alınma ile cümle
alınma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Gastrektomi midenin kısmen veya tamamen ameliyatla alınmasıdır.La gastrectomía es la intervención quirúrgica que consiste en la remoción parcial o total del estómago.
Fakat muvaffak olamadı ve başarısızlığı Suriye emirlrğinden alınmasına sebeb oldu.No lo logró, pero se mantuvo fiel a la causa suriana.
Bu metinde Lenin, Stalin’in kabalığını eleştirerek genel sekreterlik görevinden alınmasını önermektedir.Se le reprocha así a Stresemann la sinceridad de su política exterior.
Bu anlamıyla baskı, zorlamak ile aynı anlamda ele alınmaktadır.Si es necesario utiliza la presión o la coerción.
2000 yılının Ocak ayında Schuldiner tümörden arta kalanların alınması için ameliyata girer.En enero de 2000, Schuldiner requirió cirugía para extirpar los restos del tumor.
Genellikle, çay yapraklarının aromasının alınmasıyla yapılmaktadır.Utilizado para aromatizar el té.
Çünkü, klanlar arası sıralama klan üyelerinin kupa sayıları esas alınmaktadır.En el artículo 130º se privaba a los miembros del clero de los más básicos derechos políticos.
Benzer hasarın ikinci defa alınmasıyla da, canlardan biri kaybedilir.Y si lo hace una segunda vez, perderá su miembro.
Sakatlardan, kadınlardan, çocuklardan ve din görevlilerinden alınmazdı.Vinieron con ellos: esclavos, empleados y familiares.
Senaryodaki bazı kısımlar da filme alınmamıştır.Algunos pasajes del libro no están presentes en la película.
İki park ayrı ayrı yönetilmekte ve ayrı giriş ücretleri alınmaktadır.Existen 2 servicios por hora, teniendo en cuenta patrones de parada distintos.
Yolun kaldırılması için teklifler sunulmuş fakat hiçbiri işleme alınmamıştır.Ha habido ideas para expandir la estación, pero ninguna de ellas ha sido aceptada.
Bu süreçte yaklaşık 1000 polisin görev alacağı geniş güvenlik önlemleri alınmaktadır.Más de 1000 oficiales de policía están encargados del operativo de seguridad.
Bu nedenle düşünerek alınması doğru olacaktır.Por ello es mejor que lleve a la reflexión.
Koruma için hiçbir önlem alınmamıştır.No se ha tomado ninguna medida protectora.
Olumlu sonuç alınmaması üzerine, bunların ucuna 12 adet dalgakıran yapılmıştır.Sin embargo para derrotarle y que no lo sea, tienen que pasar por los 12 paches.
Bu aşamada Hitler, tutsak alınmayarak kentin imhasını emretmiştir.En aquel momento, Hitler no consideraba necesaria la captura de la ciudad.
Aynı nedenle kiliseye alınmamaktadır; Santuzza Lucia'ya kiliseye giderek kendi ruhu için dua etmesini ister.Santuzza no puede entrar en la iglesia, pero le ruega a Lucia que entre y que rece por ella.
Her Alman için iki Polonyalı’nın Polonya topraklarından alınması gerekmektedir.El territorio alemán fue cortado en dos por el "corredor polaco".
Şikayetlerin alınması durumunda, beyaz listenin operatörü bir sunucuyu listeden çıkarabilir.El operador de la lista blanca puede quitar de ella algún servidor o remitente si se recibe una queja.
Forehandleri de dikkate alınması gereken unsurlardandır.Son sus puntos en común los que se toman en cuenta.
2010 yılında as takım kadrosunada alınmaya başlandı fakat as takımda oynan fırsatı bulamadı.En 2011 decidió probar suerte en Estados Unidos pero no tuvo suerte en ningún equipo.
Her araç kutusu ayrı olarak satın alınmaktadır.Cada uno de estos módulos se compra por separado.
Ayrıca bu topluluğa kadınlar alınmamaktadır.Es importante destacar que en las asambleas comunitarias no participan las mujeres.
Bununla beraber m1 epeyce büyükse birleşik ivme göz önüne alınmalıdır.Para apreciarlo hace falta una masa de H2O relativamente grande.
Santa Clara'nın alınmasına katıldı.Muerte de Santa Clara.
Suda çözünmüş oksijenin kana alınmasını ve kandaki karbondioksitin atılmasını sağlayacak yapıdadır.Tiene como fin permitir la oxigenación de la sangre y la eliminación de dióxido de carbono.
12 Ocak - Fikir suçlarının da af kapsamına alınması istendi.Quien Admitió su delito el 26 de enero y decidió acogerse a la confesión sincera.
Biyoloji tarihinde antik çağlardan günümüze yaşayan dünyanın incelenmesi ele alınmaktadır.La historia de la biología remonta el estudio de los seres vivos desde la Antigüedad hasta la época actual.
Fakat ortaçağda bu fikir dikkate alınmadı.En ese momento, no calculó la media.
Ona göre devletin iktisadi yaşama müdahalesinde, özgürlük esas alınmalıdır.Y como la moral para ser mantenida, necesita a la ley.
Kürtaj hamilelikte rahim içerisindeki ceninin tıbbi müdahele ile alınması.Se_nos gener@ mujeres La construcción discursiva del pecho femenino en el ámbito médico.
Sonunda bir ACK alınmadıysa,yeniden aktarma zamanlayıcısı DATA paketini yeniden gönderir.Si el timer finaliza sin que se hayan enviado datos, el receptor enviará un paquete ACK.
FDL, 1999'un sonuna doğru görüş alınmak üzere taslak halinde çıkarılmıştır.La llegada de MF2000 está prevista para final de esta década.
Enterbrain tarafından satın alınmadan önce 2010 yılında çevrimiçi hale gelmeye başladı.Empezó su serializacion en línea en 2010, antes de ser adquirido por Enterbrain.
Ama bu telsiz mesajı yerine ulaşmadı, ya da dikkate alınmadı.Así que obviamente no fue a la radio o nada como eso.
Bu kirlenmenin acil olarak önlenmesi için gerekli tedbirlerin ele alınması kaçınılmazdır.La escandalosa miseria debe, ciertamente, ser atendida de manera inmediata.
Uçak biletlerini alınması büyük veri kullanımına güzel bir örnek olmaktadır.Los medicamentos cubiertos por seguros son un buen ejemplo.
Bu yazılım protokolleri, çerçevelerin çözümlenmesini ya da ikili bilgilerinin alınmasını sağlar.Esto dificulta comparar dos documentos o copiar y pegar información entre ellos.
Ancak alınıp alınmaması oyunun sonunu etkilemez.Aun así, ninguno de los finales del juego acepta o rechaza el incesto.
Atlantik Okyanusundaki bu adaların alınması süreci III. Enrique zamanına kadar uzanmaktadır.Se ha comenzado a darles el nombre de caporales en tiempo de Enrique II.
Kentin alınması büyük kayıplara yol açacak gibi görünüyordu.La devolución de las localidades provocó graves pérdidas económicas.
Bu nedenle Elâzığ tarihi Harput tarihi ile birlikte ele alınmaktadır.Se abandona de este modo el argumento de autoridad avalado por la historia.
Yerleşmenin en kısa zamanda korumaya alınması gerekmektedir.El objetivo defensivo en el suelo será, por tanto, levantarse lo antes posible.
Metro'ya aktarma yapan yolcudan, 1,00 TL düşük ücret alınmaktadır.Para poder circular con el automóvil en el parque hay que pagar un peaje de 11,00 $.
Kulağı düşük köpekler ırk yarışmalarına alınmaz ve üremesi için izin verilmez.Los perros criollos y los concursantes no son juzgados por su raza.
Megahertz aralığına kadar sadece ayrık özellikler göz önüne alınmalıdır.Sus características no han sido estudiadas tan extensamente como las de metilmercurio.
Bu dönemde yine koyunlar yünleri alınmak üzere kırkılır.En la actualidad se utiliza para guardar la ovejas.
Bu toplantıda alınan kararların üçte iki çoğunlukla alınması gerekiyordu.Para la impugnación se exigía una mayoría de dos tercios.
Bu saldırı, 14 Nisan'da 150 Birleşmiş Milletler personelinin rehin alınmasına neden oldu.Ciò provocò la presa di 150 ostaggi delle Nazioni Unite il 14 aprile.
Siyanür zehirlenmesi de göz önüne alınmalıdır.Anche l'avvelenamento da cianuro può essere valutato.
1975'te telefon yönlendirme projesi herhangi bir ön ürün alınmadan iptal edildi.Nel 1975 il progetto telefonico fu cancellato prima della realizzazione di un prototipo.
16 Ekim 2018 tarihinde Lakhta Center MFC JSC tesisin devreye alınması için yetki aldı.Il 16 ottobre, 2018 Lakhta Centro MFC JSC ha ricevuto l'autorizzazione per la messa in servizio dell'impianto.
Homeworld kadar dikkate alınmasa da başarılı sayıldı.Il gioco ebbe successo, anche se non ricevette la stessa attenzione di Homeworld.
1.Dünya Savaşı başladıktan sonra, Cravan askeri hizmete alınmaktan kurtulmak için Paris’i terketti.Dopo lo scoppio della prima guerra mondiale Cravan lasciò Parigi per evitare l'arruolamento.
Başlangıçta bu hipotezler dikkate alınmadı.I negoziati, all'inizio, non furono considerati.
Osilatör frekansı genellikle 32.768 kHz olarak alınmaktadır.Solitamente nei comuni orologi da polso la frequenza di oscillazione è fissata a 32768 Hertz.
Gıda ile birlikte alınması ilacın biyoyararlanımını değiştirmez.L'assunzione di cibo non sembra alterare l'assorbimento del farmaco.
Fakat bu uyarılar dikkate alınmadı.Gli avvertimenti però vennero ignorati.
Hikâyede dominant bir baba ile oğlu arasındaki sorunlu bir ilişki ele alınmaktadır.Segue l'inevitabile confronto tra padre e figlio.
İlgili Sayfalar