Yeni bir masa alacaktım ama kocam kırık bacağı onardı.I was going to buy a new table, but my husband fixed the broken leg.
Ben bunu bir evet olarak alacağım.I'll take that as a yes.
Onu alacak kadar zengin değilim.I'm not rich enough to buy that.
Yorumlar alacağım.I will get comments.
Bir bira alacağım.I'm going to have a beer.
Doğum günün için sana bir bisiklet alacağım.I will get you a bike for your birthday.
Sana doğum günün için bir bisiklet alacağım.I will get you a bicycle for your birthday.
Endişelenme, bu akşam üstü cevabı alacaksın.Don' t worry, you shall get the answer this afternoon.
Ateistler yargı gününde hak ettikleri cezayı alacaklar.Atheists will get their comeuppance on Judgment Day.
Ona bir bıçak alacağım.I'll take a stab at it.
Birkaç gün içinde bir bildirim alacaksınız.You'll receive a notice in a few days.
Almanca öğrenmem zaman alacak.It will take me some time to learn German.
Sonra gerekli makineyi nereden alacağımız sorunu ortaya çıktı.Then arose the question of where we were to get the necessary machinery.
Japonya'da ucuz bir kanji sözlüğü varsa, onu satın alacağım.If there's a cheap kanji dictionary in Japan, I will buy it.
O, kırmızı bir kazak alacak.She's going to buy the red sweater.
İşten sonra seni alacağım.I will pick you up after work.
Kendine ne zaman yeni bir dizüstü bilgisayar satın alacaksın?When will you buy yourself a new laptop?
Araba alacağın para nerede?Where is the money with which you're going to buy a car?
Ben tahlilleri alacaktım.I was going to get the analyses.
Ben bileti alacağım.I'm going to take the ticket.
İkinci el arabaları nasıl alacağını biliyor.He knows how to buy used cars.
Bir teyp alacağım.I'll buy a tape.
Bütün bu ürünleri satın alacağım.I'll buy all these items.
Okuldan sonra seni alacağım.I'll pick you up after school.
Aynısını alacağım.I'll have the same.
"Tom bu tabloyu satın alacak." "Nasıl emin olabiliyorsun?""Tom will buy that painting." "How can you be sure?"
Tom daha yüksek maaş alacağını düşünüyordu.Tom thought he was going to get a higher salary.
Tom partiden zevk alacağını düşündü.Tom thought he was going to enjoy the party.
Tom'u bize yardım etmek için nasıl alacaksın?How will you get Tom to help us?
Tom kaç tane elma alacağını Mary'ye söyledi mi?Did Tom tell Mary how many apples to buy?
Tom parasını geri alacak mı?Is Tom going to get his money back?
Onu Tom'dan geri alacağım.I will get it back from Tom.
Ceketimi alacağım.I'll get my coat.
Anahtarlarımı alacağım.I'll get my keys.
Bir tane alacağım.I'll get one.
Kitap alacağım.I'll get the book.
Arabayı alacağım.I'll get the car.
Telefon alacağım.I'll get the phone.
Sana bir havlu alacağım.I'll get you a towel.
Tom'u alacağım.I'll pick Tom up.
2.30'da seni alacağım.I'll pick you up at 2:30.
Maalesef bu biraz daha zaman alacak.I'm afraid it's going to take a bit more time.
Tom'dan parayı bir şekilde alacağım.I'll get the money from Tom one way or another.
Parti için bir fıçı bira alacağız.We'll get a keg of beer for the party.
Bu hafta ödeme alacağız gibi görünmüyor.It doesn't look like we'll get paid this week.
O biraz zaman alacak.That's going to take some time.
Karşılığında ne alacağım?What do I get in return?
Önümüzdeki ay bir araba alacağım.I will buy a car next month.
Tom'un bankaya gideceğini ve biraz para alacağını düşündüm.I thought Tom would go to the bank and get some cash.
Tom'un partiden zevk alacağını sandım.I thought Tom would enjoy the party.
Tom'un yeni bir araba alacağını düşündüm.I thought Tom would buy a new car.
Hangi arabayı alacağıma karar veremiyorum.I can't decide which car to buy.
Belki süpermarkete gideceğimi ve akşam yemeği için bir şey alacağımı düşündüm.I thought maybe I'd go to the supermarket and buy something for dinner.
Yiyecek alacağını düşündüm.I thought you were going to buy groceries.
Gününün geri kalanından zevk alacağını umuyorum.I do hope you enjoy the rest of your day.
Robotlar bir gün kontrolü ele alacak, bundan emin ol.The robots will gain control one day, be sure of that.
Bay Koop rüşvet alacak kişi türü değil.Mr. Koop isn't the kind of person who would ever take a bribe.
Tom'un yerini alacak mısın yoksa almayacak mısın?Do you want to take Tom's place or not?
Kendime bir kahve alacağım. Bir tane ister misin?I'm going to get myself some coffee. Do you want some?
Oturmak isteyebilirsin. Bu biraz zaman alacak.You might want to sit down. This is going to take a while.