Ana içeriğe geç
Sözlük

alev ile cümle

alev kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu sembol aslında alev şeklinden gelir ama ben bu şekilde düşünmeyi tercih ediyorum.Este símbolo en realidad es originario de la forma de la llama, pero me gusta creer que es de la otra forma.
Bu sembol aslında alev şeklinden gelir ama ben bu şekilde düşünmeyi tercih ediyorum.Este símbolo, na verdade, vem, originalmente, da forma da chama, mas eu gosto de pensar assim.
Bu sembol aslında alev şeklinden gelir ama ben bu şekilde düşünmeyi tercih ediyorum.Ez a szimbólum igaziból a láng formájából jön, de szeretem így megjegyezni.
Bu sembol aslında alev şeklinden gelir ama ben bu şekilde düşünmeyi tercih ediyorum.Gorim!" Pismenka izvira iz oblike plamena, a rada jo vidim na tak način.
Bu sembol aslında alev şeklinden gelir ama ben bu şekilde düşünmeyi tercih ediyorum.사실 이 글자는 불꽃에서 모양을 본뜬 것입니다. 하지만 전 이렇게 생각하는 게 좋아요. 편한 쪽으로 생각하세요.
Bu sembol aslında alev şeklinden gelir ama ben bu şekilde düşünmeyi tercih ediyorum.Le symbole vient de la forme d'une flamme, mais j'aime le voir comme ça.
Bu sembol aslında alev şeklinden gelir ama ben bu şekilde düşünmeyi tercih ediyorum.Questo simbolo proviene in origine dalla forma della fiamma, ma a me piace pensarla così.
Bu sembol aslında alev şeklinden gelir ama ben bu şekilde düşünmeyi tercih ediyorum.Symbol ten pochodzi od kształtu płomienia, ale wolę swoją wersję.
Bu sembol aslında alev şeklinden gelir ama ben bu şekilde düşünmeyi tercih ediyorum.Ten symbol původně vznikl podle tvaru ohně, ale mně se tohle líbí víc.
Bu sembol aslında alev şeklinden gelir ama ben bu şekilde düşünmeyi tercih ediyorum.Този символ всъщност произхожда от формата на пламъка, но аз предпочитам да мисля така.
Bu sembol aslında alev şeklinden gelir ama ben bu şekilde düşünmeyi tercih ediyorum.מקור הסמל הזה הוא בצורתה של הלהבה, אבל אני מעדיפה לחשוב כך. מה שמתאים לכם.
Bu sembol aslında alev şeklinden gelir ama ben bu şekilde düşünmeyi tercih ediyorum.يعود أصل هذا الرمز في الواقع إلى شكل اللهب، ولكنني أحب التفكير فيه بتلك الطريقة، يمكنكم اختيار ما يناسبكم.
Bu sembol aslında alev şeklinden gelir ama ben bu şekilde düşünmeyi tercih ediyorum.私はそう考えるのが好きです どちらでもお好きなように こちらは木です
Bu size demin bahsettiğim olayın tıbbi adı, tüy ve alev ile iglili olan durum.Ez az orvosi elnevezése a jelenségnek amit korábban bemutattam a madártollal és a kézi-fáklyával.
Bu size demin bahsettiğim olayın tıbbi adı, tüy ve alev ile iglili olan durum.가리키는 의학 용어인 이질통을 가지고 있다는 것이 가장 골칫거리였죠.
Bu size demin bahsettiğim olayın tıbbi adı, tüy ve alev ile iglili olan durum.le terme médical pour le phénomène que je viens d'illustrer avec la plume et avec la torche.
Bu size demin bahsettiğim olayın tıbbi adı, tüy ve alev ile iglili olan durum.המונח הרפואי לתופעה שתיארתי עם הנוצה והלפיד.
Bu size demin bahsettiğim olayın tıbbi adı, tüy ve alev ile iglili olan durum.هذا هو التعبير الطبي للظاهرة التي شرحتها انفا بالريشة والشعلة.
Bu size demin bahsettiğim olayın tıbbi adı, tüy ve alev ile iglili olan durum.異痛症を患っていたのです。 彼女の腕にとって、ちょっとした刺激、
Bu size demin bahsettiğim olayın tıbbi adı, tüy ve alev ile iglili olan durum.醫學上叫觸痛 同剛才羽毛、高溫火焰一樣。
Bütün dünyada, kütüphaneler alevler içinde.A na celom svete, knižnice tlejú.
Bütün dünyada, kütüphaneler alevler içinde.A na světě jsou knihovny zapáleny.
Bütün dünyada, kütüphaneler alevler içinde.Dan di seluruh dunia, banyak perpustakaan terbakar.
Bütün dünyada, kütüphaneler alevler içinde.E in tutto il mondo, intere biblioteche sono in fiamme.
Bütün dünyada, kütüphaneler alevler içinde.E por todo o mundo, há bibliotecas a arder.
Bütün dünyada, kütüphaneler alevler içinde.És a világ minden táján állnak lángokban könyvtárak.
Bütün dünyada, kütüphaneler alevler içinde.Et dans le monde, des bibliothèques sont en feu.
Bütün dünyada, kütüphaneler alevler içinde.In de hele wereld staan die bibliotheken in lichterlaaie.
Bütün dünyada, kütüphaneler alevler içinde.그리고 전 세계에 걸쳐 지식의 창고들이 불길에 휩싸여 있습니다.
Bütün dünyada, kütüphaneler alevler içinde.Şi în întreaga lume, bibliotecile sunt în flăcări.
Bütün dünyada, kütüphaneler alevler içinde.Und überall auf der Welt gehen Bibliotheken in Flammen auf.
Bütün dünyada, kütüphaneler alevler içinde.Và trên khắp thế giới, thư viện bị đốt cháy.
Bütün dünyada, kütüphaneler alevler içinde.Właśnie na całym świecie płoną biblioteki.
Bütün dünyada, kütüphaneler alevler içinde.Y hay bibliotecas en llamas por todo el mundo.
Bütün dünyada, kütüphaneler alevler içinde.Και σε όλο τον κόσμο καίγονται βιβλιοθήκες.
Bütün dünyada, kütüphaneler alevler içinde.И по целия свят, библиотеки са пламнали.
Bütün dünyada, kütüphaneler alevler içinde.І в усьому світі, багато бібліотек зникають
Bütün dünyada, kütüphaneler alevler içinde.По всему миру горят библиотеки.
Bütün dünyada, kütüphaneler alevler içinde.וברחבי העולם, ספריות עולות באש.
Bütün dünyada, kütüphaneler alevler içinde.وعبر عالمنا .. للاسف المكاتب تشتعلُ ناراً
Bütün dünyada, kütüphaneler alevler içinde.私はマウのように航海の方法を
Bütün uluslar, ‹RAB bu ülkeye neden bunu yaptı?› diye soracaklar, ‹Bu büyük öfke neden alevlendi?›A povedia všetky národy; Prečo tak učinil Hospodin tejto zemi? Čo znamená páľa tohoto veľkého hnevu?
Bütün uluslar, ‹RAB bu ülkeye neden bunu yaptı?› diye soracaklar, ‹Bu büyük öfke neden alevlendi?›da, vsi narodi poreko: Zakaj je GOSPOD tako storil tej deželi? kaj pomeni žar te jeze velike?
Bütün uluslar, ‹RAB bu ülkeye neden bunu yaptı?› diye soracaklar, ‹Bu büyük öfke neden alevlendi?›I stało się, gdy napisał Mojżesz słowa zakonu tego w księgi, i dokończył ich,
Bütün uluslar, ‹RAB bu ülkeye neden bunu yaptı?› diye soracaklar, ‹Bu büyük öfke neden alevlendi?›ja, alla folk skola då säga: »Varför har Herren gjort så mot detta land? Varför brinner hans vrede så starkt?»
Bütün uluslar, ‹RAB bu ülkeye neden bunu yaptı?› diye soracaklar, ‹Bu büyük öfke neden alevlendi?›열방 사람들도 말하기를 여호와께서 어찌하여 이 땅에 이같이 행하셨느뇨 이같이 크고 열렬하게 노하심은 무슨 뜻이뇨 하면
Bütün uluslar, ‹RAB bu ülkeye neden bunu yaptı?› diye soracaklar, ‹Bu büyük öfke neden alevlendi?›sim, todas as nações dirão: Por que fez o Senhor assim com esta terra? Que significa o furor de tamanha ira?
Bütün uluslar, ‹RAB bu ülkeye neden bunu yaptı?› diye soracaklar, ‹Bu büyük öfke neden alevlendi?›'Waarom heeft de HERE hun dit aangedaan?' zullen de volken zich afvragen. 'Waarom was Hij zo toornig?'
Bütün uluslar, ‹RAB bu ülkeye neden bunu yaptı?› diye soracaklar, ‹Bu büyük öfke neden alevlendi?›Всичките, народи ще кажат: Защо направи Господ така на тая земя? Що значи яростта на тоя голям гняв?
Bütün uluslar, ‹RAB bu ülkeye neden bunu yaptı?› diye soracaklar, ‹Bu büyük öfke neden alevlendi?›И скажут все народы: за что Господь так поступил с сею землею? какая великая ярость гнева Его!
Bütün uluslar, ‹RAB bu ülkeye neden bunu yaptı?› diye soracaklar, ‹Bu büyük öfke neden alevlendi?›ואמרו כל הגוים על מה עשה יהוה ככה לארץ הזאת מה חרי האף הגדול הזה׃
Bütün uluslar, ‹RAB bu ülkeye neden bunu yaptı?› diye soracaklar, ‹Bu büyük öfke neden alevlendi?›ويقول جميع الامم لماذا فعل الرب هكذا بهذه الارض. لماذا حمو هذا الغضب العظيم.
Bütün uluslar, ‹RAB bu ülkeye neden bunu yaptı?› diye soracaklar, ‹Bu büyük öfke neden alevlendi?›所 看 見 的 人 、 連 萬 國 人 、 都 必 問 說 、 耶 和 華 為 何 向 此 地 這 樣 行 呢 . 這 樣 大 發 烈 怒 是 甚 麼 意 思 呢
Bütün uluslar, ‹RAB bu ülkeye neden bunu yaptı?› diye soracaklar, ‹Bu büyük öfke neden alevlendi?›所 看見 的 人 、 連萬國人 、 都 必 問說 、 耶和華 為何 向此 地 這樣 行 呢 . 這樣 大 發烈 怒 是 甚 麼 意思 呢
Bu üç kişinin başka bir şey söyleyemeyeceğini görünce öfkesi alevlendi. ‹‹Tanrıyı››.Ale vida Elihu, že nebylo žádné odpovědi v ústech těch tří mužů, zažhl se v hněvě svém.
Bu üç kişinin başka bir şey söyleyemeyeceğini görünce öfkesi alevlendi. ‹‹Tanrıyı››.Ale widząc Elihu, że nie było odpowiedzi w ustach onych trzech mężów, rozpalił się w gniewie swoim.
Bu üç kişinin başka bir şey söyleyemeyeceğini görünce öfkesi alevlendi. ‹‹Tanrıyı››.A vidiac Elíhu, že niet odpovedi v ústach tých troch mužov, rozpálil sa jeho hnev.
Bu üç kişinin başka bir şey söyleyemeyeceğini görünce öfkesi alevlendi. ‹‹Tanrıyı››.Da nu Elihu så at det ikke var noget svar i de tre menns munn, da optendtes hans vrede.
Bu üç kişinin başka bir şey söyleyemeyeceğini görünce öfkesi alevlendi. ‹‹Tanrıyı››.Darum, da er sah, daß keine Antwort war im Munde der drei Männer, ward er zornig.
Bu üç kişinin başka bir şey söyleyemeyeceğini görünce öfkesi alevlendi. ‹‹Tanrıyı››.Dar, văzînd că nu mai era niciun răspuns în gura acestor trei oameni, Elihu s'a aprins de mînie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
alev ile cümle - Sayfa 24 - alev kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App