Onlar bunu alacak.They will take it.
O bunu dikkate alacak.He will consider this.
Tom ne alacaktı?What would Tom buy?
Tom uygun ayakkabıları nereden alacak?Where is Tom going to get shoes that fit?
Belki o işi alacaksın.Maybe you'll get that job.
Bu biraz zaman alacak.This is going to take a while.
Yaklaşık üç saat alacak.It's going to take about three hours.
Tom o riski neden alacaktı?Why would Tom take that risk?
Nasıl geri alacaksın?How will you get back?
Bu biraz zaman alacak mı?Is this going to take a while?
Biraz zaman alacak.It'll take some time.
Bunu bitirmek saatlerimizi alacak.It'll take us hours to finish this.
Yaklaşık bir saat alacak.It's going to take about an hour.
O mümkün ama zaman alacak.That's possible, but it will take time.
Bu bir dakikanızı alacak.This is going to take a moment.
Bunu açıklamak biraz zaman alacak.This is going to take some time to explain.
Tom'a doğum günü için ne alacaksın?What are you going to get Tom for his birthday?
Ne alacaksın?What are you going to get?
Oraya gitmek en az bir saat alacak.It'll take at least an hour to get there.
Oraya varmamız daha ne kadar alacak?How much longer will it be till we get there?
Bu daha ne kadar alacak?How much longer is this going to take?
Dün baktığın şu elbiseyi alacak mısın?Are you going to buy that dress you were looking at yesterday?
Sadece biraz zaman alacak.It'll just take some time.
Bu gerçekten biraz vakit alacak.It's just going to take a while.
Bu gerçekten zaman alacak.It's just going to take time.
Posta ile test sonuçlarını alacaksın.You'll be receiving the results of your test in the mail.
Posta ile sertifikanı alacaksın.You'll be receiving your certificate in the mail.
Posta ile son maaş çekini alacaksın.You'll be receiving your last paycheck in the mail.
Posta ile lisansını alacaksın.You'll be receiving your license in the mail.
Posta ile para iadeni alacaksın.You'll be receiving your refund in the mail.
Tom ve Mary hangisini satın alacakları konusunda anlaşamadılar.Tom and Mary couldn't agree on which one to buy.
Tom'un ihtiyacı olan her şeyi alacak yeterli parası yoktu.Tom didn't have enough money to buy everything he needed.
Tom anneler günü için muhtemelen annesine biraz çiçek alacak.Tom will probably buy his mother some flowers for Mother's Day.
Yiyecek alacak hiçbir yer yoktu.There was nowhere to buy food.
Tom ihtiyacın olan her şeyi sana alacak.Tom will get you everything you need.
Bu zaman, para ve sabır alacak.This will take time, money and patience.
O onu anlamadan önce biraz zaman alacak.It will take some time before he understands it, right?
Facebook 19 milyon dolara Whatsapp'ı satın alacak.Facebook will buy WhatsApp for 19 billion dollars.
İşlerimi düzeltmek yaklaşık bir hafta alacak.It'll take about a week to straighten out my affairs.
Tiyatro biletlerini kim alacak?Who'll buy the theater tickets?
Bu tiyatro üç bin kişiyi alacak.This theater will hold three thousand people.
O çok zaman alacak.That's going to take a lot time.
Tom onu alacak, değil mi?Tom will buy that, right?
Tom bunu satın alacak mı?Is Tom going to buy this?
Öyleyse, onu alacak mısın yoksa almayacak mısın?So, are you going to buy that or not?
Bir gün bana bir içki alacaksın.You'll buy me a drink someday.
Acele etsen iyi olur yoksa alacak bir şey kalmayacak.You'd better hurry or there won't be anything left to buy.
Bu bana ne satın alacak?What will this buy me?
Tom benden bir şeyler alacak tek kişi.Tom is the only one who would buy things from me.
Tom tüm yasal haklarımı satın alacak.Tom is going to buy me out.
Tom hisselerimi alacak.Tom is going to buy me out.
Bir midilli alacaksın gibi görünüyor.It sounds like you're going to buy a pony.
Eğer bunu onlara satmazsak, onlar bunu başka birinden alacaklar.If we don't sell it to them, they'll buy it from someone else.
Onları alacak mısın?Are you going to buy those?
Onu satın alacak mısın, almayacak mısın?Are you going to buy that or not?
Annem ve babam yeni bir CD satın alacaklar.My parents are going to buy a new CD.
Tom ihtiyacı olan tüm yardımı alacak.Tom will get all the help he needs.
Tom okuldan sonra beni alacak.Tom will pick me up after school.
Onlar yeterince yakında bir tane alacaklar.They'll get one soon enough.
Sen senin paranı alacaksın.You'll get your money.