Yeni bir masa alacaktım ama kocam kırık bacağı onardı.I was going to buy a new table, but my husband fixed the broken leg.
Onu alacak kadar zengin değilim.I'm not rich enough to buy that.
Endişelenme, bu akşam üstü cevabı alacaksın.Don' t worry, you shall get the answer this afternoon.
Ateistler yargı gününde hak ettikleri cezayı alacaklar.Atheists will get their comeuppance on Judgment Day.
Birkaç gün içinde bir bildirim alacaksınız.You'll receive a notice in a few days.
Almanca öğrenmem zaman alacak.It will take me some time to learn German.
O, kırmızı bir kazak alacak.She's going to buy the red sweater.
Kendine ne zaman yeni bir dizüstü bilgisayar satın alacaksın?When will you buy yourself a new laptop?
Ben tahlilleri alacaktım.I was going to get the analyses.
"Tom bu tabloyu satın alacak." "Nasıl emin olabiliyorsun?""Tom will buy that painting." "How can you be sure?"
Tom'u bize yardım etmek için nasıl alacaksın?How will you get Tom to help us?
Tom parasını geri alacak mı?Is Tom going to get his money back?
Maalesef bu biraz daha zaman alacak.I'm afraid it's going to take a bit more time.
O biraz zaman alacak.That's going to take some time.
Robotlar bir gün kontrolü ele alacak, bundan emin ol.The robots will gain control one day, be sure of that.
Bay Koop rüşvet alacak kişi türü değil.Mr. Koop isn't the kind of person who would ever take a bribe.
Tom'un yerini alacak mısın yoksa almayacak mısın?Do you want to take Tom's place or not?
Oturmak isteyebilirsin. Bu biraz zaman alacak.You might want to sit down. This is going to take a while.
Yapmak istediğim her şeyi yapmak uzun zamanımı alacak.It'll take me a long time to do all the things I want to do.
O, hafife alacak bir adam değil.He is not to be trifled with.
Tom bunu dikkate alacak.Tom will consider it.
Tom onu alacak.Tom will get it.
Tom bir tane alacak.Tom will get one.
Onlar bir şey alacak.They'll buy anything.
Saatler alacak.It'll take hours.
Aylar alacak.It'll take months.
Zaman alacak.It'll take time.
Bu zaman alacak.That'll take time.
Onu alacaksın.You'll get it.
Bir tane alacaksın.You'll get one.
Alacaklıları onun peşinde.His creditors are after him.
Daha fazla insanı işe alacaklar mı?Are they going to employ more people?
Sanırım hepiniz mazeret izni alacaksınız.I assume you'll be taking a leave of absence.
Bu avukat seni yarın açık mahkemede alacak.That lawyer is going to pick you apart in open court tomorrow.
Bu uzun bir zaman alacak.It'll take a long time.
Bunu bitirmek çok zamanımı alacak.It'll take a long time for me to finish this.
Bunu tamamlamak çok zamanımı alacak.It'll take a long time for me to finish this.
Muhtemelen bu sorunu çözmek yaklaşık 10 dakikanızı alacaktır.It'll probably take you about 10 minutes to solve this problem.
Sadece yiyecek bir şey alacaktım.I was just going to get something to eat.
Kendime bir aperatif alacaktım.I was going to get myself a snack.
Tom yeni bir viyolonsel satın alacak.Tom is going to buy a new cello.
Zahmetinizin karşılığını alacaksınız.I'll make it worth your while.
Tom ayrıntıları ele alacak.Tom will handle the details.
Sıranı alacaksın.You'll have your turn.
Onlar bir şey alacaklar.They'll buy something.
Herhangi biri Tom'u alacak mı?Is anybody going to pick Tom up?
Tom yardım alacak.Tom will get help.
Bir şey satın alacak mısın?Will you buy something?
Hangisini alacaksın?Which one will you get?
Hangisini alacaksınız?Which one will you get?
Ben alacakaranlığı severim.I love twilight.
Bu yıllar alacak.This is going to take years.
Bu saatler alacak.This is going to take hours.
John o ödülü alacak ilk kişiydi.John was the first to receive that prize.
Sonunda Tom'un yerini alacak birini işe aldık.We've finally hired someone to replace Tom.
Bunları alacaksın, değil mi?You'll get these, won't you?
Bunu o alacak.He will get these.
O bunları alacak.She will get these.
Bunları alacaklar.They will get these.
O bunu alacak.She will take it.