Gollum burada Frodo'dan yüzüğü aldı fakat bulunduğu yükseltiden düşerek Hüküm Dağı'nın alevlerinde can verdi.Gollum zaradi Prstana na koncu Tretje dobe umre, ko je padel v magmo v ognjih Gore Pogube.
Sık alevlenme yaşayanlarda akciğer işlevi daha hızlı oranlarda kayba uğrar.Osebe s s številnimi poslabšanji se delovanje pljuč hitreje slabša.
Havada çabucak kırmızı mor alevle yanar.Ko Jernej požge domačijo, ogenj gori z rdečim plamenom.
Bildirdiğine göre hiçbir sıcaklık hissetmemiş veya alev görmemişti.Ugotovil je, da prisotnost ogljikovega dioksida ne omogoča gorenja ali dihanja.
Kırmançlar (büyük çoğunluğu Dersimli Alevi Zazalar) tarafından kullanılır.Večinoma jih porašča gozd (Pohorsko podravje).
Çıranın ateşlenmesi: İlk alev ile önce çıra ateşlenir.Šalia prasideda Rūdupio upelis (Muknos intakas).
Yemek ve kültür olarak alevi kürt kültürü agirliklidir.Maistas ir valgymo kultūra Radvilų dvare.
Gollum burada Frodo'dan yüzüğü aldı fakat bulunduğu yükseltiden düşerek Hüküm Dağı'nın alevlerinde can verdi.Golumui pavyko atimti Žiedą, tačiau susvyravęs jis įkrenta į Lemties Kalno Ugnį.
Fakat Chimera yerin 7 kat altından alevler saçmaya devam eder.Kietžemyje humuso sluoksnis menkas, rūgštingumas viršija 7 pH.
2954: Hüküm Dağı'ndan alevler yeniden yükselmeye başladı.Po 1900 m. gaisro pilies interjeras atnaujintas.
Köy halkı alevi inanışına sahiptir.Viduržemio regiono žmonės tiki pikta akimi.
Bir anda, makineyi alev aldı.Deja, ši mašina greitai sudegė.
Havada çabucak kırmızı mor alevle yanar.Kai baigiasi branduolinis kuras (He) raudonoji milžinė kolapsuoja į baltąją nykštukę.
Geriye kalan sekiz Nazgûl, Hüküm Dağı'nın patlamalarında oluşan alevlere boğuldu.Ülejäänud kaheksa Nazgulit hävisid leekides, kui Turmamägi kokku vajus.
Fakat birçok tartışma da alevlendi.Samas on see põhjustanud palju vaidlusi.
Tamamı Alevilik inancına sahiptir.Usutunnistuse poolest on ta aleviit.
Alevilik'te mübârek günler aşağıda listelenmiştir.Riisipere alevikus on tee valgustatud.
Ayrıca yüksek alevlenme noktasına (149 °C) sahiptir.Täiendavaks puuduseks on kõrge sulamistemperatuur (14°C).
Alev gizleyen egzoz sistemi ve diğer tadilatlar ile.Ussipesa Tõnismäel ja teisi meenutusi.
Yine Kahramanmaraş'ın diğer ilçelerinde birçok Alevî köyleri vardır.Süvahavva küla servades on mitmeid soiseid alasid.
İnanç olarak Alevi Kızılbaş itikadına bağlıdırlar.See on inspireeritud punase saatuseniidi uskumusest.
Alevi ve sunni köylüler birlikte otururlar ve birbirleri ile mükemmel şekilde yardımlaşırlar.Nad võitlevad alati Dark Loveri grupiga ja aitavad üksteist, kui võimalik.
Pegasus canavarın ağzından fışkırttığı alevlerin kendilerine ulaşamayacağı bir yüksekliğe çıkmış.Herakles kihutas kuldi sügavasse lumme, milles loom ei saanud liikuda.
Alevi geleneklerine bağlı bir dergâh ortamında yetişmiştir.Ebasoodsad keskkonnatingimused elab ta üle tsüstina.
Afrika, alevler içinde bir kıta.África es un continente en llamas.
Afrika, alevler içinde bir kıta.África é um continente em chamas.
Afrika, alevler içinde bir kıta.Africa e un continent în flăcări.
Afrika, alevler içinde bir kıta.Afrika ist ein Kontinent in Flammen.
Afrika, alevler içinde bir kıta.Afrika staat in brand.
Afrika, alevler içinde bir kıta.Afrikka on liekehtivä maanosa.
Afrika, alevler içinde bir kıta.Afryka jest kontynentem w ogniu.
Afrika, alevler içinde bir kıta.아프리카는 불길에 휩싸인 대륙입니다.
Afrika, alevler içinde bir kıta.L'Africa è un continente in fiamme.
Afrika, alevler içinde bir kıta.L'Afrique est en flammes.
Afrika, alevler içinde bir kıta.Η Αφρική είναι μια φλεγόμενη ήπειρος.
Afrika, alevler içinde bir kıta.Африка е континент в пламъци.
Afrika, alevler içinde bir kıta.Африка -- это горящий континент.
Afrika, alevler içinde bir kıta.אפריקה היא יבשת בלהבות.
Afrika, alevler içinde bir kıta.أفريقيا قارة في لهيب.
Afrika, alevler içinde bir kıta.そして心の底で アフリカの人々が僕たちと同じ人間だと受け入れれば
Ağustos 2008'de tekrar alevlendi.목격하였습니다.
Ağustos 2008'de tekrar alevlendi.באוגוסט 2008.
Ağustos 2008'de tekrar alevlendi.والذي كان في شهر أغسطس/آب من عام 2008
Ağustos 2008'de tekrar alevlendi.これはすぐにロシアとグルジアの
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.(41:10) Des flammes jaillissent de sa bouche, Des étincelles de feu s`en échappent.
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.( 41 : 10 ) Những ngọn lửa nhoáng từ miệng nó , Và các đám lửa phun ra .
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.(41:10) Những ngọn lửa nhoáng từ miệng nó, Và các đám lửa phun ra.
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.41:11 Aus seinem Munde fahren Fackeln, und feurige Funken schießen heraus.
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.(41:11) из пасти его выходят пламенники, выскакивают огненные искры;
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.Bågskott skrämma honom ej bort, slungstenar förvandlas för honom till strå;
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.Buens sønn* jager den ikke på flukt; slyngens stener blir som halm for den. / {* pilen.}
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.Buens Søn slår den ikke på Flugt, Slyngens Sten bliver Strå for den,
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.Da sua boca saem tochas; faíscas de fogo saltam dela.
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.De su boca salen llamaradas; escapan chispas de fuego
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.Din gura lui ţîşnesc flacări, scapără schintei de foc din ea.
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.Ei aja sitä pakoon nuoli, jousen poika, akanoiksi muuttuvat sille linkokivet.
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.Iz ust mu pohajajo goreče bakle, ognjene iskre se sipljejo iz njih.
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.그 입에서는 횃불이 나오고 불똥이 뛰어나며
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.Lidah api menghambur dari mulutnya; bunga api berpancaran ke mana-mana
Ağzından alevler fışkırır, Kıvılcımlar saçılır.Nezahání ho střela, v stéblo obrací se jemu kamení prakové.