Ana içeriğe geç
Sözlük

alay ile cümle

alay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Alaycı kişiler kentleri bile karıştırır, Bilgelerse öfkeyi yatıştırır.Los burladores agitan la ciudad, pero los sabios aplacan la ira
Alaycı bir gülümsemeyi veya mutlu bir gülümsemeyi fark edemiyordu veya hüsran dolu bir gülümsemeyi.Δεν αναγνωρίζει ένα ειρωνικό χαμόγελο, ή ένα χαμόγελο ευτυχίας ή ένα χαμόγελο απογοήτευσης.
Alaycı bir gülümsemeyi veya mutlu bir gülümsemeyi fark edemiyordu veya hüsran dolu bir gülümsemeyi.Не разпознава иронична усмивка или щастлива усмивка, или объркана усмивка.
Alaycı bir gülümsemeyi veya mutlu bir gülümsemeyi fark edemiyordu veya hüsran dolu bir gülümsemeyi.Не распознавалась ироническая улыбка или счастливая улыбка, или разочарованная улыбка.
Alaycı bir gülümsemeyi veya mutlu bir gülümsemeyi fark edemiyordu veya hüsran dolu bir gülümsemeyi.Не розпізнавалась іронічна усмішка чи щаслива усмішка, чи усмішка розчарування.
Alaycı bir gülümsemeyi veya mutlu bir gülümsemeyi fark edemiyordu veya hüsran dolu bir gülümsemeyi.או חיוך מתוסכל. כך שזה לקח את האנשים לדחוף את זה לכיוון כזה או אחר.
Alaycı bir gülümsemeyi veya mutlu bir gülümsemeyi fark edemiyordu veya hüsran dolu bir gülümsemeyi.ولا فرق بين ابتسامة ساخرة ، أو ابتسامة سعيدة ، أو إبتسامة محبطة .
Alaycı bir gülümsemeyi veya mutlu bir gülümsemeyi fark edemiyordu veya hüsran dolu bir gülümsemeyi.判断できないのです ですからここは人間がある意味機械の道しるべをする必要がありました
( alaycı bir uslupla) " Teoride kabul etmemizi istedikleri , "mutlak cehalet" in bir zanaatkar olduğudur."우리가 다뤄야 하는 이론에서, 완전히 무지한 자가 제작자이다.
( alaycı bir uslupla) " Teoride kabul etmemizi istedikleri , "mutlak cehalet" in bir zanaatkar olduğudur."Na teoria com a qual temos de lidar, o artífice é a Ignorância Absoluta,
( alaycı bir uslupla) " Teoride kabul etmemizi istedikleri , "mutlak cehalet" in bir zanaatkar olduğudur."В теории, с которой мы вынуждены работать, Абсолютное Невежество это творец.
( alaycı bir uslupla) " Teoride kabul etmemizi istedikleri , "mutlak cehalet" in bir zanaatkar olduğudur."בתיאוריה עימה עלינו להתמודד, הכלי שלנו הוא בורות מוחלטת;
( alaycı bir uslupla) " Teoride kabul etmemizi istedikleri , "mutlak cehalet" in bir zanaatkar olduğudur."في النظرية التي يجب ان نتعامل معها ، التجاهل الصرف هو أفضل نحات
( alaycı bir uslupla) " Teoride kabul etmemizi istedikleri , "mutlak cehalet" in bir zanaatkar olduğudur.それゆえ 全システムの基本原理はこう明言できる
Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.Gdy karzą naśmiewcę, prostak mędrszym bywa; a gdy roztropnie postępują z mądrym, przyjmuje naukę.
Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.Keď trescú posmievača, hlúpy múdreje, a keď poučujú múdreho, priberá známosti.
Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.거만한 자가 벌을 받으면 어리석은 자는 경성하겠고 지혜로운 자가 교훈을 받으면 지식이 더 하리라
Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.Ko je kaznovan zasmehovalec, spametuje se preprosti, in modri, ko ga poučujejo, sprejema znanje.
Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.Kun pilkkaajaa rangaistaan, viisastuu yksinkertainen; ja kun viisasta neuvotaan, ottaa hän sen opiksensa.
Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.Må Spotter bøde, bliver tankeløs klog, har Vismand Fremgang, da vinder han kundskab.
Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.Mikor a csúfolót büntetik, az együgyû lesz bölcs; mikor pedig a bölcset oktatják, õ veszi eszébe a tudományt.
Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.Når du straffer en spotter, blir den uforstandige vis, og når du lærer en vis, tar han imot kunnskap.
Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.Posměvač když bývá trestán, hloupý bývá moudřejší; a když se uměle nakládá s moudrým, přijímá umění.
Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.Quand on châtie le moqueur, le sot devient sage; Et quand on instruit le sage, il accueille la science.
Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.Straffar man bespottaren, så bliver den fåkunnige vis: och undervisar man den vise, så inhämtar han kunskap.
Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.Οταν ο χλευαστης τιμωρηται, ο απλους γινεται σοφωτερος και ο σοφος διδασκομενος λαμβανει γνωσιν.
Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.Когато се накаже присмивателя, простият става по-мъдър, И когато се поучава мъдрия, той придобива знание,
Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.Когда наказывается кощунник, простой делается мудрым; и когда вразумляется мудрый, то он приобретает знание.
Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.בענש לץ יחכם פתי ובהשכיל לחכם יקח דעת׃
Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.بمعاقبة المستهزئ يصير الاحمق حكيما والحكيم بالارشاد يقبل معرفة
Alaycı kişiler kentleri bile karıştırır, Bilgelerse öfkeyi yatıştırır.Mężowie naśmiewcy zawodzą miasto; ale mądrzy odwracają gniew.
Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.褻 慢 的 人 受 刑 罰 、 愚 蒙 的 人 就 得 智 慧 . 智 慧 人 受 訓 誨 、 便 得 知 識
Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.褻慢 的 人 受刑罰 、 愚蒙 的 人 就 得 智慧 . 智慧 人 受 訓誨 、 便得 知識
Alaycı kişi azarlanmaktan hoşlanmaz, Bilgelere gidip danışmaz.Batjocoritorului nu -i place să fie mustrat, de aceea nu se duce la cei înţelepţi. -
Alaycı kişi azarlanmaktan hoşlanmaz, Bilgelere gidip danışmaz.Bespottaren finner ej behag i tillrättavisning; till dem som äro visa går han icke.
Alaycı kişi azarlanmaktan hoşlanmaz, Bilgelere gidip danışmaz.Der Spötter liebt den nicht, der ihn straft, und geht nicht zu den Weisen.
Alaycı kişi azarlanmaktan hoşlanmaz, Bilgelere gidip danışmaz.Een spotter houdt er niet van als hij bestraft wordt en vermijdt daarom verstandige mensen.
Alaycı kişi azarlanmaktan hoşlanmaz, Bilgelere gidip danışmaz.El burlador no ama al que lo corrige, ni acude a los sabios
Alaycı kişi azarlanmaktan hoşlanmaz, Bilgelere gidip danışmaz.En spotter liker ikke å bli irettesatt; til de vise går han ikke.
Alaycı kişi azarlanmaktan hoşlanmaz, Bilgelere gidip danışmaz.Kẻ nhạo báng không ưa người ta quở trách mình; Hắn không muốn đến cùng người khôn ngoan.
Alaycı kişi azarlanmaktan hoşlanmaz, Bilgelere gidip danışmaz.Kẻ nhạo_báng không ưa người_ta quở_trách mình ; Hắn không muốn đến_cùng người khôn_ngoan .
Alaycı kişi azarlanmaktan hoşlanmaz, Bilgelere gidip danışmaz.거만한 자는 견책 받기를 좋아하지 아니하며 지혜 있는 자에게로 가지도 아니하느니라
Alaycı kişi azarlanmaktan hoşlanmaz, Bilgelere gidip danışmaz.Le moqueur n`aime pas qu`on le reprenne, Il ne va point vers les sages.
Alaycı kişi azarlanmaktan hoşlanmaz, Bilgelere gidip danışmaz.Lo spavaldo non vuol essere corretto, egli non si accompagna con i saggi
Alaycı kişi azarlanmaktan hoşlanmaz, Bilgelere gidip danışmaz.m szereti a csúfoló a feddést, [és] a bölcsekhez nem megy.
Alaycı kişi azarlanmaktan hoşlanmaz, Bilgelere gidip danışmaz.Naśmiewca nie miłuje tego, który go karze, ani do mądrych przychodzi.
Alaycı kişi azarlanmaktan hoşlanmaz, Bilgelere gidip danışmaz.Nemiluje posměvač toho, kterýž ho tresce, aniž k moudrým přistoupí.
Alaycı kişi azarlanmaktan hoşlanmaz, Bilgelere gidip danışmaz.Nemiluje posmievač toho, aby ho niekto karhal; k múdrym nepojde.
Alaycı kişi azarlanmaktan hoşlanmaz, Bilgelere gidip danışmaz.O escarnecedor não gosta daquele que o repreende; não irá ter com os sábios.
Alaycı kişi azarlanmaktan hoşlanmaz, Bilgelere gidip danışmaz.Orang yang suka menghina tidak suka ditegur; ia enggan meminta nasihat dari orang yang bijaksana
Alaycı kişi azarlanmaktan hoşlanmaz, Bilgelere gidip danışmaz.Pilkkaaja ei pidä siitä, että häntä nuhdellaan; viisasten luo hän ei mene.
Alaycı kişi azarlanmaktan hoşlanmaz, Bilgelere gidip danışmaz.Spotteren ynder ikke at revses, til Vismænd går han ikke.
Alaycı kişi azarlanmaktan hoşlanmaz, Bilgelere gidip danışmaz.Zasmehovalec ne ljubi njega, ki ga svari, zato ne hodi k modrim.
Alaycı kişi azarlanmaktan hoşlanmaz, Bilgelere gidip danışmaz.Ο χλευαστης δεν αγαπα τον ελεγχοντα αυτον, ουδε θελει υπαγει προς τους σοφους.
Alaycı kişi azarlanmaktan hoşlanmaz, Bilgelere gidip danışmaz.Не любит распутный обличающих его, и к мудрым не пойдет.
Alaycı kişi azarlanmaktan hoşlanmaz, Bilgelere gidip danışmaz.Присмивателят не обича изобличителя си, Нито ще отива при мъдрите.
Alaycı kişi azarlanmaktan hoşlanmaz, Bilgelere gidip danışmaz.לא יאהב לץ הוכח לו אל חכמים לא ילך׃
Alaycı kişi azarlanmaktan hoşlanmaz, Bilgelere gidip danışmaz.المستهزئ لا يحب موبخه. الى الحكماء لا يذهب.
Alaycı kişi azarlanmaktan hoşlanmaz, Bilgelere gidip danışmaz.褻 慢 人 不 愛 受 責 備 . 他 也 不 就 近 智 慧 人
Alaycı kişi azarlanmaktan hoşlanmaz, Bilgelere gidip danışmaz.褻慢人不愛受 責備 . 他 也 不 就近 智慧人
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod