Ana içeriğe geç
Sözlük

aldatma ile cümle

aldatma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kral diyor ki, ‹Hizkiya sizi aldatmasın, o sizi benim elimden kurtaramaz.така казва царят: Да ви не мами Езекия. Защото той не ще може да ви избави от ръката ми.
Kral diyor ki, ‹Hizkiya sizi aldatmasın, o sizi benim elimden kurtaramaz.Так говорит царь: пусть не обольщает вас Езекия, ибо он не можетвас спасти от руки моей;
Kral diyor ki, ‹Hizkiya sizi aldatmasın, o sizi benim elimden kurtaramaz.כה אמר המלך אל ישיא לכם חזקיהו כי לא יוכל להציל אתכם מידו׃
Kral diyor ki, ‹Hizkiya sizi aldatmasın, o sizi benim elimden kurtaramaz.هكذا يقول الملك. لا يخدعكم حزقيا لانه لا يقدر ان ينقذكم من يده.
Kral diyor ki, ‹Hizkiya sizi aldatmasın, o sizi benim elimden kurtaramaz.王 如 此 說 、 你 們 不 要 被 希 西 家 欺 哄 了 、 因 他 不 能 救 你 們 脫 離 我 的 手
Kral diyor ki, ‹Hizkiya sizi aldatmasın, o sizi benim elimden kurtaramaz.王 如此 說 、 你 們 不 要 被 希西家 欺哄 了 、 因 他 不 能 救 你 們脫離 我 的 手
Kral diyor ki, ‹Hizkiya sizi aldatmasın, o sizi kurtaramaz.Ainsi parle le roi: Qu`Ézéchias ne vous abuse point, car il ne pourra vous délivrer.
Kral diyor ki, ‹Hizkiya sizi aldatmasın, o sizi kurtaramaz.Aşa vorbeşte împăratul: ,Nu vă lăsaţi amăgiţi de Ezechia, căci nu va putea să vă izbăvească.
Kral diyor ki, ‹Hizkiya sizi aldatmasın, o sizi kurtaramaz.Así ha dicho el rey: "No os engañe Ezequías, porque él no os podrá librar
Kral diyor ki, ‹Hizkiya sizi aldatmasın, o sizi kurtaramaz.Assim diz o rei: Não vos engane Ezequias; porque não vos poderá livrar.
Kral diyor ki, ‹Hizkiya sizi aldatmasın, o sizi kurtaramaz.Dice il re: Non vi inganni Ezechia, poiché egli non potrà salvarvi
Kral diyor ki, ‹Hizkiya sizi aldatmasın, o sizi kurtaramaz.Ezt mondja a király: Meg ne csaljon benneteket Ezékiás, mert nem szabadíthat meg titeket.
Kral diyor ki, ‹Hizkiya sizi aldatmasın, o sizi kurtaramaz.'Jangan mau ditipu oleh Hizkia! Ia tak bisa menyelamatkan kamu
Kral diyor ki, ‹Hizkiya sizi aldatmasın, o sizi kurtaramaz.왕의 말씀에 너희는 히스기야에게 미혹되지 말라 그가 능히 너희를 건지지 못할 것이니라
Kral diyor ki, ‹Hizkiya sizi aldatmasın, o sizi kurtaramaz.Laat u niet door Hizkia om de tuin leiden; hij kan niets doen om u te redden.
Kral diyor ki, ‹Hizkiya sizi aldatmasın, o sizi kurtaramaz.Näin sanoo kuningas: `Älkää antako Hiskian pettää itseänne, sillä hän ei voi teitä pelastaa.
Kral diyor ki, ‹Hizkiya sizi aldatmasın, o sizi kurtaramaz.Således siger Kongen: Lad ikke Ezekias vildlede eder, thi han er ikke i Stand til at frelse eder!
Kral diyor ki, ‹Hizkiya sizi aldatmasın, o sizi kurtaramaz.Så säger konungen: Låten icke Hiskia bedraga eder, ty han förmår icke rädda eder.
Kral diyor ki, ‹Hizkiya sizi aldatmasın, o sizi kurtaramaz.Så sier kongen: La ikke Esekias få narret eder! For han makter ikke å redde eder.
Kral diyor ki, ‹Hizkiya sizi aldatmasın, o sizi kurtaramaz.So spricht der König: Laßt euch Hiskia nicht betrügen; denn er kann euch nicht erretten.
Kral diyor ki, ‹Hizkiya sizi aldatmasın, o sizi kurtaramaz.Tak mówi król: Niech was nie zwodzi Ezechyjasz: bo was nie będzie mógł wybawić.
Kral diyor ki, ‹Hizkiya sizi aldatmasın, o sizi kurtaramaz.Tako pravi kralj: Naj vas ne prekani Ezekija, kajti ne bo vas mogel oteti.
Kral diyor ki, ‹Hizkiya sizi aldatmasın, o sizi kurtaramaz.Takto hovorí kráľ: Nech vás neklame Ezechiáš, lebo vás nebude môcť vytrhnúť!
Kral diyor ki, ‹Hizkiya sizi aldatmasın, o sizi kurtaramaz.Toto praví král: Nechť vás nesvodí Ezechiáš, neboť nebude moci vyprostiti vás.
Kral diyor ki, ‹Hizkiya sizi aldatmasın, o sizi kurtaramaz.Vua phán như vầy: Các ngươi chớ để vua Ê-xê-chia lừa dối mình; vì người chẳng có thể cứu các ngươi.
Kral diyor ki, ‹Hizkiya sizi aldatmasın, o sizi kurtaramaz.Vua phán như_vầy : Các ngươi chớ để vua Ê - xê-chia lừa_dối mình ; vì người chẳng có_thể cứu các ngươi .
Kral diyor ki, ‹Hizkiya sizi aldatmasın, o sizi kurtaramaz.ουτω λεγει ο βασιλευς Μη σας απατα ο Εζεκιας διοτι δεν θελει δυνηθη να σας λυτρωση.
Kral diyor ki, ‹Hizkiya sizi aldatmasın, o sizi kurtaramaz.Така казва царят: Да ви не мами Езекия. Защото той не ще може да ви избави.
Kral diyor ki, ‹Hizkiya sizi aldatmasın, o sizi kurtaramaz.Так говорит царь: пусть не обольщает вас Езекия, ибо он не можетспасти вас;
Kral diyor ki, ‹Hizkiya sizi aldatmasın, o sizi kurtaramaz.כה אמר המלך אל ישא לכם חזקיהו כי לא יוכל להציל אתכם׃
Kral diyor ki, ‹Hizkiya sizi aldatmasın, o sizi kurtaramaz.هكذا يقول الملك. لا يخدعكم حزقيا لانه لا يقدر ان ينقذكم
Kral diyor ki, ‹Hizkiya sizi aldatmasın, o sizi kurtaramaz.王 如 此 說 、 你 們 不 要 被 希 西 家 欺 哄 了 、 因 他 不 能 拯 救 你 們
Kral diyor ki, ‹Hizkiya sizi aldatmasın, o sizi kurtaramaz.王 如此 說 、 你 們 不 要 被 希西家 欺哄 了 、 因 他 不 能 拯救 你們
O, aldatma, böyle muhteşem bir saray durmak!O, at bedrag skal bo i en sådan fantastisk palads!
O, aldatma, böyle muhteşem bir saray durmak!O, att svek ska bo i en sådan underbar palats!
O, aldatma, böyle muhteşem bir saray durmak!O, bahwa kebohongan harus tinggal Di sebuah istana cantik seperti!
O, aldatma, böyle muhteşem bir saray durmak!O, că ar trebui să înşelăciune locuiesc în astfel de un palat superb!
O, aldatma, böyle muhteşem bir saray durmak!O, che l'inganno deve abitare in un palazzo stupendo!
O, aldatma, böyle muhteşem bir saray durmak!O, da bi prevara živijo v takih čudovito palačo!
O, aldatma, böyle muhteşem bir saray durmak!O, dass Betrug in einem solchen prächtigen Palast wohnen sollte!
O, aldatma, böyle muhteşem bir saray durmak!O, dat bedrog te wonen in zo'n prachtig paleis!
O, aldatma, böyle muhteşem bir saray durmak!Ó, hogy a csalás kell lakni Ilyen gyönyörű palotát!
O, aldatma, böyle muhteşem bir saray durmak!Oi, että petosta pitäisi asua niin upea palatsi!
O, aldatma, böyle muhteşem bir saray durmak!O, lừa dối nên ở trong một cung điện tuyệt đẹp như vậy!
O, aldatma, böyle muhteşem bir saray durmak!O, que el engaño debe habitar en un palacio magnífico!
O, aldatma, böyle muhteşem bir saray durmak!O, que la tromperie doit habiter dans un tel palais magnifique!
O, aldatma, böyle muhteşem bir saray durmak!O, que o engano deve habitar Em tal palácio de um lindo!
O, aldatma, böyle muhteşem bir saray durmak!O, że oszustwa powinien mieszkać w takim pałacu wspaniały!
O, aldatma, böyle muhteşem bir saray durmak!O, že podvod by mal žiť v takej nádhernej paláca!
O, aldatma, böyle muhteşem bir saray durmak!O, že podvod by měl žít v takové nádherné paláce!
O, aldatma, böyle muhteşem bir saray durmak!О, че измамата трябва да живее в разкошен дворец!
O, aldatma, böyle muhteşem bir saray durmak!О, что обман должен жить в таких великолепных дворца!
Ona aldatmayı sorduklarında şöyle dedi:Als hij een vraag kreeg over bedrog, zei hij:
Ona aldatmayı sorduklarında şöyle dedi:Cuando le preguntaban por el engaño, decía:
Ona aldatmayı sorduklarında şöyle dedi:Interrogé sur la supercherie, il disait :
Ona aldatmayı sorduklarında şöyle dedi:Întrebat despre înșelare, a spus așa:
Ona aldatmayı sorduklarında şöyle dedi:Keď sa ho opýtali na klamstvo, povedal:
Ona aldatmayı sorduklarında şöyle dedi:속임수에 대한 질문을 받으면, 그는 이렇게 답했습니다:
Ona aldatmayı sorduklarında şöyle dedi:Quando gli si chiedeva qualcosa sull'inganno, rispondeva:
Ona aldatmayı sorduklarında şöyle dedi:Quando lhe perguntaram o que era a ilusão, ele disse:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod