1735 yılında Semyonovski Alayı'na kaydoldu ve askeri eğitimler aldı.Très jeune, il fut inscrit au Régiment Semionovsky, en 1756, il fut promu lieutenant.
Çantamı alayım.Deja que coja mi bolsa.
Bana hain dediniz, korkak dediniz, alay ettiniz ya başka?Me llamasteis traidor, me llamasteis cobarde, os burlasteis de mí, ¿y ahora qué?
Diğer kızlar onunla giysileri hakkında alay etti.Las otras chicas se burlaban de ella a causa de su ropa.
Uzun zamandır bunu söylemek istedim. Sizin alaycı şakalarınız tahammül edilmezdir.Hace tiempo que quería decir esto. Tus chistes cínicos son insoportables.
Kalabalık, açık bir şekilde polisler ile alay etmeye başlamıştı.La turba se burló abiertamente de la policía.
Sheldon'dan pek hazzetmez, zaman zaman onunla alay eder.No se lleva bien con Sheldon y se burla frecuentemente de él.
50 Cent'in cevabı "Not Rich, Still Lyin'" oldu ve bu şarkıda The Game ile alay etti.50 Cent contratacó con "Not Rich, Still Lyin'", donde se burla de The Game.
Genellikle ata binen alayın lideri, Jarilo’yla özdeşleştirilirdi.El líder de la procesión, generalmente a caballo, sería identificado con Yarilo.
Karakterler kendileri bile durumları ile alay ederler.Los otros personajes se burlan de él.
1902 yılında Münih'te Bavyera 3. Kraliyet Topçu Alayı katıldı.En 1902 se alistó en el 3.º Regimiento Real Bávaro de Artillería.
Alay topçusu, köprüyü havaya uçurmuştur.Uno de los cañonazos destruyó el puente.
(Bu alaylı bir ifade verir.(El salto a la claridad.
Kızlarla uğraşmaktan ve onlarla alay etmekten zevk alır.Le gusta burlarse o meterse a discusiones con ella.
1918 Alman Bahar Saldırısı sırasında, 1. Bavyera Piyade Alayında 3. Tabura komuta etti.Durante la Ofensiva de Primavera de 1918, mandó el 3.º Batallón del 1.º Regimiento de Infantería bávaro.
Buna Bartolo ve Basilio şaşıp kalırlar ve bu Rosina'nin alaylarına konu olur.Bartolo y Basilio están asombrados y Rosina se burla de ellos.
Abruzzi onunla alay eder ve "Ben sadece Tanrı'nın huzurunda diz çökerim, burda O'nu göremiyorum" der.Abruzzi responde que sólo se arrodilla ante Dios y que no lo ve ahí.
Bu okulda pek çok çocuk kendisiyle alay ediyordu.Muchos chicos sufrieron por dificultades en el colegio.
Albay rütbesine teri etti ve 7. Deniz Alayı'na komuta etti.Como coronel, mandó el 7.º Regimiento de Marines.
Alaylar ve tümenler arası iletişim, yetkin olmaktan uzaktı.La colaboración entre los regimientos y las divisiones estaba lejos de ser perfecta.
Mesih'in (), 1503 Münih, Alte Pinakothek için Mesih'in alay çileden.Cristo ultrajado (El escarnio de Cristo), hacia 1503, Múnich, Alte Pinakothek.
5. alayda bulunuyordu.Soy del Quinto Regimiento.
Bombardıman Hava Alayı ve 588.588 Regimiento de bombardeo nocturno.
Gelin alayı ise çok debdebeli ve tantanalı oldu.La reunión de los novios se solucionó con discreción y rapidez.
Ancak Tümen Komutanlığı, Cephe Komutanlığı'nın bu emrini iletmek için Alay Karargâhına ulaşamamıştır.Hay que rescatar al Presidente. -Mira, viejo yo no puedo oponerme a las decisiones del Comando...
Askerliğini Denizli Piyade Alayı'nda sekiz ay kısa dönem er olarak yaptı.Además sirvió durante ocho años en el Cuerpo de Marines de los Estados Unidos.
Tek yönlü gülmek: Alay ifade eder.Louise, esbozando una sonrisa:¿Estás segura?
Laertes'in getirdiği Ophelia'nın cenaze alayı yaklaşır.Luego llega el cortejo fúnebre de Ofelia encabezado por Laertes.
Düğün alayına yenge denilir.La boda de la Bruja Aburrida.
Topçu alayında hizmet ederek 1910 yılında askeri kariyerine başladı.Inició su carrera militar en 1910, sirviendo en un regimiento de artillería.
Kubizek, Ağustos 1914'ten Kasım 1918'e kadar Avusturya-Macaristan Piyade Alayında görev yaptı.En el 2º Batallón del Regimiento de Infantería de Otumba hasta fin de agosto de 1918.
Av Havacılık Alayı (Batajnica Hava Üssü) 126.El 1212.º Batallón de Campaña de la Luftwaffe (1212.
Üretilen 100 adet araç Agır zırhlı araba alaylarına dağıtıldı.Los 10 coches retirados quedaron como fuente de piezas para los vehículos en servicio.
Alay konusu kişiselden daha ziyade geneldir.Es el lenguaje del Hombre más que el del propio género.
Bu olayın ardından alay komutanı ona "Askerliği için" madalya verdi.Para su sorpresa se entera que el propio General le asignó dicha misión.
Köyün gençleri, gelin alayının önünü keserek bahşiş alırlar.Gracias a la hija de este encuentran el cuaderno.
Yeni bir reis seçmek için Seymen Alayı kurardı.Una solución sería elegir a un nuevo maestro.
Piyade Alayı, Kerkük 107.Sargento pito de auxilio 7.
1915 Ekiminde üstteğmenliğe terfi etti ve bağlı olduğu alayında bir bölük komutanı olarak görev yaptı.En octubre de 1915 fue promovido a Oberleutnant, sirviendo como comandante de compañía en su regimiento.
Raif ise başta onun kendisiyle alay eden biri olduğunu düşünür.Ferrando se burla de él lo mismo que él antes había sido burlado.
Alay İkinci Tabur Komutanlığı'na atandı.Sirvió en el 2.º Garde-Regimient zu Fuß.
Tony, arkadaşlarıyla birlikte Max'le alay etmeye başlar.Tony incluso se pelea con sus compañeros de clase cuando se burlan de Jake.
Arazi ordusunun temel birimi alaydı.Organización básica del Ejército de Tierra.
Onları biraz alaylı olarak selamlar ve Manon'a karşı yaptığı birçok lütufları ona hatırlatır.Los saluda irónicamente, recordando a Manon los muchos favores que le ha hecho.
Daha sonra aynı alayda tabur komutanı oldu.En el mismo campo de batalla tomó el mando del regimiento.
Hele bir nefes alayım da.Hasta el ultimo aliento.
1940'ta Ordu İşaret Alayı'na katıldı, orduda radar ekipmanları üzerinde çalıştı.En 1942 prosiguió con su trabajo en radares militares.
Ancak o kendisini aktör ve yazar olarak tanıtır, ozan olarak adlandırılmasına alaycı bir tutum takınırdı.También es conocido como escritor de cómics y como actor, aunque él mismo ha criticado su manera de actuar.
2. Kolordu 3 tümenden oluşmaktadır (4. (eksik alay) 5. piyade tümenleri ve Uşak Redif tümeni).34 La orden de caballería (2 violines y guitarra - inconclusa).
Kara Güçlerinde'nde genellikle Alay Komutanı Yardımcısı olarak görev yaparlar.En otros países, este cargo equivale generalmente al de Viceministro.
Piyade AlayıBrigada de Infantería.
İşte bu vesilerle şarkıyı çalardı, başka müzisyenlerce alaya alındı.Y entonces, fundó la banda Restos de Nada con otros músicos.
Onlar benimle alay ettiler.Loro mi hanno preso in giro.
Sana yeni bir tane alayım.Lascia che te ne compri uno nuovo.
Allah ile alay eder gibi yazılmış şathiyeler küfür sayılmıştır.(EN) Those Whom The Gods Detest, su Discogs, Zink Media.
(Bu alaylı bir ifade verir.(Una menzogna quasi vera.
Ama bir şartım var, yevmiyemi o gün alayım” der.È davvero in grembo agli dei, in quanto dipende da ciò che mi accadrà".
Oyunda Sokrates ve diğer filozoflarla alay eder.Fece violenti attacchi a Socrate e ad altri grandi filosofi.
Yukmouth, The Game'in Change of Heart'ta yer almasıyla alay eden bir şarkıyla cevap verdi.Yukmouth rispose con un diss che prendeva in giro Game per lo show Change of Heart.
Hagen susar, zaten bu sırada cenaze alayı hole girmiştir.Giunge Hagen precedendo il corteo funebre.