Ne alacaksınız?What will you have?
İşi alacak mısın?Will you take on the job?
Siz bir ödül alacaksınız.You shall have a reward.
Korkarım banka evimi geri alacak.I'm afraid the bank is going to repossess my house.
Bu güzel günlerden bir gün o sadece hak ettiğini alacak.One of these fine days he will get his just deserts.
Yakında bizden haber alacaksın.You'll be hearing from us soon.
Öğrenciler bu İngilizce kurslarından birini alacak.Students will take one of these English courses.
Otobüs bizi saat kaçta alacak?What time will the bus pick us up?
İçmek için ne alacaksın?What will you have to drink?
İstasyona taksiyle gitmek 20 dakikamı alacak.It will take me 20 minutes to get to the station by taxi.
Yakında ondan haber alacaksın.You will soon hear from him.
Otobüs bizi nereden alacak?Where will the bus pick us up?
Otobüsle gitmek çok zaman alacak mı sence?Do you think it will take long by bus?
Otobüs zaman alacaktır.The bus will take time.
Keşke o arabayı satın alacak yeterli param olsa.I wish I had enough money to buy the car.
Sözlüğü alacak kadar param yok.I have no money to buy the dictionary.
Yarışı kim kazanırsa ödülü alacak.Whoever wins the race will receive the prize.
Salon 1.000'den fazla kişiyi alacak kadar büyüktü.The hall was so large as to hold more than 1,000 people.
Oraya varmak bir saat alacaktır.It'll take an hour to get there.
Jane doğrudan A alacaktır.Jane will get straight A's.
Sam, bu senin saatlerini alacak.Sam, this is gonna take you hours.
Böylesine pahalı bir bisikleti alacak kadar delisin.You're crazy to buy such an expensive bike.
Bu kitaptan büyük bir keyif alacaksınız.You will derive great pleasure from this book.
Soğuk algınlığımı atlatmak uzun zamanımı alacak.It'll take me a long time to get over my cold.
Bu kahverengi kravatı alacaktım.I would take this brown tie.
Bu seminer Japon firmalarından üst düzey pazarlama liderlerini hedef alacaktır.This seminar will target senior marketing leaders from Japanese firms.
Bu sandalye için ne alacaksın?What will you take for this chair?
Emi İngilizce eğitimi alacak.Emi will study English.
O otomobili satın alacak mısınız?Are you going to buy that auto?
Doğum gününde bir CD seti alacaksın.You will get a CD set on your birthday.
Arabayı satın alacak mısınız?Are you going to buy the car?
Hangisini alacaksınız, bunu mu yoksa şunu mu?Which will you take, this one or that one?
Ondan tavsiye alacak kadar akıllıydı.He was wise enough to take her advice.
Daha sonra, lisede, kimyayı vitamin haplarını aldığım şekilde alacaktım.Later, in high school, I would take chemistry the way I took vitamin pills.
Bu dönem ne alacaksın?What are you going to take this semester?
Biz bu ay alacaklıyız.We are in the black this month.
Sanırım Japonya'ya dönmek uzun zaman alacak.I guess it will be a long time before I can return to Japan.
Bu sınava hazırlanmak en az 10 saatimi alacaktır.It will take me no less than 10 hours to prepare for the exam.
O kitabı okumayı bitirmem uzun bir zaman alacak.It'll take me a long time to finish reading that book.
Ödevimi bitirmem ne kadar zamanımı alacak.How long will it take me to finish my homework?
Sözlüğü alacak param yok.I have no money to buy the dictionary with.
Belgeye bakmak üç saatten fazla zamanımı alacaktır.It will take me more than three hours to look over the document.
Bir araba alacak kadar param var.I have enough money to buy a car.
Bilet alacak param yoktu.I had no money to buy the ticket.
Ben onun yerini alacak birini aradım.I looked for someone to take her place.
Gitmek biraz zaman alacaktır.It will take a while to go away.
Mary yeni bir ceket alacak kadar aptaldı.Mary was silly to buy a new coat.
Sizin yerinizi kim alacak?Who is going to sit in for you?
Annesinin yerini kim alacak?Who will take the place of his mother?
Onların sınıfının sorumluluğunu kim alacak?Who will take charge of their class?
Doğum gününde çok hediye alacaksın.You'll get a lot of presents on your birthday.
İyileşmek uzun zaman alacak mı?Will it take long to recover?
İki başarı sertifikası alacaksın.You shall receive two certificates of achievement.
Bu işi bitirmek onun iki gününü alacaktır.It'll take him two days to finish this work.
Görev için kalifiye olması onun en az iki yılını alacak.It will take him at least two years to be qualified for that post.
Onun iyileşmesi biraz zaman alacak.It will be some time before he gets well.
Ekmek ve süt alacak kadar parası ancak vardı.He had barely enough money to buy bread and milk.
En iyi halde ortalama bir not alacak.He will get an average mark at best.
O, rüşvet alacak bir adam değildir.He isn't a man to take a bribe.
O, rüşvet alacak son adamdır.He is the last man to take a bribe.