Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.ביער טבעת למרחקים. הגעתי למסקנה שהוא צחק לעג של המאמצים שלי, בטוח במשאבים שלו.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.حلقة الغابة طولا وعرضا. استنتجت أنه ضحك في السخرية من جهودي ، واثقا من مصادره الخاصة.
Ben onun, alay güldü sonucuna varmıştır benim çabalarını, kendi kaynakları emindir.私の努力、彼自身の資源の自信。 空がこの時の曇りによるものであったものの、池は私が見ることができたのでスムーズだった
Ben sucuklu poğaça alayım, lütfen.Aku mau Sausage Biscuit
Ben sucuklu poğaça alayım, lütfen. Ben de tako alayım, lütfen. Harry!Takže jsem to udělal.
Ben sucuklu poğaça alayım, lütfen.Io prendo il biscotto di salsiccia, per favore.
Ben sucuklu poğaça alayım, lütfen.Jeg vil have den der sausage biscuit, tak.
Ben sucuklu poğaça alayım, lütfen.소세지 비스킷(빵 사이에 소세지, 달걀, 치즈 등이 들어있는것) 주세요
Ben sucuklu poğaça alayım, lütfen.ساخد نقانق البسكوت من فضلك
Ben sucuklu poğaça alayım, lütfen.じゃ僕はタコスください
Bilge kişi terbiye edilmeyi sever, Alaycı kişi azarlansa da aldırmaz.Anak yang arif memperhatikan bila ayahnya memberi petuah; orang sombong tak mau menerima teguran
Bilge kişi terbiye edilmeyi sever, Alaycı kişi azarlansa da aldırmaz.bölcs fiú [enged] atyja intésének; de a csúfoló semmi dorgálásnak helyt nem ád.
Bilge kişi terbiye edilmeyi sever, Alaycı kişi azarlansa da aldırmaz.Con khôn ngoan nghe sự khuyên dạy của cha; Song kẻ nhạo báng không khứng nghe lời quở trách.
Bilge kişi terbiye edilmeyi sever, Alaycı kişi azarlansa da aldırmaz.Con khôn_ngoan nghe sự khuyên dạy của cha ; Song kẻ nhạo_báng không khứng nghe lời quở_trách .
Bilge kişi terbiye edilmeyi sever, Alaycı kişi azarlansa da aldırmaz.Ein weiser Sohn läßt sich vom Vater züchtigen; aber ein Spötter gehorcht der Strafe nicht.
Bilge kişi terbiye edilmeyi sever, Alaycı kişi azarlansa da aldırmaz.El hijo sabio acepta la disciplina de su padre, pero el burlador no escucha la corrección
Bilge kişi terbiye edilmeyi sever, Alaycı kişi azarlansa da aldırmaz.En vis son hör på sin faders tuktan, men en bespottare hör icke på någon näpst.
Bilge kişi terbiye edilmeyi sever, Alaycı kişi azarlansa da aldırmaz.En vis sønn hører på sin fars tilrettevisning, men en spotter hører ikke på irettesettelse.
Bilge kişi terbiye edilmeyi sever, Alaycı kişi azarlansa da aldırmaz.Il figlio saggio ama la disciplina, lo spavaldo non ascolta il rimprovero
Bilge kişi terbiye edilmeyi sever, Alaycı kişi azarlansa da aldırmaz.지혜로운 아들은 아비의 훈계를 들으나 거만한 자는 꾸지람을 즐겨 듣지 아니하느니라
Bilge kişi terbiye edilmeyi sever, Alaycı kişi azarlansa da aldırmaz.Múdry syn prijíma kázeň otcovu, ale posmievač nepočúva žehrania.
Bilge kişi terbiye edilmeyi sever, Alaycı kişi azarlansa da aldırmaz.O filho sábio ouve a instrução do pai; mas o escarnecedor não escuta a repreensão.
Bilge kişi terbiye edilmeyi sever, Alaycı kişi azarlansa da aldırmaz.Sin moder posluša pouk očetov, a zasmehovalec ne posluša nobenega svarjenja.
Bilge kişi terbiye edilmeyi sever, Alaycı kişi azarlansa da aldırmaz.Syn mądry przyjmuje ćwiczenie ojcowskie, ale naśmiewca nie słucha strofowania.
Bilge kişi terbiye edilmeyi sever, Alaycı kişi azarlansa da aldırmaz.Syn moudrý přijímá cvičení otcovo, ale posměvač neposlouchá domlouvání.
Bilge kişi terbiye edilmeyi sever, Alaycı kişi azarlansa da aldırmaz.Un fils sage écoute l`instruction de son père, Mais le moqueur n`écoute pas la réprimande.
Bilge kişi terbiye edilmeyi sever, Alaycı kişi azarlansa da aldırmaz.Un fiu înţelept ascultă învăţătura tatălui său, dar batjocoritorul n'ascultă mustrarea. -
Bilge kişi terbiye edilmeyi sever, Alaycı kişi azarlansa da aldırmaz.Viisas poika kuulee isän kuritusta, mutta pilkkaaja ei ota nuhdetta kuullaksensa.
Bilge kişi terbiye edilmeyi sever, Alaycı kişi azarlansa da aldırmaz.Viis Søn elsker tugt, spotter hører ikke på skænd.
Bilge kişi terbiye edilmeyi sever, Alaycı kişi azarlansa da aldırmaz.Ο σοφος υιος δεχεται την διδασκαλιαν του πατρος ο δε χλευαστης δεν ακουει ελεγχον.
Bilge kişi terbiye edilmeyi sever, Alaycı kişi azarlansa da aldırmaz.Мудрый сын слушает наставление отца, а буйный не слушаетобличения.
Bilge kişi terbiye edilmeyi sever, Alaycı kişi azarlansa da aldırmaz.Мъдрият син слуша бащината си поука, А присмивателят не внимава на изобличение.
Bilge kişi terbiye edilmeyi sever, Alaycı kişi azarlansa da aldırmaz.בן חכם מוסר אב ולץ לא שמע גערה׃
Bilge kişi terbiye edilmeyi sever, Alaycı kişi azarlansa da aldırmaz.الابن الحكيم يقبل تأديب ابيه والمستهزئ لا يسمع انتهارا.
Bilge kişi terbiye edilmeyi sever, Alaycı kişi azarlansa da aldırmaz.智 慧 子 聽 父 親 的 教 訓 . 褻 慢 人 不 聽 責 備
Bilge kişi terbiye edilmeyi sever, Alaycı kişi azarlansa da aldırmaz.智慧 子 聽 父親 的 教訓 . 褻慢人不聽責備
Bilge kişiyle davası olan ahmak Kızar, alay eder ve rahat vermez.Az eszes ember, ha vetekedik a bolonddal, akár felháborodik, akár nevet, nincs nyugodalom.
Bilge kişiyle davası olan ahmak Kızar, alay eder ve rahat vermez.Če se modri prepira z neumnim, naj se jezi, naj se smeje, vendar ni nobenega miru.
Bilge kişiyle davası olan ahmak Kızar, alay eder ve rahat vermez.Cînd se ceartă un înţelept cu un nebun, să se tot supere sau să tot rîdă, căci pace nu se face. -
Bilge kişiyle davası olan ahmak Kızar, alay eder ve rahat vermez.Går Vismand i Rette med Dåre, vredes og ler han, alt preller af.
Bilge kişiyle davası olan ahmak Kızar, alay eder ve rahat vermez.지혜로운 자와 미련한 자가 다투면 지혜로운 자가 노하든지 웃든지 그 다툼이 그침이 없느니라
Bilge kişiyle davası olan ahmak Kızar, alay eder ve rahat vermez.Mąż mądry, wiedzieli spór z mężem głupim, choćby się gniewał, choćby się też śmiał, nie będzie miał pokoju.
Bilge kişiyle davası olan ahmak Kızar, alay eder ve rahat vermez.Múdry človek, ktorý sa súdi s bláznom, už či sa hnevá a či sa smeje, jednako nemá pokoja.
Bilge kişiyle davası olan ahmak Kızar, alay eder ve rahat vermez.Muž moudrý, kterýž se nesnadní s mužem bláznivým, buď že se pohne, buď že se směje, nemá pokoje.
Bilge kişiyle davası olan ahmak Kızar, alay eder ve rahat vermez.Når en vismann går i rette med en dåre, så blir dåren vred og ler, og der blir ingen ro.
Bilge kişiyle davası olan ahmak Kızar, alay eder ve rahat vermez.När en vis man vill gå till rätta med en oförnuftig man, då vredgas denne eller ler, och har ingen ro.
Bilge kişiyle davası olan ahmak Kızar, alay eder ve rahat vermez.Nếu người khôn ngoan tranh luận với kẻ ngu muội, Dầu người giận hay cười, cũng chẳng an hòa được.
Bilge kişiyle davası olan ahmak Kızar, alay eder ve rahat vermez.Nếu người khôn_ngoan tranh_luận với kẻ ngu_muội , Dầu người giận hay cười , cũng chẳng an hòa được .
Bilge kişiyle davası olan ahmak Kızar, alay eder ve rahat vermez.O sábio que pleiteia com o insensato, quer este se agaste quer se ria, não terá descanso.
Bilge kişiyle davası olan ahmak Kızar, alay eder ve rahat vermez.Se un saggio discute con uno stolto, si agiti o rida, non vi sarà conclusione
Bilge kişiyle davası olan ahmak Kızar, alay eder ve rahat vermez.Si el sabio pleitea con el necio, aunque se enoje o se ría, no tendrá reposo
Bilge kişiyle davası olan ahmak Kızar, alay eder ve rahat vermez.Si un homme sage conteste avec un insensé, Il aura beau se fâcher ou rire, la paix n`aura pas lieu.
Bilge kişiyle davası olan ahmak Kızar, alay eder ve rahat vermez.Viisas mies kun käräjöi hullun miehen kanssa, niin tämä reutoo ja nauraa eikä asetu.
Bilge kişiyle davası olan ahmak Kızar, alay eder ve rahat vermez.Wenn ein Weiser mit einem Narren zu rechten kommt, er zürne oder lache, so hat er nicht Ruhe.
Bilge kişiyle davası olan ahmak Kızar, alay eder ve rahat vermez.Ο σοφος ανθρωπος, διαφερομενος μετα του αφρονος ανθρωπου, ειτε οργιζεται, ειτε γελα, δεν ευρισκει αναπαυσιν.
Bilge kişiyle davası olan ahmak Kızar, alay eder ve rahat vermez.Ако мъдър човек има спор с безумен, Тоя се разярява, смее се и няма спокойствие.
Bilge kişiyle davası olan ahmak Kızar, alay eder ve rahat vermez.Умный человек, судясь с человеком глупым, сердится ли, смеется ли, – не имеет покоя.
Bilge kişiyle davası olan ahmak Kızar, alay eder ve rahat vermez.איש חכם נשפט את איש אויל ורגז ושחק ואין נחת׃
Bilge kişiyle davası olan ahmak Kızar, alay eder ve rahat vermez.رجل حكيم ان حاكم رجلا احمق فان غضب وان ضحك فلا راحة.
Bilge kişiyle davası olan ahmak Kızar, alay eder ve rahat vermez.智 慧 人 與 愚 妄 人 相 爭 、 或 怒 、 或 笑 、 總 不 能 使 他 止 息