alev ile cümle
alev kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Bu karides aslında ağzından ışık saçıyor alev püsküren bir ejderha gibi aynı.חסילון זה בעצם פולט אור מתוך הפה שלו כמו דרקון נושף אש
Bu karides aslında ağzından ışık saçıyor alev püsküren bir ejderha gibi aynı.هذا الروبيان في الواقع يقذف ضوءا من فمه كتنين ينفث نارا
Bu karides aslında ağzından ışık saçıyor alev püsküren bir ejderha gibi aynı.口から光を吐き出します 炎を吐くドラゴンのようです ホウライエソの目をくらましたり気をそらせば
Bu kısa vadede. Bu işin alev kısmı.Das ist das kurzfristige, der Flammenteil.
Bu kısa vadede. Bu işin alev kısmı. İşte bu finansal krizdir.Eso es a corto plazo, esa es la parte de la llama, esta es la crisis financiera.
Bu kısa vadede. Bu işin alev kısmı.이게 단기전망입니다. 불 부분이죠.
Bu kısa vadede. Bu işin alev kısmı.זה הטווח הקצר. זה החלק של הלהבות.
Bu kısa vadede. Bu işin alev kısmı.هذا على المدى القصير . ذلك الجزء المشتعل .
Bu kısa vadede. Bu işin alev kısmı.つまり金融危機です
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Choď ty moje kadidla nahor z tohto krbu, a požiadať bohov o odpustenie toto jasné plameňom.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Du-te tu tămâie meu în sus din această vatră, şi de a pune zeii pentru a ierta acest lucru clar flacără.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Gå du min røgelse opad fra denne arne, og bede guderne at benåde denne klare flamme.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Gå du min rökelse uppåt från denna härd och be gudarna att benåda denna tydliga låga.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Ga gij mijn wierook omhoog van deze haard, En vraag de goden om deze duidelijke pardon vlam.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Go ngươi hương của tôi trở lên từ lò sưởi này, yêu cầu các vị thần tha thứ cho điều này rõ ràng ngọn lửa.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Go sinä minun suitsutus ylöspäin tästä tulisija, ja pyytää jumalia armahtaa selväksi liekki.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Idź ty moje kadzidło w górę z tego ogniska, i proś bogów, do przebaczenia to jasne płomienia.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Jdi ty moje kadidla vzhůru z tohoto krbu, a požádat bohy o odpuštění toto jasné plamenem.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.이 화로에서 상향 너는 내 향을 이동이 명확 용서하는 신들 요청 불꽃.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Menj a tömjén felfelé ebből a tűzhely, és kérd az istenek, hogy kegyelmet a tiszta láng.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Pergilah ukupan-Ku ke atas dari perapian ini, Dan meminta para dewa untuk mengampuni ini jelas api.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Pojdi ti moj kadila navzgor, od tega ognjišča, in prosite bogove, da pomilostitve to jasno plamen.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Vai tu meu incenso para cima a partir desta lareira, e pedir perdão aos deuses para isso claro chama.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Ve tú mi incienso al alza de este hogar, y pedir a los dioses para perdonar esta claro llama.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Иди мой фимиам вверх от этого очага, И попросите богов помиловать этого ясно пламени.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Іди мій фіміам вгору від цього вогнища, І попросіть богів помилувати цього ясно полум'я.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.Пристъпи ти ми тамян нагоре от това огнище, и да поиска боговете да помилва това ясно пламък.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.עבור אתה קטורת שלי כלפי מעלה מן האח הזה, לשאול את האלים לחון זה ברור להבה.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.اذهب أنت لي البخور الصاعد من هذا الموقد ، ويطلب من الآلهة العفو هذا واضحا اللهب.
Bu ocağın yukarı sen benim tütsü gidin, bu açık bağışlayın tanrıların sormak alev.炎。 ハード緑の木はちょうど私が使用されても、カットが、それの少し、私の目的はよりよい答え
Bu sembol aslında alev şeklinden gelir ama ben bu şekilde düşünmeyi tercih ediyorum.Das Schriftzeichen leitet sich ursprünglich von der Form der Flamme ab, aber ich mag diese Vorstellung.
Bu sembol aslında alev şeklinden gelir ama ben bu şekilde düşünmeyi tercih ediyorum.Denna symbol kommer faktiskt ursprungligen från lågans form, men jag gillar att tänka på det sättet.
Bu sembol aslında alev şeklinden gelir ama ben bu şekilde düşünmeyi tercih ediyorum.Dit symbool is oorspronkelijk de vorm van een 'vlam'. Zo zie ik het.
Bu sembol aslında alev şeklinden gelir ama ben bu şekilde düşünmeyi tercih ediyorum.Este símbolo en realidad es originario de la forma de la llama, pero me gusta creer que es de la otra forma.
Bu sembol aslında alev şeklinden gelir ama ben bu şekilde düşünmeyi tercih ediyorum.Este símbolo, na verdade, vem, originalmente, da forma da chama, mas eu gosto de pensar assim.
Bu sembol aslında alev şeklinden gelir ama ben bu şekilde düşünmeyi tercih ediyorum.Ez a szimbólum igaziból a láng formájából jön, de szeretem így megjegyezni.
Bu sembol aslında alev şeklinden gelir ama ben bu şekilde düşünmeyi tercih ediyorum.Gorim!" Pismenka izvira iz oblike plamena, a rada jo vidim na tak način.
Bu sembol aslında alev şeklinden gelir ama ben bu şekilde düşünmeyi tercih ediyorum.사실 이 글자는 불꽃에서 모양을 본뜬 것입니다. 하지만 전 이렇게 생각하는 게 좋아요. 편한 쪽으로 생각하세요.
Bu sembol aslında alev şeklinden gelir ama ben bu şekilde düşünmeyi tercih ediyorum.Le symbole vient de la forme d'une flamme, mais j'aime le voir comme ça.
Bu sembol aslında alev şeklinden gelir ama ben bu şekilde düşünmeyi tercih ediyorum.Questo simbolo proviene in origine dalla forma della fiamma, ma a me piace pensarla così.
Bu sembol aslında alev şeklinden gelir ama ben bu şekilde düşünmeyi tercih ediyorum.Symbol ten pochodzi od kształtu płomienia, ale wolę swoją wersję.
Bu sembol aslında alev şeklinden gelir ama ben bu şekilde düşünmeyi tercih ediyorum.Ten symbol původně vznikl podle tvaru ohně, ale mně se tohle líbí víc.
Bu sembol aslında alev şeklinden gelir ama ben bu şekilde düşünmeyi tercih ediyorum.Този символ всъщност произхожда от формата на пламъка, но аз предпочитам да мисля така.
Bu sembol aslında alev şeklinden gelir ama ben bu şekilde düşünmeyi tercih ediyorum.מקור הסמל הזה הוא בצורתה של הלהבה, אבל אני מעדיפה לחשוב כך. מה שמתאים לכם.
Bu sembol aslında alev şeklinden gelir ama ben bu şekilde düşünmeyi tercih ediyorum.يعود أصل هذا الرمز في الواقع إلى شكل اللهب، ولكنني أحب التفكير فيه بتلك الطريقة، يمكنكم اختيار ما يناسبكم.
Bu sembol aslında alev şeklinden gelir ama ben bu şekilde düşünmeyi tercih ediyorum.私はそう考えるのが好きです どちらでもお好きなように こちらは木です
Bu size demin bahsettiğim olayın tıbbi adı, tüy ve alev ile iglili olan durum.Ez az orvosi elnevezése a jelenségnek amit korábban bemutattam a madártollal és a kézi-fáklyával.
Bu size demin bahsettiğim olayın tıbbi adı, tüy ve alev ile iglili olan durum.가리키는 의학 용어인 이질통을 가지고 있다는 것이 가장 골칫거리였죠.
Bu size demin bahsettiğim olayın tıbbi adı, tüy ve alev ile iglili olan durum.le terme médical pour le phénomène que je viens d'illustrer avec la plume et avec la torche.
Bu size demin bahsettiğim olayın tıbbi adı, tüy ve alev ile iglili olan durum.המונח הרפואי לתופעה שתיארתי עם הנוצה והלפיד.
Bu size demin bahsettiğim olayın tıbbi adı, tüy ve alev ile iglili olan durum.هذا هو التعبير الطبي للظاهرة التي شرحتها انفا بالريشة والشعلة.
Bu size demin bahsettiğim olayın tıbbi adı, tüy ve alev ile iglili olan durum.異痛症を患っていたのです。 彼女の腕にとって、ちょっとした刺激、
Bu size demin bahsettiğim olayın tıbbi adı, tüy ve alev ile iglili olan durum.醫學上叫觸痛 同剛才羽毛、高溫火焰一樣。
Bütün dünyada, kütüphaneler alevler içinde.A na celom svete, knižnice tlejú.
Bütün dünyada, kütüphaneler alevler içinde.A na světě jsou knihovny zapáleny.
Bütün dünyada, kütüphaneler alevler içinde.Dan di seluruh dunia, banyak perpustakaan terbakar.
Bütün dünyada, kütüphaneler alevler içinde.E in tutto il mondo, intere biblioteche sono in fiamme.
Bütün dünyada, kütüphaneler alevler içinde.E por todo o mundo, há bibliotecas a arder.
Bütün dünyada, kütüphaneler alevler içinde.És a világ minden táján állnak lángokban könyvtárak.
Bütün dünyada, kütüphaneler alevler içinde.Et dans le monde, des bibliothèques sont en feu.