Ana içeriğe geç
Sözlük

alacak ile cümle

alacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Gelecek seçimlerde işini geri alacak.He will get his job back at the next election.
O, gelecek hafta yeni bir bisiklet alacak.He is going to buy a new bicycle next week.
O gelecek hafta İngilizce eğitimi alacak.He is going to study English next week.
Onlar bir kayıt alacaklar.They will buy a record.
Konser biletlerini alacak paraları yoktu.They had no money to buy concert tickets with.
Onun bu görev için nitelikli olması en az iki yılını alacak.It will take her at least two years to be qualified for that post.
Arabayı geçtim, bisiklet alacak param dahi yoktu.I could not afford to buy a bicycle, much less a car.
Yarın cevabımı alacaksın.You shall have my answer tomorrow.
Yarın akşam beş misafir alacaksın.We are to take in five guests tomorrow evening.
Alacakaranlık çöl üzerine düştü.Dusk fell over the desert.
Alacakaranlık karanlıkla birleşti.The twilight merged into darkness.
Düzenli olarak kıyafetler alacak kadar para kazanmıyorum.I don't earn enough money to buy clothes regularly.
Buradaki hayata alışmak biraz zamanımı alacak gibi görünüyor.It seems like it will take me a while to get accustomed to life here.
Bu salon iki bin kişiyi alacak.This hall will hold two thousand people.
İste ve alacaksın.Ask and you shall receive.
O arabayı satın alacak mısın?Are you going to buy that car?
Karl'ın ölümünün öcünü kim alacak?Who will avenge the death of Karl?
Pencereyi aç ve temiz hava alacaksın.Open the window and you'll have fresh air.
O İngilizce konuşan birini işe alacak.He will hire someone who speaks English.
Roger şafaktan alacakaranlığa kadar çalışır.Roger works from dawn to dusk.
Arabayı yangın musluğunun önünde park edersen bir bilet alacaksın.You'll get a ticket if you park the car in front of a fire hydrant.
Sözlük mü alacaksın?Are you going to buy a dictionary?
Sözlük mü satın alacaksınız?Are you going to buy a dictionary?
Yarın sabah 7.00'de beni alacak mısın?Are you picking me up at 7 tomorrow morning?
O garaj iki otomobil alacak yere sahip.That garage has room for two automobiles.
Mary diplomasını haziranda alacak.Mary will get her degree in June.
Tom üniversite derecesiyle daha iyi bir iş alacak.Tom will get a better job with a college degree.
Mary yeni perdeleri için saten malzeme alacak.Mary will buy satin material for her new drapes.
Yeni askerler kısa sürede savaşta kaybedenlerin yerini alacaklardı.New soldiers would soon take the place of those lost in battle.
Yemek alacak bir yer yoktu.There was no place to buy food.
Kızım yeni mobilya satın alacak.My daughter is going to buy new furniture.
Yiyeceği alacak olan sen misin?Is it you who'll buy the food?
Yeni bir bisiklet alacak.He is going to buy a new bicycle.
Biraz zaman alacak ama sonunda yeniden yapabileceğiz.It'll take some time, but eventually we'll be able to rebuild.
Biraz zaman alacak ama sanırım aradaki anlaşmazlığı giderebiliriz.It'll take some time, but I think we can patch things up.
Senin tecrüben ile, herhangi bir şirket sizi hemen işe alacaktır.With your experience, any company would hire you right away.
Sanırım evimizi yapmayı bitirmek bir yıldan daha fazla alacaktır.I think it'll take more than a year to finish building our house.
Tom önümüzdeki hafta birkaç gün izin alacak.Tom is taking a couple of days off next week.
Tom'un durumu istediği yerde bir ev alacak kadar oldukça iyidir.Tom is sufficiently well off to buy a house anywhere he wants.
Tom gelecek hafta yeni bir araba satın alacak.Tom is going to buy a new car next weekend.
Tom istediği evi satın alacak kadar yeterli paraya sahip.Tom has money enough to buy the house he wants.
Tom'un vasiyetine göre, Mary onun tüm gayrimenkulünü miras olarak alacak.According to Tom's will, Mary will inherit his entire estate.
Tom'un nefes alacak zamanı yoktu.Tom had no time to catch his breath.
Tom işi yapabilir, eminim, fakat onun uzun zamanını alacaktır.Tom can do the job, I'm sure, but it'll take him a long time.
Tom'un biraz zamanını alacak, fakat sonunda Mary'nin üstesinden gelecek.It'll take Tom some time, but eventually he'll get over Mary.
Biraz zaman alacak, ama sonunda Tom tekrar yürüyebilecek.It'll take some time, but eventually Tom will be able to walk again.
Biraz zaman alacak, fakat sanırım nasıl gitar çalınacağını öğrenebileceğim.It'll take some time, but I think I'll be able to learn how to play the guitar.
Yeni bir traktör almak için yeterli paramızın olması biraz zaman alacak.It'll take some time until we have enough money to buy a new tractor.
Bütün çatının karını kürekle temizlemek biraz zaman alacak.It'll take some time to shovel all the snow off the roof.
Peruk takmaya alışmak biraz zaman alacak.It'll take some time to get used to wearing a wig.
Burada yaşamaya alışmak biraz zaman alacak.It'll take some time to get used to living here.
Kamyonu boşaltmayı bitirmek biraz zaman alacak.It'll take some time to finish unloading the truck.
Tom şafaktan alacakaranlığa kadar çalıştı.Tom worked from dawn to dusk.
Alacakaranlık hakkında sihirli bir şey var.There's something magic about the nightfall.
Tom okuldan sonra çocukları gelip alacak.Tom will pick the kids up after school.
"Biz onların düğününe davet edildik." "Öyle mi? Pekala, onlara ne alacaksınız?""We were invited to their wedding." "Is that so? Well, what are you going to get them?
Baba, Noel için bana ne alacaksın?Dad, what are you going to get me for Christmas?
En uygun çözümü bulmak biraz zaman alacak.Finding an optimal solution will take some time.
Tüm koloni mutant DNA'yı miras alacak.The entire colony will inherit the mutant DNA.
Sakin ol. Yarın ödülünü alacaksın.Stay calm. You'll have your reward tomorrow.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
alacak ile cümle - Sayfa 2 - alacak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App