Ana içeriğe geç
Sözlük

alaca ile cümle

alaca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Biraz zaman alacak ama sanırım aradaki anlaşmazlığı giderebiliriz.It'll take some time, but I think we can patch things up.
Senin tecrüben ile, herhangi bir şirket sizi hemen işe alacaktır.With your experience, any company would hire you right away.
Sanırım evimizi yapmayı bitirmek bir yıldan daha fazla alacaktır.I think it'll take more than a year to finish building our house.
Tom önümüzdeki hafta birkaç gün izin alacak.Tom is taking a couple of days off next week.
Tom'un durumu istediği yerde bir ev alacak kadar oldukça iyidir.Tom is sufficiently well off to buy a house anywhere he wants.
Tom gelecek hafta yeni bir araba satın alacak.Tom is going to buy a new car next weekend.
Tom istediği evi satın alacak kadar yeterli paraya sahip.Tom has money enough to buy the house he wants.
Tom kaç tane kurşun kalem alacağını belirtmedi.Tom didn't specify how many pencils to buy.
Tom hangi kamerayı alacağına karar veremedi.Tom couldn't decide which camera to buy.
Tom hangi kamerayı alacağına karar veremiyor.Tom can't decide which camera to buy.
Tom 2.30'da Mary'yi alacağını söylüyor.Tom says that he'll pick Mary up at 2:30.
Tom Mary'nin işi alacağını umuyor.Tom hopes Mary gets the job.
Tom Mary'ye doğum günü için ne alacağını bilmiyor.Tom doesn't know what to buy Mary for her birthday.
Tom'un vasiyetine göre, Mary onun tüm gayrimenkulünü miras olarak alacak.According to Tom's will, Mary will inherit his entire estate.
Tom garajı boyamayı bitirmenin onun bir gününü alacağını düşündü.Tom figured it would take him a full day to finish painting the garage.
Ben bir fincan çay alacağım.I'll take a cup of tea.
Tom onun otobüs durağına kadar koşmasının kaç dakika alacağını merak etti.Tom wondered how many minutes it would take him to run to the bus stop.
Tom işi bitirmenin Mary'nin ne kadar zamanını alacağını merak etti.Tom wondered how long it would take Mary to finish the job.
Tom Mary'nin muhtemelen işi alacağını düşündü.Tom thought that Mary was likely to get the job.
Tom Mary'nin kara biberi nereden alacağını bildiğini düşündü.Tom thought Mary knew where to buy black pepper.
Tom'un nefes alacak zamanı yoktu.Tom had no time to catch his breath.
Tom ipucunu nasıl alacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to take a hint.
Tom ne alacağına karar veremedi.Tom couldn't decide what to buy.
Tom kesinlikle hisse senedini nasıl alacağını biliyor.Tom certainly knows how to pick stocks.
Tom kesinlikle amcasından evi miras alacağını ummuyordu.Tom certainly didn't expect to inherit the house from his uncle.
Tom hangi yaklaşımı alacağına karar veremiyor.Tom can't decide which approach to take.
Tom ne alacağına karar veremiyor.Tom can't decide what to buy.
Tom işi yapabilir, eminim, fakat onun uzun zamanını alacaktır.Tom can do the job, I'm sure, but it'll take him a long time.
Tom'un biraz zamanını alacak, fakat sonunda Mary'nin üstesinden gelecek.It'll take Tom some time, but eventually he'll get over Mary.
Biraz zaman alacak, ama sonunda Tom tekrar yürüyebilecek.It'll take some time, but eventually Tom will be able to walk again.
Biraz zaman alacak, fakat sanırım nasıl gitar çalınacağını öğrenebileceğim.It'll take some time, but I think I'll be able to learn how to play the guitar.
Yeni bir traktör almak için yeterli paramızın olması biraz zaman alacak.It'll take some time until we have enough money to buy a new tractor.
Bütün çatının karını kürekle temizlemek biraz zaman alacak.It'll take some time to shovel all the snow off the roof.
Peruk takmaya alışmak biraz zaman alacak.It'll take some time to get used to wearing a wig.
Burada yaşamaya alışmak biraz zaman alacak.It'll take some time to get used to living here.
Kamyonu boşaltmayı bitirmek biraz zaman alacak.It'll take some time to finish unloading the truck.
Ben et, peynir ve domates satın alacağım.I'm going to buy meat, cheese, and tomatoes.
Biraz kuş üzümü suyu alacağım.I'm going to buy some currant juice.
Bütün krediyi alacağım.I'll get all the credit.
Tom şafaktan alacakaranlığa kadar çalıştı.Tom worked from dawn to dusk.
Alacakaranlık hakkında sihirli bir şey var.There's something magic about the nightfall.
Tom okuldan sonra çocukları gelip alacak.Tom will pick the kids up after school.
Ben bu öğleden sonra suluboyalar ve fırçalar alacağım.I'll buy temperas and paintbrushes this afternoon.
Biz aralık ayında veya belki şubat ayında biraz kar alacağız!We'll take some snow in December, or maybe February!
"Biz onların düğününe davet edildik." "Öyle mi? Pekala, onlara ne alacaksınız?""We were invited to their wedding." "Is that so? Well, what are you going to get them?
Baba, Noel için bana ne alacaksın?Dad, what are you going to get me for Christmas?
Ne kadar pahalı olursa olsun o eski saati satın alacağım.I'll buy that old clock no matter how expensive it is.
New Osaka otelinde durup Sayın Takakura'yı alacağız.We'll stop at the New Osaka Hotel and pick Mr. Takakura up.
Söylediğimi geri alacağım.I'll take back what I said.
Her çeşitten üç tane alacağım.I'll take three of each kind.
İki üç gün izin alacağım.I'll take two or three days off.
En uygun çözümü bulmak biraz zaman alacak.Finding an optimal solution will take some time.
Tüm koloni mutant DNA'yı miras alacak.The entire colony will inherit the mutant DNA.
Bir hamburger alacağım ve lütfen biraz daha su alabilir miyim.I'll have one hamburger, and may I have more water please?
Sanırım yeni bir araba satın alacağım.I think I'll buy a new car.
Biraz peynir ve ekmek alacağım.I'll buy some cheese and bread.
Ben biraz süt alacağım.I'm going to fetch some milk.
Sakin ol. Yarın ödülünü alacaksın.Stay calm. You'll have your reward tomorrow.
İki yıl içinde diplomamı alacağım.I'll get my diploma in two years.
Söylediğim her şeyi geri alacağım.I'll take back everything I said.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod