Ahmakça tasarılar günahtır, Alaycı kişiden herkes iğrenir.愚 妄 人 的 思 念 、 乃 是 罪 惡 . 褻 慢 者 為 人 所 憎 惡
Ahmakça tasarılar günahtır, Alaycı kişiden herkes iğrenir.愚妄人 的 思念 、 乃是 罪惡.褻慢 者為 人 所 憎惡
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Hulluja pilkkaa vikauhri, mutta oikeamielisten kesken on mielisuosio.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.A bolondokat megcsúfolja a bûnért való áldozat; az igazak között pedig jóakarat van.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.A culpa zomba dos insensatos; mas os retos têm o favor de Deus.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Blázen přikrývá hřích, ale mezi upřímými dobrá vůle.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Bláznom sa posmieva obeť za hriech; ale medzi úprimnými je záľuba.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Cei nesocotiţi glumesc cu păcatul, dar între cei fără prihană este bunăvoinţă. -
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Dårer spottes av sitt eget skyldoffer, men blandt de opriktige råder Guds velbehag.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.De oförnuftiga bespottas av sitt eget skuldoffer, men bland de redliga råder gott behag.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Die Narren treiben das Gespött mit der Sünde; aber die Frommen haben Lust an den Frommen.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Fra gli stolti risiede la colpa, fra gli uomini retti la benevolenza
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Każdy głupi nakrywa grzech, a między uprzejmymi mieszka przyjaźó.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Kẻ ngu dại bỉ báng tội lỗi; Nhưng người ngay thẳng có được ơn của Ðức Chúa Trời.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Kẻ ngu_dại bỉ_báng tội_lỗi ; Nhưng người ngay_thẳng có được ơn của Ðức_Chúa_Trời .
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.미련한 자는 죄를 심상히 여겨도 정직한 자 중에는 은혜가 있느니라
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Les insensés se font un jeu du péché, Mais parmi les hommes droits se trouve la bienveillance.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Los insensatos se mofan de la culpabilidad, pero entre los rectos hay buena voluntad
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Med Dårer driver Skyldofret Spot, men Velvilje råder iblandt retsindige.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Neumni se smejejo krivdi, odkritosrčni pa so si dobrohotni.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Orang bodoh tidak peduli apakah dosanya diampuni atau tidak; orang baik ingin diampuni dosanya
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Οι αφρονες γελωσιν εις την ανομιαν εν μεσω δε των ευθεων ειναι χαρις.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Глупые смеются над грехом, а посреди праведных - благоволение.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.Приносът за грях се присмива на безумните, А между праведните има Божие благоволение.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.אולים יליץ אשם ובין ישרים רצון׃
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.الجهال يستهزئون بالاثم. وبين المستقيمين رضى.
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.愚 妄 人 犯 罪 、 以 為 戲 耍 . 〔 或 作 贖 愆 祭 愚 弄 愚 妄 人 〕 正 直 人 互 相 喜 悅
Ahmaklar suç sunusuyla alay eder, Dürüstler ise iyi niyetlidir.愚妄 人 犯罪 、 以 為戲耍 . 〔 或 作贖 愆祭 愚弄 愚妄人 〕 正直 人 互相 喜悅
Alaycı kuşlar - şu Mimus polyglottus'tur -- hayvan krallığın en yetkilisidir.Przedrzeźniacze -- czyli Mimus polyglottos -- są raperami królestwa zwierząt.
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.A csúfoló keresi a bölcseséget, és nincs; a tudomány pedig az eszesnek könnyû.
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.Batjocoritorul caută înţelepciunea şi n'o găseşte, dar pentru omul priceput ştiinţa este lucru uşor. -
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.Bespottaren söker vishet och finner ingen, men för den förståndige är kunskap lätt.
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.Der Spötter sucht Weisheit, und findet sie nicht; aber dem Verständigen ist die Erkenntnis leicht.
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.De spotter zoekt vergeefs naar wijsheid, maar de kennis wijst de verstandige de weg.
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.El burlador busca la sabiduría y no la halla, pero al entendido le es de fácil acceso
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.Hledá posměvač moudrosti, a nenalézá, rozumnému pak umění snadné jest.
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.Il beffardo ricerca la sapienza ma invano, la scienza è cosa facile per il prudente
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.Kẻ nhạo báng tìm khôn ngoan, mà không gặp; Song sự tri thức lấy làm dễ cho người thông sáng.
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.Kẻ nhạo_báng tìm khôn_ngoan , mà không gặp ; Song sự tri_thức lấy_làm dễ cho người thông sáng .
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.거만한 자는 지혜를 구하여도 얻지 못하거니와 명철한 자는 지식얻기가 쉬우니라
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.Ko zasmehovalec išče modrosti, ni je, razumnemu pa je znanje lahko.
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.Le moqueur cherche la sagesse et ne la trouve pas, Mais pour l`homme intelligent la science est chose facile.
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.Naśmiewca szuka mądrości, a nie znajduje; ale umiejętność roztropnemu jest snadna.
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.O escarnecedor busca sabedoria, e não a encontra; mas para o prudente o conhecimento é fácil.
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.Orang sombong tak akan menjadi bijaksana, tapi orang cerdas belajar dengan mudah
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.Pilkkaaja etsii viisautta turhaan, mutta ymmärtäväisen on tietoa helppo saada.
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.Posmievač hľadá múdrosť, ale jej niet, a rozumnému je známosť ľahká.
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.Spotteren søker visdom, men finner den ikke; men for den forstandige er kunnskap lett å vinne.
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.Spotter søger Visdom, men finder den ikke, til Kundskab kommer forstandig let.
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.Ο χλευαστης ζητει σοφιαν και δεν ευρισκει εις δε τον συνετον ειναι ευκολος η μαθησις.
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.Присмивателят търси мъдрост и нея намира, А за разумният учението е лесно.
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.Распутный ищет мудрости, и не находит; а для разумного знание легко.
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.בקש לץ חכמה ואין ודעת לנבון נקל׃
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.المستهزئ يطلب الحكمة ولا يجدها. والمعرفة هينة للفهيم.
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.褻 慢 人 尋 智 慧 、 卻 尋 不 著 . 聰 明 人 易 得 知 識
Alaycı bilgeliği arasa da bulamaz, Akıllı içinse bilgi edinmek kolaydır.褻慢 人 尋 智慧 、 卻尋 不 著 . 聰明人 易 得知識
Alaycı bir gülümsemeyi veya mutlu bir gülümsemeyi fark edemiyordu veya hüsran dolu bir gülümsemeyi.이게 진짜 행복한 미소인지, 썩소인지, 당황스런 미소인지 알수가 없다는 거죠.
Alaycı bir gülümsemeyi veya mutlu bir gülümsemeyi fark edemiyordu veya hüsran dolu bir gülümsemeyi.Nó không thể nhận biết một nụ cười mỉa mai, hay một nụ cười hạnh phúc, hoặc một nụ cười chán nản.
Alaycı bir gülümsemeyi veya mutlu bir gülümsemeyi fark edemiyordu veya hüsran dolu bir gülümsemeyi.No reconoce una risa irónica o una sonrisa feliz, o una sonrisa frustrada.
Alaycı bir gülümsemeyi veya mutlu bir gülümsemeyi fark edemiyordu veya hüsran dolu bir gülümsemeyi.Nu recunoaşte un zâmbet ironic, un zâmbet vesel, sau unul frustrat.