alın ile cümle

alın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak bu küçük alıntı görüşme sırasında söylediklerinin güzel bir özeti.But this little excerpt is a very good summary of what he was saying during the interview.
Yani varoluş geçici olarak askıya alınmıştır.So existence is temporarily suspended.
Batı felsefesindeki en ünlü üç kelimeyi ele alınTake the three most famous words in all of Western philosophy:
Güvenlik satın alınamaz, bombalarla sağlanamaz.It cannot be bought or arranged or made with bombs.
Dikkatli olun: prodüksiyon sonrası maliyetleri, çoğu zaman hafife alınır.Be aware: post production costs are often underestimated.
Celsius biriminde başlangıç noktası suyun donma noktası olarak alınmış.They picked the freezing of water.
Alınması gereken riskler ve mücadeleyi kazanması gereken gerçek yaşayan kişiler var.There are risks to be taken, and there are living people who are winning the struggle.
Çünkü gerçekten işe alındım. kuantum bilgisayarı üzerinde çalışmak içinAnd that came as a surprise to me, because I was actually hired to work on quantum computation.
Diğer filmlerden de alınmış bir çok öğe vardır.There's also many other elemants clearly derived from various films
Burada ise 2001'den ilham alınmış bir kaç çekim.A couple of shots inspired by 2001
Diğer filmlerden alınıp katıştırılmış sayısız bileşen...Packed with elements pulled from countless films
Tamam, eşyalarınızı alın ve gidelimOkay, take your things and let's go.
B vitaminleridir ve B vitamini kompleks takviyeleriyle alınabilirler.These include many of the B vitamins, which are usually found in a vitamin B complex supplement.
Fakat neyin alınıp neyin alınmadığına sizin karar vermediğinizdir.But the thing is that you don't decide what gets in.
Yanlardan saçın ufak bir kısmını alın ve gevşek bir biçimde örün.Take a small section of hair from the sides and very loosely braid them.
Sonra sırayla yanlardan ufak parçalar alın ve tel toka ile "düz" ve "sıkıca" tutturun.Then alternating sides take small sections and secure them FLAT & TlGHT with a bobby pin.
- Yani bunun gibi karesi alınan ifadeler aslında kendisiyle çarpılmaktadır.So it actually turns out that this is equal to twox plus two times twox plus two.
Bu araba alınırken paranın tamamı ödendi.It's true. I fully paid for this car in cash.
Diğer grup ise ikişer elma alıyorlar, biri geri alınıyor.The other group gets two apples, one is taken away.
Bu resim aynı zamanda, alınan bu kararın bedeline ilişkin.But this is also a painting about the cost of that.
Ve iki önemli mesaj ya da ders alınmalıdır bu gerçeklikten.And there are two important messages, or two lessons, to take from that reality.
Bence bu sorunun, özenle ele alınması gerekiyor.And this is a question, I think, which needs to be discussed carefully.
En azından, ilham alınacak bir örnek.They see an example, at least, to take some inspiration from.
Ve bir rahip tarafından alınmak olağanüstüydü.And it was extraordinary to be taken by a priest.
Hızlı çekimde filme alınmış, bu sebeple hareket ettiğini görebiliyorsunuz.And it's been filmed under time-lapse, which is why you can see it moving.
İki elinize birer dambıl alınStart with a dumbbell in each hand.
İki elinize birer dambıl alın İki elinize birer dambıl alınKeeping your back straight, bend at the waist until your torso is almost parallel to the floor.
İki elinize birer dambıl alın sadece ön kolunuz çalışsınKeep your elbows close to your body, and use the form only for holding the weight.
Ardından ağırlıkları yavaşça başlangıç pozisyonuna indirin ve bu sırada nefes alınNow, slowly lower the weight back down to the starting position, inhaling as you do.
İki elinize birer dambıl alın alçak makara kürek hareketini tercih edinIf you have back issues, you may also consider doing low pulley rows instead.
"Ayaklar alın, onun dişleri arasında" dedi Jaffers."Get the feet," said Jaffers between his teeth.
Aniden yaka tarafından alınan ve şiddetle sarsıldı, daha sersemlemiş sol oldu hiç.He was suddenly taken by the collar and shaken violently, and left more dazed than ever.
O şu anda büyük ve kesin bir kanıt olduğunu gerekiyordu alınanHe is at present At Large, and from certain evidence it is supposed that he has--taken-
Bir fener alın, birisi gelip vücudu hakkında hissediyorum. "Get a lantern, someone, and come and feel about for his body."
Sabit onu alın.Take it steady.
Ondan alınmıştır.It was taken from him.
Pet shoplardaki çoğu hayvan köpek fabrikalarından alınıyor, kendileri bilmese bile.For pet stores, most of their animals are acquired from puppy mills, even if they may not know it.
Hayat "yemek hayvanları"ndan akıtılıp, alınıyor.life is literally drained from so-called "food animals".
Bu durumda alınan yol ve kuvvet birbirine paralel.Here the distance and the force are parallel to each other.
Bazen bir mahallenin sahip olduğu miras ele alınıyor.And sometimes it's about a legacy of the neighborhood,
Çekirdek halinde hammadde olarak ele alındığında kahve ne kadar eder biliyor musunuz?You know how much coffee is worth, when treated as a commodity as a bean?
Bu Albert Einstein dan bir alıntıdır, şöyle diyor,This is a quote from Albert Einstein, who says,
Ve bu kitabın adı da " Probes. " Alıntı yerine kullanılan başka bir kelime.And so this book is called "Probes." It's another word for quotes.
Bunlar çok sayıda alındıklarında, fiyat 400 doların çok az altına iniyordu.If you bought them in vast bulks, you could get them at a little under 400 dollars.
Burada da B bankasından alınmış olan kredi pasifte borçlar kaleminin altında gözüküyor.And this is a liability, loan from Bank B.
Yani, y'nin x'e göre türevinin alınmasıdır. .And then to find out what the derivative of y is with respect to x.
Buradaki püf nokta ise iki tarafın da doğal logaritmasının alınmasıdır.And the trick here is really just to take the natural log of both sides of this equation.
Alınıp satılabiliyor.It is traded.
Paran, itibarın, ailen ve arkadaşların senden alındıktan sonra bir amacın kalmıyor.Money, reputation, family, friends all stripped away. The people talking about you.
Ve sonra şu alıntıyı gördüm: "Reklam, şirketlerin orijinal olmadıkları için ödedikleri bedeldir."And then I saw this quote: "advertising is the price companies pay for being unoriginal."
Haydi alın.Get some.
Böylelikle "Tamam öğle yemeği almaya sevinirim. herkesin istediğini alın." dedim.So I said, "Okay, I'm happy to buy lunch. Just get whatever anybody wants."
Havaalanına giderken, uçuşunuzla ilgili canlı güncellemeleri alın.When you're heading to the airport, get live updates about your flight.
Büyük maçlarda, güncellemeleri gerçek zamanlı olarak alın.During the big game, get updates in real time.
Başka şeylerde içeri gelecek ama oksijen alveoller tarafından asıl alınan şey olacak.Other things will be coming in, but the O2 is what gets absorbed in the alveoli.
Ve hatta online suçluları bulabilsek bile çoğu zaman sonuç alınmaz.And even if we are able to find online criminals, quite often there is no outcome.
Yani yavru kediler kaybolmadılar, rehin alındılar!So the pussycats didn't just go missing; they've been kidnapped!
Ya da, KEDİn alındılar mı demeliyim?Or, should I say, CAT-napped?
KEDİnn alındılar? Ne dersiniz?C-cat—catnipped... yeah?
Ciddiye alınmak istiyordum.I wanted to be taken seriously.
İlgili Sayfalar