alev ile cümle
alev kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Hepsi Bunsen bekinin alevini sarıya boyar.Daje topliji plamen od Bunsenovog plamenika.
Abdallar ise yine Alevi inancına sahip bir topluluktur.Po vjeri su muslimani .
Alevi kontrol edebilir ve uçabilir.Jedriličar odlučuje gdje i kada će poletjeti.
Zaza Alevi kültür gelenek ve görenekleri yaşanmaktadır.Lucija zaštitnica očiju postoje i običaji vezani za to.
Alev Kapanı, 1991 yılı ABD yapımı dramatik gerilim filmidir.Point Break) je američki akcijski film iz 1991. godine.
Onlardan biri dış görünüş itibarıyla beyaz bir sudur, diğeri alevlenmiş bir ateştir.Öz məşəlini alovlandır!) rovnako vychádza zo spojenia krajiny s ohňom.
Sakatlığı sonrasında biten rekabetleri yeniden alevlendi.Opäť po útrapách zvíťazili.
Paulikienler, aslında Hristiyan değil, ama Alevîler'dir.Turkméni nie sú sunniti, ale Aleviti.
M3/M3A1 Satan Alev Makineli.M3 / M3A1 Satan – plameňometný variant.
Böylece alevin yanması sürekli olur.Po zapálení dobre horí stálym plameňom.
Benzinden daha zor alev alır ama benzinden daha fazla da ısı verir.Je horľavý a v porovnaní s benzínom je ťažšie zápalný.
Köyün çoğunluğu Alevi dir.Väčšina územia obce je rovinatá.
TV10 Türkiye'nin en yaygın Alevi televizyon kanalıydı.Radio A1 bolo najstaršie slovenské čisto internetové rádio.
Alevi geleneklerine sahiptir.Pipi má zvláštne zvyky.
Köyde Kürt-Alevi kültür ve görenekleri yaşanmaktadır.Katniss v aréne prežíva vďaka umeniu lovu a orientácii v teréne.
Nüfusun tamamı Alevi Türkmen olup, başka hiçbir inanç ve etnik guruba mensup insan bulunmamaktadır.To sa vy nehanbíte uznávať iba tri jazyky a prikazovať, aby všetky ostatné národy a kmene boli slepé a hluché?
Makineli tüfek yerine alev makinesi takıldı.Ženy postrieľali v krajčírskej dielni paľbou guľometu.
Kendisinden patlayan ve saçılan alevler dünyanın ve yaşayan her şeyin yaşamını sürdürmesini sağlar.Žiar sálajúci z ohnivého voza ničil Zem a všetko živé na nej.
Bu gemi Ocak 1669’da kazayla alev alacak ve barut yüklü gemi havaya uçacaktır.Strela, ki je leta 1679 zanetila požar, je močno poškodovala ladjo in kor.
Burada, bir dağın tepesinde alevleri gökyüzüne kadar yükselen bir ateş görür.Na nebu tu, tam kaka zvezda gori...
Alev Kılıç, 1946 Seyitgazi, Eskişehir doğumludur.Ljubljanski zvon 1930 Srečni vojak.
Oksijenin varlığında alkenler karbondioksit ve su açığa çıkaracak şekilde açık bir alevle yanarlar.V prisotnosti kisika alkeni gorijo s svetlim plamenom, pri čemer nastajata ogljikov dioksid in voda.
Gollum burada Frodo'dan yüzüğü aldı fakat bulunduğu yükseltiden düşerek Hüküm Dağı'nın alevlerinde can verdi.Gollum zaradi Prstana na koncu Tretje dobe umre, ko je padel v magmo v ognjih Gore Pogube.
Sık alevlenme yaşayanlarda akciğer işlevi daha hızlı oranlarda kayba uğrar.Osebe s s številnimi poslabšanji se delovanje pljuč hitreje slabša.
Havada çabucak kırmızı mor alevle yanar.Ko Jernej požge domačijo, ogenj gori z rdečim plamenom.
Bildirdiğine göre hiçbir sıcaklık hissetmemiş veya alev görmemişti.Ugotovil je, da prisotnost ogljikovega dioksida ne omogoča gorenja ali dihanja.
Kırmançlar (büyük çoğunluğu Dersimli Alevi Zazalar) tarafından kullanılır.Večinoma jih porašča gozd (Pohorsko podravje).
Çıranın ateşlenmesi: İlk alev ile önce çıra ateşlenir.Šalia prasideda Rūdupio upelis (Muknos intakas).
Yemek ve kültür olarak alevi kürt kültürü agirliklidir.Maistas ir valgymo kultūra Radvilų dvare.
Gollum burada Frodo'dan yüzüğü aldı fakat bulunduğu yükseltiden düşerek Hüküm Dağı'nın alevlerinde can verdi.Golumui pavyko atimti Žiedą, tačiau susvyravęs jis įkrenta į Lemties Kalno Ugnį.
Fakat Chimera yerin 7 kat altından alevler saçmaya devam eder.Kietžemyje humuso sluoksnis menkas, rūgštingumas viršija 7 pH.
2954: Hüküm Dağı'ndan alevler yeniden yükselmeye başladı.Po 1900 m. gaisro pilies interjeras atnaujintas.
Köy halkı alevi inanışına sahiptir.Viduržemio regiono žmonės tiki pikta akimi.
Bir anda, makineyi alev aldı.Deja, ši mašina greitai sudegė.
Havada çabucak kırmızı mor alevle yanar.Kai baigiasi branduolinis kuras (He) raudonoji milžinė kolapsuoja į baltąją nykštukę.
Geriye kalan sekiz Nazgûl, Hüküm Dağı'nın patlamalarında oluşan alevlere boğuldu.Ülejäänud kaheksa Nazgulit hävisid leekides, kui Turmamägi kokku vajus.
Fakat birçok tartışma da alevlendi.Samas on see põhjustanud palju vaidlusi.
Tamamı Alevilik inancına sahiptir.Usutunnistuse poolest on ta aleviit.
Alevilik'te mübârek günler aşağıda listelenmiştir.Riisipere alevikus on tee valgustatud.
Ayrıca yüksek alevlenme noktasına (149 °C) sahiptir.Täiendavaks puuduseks on kõrge sulamistemperatuur (14°C).
Alev gizleyen egzoz sistemi ve diğer tadilatlar ile.Ussipesa Tõnismäel ja teisi meenutusi.
Yine Kahramanmaraş'ın diğer ilçelerinde birçok Alevî köyleri vardır.Süvahavva küla servades on mitmeid soiseid alasid.
İnanç olarak Alevi Kızılbaş itikadına bağlıdırlar.See on inspireeritud punase saatuseniidi uskumusest.
Alevi ve sunni köylüler birlikte otururlar ve birbirleri ile mükemmel şekilde yardımlaşırlar.Nad võitlevad alati Dark Loveri grupiga ja aitavad üksteist, kui võimalik.
Pegasus canavarın ağzından fışkırttığı alevlerin kendilerine ulaşamayacağı bir yüksekliğe çıkmış.Herakles kihutas kuldi sügavasse lumme, milles loom ei saanud liikuda.
Alevi geleneklerine bağlı bir dergâh ortamında yetişmiştir.Ebasoodsad keskkonnatingimused elab ta üle tsüstina.
-adı FH Leo- bu süper-alevi keşfettik.FH Leo genoemd, ontdekten we de superzonnevlam.
-adı FH Leo- bu süper-alevi keşfettik.우리 은하의 어느 연성계에서 수퍼 플레어를 발견하였습니다.
-adı FH Leo- bu süper-alevi keşfettik.llamada FH Leo, descubrimos la erupción gigante.
-adı FH Leo- bu süper-alevi keşfettik.הנקרא FH Leo, גילינו התפרצות-על.
-adı FH Leo- bu süper-alevi keşfettik.يدعى إف اتش ليو إكتشفنا التوهج العظيم ( سوبرفلير).
-adı FH Leo- bu süper-alevi keşfettik.それが見つかりました 後に、私たちはスペクトル線を調べ
Afrika, alevler içinde bir kıta.África es un continente en llamas.
Afrika, alevler içinde bir kıta.África é um continente em chamas.
Afrika, alevler içinde bir kıta.Africa e un continent în flăcări.
Afrika, alevler içinde bir kıta.Afrika ist ein Kontinent in Flammen.
Afrika, alevler içinde bir kıta.Afrika staat in brand.
Afrika, alevler içinde bir kıta.Afrikka on liekehtivä maanosa.
Afrika, alevler içinde bir kıta.Afryka jest kontynentem w ogniu.
Afrika, alevler içinde bir kıta.아프리카는 불길에 휩싸인 대륙입니다.