alaycı ile cümle
alaycı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bu eserde ciddi bir alaycılık da sezinliyorum.Так, я думаю, там є приголомшливе почуття гумору.
Bu eserde ciddi bir alaycılık da sezinliyorum.. כן, אני חושב שיש חוש הומור גם כן. אבל אתה צודק, הסוג של היבט קריטי
Bu kadar alaycı ve iğneleyici olmaktan nefret ediyorum ama gerçek bu.Gyűlölök ennyire ironikusnak és szarkasztikusnak lenni, de ez az igazság.
Bu kadar alaycı ve iğneleyici olmaktan nefret ediyorum ama gerçek bu.Ich bin nicht gerne so ironisch und sarkastisch darüber, aber es ist die Wahrheit.
Bu kadar alaycı ve iğneleyici olmaktan nefret ediyorum ama gerçek bu.Ik hou er niet van om er zo ironisch en sarcastisch over te praten maar het is de waarheid.
Bu kadar alaycı ve iğneleyici olmaktan nefret ediyorum ama gerçek bu.그리고 나는 그곳에 대해 빈정대고 풍자하기는 싫지만
Bu kadar alaycı ve iğneleyici olmaktan nefret ediyorum ama gerçek bu.Nie chcę być sarkastyczny, ale taka jest prawda.
Bu kadar alaycı ve iğneleyici olmaktan nefret ediyorum ama gerçek bu.Odio essere ironico e sarcastico su questo ma è la verità.
Bu kadar alaycı ve iğneleyici olmaktan nefret ediyorum ama gerçek bu.Și urăsc să fiu atât de ironic și sarcastic în privința acestuia dar e adevărul.
Bu kadar alaycı ve iğneleyici olmaktan nefret ediyorum ama gerçek bu.Y odio ser tan irónico y sarcástico al respecto pero es cierto.
Bu kadar alaycı ve iğneleyici olmaktan nefret ediyorum ama gerçek bu.Δεν μ' αρέσει να είμαι τόσο ειρωνικός και σαρκαστικός γι' αυτό αλλά αυτή είναι η αλήθεια.
Bu kadar alaycı ve iğneleyici olmaktan nefret ediyorum ama gerçek bu.Неприятно ми е да бъда толкова ироничен и саркастичен за това, но е истина.
Bu kadar alaycı ve iğneleyici olmaktan nefret ediyorum ama gerçek bu.ואני שונא להיות כה אירוני וציני לגבי זה
Bu kadar alaycı ve iğneleyici olmaktan nefret ediyorum ama gerçek bu.وأنا أكره أن تكون المفارقة الساخرة حول هذا الموضوع
Bu kadar alaycı ve iğneleyici olmaktan nefret ediyorum ama gerçek bu.これは極度に汚染が進んだ川の一つに挙げられます
Bundan ötürü, ey alaycılar, Yeruşalimdeki bu halkı yöneten sizler, RABbin sözüne kulak verin.Así que, oh escarnecedores que gobernáis este pueblo en Jerusalén, escuchad la palabra de Jehovah
Bundan ötürü, ey alaycılar, Yeruşalimdeki bu halkı yöneten sizler, RABbin sözüne kulak verin.De aceea ascultaţi Cuvîntul Domnului, batjocoritorilor, cari stăpîniţi peste poporul acesta din Ierusalim!
Bundan ötürü, ey alaycılar, Yeruşalimdeki bu halkı yöneten sizler, RABbin sözüne kulak verin.Dengarlah apa yang dikatakan TUHAN, hai pengejek-pengejek yang memerintah rakyat di Yerusalem
Bundan ötürü, ey alaycılar, Yeruşalimdeki bu halkı yöneten sizler, RABbin sözüne kulak verin.Derfor hør Herrens ord, I spottere, I som hersker over folket her i Jerusalem!
Bundan ötürü, ey alaycılar, Yeruşalimdeki bu halkı yöneten sizler, RABbin sözüne kulak verin.Écoutez donc la parole de l`Éternel, moqueurs, Vous qui dominez sur ce peuple de Jérusalem!
Bundan ötürü, ey alaycılar, Yeruşalimdeki bu halkı yöneten sizler, RABbin sözüne kulak verin.Ezért halljátok az Úrnak beszédét, csúfoló férfiak, a kik uralkodtok e népen, a mely Jeruzsálemben lakik.
Bundan ötürü, ey alaycılar, Yeruşalimdeki bu halkı yöneten sizler, RABbin sözüne kulak verin.Hør derfor HERRENs Ord, I spotske Mænd, I Nidvisens Mestre blandt dette Jerusalems Folk!
Bundan ötürü, ey alaycılar, Yeruşalimdeki bu halkı yöneten sizler, RABbin sözüne kulak verin.Hören därför HERRENS ord, I bespottare, I som råden över folket här i Jerusalem.
Bundan ötürü, ey alaycılar, Yeruşalimdeki bu halkı yöneten sizler, RABbin sözüne kulak verin.이러므로 예루살렘에 있는 이 백성을 치리하는 너희 경만한 자여 여호와의 말씀을 들을지어다
Bundan ötürü, ey alaycılar, Yeruşalimdeki bu halkı yöneten sizler, RABbin sözüne kulak verin.Luister daarom goed naar de woorden van de HERE, spottende heersers in Jeruzalem.
Bundan ötürü, ey alaycılar, Yeruşalimdeki bu halkı yöneten sizler, RABbin sözüne kulak verin.Ouvi, pois, a palavra do Senhor, homens escarnecedores, que dominais este povo que está em Jerusalém.
Bundan ötürü, ey alaycılar, Yeruşalimdeki bu halkı yöneten sizler, RABbin sözüne kulak verin.Perciò ascoltate la parola del Signore, uomini arroganti, signori di questo popolo che sta in Gerusalemme
Bundan ötürü, ey alaycılar, Yeruşalimdeki bu halkı yöneten sizler, RABbin sözüne kulak verin.Preto počujte slovo Hospodinovo, posmievační mužovia, ktorí panujete nad týmto ľudom, ktorý je v Jeruzaleme!
Bundan ötürü, ey alaycılar, Yeruşalimdeki bu halkı yöneten sizler, RABbin sözüne kulak verin.Protož slyšte slovo Hospodinovo, muži posměvači, panující nad lidem tímto, kterýž jest v Jeruzalémě:
Bundan ötürü, ey alaycılar, Yeruşalimdeki bu halkı yöneten sizler, RABbin sözüne kulak verin.Przetoż słuchajcie słowa Pańskiego, mężowie naśmiewcy! panujący nad tym ludem, który jest w Jeruzalemie.
Bundan ötürü, ey alaycılar, Yeruşalimdeki bu halkı yöneten sizler, RABbin sözüne kulak verin.Sentähden kuulkaa Herran sana, te pilkkaajat, te jotka hallitsette tätä kansaa Jerusalemissa.
Bundan ötürü, ey alaycılar, Yeruşalimdeki bu halkı yöneten sizler, RABbin sözüne kulak verin.So höret nun des HERRN Wort, ihr Spötter, die ihr herrschet über dies Volk, das zu Jerusalem ist.
Bundan ötürü, ey alaycılar, Yeruşalimdeki bu halkı yöneten sizler, RABbin sözüne kulak verin.Zato čujte besedo GOSPODOVO, možje posmehovalci, gospodarji tega ljudstva, ki je v Jeruzalemu:
Bundan ötürü, ey alaycılar, Yeruşalimdeki bu halkı yöneten sizler, RABbin sözüne kulak verin.Δια τουτο ακουσατε τον λογον του Κυριου, ανθρωποι χλευασται, οι οδηγουντες τουτον τον λαον τον εν Ιερουσαλημ.
Bundan ötürü, ey alaycılar, Yeruşalimdeki bu halkı yöneten sizler, RABbin sözüne kulak verin.Затова слушайте словото Господно, вие присмивачи, Които господарувате над тия люде, които са в Ерусалим.
Bundan ötürü, ey alaycılar, Yeruşalimdeki bu halkı yöneten sizler, RABbin sözüne kulak verin.Итак слушайте слово Господне, хульники, правители народа сего, который в Иерусалиме.
Bundan ötürü, ey alaycılar, Yeruşalimdeki bu halkı yöneten sizler, RABbin sözüne kulak verin.לכן שמעו דבר יהוה אנשי לצון משלי העם הזה אשר בירושלם׃
Bundan ötürü, ey alaycılar, Yeruşalimdeki bu halkı yöneten sizler, RABbin sözüne kulak verin.لذلك اسمعوا كلام الرب يا رجال الهزء ولاة هذا الشعب الذي في اورشليم.
Bundan ötürü, ey alaycılar, Yeruşalimdeki bu halkı yöneten sizler, RABbin sözüne kulak verin.所 以 你 們 這 些 褻 慢 的 人 、 就 是 轄 管 住 在 耶 路 撒 冷 這 百 姓 的 、 要 聽 耶 和 華 的 話
Bundan ötürü, ey alaycılar, Yeruşalimdeki bu halkı yöneten sizler, RABbin sözüne kulak verin.所以 你 們這 些 褻慢 的 人 、 就 是 轄 管住 在 耶路撒冷 這百姓 的 、 要聽 耶和華 的 話
Bütün alaycı kuşlar uçup gittiğinde, son dört gün gibi ses çıkaracaklar.이 작은 흉내지빠귀들이 모두 날아가 버리면 이 세상의 마지막 4일 같을거에요.
Bütün alaycı kuşlar uçup gittiğinde, son dört gün gibi ses çıkaracaklar.A když všichni ti malí drozdové vzlétnou, bude to znít jako poslední čtyři dny.
Bütün alaycı kuşlar uçup gittiğinde, son dört gün gibi ses çıkaracaklar.Als alle kleine spotvogels wegvliegen, klinken ze als de laatste vier dagen.
Bütün alaycı kuşlar uçup gittiğinde, son dört gün gibi ses çıkaracaklar.Când toate păsărelele cântătoare vor zbura, ele vor suna ca ultimele patru zile.
Bütün alaycı kuşlar uçup gittiğinde, son dört gün gibi ses çıkaracaklar.Cuando todos los pequeños sinsontes vuelen libres, sonarán como los últimos cuatro días.
Bütün alaycı kuşlar uçup gittiğinde, son dört gün gibi ses çıkaracaklar.Ketika semua mockingbird kecil terbang menyingkir, mereka akan terdengar bagai empat hari terakhir.
Bütün alaycı kuşlar uçup gittiğinde, son dört gün gibi ses çıkaracaklar.Khi tất cả các con chim nhại bé nhỏ bay đi, chúng sẽ không kêu giống như bốn ngày vừa qua.
Bütün alaycı kuşlar uçup gittiğinde, son dört gün gibi ses çıkaracaklar.Kiedy wszystkie przedrzeźniacze odlecą, będą naśladować głosy z czterech ostatnich dni.
Bütün alaycı kuşlar uçup gittiğinde, son dört gün gibi ses çıkaracaklar.Ko vsi mali oponašalci odletijo, bodo zveneli kot zadnji štirje dnevi.
Bütün alaycı kuşlar uçup gittiğinde, son dört gün gibi ses çıkaracaklar.Quando tutti i tordi voleranno, ripeteranno i suoni degli ultimi quattro giorni.
Bütün alaycı kuşlar uçup gittiğinde, son dört gün gibi ses çıkaracaklar.Quand tous les petits oiseaux moqueurs s'envolent au loin, ils font le bruit des quatre derniers jours.
Bütün alaycı kuşlar uçup gittiğinde, son dört gün gibi ses çıkaracaklar.Wenn alle kleinen Spottdrosseln losfliegen, hören sie sich wie die letzten vier Tage hier an.
Bütün alaycı kuşlar uçup gittiğinde, son dört gün gibi ses çıkaracaklar.Когато всички малки присмехулници отлетят, ще звучат като последните четири дни.
Bütün alaycı kuşlar uçup gittiğinde, son dört gün gibi ses çıkaracaklar.Когда все маленькие пересмешники улетят, их песни будут звучать как прошедшие четыре дня.
Bütün alaycı kuşlar uçup gittiğinde, son dört gün gibi ses çıkaracaklar.כשכל הציפורים חקייניות עפות מפה, הן תישמענה כמו ארבעת הימים האחרונים.
Bütün alaycı kuşlar uçup gittiğinde, son dört gün gibi ses çıkaracaklar.عندما تطير كل الطيور المحاكية بعيداً، سيصدروا صوتاً مثل الأربع أيام الأخيرة.
Bütün alaycı kuşlar uçup gittiğinde, son dört gün gibi ses çıkaracaklar.地球最後の4日間のような音を奏でるだろう 高所得の導師 市内の先生 借金した芸術家に
Çevremi alaycılar kuşatmış, Gözümü onların aşağılamasıyla açıp kapıyorum.Deveras estou cercado de zombadores, e os meus olhos contemplam a sua provocação!
Çevremi alaycılar kuşatmış, Gözümü onların aşağılamasıyla açıp kapıyorum.Fürwahr, Gespött umgibt mich, und auf ihrem Hadern muß mein Auge weilen.
Çevremi alaycılar kuşatmış, Gözümü onların aşağılamasıyla açıp kapıyorum.Ja, i sanning är jag omgiven av gäckeri, och avoghet får mitt öga ständigt skåda hos dessa!
İlgili Sayfalar