Topçu Alayı (Siverek) 172.Garde-MotSchützenregiment (Ohrdruf) 172.
Hişancı Alayı 361.Der Geheimeinsatz des Kampfgeschwaders 633 wird vorverlegt.
Albay rütbesine teri etti ve 7. Deniz Alayı'na komuta etti.Es verließ das Depot und wurde dem „7e régiment de marche“ zugeteilt.
Mary genelde alay edilmeye alışkın değildir.Mary n'a pas l'habitude qu'on se moque d'elle en public.
Benimle alay etti.Il s'est moqué de moi.
Beyaz şarap alayım lütfen.Je prendrai du vin blanc, s'il vous plaît.
Yarın çocukları okuldan ben alayım.Demain je prendrai les enfants à l'école.
Allah ile alay eder gibi yazılmış şathiyeler küfür sayılmıştır.Ceux qui ont pris les protecteurs en dehors d’Allah ressemblent à l’araignée qui s’est donnée maison.
50 Cent'in cevabı "Not Rich, Still Lyin'" oldu ve bu şarkıda The Game ile alay etti.50 Cent répond avec le titre Not Rich, Still Lyin' dans lequel il se moque de Game.
1902 yılında Münih'te Bavyera 3. Kraliyet Topçu Alayı katıldı.En 1902, il rejoint le 3e régiment royal d'artillerie bavarois de Munich.
Babalarının adını anmazlar, yalnız alay ederler ve hor görürler.Mais ceux-ci ne l'entendent pas ainsi et considèrent leurs parents comme des fardeaux.
Daha sonra aynı alayda tabur komutanı oldu.Il devient plus tard commandant de bataillon dans le même régiment.
Yaptığı yenilikler alay konusu olsa da yaşadığı yere adını vermiştir.On donna au rite le nom du lieu où il se célébrait.
Ayrıca Piyade Alayı No 57, 116 ve 136'ya komuta etti.Il commande différents régiments d'infanterie comme le 57, 116 et 136e.
Piyade AlayıInfanterie-Regiment.
Qılmadı alay heç bir ulusqa, da şaraatların bilmediler alar.Il n’est ni manifesté ni caché ; Il n’est ni révélé ni irrévélé.
Laertes'in getirdiği Ophelia'nın cenaze alayı yaklaşır.La procession funéraire d'Ophélie approche, menée par Laërte.
Bu terim başlarda alay konusu olmuştur.Tu trouveras cela ridicule dans les débuts.
Çoğunlukla çocuklar onunla boyu açısından alay eder.Les filles lui demandent souvent son avis sur les gars en général.
Bu cephede yaralandı ve 4. Piyade Alayı'nda görevde bulunduğu zaman bir Demir Haç aldı.Il fut blessé et reçut une croix de fer de 2° classe quand il était dans le 9°régiment d'infanterie.
I. Dünya Savaşı sırasında 22 Şubat 1916'da subay olarak bir Hussar alayına katılmıştır.Il rejoignit l'armée impériale allemande le 22 février 1916 en tant qu'officier dans un régiment de hussards.
75. Korucu Alayı, Amerikan Ordusu Ranger'ları olarak da bilinir.Boo-Ya ! par le 75e régiment de rangers de l'armée des États-Unis.
1931 yılında Albaylığa terfi ettikten sonra, Frankfurt Piyade Alayı No 8'e (Oder) komutan olarak atandı.Après avoir été promu colonel en 1931, il prend la tête du régiment d'infanterie no 8 à Francfort-sur-l'Oder.
Josh Holloway, alaycı düzenbaz James "Sawyer" Ford'ı oynadı.Josh Holloway incarne l'escroc James « Sawyer » Ford.
1871-1925 yılları arasında 18. Pau Piyade Alayına ev sahipliği yapmıştır.Il est occupé de 1871 à 1925 par le 18e régiment d'infanterie de Pau.
Brian'ın yazarlık kariyeri zaman zaman aile içinde alay konusu oldu.La carrière de Brian fut gratifiante à de nombreux égards.
1923-24 yılları Vladivostok Piyade Okulu'nda okudu ve bir piyade alayında atandı.Il étudie à l'école d'infanterie de Vladivostok entre 1923 et 1924 et est assigné à un régiment d'infanterie.
Alaylar ve tümenler arası iletişim, yetkin olmaktan uzaktı.La collaboration entre les régiments et les divisions était loin d'être parfaite.
1930 yılında Lindemann 13. Reiter Alay Komutan olarak görev yaptı.En 1930, Lindemann sert comme officier commandant du 13e régiment de cavalerie.
Aşırı ince olması ve gözlük takması sebebiyle diğer arkadaşları tarafından alaya alındı.Jugé par son faciès car il portait des lunettes.
Bobby ile daha ilk günde alay edilir.Frank l'embrasse de force ce premier jour.
Maçın sonunda Joe, Styles'ın seyirciler arasındaki eşi ve çocuğuyla alay ediyordu.Tout au long de la rivalité, Joe a manqué de respect à plusieurs reprises à l'épouse et à la fille de Styles.
Bunlara it alayları da denirdi.Ainsi nous l’ont racontée nos aïeules.
Bu okulda pek çok çocuk kendisiyle alay ediyordu.Dans cette école, les enfants n'apprenaient que des idioties.
Her Alay, üçer süvari ve birer makineli tüfek bölüğüdür.Chaque régiment de cavalerie comprend trois escadrons et un bataillon de mitrailleuses.
Gelin Alayı Bahçesaray'dan gemi ile Trabzon'a geçti.Ledit fiancé revenait de Georgetown par bateau.
Oyunda Sokrates ve diğer filozoflarla alay eder.Colotès de Lampsaque attaque également Socrate et d'autres grands philosophes.
Hatta onunla “Naciye Naciye sidikli Naciye” diye alay etmektedir.Lui aussi qui a posé les bases d’une ligne « nationale-républicaine » au FN.
Emrindeki alayı kış boyunca mücadele ve Kızıl Ordu'ya karşı çok sayıda gece saldırıları ile meşgul oldu.Sous son commandement, le régiment effectue de nombreux combats de nuit contre les Soviétiques durant l'hiver.
Onlar da De Grieux'u alaya alırlar.Elle donnera alors du grésil.
Kızkardeşler aldatılıp alaya alındıklarını anlamışlardır.Les chefs indiens comprennent qu'ils ont été trompés.
Burada 20 Mart'ta Teğmen rütbesine terfi ettirildi ve I. Dünya Savaşı'na bu alayla katılmış oldu.Il est alors promu lieutenant le 20 mars et participe avec son régiment à la Première Guerre mondiale.
Hussar Alayına gönüllü olarak katıldı.Mesméro rejoignit le groupe volontairement.
Alay İkinci Tabur Komutanlığı'na atandı.Il est remplacé par le commandant du 2e bataillon.
Tank Alayı ve diğer birimlerden oluşturulmaktaydı.L'armée était organisée en trois corps et autres unités.
Topçu AlayıArtillerie-Regiment.
"Kayseri Jandarma Alay Komutanı tutuklandı".Un officier de gendarmerie a été piétiné ».
Cephenin sol kesiminin 19. Alay’la takviye edilip tutulması olanağı yoktur.Dans le coin supérieur droit, elle porte l'inscription 19.
Piyade Alayı’nın 1. Taburu, 10 Ocak muharebelerine katılabilmiştir.Impressionnées par les capacités du 1er escadron, elles rejoignirent la Belle Verte.
Yılın sonunda 37. Alay Yaverliği’ne atandı.Il termine l'année 37e de l'Ordre du mérite.
İkinci aşama ironi (ironie) yani alaydır.À l'inverse, on parle de texte irénique (irénisme).
Paraşütçü Piyade Alayı (Dove Operasyonu).Infanterie-Division (motorisiert).
Müzik bu alay konusunu işlemek için tam uygundur.L'industrie de la musique doit donc faire preuve d'innovation pour utiliser cet état de fait.
Gefreiter (Onbaşı) rütbesiyle 4. Großdeutschland Piyade Alayına katıldı.Il s'installe avec 4 compagnies du 7e régiment de cavalerie.
Cromwell ise sağ kanatta altı buçuk süvari alayının başındadır.L'aile droite est composé de 6 et demi régiments de cavalerie commandés par Cromwell.
Czipra kulübesinin penceresine çıkıp onun gayretlerini alaya almaktadır.Elle se rend dans l'appartement de Jourov et abat celui-ci.
Oluşumu: Piyade: Altı alay ve altı tüfek taburu.Opérateurs radio : 6 soldats avec fusils.
Genelde insanları kızdıran alaycı şakalar yapar.Il provoque souvent les éclats de rire du public par ses facéties.
Saldırma, çatışma ve keşif görevleri yapan alay, genelde geceleri faaliyet göstermektedir.Les arrestations et les perquisitions avaient lieu souvent la nuit.
Daha sonra 20. piyade alayının komutanı oldu.Ils intègrent le 20e régiment d'infanterie.