alev ile cümle

alev kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Göremediğim için alevleri ne kadar daraltayım bilmiyorum.No puedo ver, así que no sé cómo voy a regular las llamas.
Göremediğim için alevleri ne kadar daraltayım bilmiyorum.Δεν βλέπω, άρα δεν μπορώ να ρυθμίσω τις φλόγες.
Göremediğim için alevleri ne kadar daraltayım bilmiyorum.Я не вижу, поэтому не знаю, как уменьшить огонь.
Güçlü kol kükrer, alevler devam eder.El brazo fuerte cruje, la llama ruge hacia adelante.
Güçlü kol kükrer, alevler devam eder.La potente arma ruggisce. La fiamma scatena la sua forza.
Güçlü kol kükrer, alevler devam eder.O braço forte ruge; a chama abre caminho.
Güçlü kol kükrer, alevler devam eder.Silna ręka szaleje, bucha płomień.
Güçlü kol kükrer, alevler devam eder.Stærke kræfter brydes. Flammerne buldrer fremad.
Güçlü kol kükrer, alevler devam eder.Starka armar ryter; flamman dundrar framåt.
Güçlü kol kükrer, alevler devam eder.Voima mylvii ja liekki vyöryy eteenpäin.
Güçlü kol kükrer, alevler devam eder.Ο ισχυρός στρατός βρυχάται, η φλόγα βροντά μπροστά.
Güçlü kol kükrer, alevler devam eder.Грохочет сила; пламя вырывается вперёд.
Gücün yanlış zamanda, yanlış ellerdeki insanlarda bulunması öfkeyi alevlendirebilir.El poder en el momento incorrecto, en manos de la gente incorrecta, puede despertar olas de furia.
Gücün yanlış zamanda, yanlış ellerdeki insanlarda bulunması öfkeyi alevlendirebilir.Власть не в то время и в руках не тех людей способна воспламенить икры ярости.
Güneş alevlerini duymuşsunuzdur.Ați auzit despre explozii solare.
Güneş alevlerini duymuşsunuzdur.Avete sentito parlare delle esplosioni solari
Güneş alevlerini duymuşsunuzdur.Hallottak már a flerekről.
Güneş alevlerini duymuşsunuzdur.Je hebt al gehoord over zonnevlammen.
Güneş alevlerini duymuşsunuzdur.여러분도 태양 플레어* 에 대하여 들어보셨을 겁니다. (* 태양 대기에서 발생하는 대폭발)
Güneş alevlerini duymuşsunuzdur.Sie haben von Sonneneruptionen gehört.
Güneş alevlerini duymuşsunuzdur.Słyszeliście o rozbłyskach słonecznych.
Güneş alevlerini duymuşsunuzdur.Todos hemos oído hablar de las erupciones solares.
Güneş alevlerini duymuşsunuzdur.Vous avez entendu parler d'éruption solaire.
Güneş alevlerini duymuşsunuzdur.Вы, наверное, слышали о солнечных вспышках?
Güneş alevlerini duymuşsunuzdur.Чували сте за слънчевите изригвания.
Güneş alevlerini duymuşsunuzdur.שמעתם על התפרצויות שמש.
Güneş alevlerini duymuşsunuzdur.لقد سمعتم عن التوهج الشمسي ( السولار فليرز)
Güneş alevlerini duymuşsunuzdur.私たちは「スーパーフレア」を発見して
Gürcistan'da şiddet, uzun yıllar süren sessizliğin ardından Ağustos 2008'de tekrar alevlendi.In Georgia, dopo anni di stallo, abbiamo assistito a una diffusa escalation di violenza, nell'agosto del 2008.
Gürcistan'da şiddet, uzun yıllar süren sessizliğin ardından Ağustos 2008'de tekrar alevlendi.În Georgia, după ani fără un învingător clar, am văzut o izbucnire violentă la scară mare în august 2008.
Gürcistan'da şiddet, uzun yıllar süren sessizliğin ardından Ağustos 2008'de tekrar alevlendi.Ở Georgia, sau nhiều năm bế tắc, chúng ta đã thấy bạo động trỗi dậy hàng loạt vào tháng 8 năm 2008.
Gürcistan'da şiddet, uzun yıllar süren sessizliğin ardından Ağustos 2008'de tekrar alevlendi.Po rokoch patovej situácie sme v Gruzínsku v auguste roku 2008 videli totálne obnovenie násilia.
Gürcistan'da şiddet, uzun yıllar süren sessizliğin ardından Ağustos 2008'de tekrar alevlendi.Στη Γεωργία, μετά από χρόνια αδιεξόδου είδαμε μια πλήρους κλίμακας αναζωπύρωση της βίας τον Αύγουστο του 2008.
Gürcistan'da şiddet, uzun yıllar süren sessizliğin ardından Ağustos 2008'de tekrar alevlendi.В Грузия след години на затишие наблюдавахме пълномащабно възобновяване на насилието през август 2008.
Hayır! Alevler, yakıt deposuna ulaştı.NEllin!!!
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.(7:14) Il dirige sur lui des traits meurtriers, Il rend ses flèches brûlantes.
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.(7:14) приготовляет для него сосуды смерти, стрелы Свои делает палящими.
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.Ak sa neobráti, naostrí svoj meč; natiahol svoje lučište a namieril ho
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.Cũng đã vì nó sắm sửa khí giới làm chết, Và làm những tên Ngài phừng lửa.
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.Cũng đã vì nó sắm_sửa khí_giới làm chết , Và làm những tên Ngài phừng lửa .
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.Hij zal Zijn zwaard scherpen en hen verslaan, tenzij zij zich bekeren. Hij spant Zijn boog en legt aan.
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.îndreptă asupra lui săgeţi omorîtoare şi -i aruncă săgeţi arzătoare!
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.já preparou armas mortíferas, fazendo suas setas inflamadas.
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.Jeźli się nie nawróci, naostrzy miecz swój; łuk swój wyciągnął, i nagotował go.
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.Jos kääntymystä ei tule, niin hän teroittaa miekkansa, jännittää jousensa ja tähtää sillä;
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.죽일 기계를 또한 예비하심이여 그 만든 살은 화전이로다
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.meg nem tér a [gonosz,] kardját élesíti, kézívét felvonja és felkészíti azt.
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.men mod sig selv har han rettet de dræbende Våben, gjort sine Pile til brændende Pile.
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.Neobrátí-li se, naostříť meč svůj; lučiště své natáhl, a naměřil je.
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.Non torna forse ad affilare la spada, a tendere e puntare il suo arco
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.Om någon icke vill omvända sig, så vässer han sitt svärd, sin båge spänner han och gör den redo;
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.pomeril je vanj smrtno orožje, ognjene je naredil pšice svoje.
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.También ha alistado para sí armas de muerte y ha hecho incendiarias sus flechas
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.und hat darauf gelegt tödliche Geschosse; seine Pfeile hat er zugerichtet, zu verderben.
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.και δι' αυτον ητοιμασεν οργανα θανατου προσηρμοσε τα βελη αυτου εναντιον των διωκτων.
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.Приготвил е против него и смъртоносни оръжия; Прави стрелите си огнени стрели.
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.ולו הכין כלי מות חציו לדלקים יפעל׃
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.‎وسدد نحوه آلة الموت. يجعل سهامه ملتهبة
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.他 也 豫 備 了 殺 人 的 器 械 . 他 所 射 的 是 火 箭
Hazır bekler ölümcül silahları, Alevli okları.他 也 豫備 了 殺人 的 器械 . 他 所 射 的 是 火箭

İlgili Sayfalar