Bu üç kişinin başka bir şey söyleyemeyeceğini görünce öfkesi alevlendi. ‹‹Tanrıyı››.De mikor látta Elihu, hogy nincs felelet a három férfiú szájában, akkor gerjede föl az õ haragja.
Bu üç kişinin başka bir şey söyleyemeyeceğini görünce öfkesi alevlendi. ‹‹Tanrıyı››.In ko je videl Elihu, da ni bilo odgovora v ustih tistih treh mož, tedaj se mu razvname jeza.
Bu üç kişinin başka bir şey söyleyemeyeceğini görünce öfkesi alevlendi. ‹‹Tanrıyı››.세 사람의 입에 대답이 없음을 보고 노를 발하니라
Bu üç kişinin başka bir şey söyleyemeyeceğini görünce öfkesi alevlendi. ‹‹Tanrıyı››.Maar toen hij zag dat zij geen antwoord meer wisten te geven, nam hij met een boos gezicht het woord
Bu üç kişinin başka bir şey söyleyemeyeceğini görünce öfkesi alevlendi. ‹‹Tanrıyı››.Mais, voyant qu`il n`y avait plus de réponse dans la bouche de ces trois hommes, Élihu s`enflamma de colère.
Bu üç kişinin başka bir şey söyleyemeyeceğini görünce öfkesi alevlendi. ‹‹Tanrıyı››.men da han så, at de tre Mænd intet havde at svare, blussede hans Vrede op;
Bu üç kişinin başka bir şey söyleyemeyeceğini görünce öfkesi alevlendi. ‹‹Tanrıyı››.Men då nu Elihu såg att de tre männen icke mer hade något att svara, upptändes hans vrede.
Bu üç kişinin başka bir şey söyleyemeyeceğini görünce öfkesi alevlendi. ‹‹Tanrıyı››.Mutta kun Elihu näki, ettei noilla kolmella miehellä enää ollut sanaa suussa vastaukseksi, vihastui hän.
Bu üç kişinin başka bir şey söyleyemeyeceğini görünce öfkesi alevlendi. ‹‹Tanrıyı››.Pero al ver Elihú que no había respuesta en la boca de aquellos tres hombres, se encendió en ira
Bu üç kişinin başka bir şey söyleyemeyeceğini görünce öfkesi alevlendi. ‹‹Tanrıyı››.Quando, pois, Eliú viu que não havia resposta na boca daqueles três homens, acendeu-se-lhe a ira.
Bu üç kişinin başka bir şey söyleyemeyeceğini görünce öfkesi alevlendi. ‹‹Tanrıyı››.Setelah melihat bahwa ketiga orang itu tidak dapat menjawab, ia menjadi marah
Bu üç kişinin başka bir şey söyleyemeyeceğini görünce öfkesi alevlendi. ‹‹Tanrıyı››.Οτε δε ο Ελιου ειδεν, οτι δεν ητο αποκρισις εν τω στοματι των τριων ανδρων, εξηφθη ο θυμος αυτου.
Bu üç kişinin başka bir şey söyleyemeyeceğini görünce öfkesi alevlendi. ‹‹Tanrıyı››.Когда же Елиуй увидел, что нет ответа в устах тех трех мужей, тогда воспылал гнев его.
Bu üç kişinin başka bir şey söyleyemeyeceğini görünce öfkesi alevlendi. ‹‹Tanrıyı››.Но когато Елиу видя, че нямаше отговор в устата на тия трима мъже, гневът му пламна.
Bu üç kişinin başka bir şey söyleyemeyeceğini görünce öfkesi alevlendi. ‹‹Tanrıyı››.וירא אליהוא כי אין מענה בפי שלשת האנשים ויחר אפו׃
Bu üç kişinin başka bir şey söyleyemeyeceğini görünce öfkesi alevlendi. ‹‹Tanrıyı››.فلما رأى اليهو انه لا جواب في افواه الرجال الثلاثة حمي غضبه
Bu üç kişinin başka bir şey söyleyemeyeceğini görünce öfkesi alevlendi. ‹‹Tanrıyı››.以 利 戶 見 這 三 個 人 口 中 無 話 回 答 、 就 怒 氣 發 作
Bu üç kişinin başka bir şey söyleyemeyeceğini görünce öfkesi alevlendi. ‹‹Tanrıyı››.以利 戶見這 三 個 人口 中 無話 回答 、 就 怒 氣發作
Çayır alev mi aldı yoksa?어디 불이라도 남?
Çok alevlenirseniz, makyajınız akar hanımefendi.Hvis du bliver for ophidset, begynder sminken at løbe ...
Çok alevlenirseniz, makyajınız akar hanımefendi.Jak się zrobi za gorąco, rozpuści się pani makijaż.
Çok alevlenirseniz, makyajınız akar hanımefendi.Meikkinne menee pilalle, jos kiihdytte liikaa.
Çok alevlenirseniz, makyajınız akar hanımefendi.Om du blir för upphetsad börjar sminket rinna.
Çok alevlenirseniz, makyajınız akar hanımefendi.Se se entusiasmar demasiado, a maquilhagem sai, minha senhora.
Çok alevlenirseniz, makyajınız akar hanımefendi.Se si agita troppo, potrebbe caderle il trucco, signora.
Çok alevlenirseniz, makyajınız akar hanımefendi.Si se calienta demasiado, se le deshará el maquillaje, señora.
Çok alevlenirseniz, makyajınız akar hanımefendi.Μην ανάβετε τόσο πολύ, θα σας λιώσει το μακιγιάζ.
Çok alevlenirseniz, makyajınız akar hanımefendi.Если вы разгорячитесь, то испортите косметику, мадам.
Daha moda olmadı ve alev almadı, ama belki bugün bir hareket başlatabiliriz.Ainda não se tornou famoso e viral, mas talvez hoje comecemos um movimento.
Daha moda olmadı ve alev almadı, ama belki bugün bir hareket başlatabiliriz.Aún no ha echado raíces y ya se propaga, pero tal vez hoy comenzaremos un movimiento.
Daha moda olmadı ve alev almadı, ama belki bugün bir hareket başlatabiliriz.Den er endnu ikke blevet populær, men måske starter vi en bevægelse en dag.
Daha moda olmadı ve alev almadı, ama belki bugün bir hareket başlatabiliriz.Det har inte blivit populärt än, men kanske kan vi idag skapa en folkrörelse.
Daha moda olmadı ve alev almadı, ama belki bugün bir hareket başlatabiliriz.È ancora poco affermato e poco conosciuto ma magari possiamo iniziare oggi.
Daha moda olmadı ve alev almadı, ama belki bugün bir hareket başlatabiliriz.Ik weet niet of je dit kent. Het is nog niet zo populair, maar misschien beginnen we vandaag een beweging.
Daha moda olmadı ve alev almadı, ama belki bugün bir hareket başlatabiliriz.Il n'est pas encore très connu, mais peut-être qu'aujourd'hui nous allons créer un mouvement.
Daha moda olmadı ve alev almadı, ama belki bugün bir hareket başlatabiliriz.Jeszcze się nie upowszechnił, ale może dzisiaj zaczniemy go propagować.
Daha moda olmadı ve alev almadı, ama belki bugün bir hareket başlatabiliriz.이 테스트가 아직 유행하거나 화제를 불러일으키지는 않았지만 어쩌면 우리가 이제 그렇게 만들 수도 있죠.
Daha moda olmadı ve alev almadı, ama belki bugün bir hareket başlatabiliriz.Még nem annyira terjedt el, de talán ma sikerül elindítanunk valamit.
Daha moda olmadı ve alev almadı, ama belki bugün bir hareket başlatabiliriz.N-a prins la public încă și n-a luat amploare, dar poate inițiem o mișcare astăzi.
Daha moda olmadı ve alev almadı, ama belki bugün bir hareket başlatabiliriz.Ni se še prijel ali vnel debate, a morda bomo danes začeli gibanje.
Daha moda olmadı ve alev almadı, ama belki bugün bir hareket başlatabiliriz.Se ei ole vielä levinnyt laajalti, mutta ehkä tänään aloitamme liikkeen.
Daha moda olmadı ve alev almadı, ama belki bugün bir hareket başlatabiliriz.Tes ini belum banyak diketahui dan belumlah terlalu populer, namun mungkin kami akan memulainya hari ini.
Daha moda olmadı ve alev almadı, ama belki bugün bir hareket başlatabiliriz.Zatím se ještě nestal tak diskutovaným, ale možná dnes začneme hnutí.
Daha moda olmadı ve alev almadı, ama belki bugün bir hareket başlatabiliriz.Δεν έχει γίνει ακόμα πολύ γνωστό κι όμως είναι δημοφιλές, αλλά ίσως σήμερα ξεκινήσουμε ένα κίνημα.
Daha moda olmadı ve alev almadı, ama belki bugün bir hareket başlatabiliriz.Він ще не дуже популярний та поширений, але можливо саме сьогодні ми започаткуємо цю тенденцію.
Daha moda olmadı ve alev almadı, ama belki bugün bir hareket başlatabiliriz.Това все още не е разбрано, но може би ще започнем движение.
Daha moda olmadı ve alev almadı, ama belki bugün bir hareket başlatabiliriz.Эта тема пока не так известна, и не так новомодна, но может сегодня нам удастся сдвинуть дело с мёртвой точки.
Daha moda olmadı ve alev almadı, ama belki bugün bir hareket başlatabiliriz.הוא עוד לא בדיוק פרץ לתודעת הציבור, אבל אולי היום נוכל להאיץ את התהליך.
Daha moda olmadı ve alev almadı, ama belki bugün bir hareket başlatabiliriz.فتلك الحركة لم تنتشر حتى اليوم و لم تأخذ حقها في الاعلام ولكن ربما يمكننا اليوم أن نبدأ حركة من هذا النوع .
Daha moda olmadı ve alev almadı, ama belki bugün bir hareket başlatabiliriz.広めていきたいテストです 漫画家のアリソン・ベクデルが
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.이미 연기와 불길이 11층에 있는 우리 방 창문까지 올라왔습니다.
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.Ed ora ci sono fumo e fiamme che entrano dalle nostre finestre. Siamo all'undicesimo piano.
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.Et maintenant il y a de la fumée et des flammes à nos fenêtres, nous sommes au 11ème étage.
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.Fum și flăcări treceau pe lângă geamul nostru de la etajul 11.
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık."Gene, não te assustes, acho que o hotel está a arder".
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.Khói và lửa lan đến cửa sổ phòng chúng tôi Và chúng tôi đang ở tầng 11.
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.Nu komen er rook en vlammen bij onze ramen op de elfde verdieping.
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.Przez okno do pokoju wpada dym i ogień, jesteśmy na 11. piętrze.
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.Und dann erreicht der Rauch und die Flammen unsere Fenster. Wir sind in der 11. Etage.
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.Y ya habían llamas y humo en nuestra ventana, estábamos en el piso 11.