبسها السموم وبنفخة فمه يزول.
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.他 不 得 出 離 黑 暗 . 火 燄 要 將 他 的 枝 子 燒 乾 、 因 神 口 中 的 氣 、 他 要 滅 亡 . 〔 滅 亡 原 文 作 走 去
Karanlıktan kaçamayacak, Filizlerini alev kurutacak, Tanrının ağzından çıkan solukla yok olacaktır.他 不 得出 離 黑暗 . 火燄 要 將 他 的 枝子 燒乾 、 因 神 口中 的 氣 、 他 要 滅亡 . 〔 滅亡 原文 作 走去
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Am ştiut înainte să mă ridic să vorbesc că obrajii îmi ardeau.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Ich wusste schon, bevor ich zum Sprechen aufstand, dass meine Wangen feuerrot waren.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Jag visste redan innan jag ställde mig upp för att tala att mina kinder var blossande.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Jeg vidste, før jeg rejste mig for at tale, at mine kinder var ildrøde.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Je savais, avant même de me lever pour parler que mes joues étaient enflammées.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.내가 연설을 하려고 일어서기도 전에, 내 뺨이 불타오르고 있음을 알았다.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum."Mesmo antes de me levantar para falar "sabia que estava extremamente ruborizado.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Sabía, incluso antes de pararme a hablar, que mis mejillas estaban coloradas.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Sapevo ancor prima di alzarmi in piedi per parlare che le mie guance erano in fiamme.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Saya tahu bahkan sebelum saya berdiri untuk berbicara bahwa pipi saya memerah.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Trước khi đứng lên phát biểu thì tôi đã biết là đôi gò má của tôi sẽ đỏ ửng lên rồi.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Tudtam, még mielőtt felálltam hogy szólaljak, hogy arcom begyulladt.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Věděl jsem, ještě než jsem se odhodlal promluvit, že moje tváře jsou jako v ohni.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Zanim wstałem, by przemówić wiedziałem, że moje policzki płoną.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Zelfs voor ik ging staan voor mijn toespraak wist ik dat mijn kaken brandden.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Το ήξερα πριν καν ακόμη σηκωθώ για να μιλήσω ότι τα μάγουλα μου είχαν πιάσει φωτιά.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Преди да започна да говоря, знаех, че се изчервявам.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Я начал краснеть ещё до того, как встал произнести речь; я знал это.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.Я почав червоніти ще до того, як встав виголошувати промову, я знав це.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.ידעתי עוד לפני שנעמדתי כדי לנאום, שהלחיים שלי בוערות.
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.وعرفت حتى قبل أن أقوم للحديث أن وجنتي كانت محمرة بحرارة
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.僕の頬は赤くなっていた 身体を使ったり ワインを飲んだり
Körfezde Şii camilerini hedef almak nefreti alevlendirmeye bir teşviktir...Die Prediger, die zum Sektierertum anstiften sind genauso schuldig wie die Attentäter selbst.
Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.Como o carvão para as brasas, e a lenha para o fogo, assim é o homem contencioso para acender rixas.
Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.După cum cărbunele face jăratic, şi lemnul foc, tot aşa şi omul gîlcevitor aprinde cearta.
Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.El carbón es para las brasas, la leña para el fuego, y el hombre rencilloso para provocar peleas
Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.Hehkuksi hiilet, tuleksi halot, riidan lietsomiseksi toraisa mies.
Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.Jako węgiel martwy służy do rozniecenia, i drwa do ognia; tak człowiek swarliwy do rozniecenia zwady.
Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.숯불 위에 숯을 더하는 것과 타는 불에 나무를 더하는 것 같이 다툼을 좋아하는 자는 시비를 일으키느니라
Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.Le charbon produit un brasier, et le bois du feu; Ainsi un homme querelleur échauffe une dispute.
Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.Mantice per il carbone e legna per il fuoco, tale è l'attaccabrighe per rattizzar le liti
Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.Oglja je treba za žerjavico in drv za ogenj, moža prepirljivega pa, da vname prepir.
Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.Såsom glöd kommer av kol, och eld av ved, så upptändes kiv av en trätgirig man.
Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.Seperti arang dan kayu membuat api tetap menyala; begitulah orang yang suka bertengkar membakar suasana
Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.Som kull blir til glør, og som ved nærer ild, slik voldes kiv av en trettekjær mann.
Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.Than chụm cho than đỏ , và củi để chụm lửa ; Người hay tranh cạnh xui nóng cãi_cọ cũng vậy .
Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.Than chụm cho than đỏ, và củi để chụm lửa; Người hay tranh cạnh xui nóng cãi cọ cũng vậy.
Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.Trækul til Gløder og Brænde til Ild og trættekær Mand til at optænde Kiv.
Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.Uhel mrtvý k roznícení, a drva k ohni, tak člověk svárlivý k roznícení svady.
Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.Vyhaslý uhoľ pridať k žeravému uhliu a drevo k ohňu, tak i svárlivý človek roznietiť spor.
Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.Wie die Kohlen eine Glut und Holz ein Feuer, also facht ein zänkischer Mann Hader an.
Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.Οι ανθρακες δια την ανθρακιαν και τα ξυλα δια το πυρ, και ο φιλερις ανθρωπος δια να εξαπτη εριδας.
Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.Както са въглищата за жарта и дърва за огъня, Така е и крамолникът, за да разпаля препирня.
Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.Уголь – для жара и дрова – для огня, а человек сварливый – дляразжжения ссоры.
Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.פחם לגחלים ועצים לאש ואיש מדונים לחרחר ריב׃
Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.فحم للجمر وحطب للنار هكذا الرجل المخاصم لتهييج النزاع.
Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.好 爭 競 的 人 煽 惑 爭 端 、 就 如 餘 火 加 炭 、 火 上 加 柴 一 樣
Kor için kömür, ateş için odun neyse, Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.好 爭競 的 人 煽惑 爭端 、 就 如 餘火加炭 、 火上 加 柴一樣
Malcolm tahliye olduğunda, çok alevliydi. Doğru zamanda, doğru yerdeydi ve öğretiyi yaymaya hazırdı.말 콤이 나왔을 때 그의 가득 차 있었다. 그는 그가 있어 적절 한 시기에 오른쪽을 너무 가득 먹은
Malcolm tahliye olduğunda, çok alevliydi. Doğru zamanda, doğru yerdeydi ve öğretiyi yaymaya hazırdı.عندما خرج مالكوم، كان مليء بالنيران. كان قد تشبع بالنيران لدرجة أنه خرج في الوقت المناسب
Malcolm tahliye olduğunda, çok alevliydi.Όταν βγήκε ο Μάλκολμ ήταν γεμάτος θέρμη.
Mavi gözler, alev gibi kızıl saçlar - - bir de vucut var, herkesin ağzının suyu aktı...Blauwe ogen, helder rood haar... en een figuurtje waar een kerel gek van wordt.
Mavi gözler, alev gibi kızıl saçlar - - bir de vucut var, herkesin ağzının suyu aktı...Kék szem, fényes vörös haj... és egy test, ami után megfordulsz.
Mavi gözler, alev gibi kızıl saçlar - - bir de vucut var, herkesin ağzının suyu aktı...Mata biru, rambut merah terang... ...dan sosok yang membuatmu terpikat.
Mavi gözler, alev gibi kızıl saçlar - - bir de vucut var, herkesin ağzının suyu aktı...Ojos azules, el pelo de color rojo brillante y una figura para darse vuelta y admirar.
Mavi gözler, alev gibi kızıl saçlar - - bir de vucut var, herkesin ağzının suyu aktı...Μπλε μάτια, φωτεινά κόκκινα μαλλιά... και σώμα που γυρνάς να το κοιτάξεις.