Halbuki Alevilerin baskı ve zulümden korktukları için gizli yaptıklarını anlamıyorlardı.They motioned back that they would not; but that they afterwards became frightened and did leave."
Max'i alevlerden kurtarır.When he stole Fire from Mt.
Junkers F.13 tipi uçakları Tiflis'ten havalandıktan kısa bir süre sonra alev aldı.Shortly after taking off from Tiflis, the Junkers F.13 aircraft caught fire.
Rekabet bir de bu şekliyle alevlenmişti.The competition this time was impressive.
Patlamanın alevleri yaklaşık 800 km uzaktan görülmüştü.The fire was seen from kilometres away.
Boş kaynak (yardım) Koçgiri aşiretleri, çoğunlukla Sivas ilinde yaşayan Alevi aşiretlerin adı.These are sacoglossan (sap-sucking) sea snails, and many of them are green in color.
Alevilik Cem VakfıOolitic Fire Department
Çoğunlukla Zazalar Alevilik'e bağlıdır.The ore consists mainly of Scheelite.
Muharrem İnce "Biz Sünniler Aleviler'den Özür dilemeliyiz"."Red Barnet: Undskyld til grønlandske børn".
Düşmanla teması halinde alev saçar.Bolt faces enemy from within.
Şıhlılar, Kırıntı'da aleviliğin dini önderleri olmuşlardır.Quakers in particular were early leaders in abolitionism.
Cildinin rengi kızıldır ve gözleri alev alev yanar hâldedir.His skin is gray, and his eyes a burning red.
Sonra balyozla dövülerek veya alevle yakılarak yaralanır.It is easily burned by flames or fire magic.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde bir Alevi azınlığı bulunmaktadır.It is a serious pest of rape in northern Europe.
Kürt - Alevi yaşam tarzı ve inancı ağırlıktadır.Sunka - Dog Spirit of companionship and faithfulness.
Ubır da tıpkı alev gibi doymak bilmez, azgın, açgözlü, her şeyi yutan bir yaratıktır.The pantaleon, like any other hammered dulcimer, had no dampers and thus created a wash of sound.
Alevi köyüdür,Zazaca ve Türkçe konuşulmaktadır.Its ancient stratum is, undoubtedly, pre-Turkic, Japhetic.
Alev Adam/Meşale Adam/İnsan Feneri (Human Torch): Asıl adı Johnny Storm'dur.The name "Psycho-Man" is given to him by Johnny Storm.
Şiiler ve Aleviler mezarı ziyaret etmeye başladılar.Shias and Sunnis began visiting his grave on pilgrimage.
Güneş alevlerini duymuşsunuzdur.You've heard about solar flares.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Go thou my incense upward from this hearth, And ask the gods to pardon this clear flame.
"Parlak alev, beni senin sevgili, yaşam görüntüleme, yakın sempati inkar olabilir asla."Never, bright flame, may be denied to me Thy dear, life imaging, close sympathy.
Afrika, alevler içinde bir kıta.Africa is a continent in flames.
Alevler dışarıya çıkıyor.Lethal flames leaping from the tent.
Yani sadece bir şey alev nerede güvenli bir yere, bu dışında yapmalıyımSo you should only do this outside, somewhere safe where nothing can catch fire
Ýnternet alev aldý.The Net just lit up.
Bu karides aslında ağzından ışık saçıyor alev püsküren bir ejderha gibi aynı.This shrimp is actually spewing light out of its mouth
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.And now there's smoke and flames coming by our windows -- we're on the eleventh floor.
Ancak, güneş alevleri geliyorsa ve kaçmak isterseniz, biraz daha erken bilmek istersiniz.You'd like to have a little advance warning.
Orada alev silahlı bir adam var,nedense...There's a guy with a flame thrower there, giving me what for.
Alev Alev by Feridun Düzağaç ]Alev Alev by Feridun Düzağaç ]
Yakıt, alev aldı. - Haydi!We got a fire in the fuel pod!
Alevler, yakıt deposuna ulaştı.No!
Alevler yaklaşıyor!Fire's coming at us!
- Alevler sağında, Sharp!- Fires on your right, Sharp!
Konuşmak için ayağa kalkmadan önce bile yanaklarımın alev alev olduklarını biliyordum.I knew even before I stood up to speak that my cheeks were inflamed.
Gürcistan'da şiddet, uzun yıllar süren sessizliğin ardından Ağustos 2008'de tekrar alevlendi.In Georgia, after years of stalemate, we saw a full-scale resurgence of violence in August, 2008.
Bir anda alev aldı ve döndü, ve şuna benzedi.It just flared up, and he turned around, and he looked like this.
- Alev halatları çağırın ! - peki !- Call the flaming union! - ok !
Sen raket tuttuğun zaman tamamen farklı birine dönüşüyorsun.Kendine güvenen, alev gibi gözler.When you hold a racket, you turn into a completely different person. Confidence, and burning eyes.
Çünkü yaşlı bir insan ölünce, bir kütüphane yanar. Bütün dünyada, kütüphaneler alevler içinde.Because when an elder dies a library is burned, and throughout the world, libraries are ablaze.
Bedenimin alev aldığını hissettim.I felt my body catch fire.
Bu işin alev kısmı.That's the flame part.
Malcolm tahliye olduğunda, çok alevliydi.When Malcolm came out, he was full of fire.
O ağzından alevler çıkan adam yerine, neredeyse ürkek diyeceğim, utangaç bir adamla karşılaşmıştım.I didn't see the fiery... fire-breather... I saw a very timid almost, shy man.
Altından alev verin, piston yukarı hareket etsin.Put a flame under it, the piston moves up.
Alevi söndürün ve üzerine su dökün yada soğumaya bırakın, piston aşağı hareket etsin.Take it off the flame and pour water on it, or let it cool down, the piston moves down.
Ve, içsel evin şu anda alevler içinde.Like this, something feels like fire, it's burning.
Alevi sönüyordu."Vi la luz de sus ojos apagándose, su flama se estaba extinguiendo"
Şişedeki alev misali bunu düşünmeyi seviyorum.Well, I like think of it as a flame in a bottle.
Mavi gözler, alev gibi kızıl saçlar -Blue eyes, flaming red hair..
Daha moda olmadı ve alev almadı, ama belki bugün bir hareket başlatabiliriz.It has not yet caught on and caught fire, but maybe today we will start a movement.
Bu sembol aslında alev şeklinden gelir ama ben bu şekilde düşünmeyi tercih ediyorum.This symbol actually is originally from the shape of the flame, but I like to think that way.
Üç ateş bir arada çok fazla alev oluşturur.Three fires together, that's a lot of flames.
O alınamadı ve alevler içinde toprağa verildi.She could not get out and she was buried in the flames.
‹‹Evet, kötünün ışığı sönecek, Ateşinin alevi parlamayacak."Yes, the light of the wicked shall be put out, The spark of his fire shall not shine.
Öfkesi bana karşı alev alev yanıyor, Beni hasım sayıyor.He has also kindled his wrath against me. He counts me among his adversaries.
Bu üç kişinin başka bir şey söyleyemeyeceğini görünce öfkesi alevlendi. ‹‹Tanrıyı››.When Elihu saw that there was no answer in the mouth of these three men, his wrath was kindled.
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.Out of his mouth go burning torches. Sparks of fire leap forth.
Soluğu kömürleri tutuşturur, Alev çıkar ağzından.His breath kindles coals. A flame goes forth from his mouth.